KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1139
- Karar No
- 2025/1854
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2025
- Dosya no
- ..
- Karar no
- ..
- Başkan
- ..
- Üye
- ..
- Üye
- ..
- Katip
- ..
- İncelenen kararın mahkemesi
- GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- ..
- Numarası
- ..
- Davacı
- ..
- Vekili
- AV...
- Davalı
- ..
- Vekili
- AV...
- Dava
- MENFİ TESPİT
- İstinaf kararının karar tarihi
- ..
- Yazım tarihi
- ..
Karar Metni
1.286 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalının müvekkili hakkında haksız ve kötüniyetli olarak .. Müdürlüğünün.. Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takipte borcunun sebebinin şirketinizden satın alınarak . . .. Hastanesine satılan ancak ürünlerin .. kodu kapalı olduğu için tarafımıza yansıtılan ve sorumluluğunuz dahilindeki kesinti bedeli. TL, .. Hastanesi ve ..
Devlet Hastanesine yapılan bakım-onarım işlemi için şirketinizin taahhüt ettiği ancak hiç göndermediği mal bedeli .. TL, şirketinizden satın alınarak . . .. Hastanesine satılan ancak ürünlerin sut kodu kapalı olduğu için tarafımıza yansıtılan ve sorumluluğunuz dahilindeki kesinti bedeli ..
TL'' şeklinde belirtildiğini, ancak belirtilen kesintilerin sorumlulukları dahilinde olduğuna dair taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davalı tarafın borcun sebebine ilişkin icra dosyasına herhangi bir takip dayanağı belge sunmadığını, müvekkili şirket ile davalı arasında icra takibinde belirtilen sebeple ilgili bir sözleşme olmadığı gibi müvekkilinin ticari defterlerinde buna ilişkin bir kayıt da bulunmadığını, bilakis müvekkilinin davalı şirketin yetkilisi . . ..
Müdürlüğü... Sayılı dosyası ile .., .. TL asıl alacağı bulunduğunu ileri sürerek .. Müdürlüğünün.. Esas sayılı dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin davacıdan satın aldığı birtakım ürünleri .. yıllarında . . . . .. Hizmetleri ..ve . . .. Hastanesine.. sattığını, davacı şirketin, müvekkilini yanıltarak birtakım ürünleri .. kodu kapalı olarak sattığını, müvekkilinin de davacıdan satın aldığı ürünleri ..
Hastanelerine sattığını, ancak .. kodu kapalı ürünler .. tarafından ödenmediği için müvekkiline yansıtma bedeli adı altında ödeme kesintisi yapıldığını, bu sebeple müvekkilinin uğradığı zararın davacı tarafından tazmin edilmesi gerektiğini, takip talebinde belirtilen .. TL ve ..
TL tutarındaki alacak kalemlerinin bu nedenle istenildiğini, yine .-. yıllarında müvekkili ile davacı şirketin ortak giriştikleri bir iş çerçevesinde . ..ile ilgili devlete hibe karşılığı bir iş aldıklarını, müvekkili ile davacı tarafın bu hibeyi kendi aralarında yarı yarıya karşılama konusunda anlaştıklarını, davacı şirketin kendisine düşen yarı payı da müvekkiline malzeme vererek (bağışlayarak) ödeyeceğini, ancak davacı şirketin bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek müvekkilinin zarara girmesine sebep olduğunu,
müvekkilinin o dönemlerde davacı ile ticaretinde herhangi bir problem yokken şirket ortaklarından . . .. tarihinde ölümünden sonra yerine gelen . . ile aralarında anlaşmazlıklar çıktığını savunarak davanın reddini istemiştir.
KARAR
Mahkemece, dosya kapsamında taraflar arasında imzalanmış herhangi bir sözleşme örneğine rastlanmadığı, aldırılan bilirkişi raporlarıyla davacı ve davalıya ait defterlerin usulüne uygun tutulduğu, sahipleri lehine delil vasfını haiz oldukları, incelenen davacıya ait defterlerde davalı şirketin icra takibine konu ettiği alacak tutarlarına ilişkin herhangi bir bilgi, belge ve kayda rastlanmadığı, davacının davalıdan ..
TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, incelenen davalıya ait ticari defterlerde davalı tarafından icra takibine konu edilen hususlarda düzenlenmiş bir yansıtma faturası, dayanak kayıt ve herhangi bir belgenin bulunmadığının tespit edildiği, aldırılan.. tarihli bilirkiş raporunda da mahkemece verilen yerinde inceleme yetkisine istinaden davalı taraftan takip konusu yapılan hususlara ilişkin sözleşme, fatura ve benzeri bilgi ve belge var ise ibraz edilmesini ilişkin taleplerine karşılık, yapılan işlemler hibe şeklinde yapıldığı için fatura düzenlemediği, hastanelere satılan ürünlerin garanti dahilinde olduğu,
geri alınması için ek bir süre sözleşmeye gerek olmadığını beyan ederek herhangi bir belge ibraz edilmediğinin belirtildiği, taraflar arasında davalı tarafça iddia edilen hukuki ilişkinin senetle ispat sınırının üzerinde olduğundan kesin delillerle ispatlanması gerektiği, borcun sebebini ispatla yükümlü davalı tarafın .. Müdürlüğünün..
Esas sayılı icra dosyasındaki takip sebebiyle alacaklı olduğunu gösterir bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı, davalı taraf yemin deliline dayandığından davalı tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatıldığı, verilen süreye rağmen davalının bu hususta herhangi bir beyanda bulunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının ..
Müdürlüğünün ..Esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine, davacının davalı aleyhine takip başlatmakta kötüniyetli olduğu değerlendirilmek suretiyle davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, iddia ettikleri alacak tutarlarına ilişkin yazılı belge sunulduğu, ancak aradaki anlaşma ve davacının sorumluluğunun kapsamı hususunda tanık deliline dayanıldığını, mahkemece bu husus gözardı edilerek senetle ispat zorunluluğu kuralının yanlış uygulandığını, . . . satılan ürünlerden doğan alacak haklarına ilişkin, davacının sattığı ürünlerin .. kodunun kapalı olması,
davacının sorumluluğunu gerektiren bir olay olmasına rağmen mahkemece bu hususun araştırılmadığını, bilirkişi raporlarında da bu konuya değinilmediğini, dava dışı ilgili hastanelere müzekkere yazılıp, müvekkilince satılan ürünlerle ilgili neden kesinti yapıldığı ve sair hususların sorulmadığını, . . . . ve ...Hastanesine hibe usulü yapılan işlemlerden dolayı yapılan işlemlerin yarısının davacı tarafından karşılanacağı, yapılan işlemler ile ilgili faturalar ve işi yapan şahsın tanık beyanlarının dosyada mevcut olduğunu,
cevap dilekçelerinde her ne kadar yemin deliline dayanmış olsalar da davacı şirketin şu anki ortağının olay tarihlerindeki iş ve anlaşmalarla ilgili bilgisi ve görgüsü bulunmadığından yemin teklifinin dosyaya katacağı hukuki bir yarar bulunmadığını, taraflarınca alacak tutarlarının belirlenmesine ilişkin fatura ve yazılı belgeler ile hastanelerde mevcut teşekkür yazıları gibi birtakım maddi gerçeklere ilişkin delillerin dosyaya sunulduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır.
Dava, icra takibi nedeniyle borçlu olunmadının tespiti istemine ilişkindir.
.. Asliye Ticaret Mahkemesi ..Karar sayılı ilamıyla, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına ve özellikle aldırılan bilirkişi raporları ile tarafların ticari defter ve kayıtlarında davalının icra takibine konu ettiği hususlara dayanak herhangi bir kayıt ve belgenin bulunmadığının tespit edilmiş olmasına, borcun varlığını ispatla yükümlü davalının alacaklı olduğunu kesin delille ispatlayamamış olmasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince menfi tespit davasının kabulüne, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. Davalı icra takibinde haksız ise de kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından, dolayısıyla İİK'nun 67/2. maddesinde düzenlenen kötüniyet tazminatı şartları mevcut olmadığından davacı lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olmadığından HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kararın kaldırılarak, yeniden hüküm kurulması, davanın kabulü ile davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1139, K. 2025/1854, 10 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama