KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/566
- Karar No
- 2026/901
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2026
- Dosya no
- ..
- Karar no
- ..
- Başkan
- ..
- Üye
- ..
- Üye
- ..
- Katip
- ..
- İncelenen kararın mahkemesi
- GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- .
- Numarası
- ..
- Davacı
- ..
- Vekili
- ..
- Davalı
- ..
- Vekili
- Av. ..
- Dava
- MENFİ TESPİT
- İstinaf kararının karar tarihi
- ..
- Yazım tarihi
- ..
Karar Metni
842 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, dava dışı ..tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davacının ..
TL limit ile kefil olduğunu, davacının eşi kefil olmayı kabul etmediğinden kefaletin sonuçsuz kaldığını, sözleşmenin kefalet sayfasına . . yerine imza atılarak kefalete ilişkin kısmın şeklen ikmal edildiğini, dava dışı . . ile yapılan sözleşmeye olan kefaleti gerekçe göstererek davalı bankanın davacının banka hesaplarına kefalet limiti kadar parayı bloke ettiğini, davacının davalı bankaya blokeyi kaldırması için ihtar çektiğini, davalı bankanın ihtar üzere blokeleri kaldırdığını ancak bir süre sonra hesaplara tekrar bloke konulduğunu,
talep edildiğinde konulan blokeyi kaldırmadığını ileri sürerek dava dışı . . ile davalı arasında .. tarihinde akdedilen genel kredi sözleşmesi nedeniyle davacının davalı bankaya .. TL borçlu olmadığının tespitine, davacıya ait hesaplara konulan blokenin kaldırılmasına, davalı banka aleyhine dava değerinin ..sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,..müvekkili bankanın . . kullandığı krediye davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile kefil olduğunu, söz konusu kefalete ilişkin alınan eş muvafakatı imzasının davacı kefilin eşi .. eli ürünü olduğunu, davacının kefili olduğu krediye ödeme yapılmaması üzerine davacının hesabında bulunan blokenin yasal mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
KARAR
Mahkemece, davalı bankanın .. tarihli ıslah dilekçesi ile davalı banka ile dava dışı .. arasında akdedilen .. tarihli genel kredi sözleşmesinde davacının kefalet imzasının bulunduğunu, bu kredinin kapandığını, davacı banka ile dava dışı .. arasında .. tarihli ayrı bir genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, .. tarihli genel kredi sözleşmesinde davacının kefalet imzası bulunmadığını, . tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden dava dışı . .. kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine sistem tarafından otomatik olarak davacının banka nezdindeki hesapları üzerine otomatik olarak bloke konulduğunu, söz konusu blokenin kaldırıldığını,
davacının hesabından ...riskine ilişkin herhangi bir tahsilat/mahsup ve sair işlem yapılmadığını bildirdiğini, davalının ıslah dilekçesindeki beyanlarından davanın açıldığı tarihte konulan blokenin haksız bir şekilde konulduğu, blokenin kaldırıldığı, davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının davayı açmakta haklı olduğu anlaşıldığından davalının yargılama giderleri ve vekalet ücreti bakımından sorumlu olduğu, davanın muarazanın giderilmesi davası olduğu,
para alacağına ilişkin bir dava niteliğinde olmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebi işbu davanın konusu olmadığından bu hususta hüküm tesis edilmemiş, davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, davacının imzasının bulunduğu .. tarihli sözleşmeden kaynaklı banka alacağı kapanmış olduğundan, davacıya gerek ihtarnamede, gerek ihtiyati hacizde, gerekse de icra takibinde yer verilmediğini, davacı hakkında herhangi bir ihtarname veya yasal takip işlemi yapılmadığını, davacının dava açabilmesi için gerekli şartların oluşmadığını, davacıya herhangi bir ihtarname keşide edilmediğini, icra takip riski ile karşı karşıya bırakılmadığını, davacını iş bu davayı açmakta hukuki yararının olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, aleyhlerine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesi talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır.
Dava,.. tarihinde akdedilen genel kredi sözleşmesi nedeniyle davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti, davacıya ait hesaplara konulan blokenin kaldırılması ve davalı banka aleyhine tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir.
.. Asliye Ticaret Mahkemesini.. Karar sayılı ilamıyla, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmamasına ve özellikle yargılama sırasında davalı bankanın .. tarihli ıslah dilekçesi ile davacının banka hesaplarına konulan blokenin kaldırıldığını bildirmiş olması sebebiyle davanın konusuz kaldığının anlaşılmış olmasına ve temyiz edenin sıfatına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/566, K. 2026/901, 13 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama