KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2023
- T.C. GAZİANTEP BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/159 - 2023/1429
- Esas no
- 2022/159
- Karar no
- 2023/1429
- Başkan
- ..........
- Üye
- ..........
- Üye
- ...........
- Katip
- ...........
- İncelenen kararın mahkemesi
- GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/11/2021
- Numarası
- 2019/658 Esas- 2021/666 Karar
- Davacılar
- 1-.............
- Vekili
- Av. .............
- Davalı
- ..........
- Vekilleri
- Av. ..........
Karar Metni
1.425 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
: Av...........
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 08/11/2023
GEREKÇE TARİHİ : 30/11/2023
Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2021 tarih, 2019/658 Esas ve 2021/666 Karar sayılı kararı aleyhine davalı vekili istinaf başvurusunda bulunduğundan dosyanın yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ............ tarihinde müvekkili davacıların yolcu konumunda bulunduğu, ............'nin sevk ve idaresindeki .............. plakalı aracın aydınlatma direğine çarpması neticesinde meydana gelen tek taraflı kazada yaralandıklarını, uzun bir tedavi sürecine rağmen tam iyileşemeyerek kalıcı maluliyete uğradıklarını, kazaya sebebiyet veren araç davalı şirket nezdinde sigortalı olduğu için dava açılmadan evvel, tazminat istemiyle yazılı olarak başvurduklarını ancak ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinden de netice alınamadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik,
davacı .......... için, ........... TL geçici iş göremezlik, ............ TL sürekli iş göremezlik ve ........... TL bakıcı gideri, ........... TL tedavi masrafı olmak üzere toplam ............ TL'nin, davacı .......... için ........ TL sürekli iş göremezlik ve ......... TL bakıcı gideri, ............ TL tedavi masrafı olmak üzere toplam ..........
TL'nin, temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı taraf ......... tarihli dilekçesi ile; davacı ............ için, sürekli maluliyete yönelik talebini .............. TL'ye, bakıcı giderine yönelik talebini ............ TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının eksik evrak ile yani usulüne uygun başvuru yapmaması sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, aksi kanaat olursa davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, tazminat tutarının konusunda uzman bilirkişilere inceleme yaptırılarak hesaplanması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; davanın davacı .............. yönünden açılmamış sayılmasına, davacı .............. yönünden sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri talepleri için kabulü ile, ............... TL sürekli iş göremezlik, ........... TL bakıcı gideri olmak üzere ............ TL'nin temerrüt tarihi olan ............... tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, tedavi gideri talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili süresinde istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın genişletilmesi yasağına aykırı davranıldığını, ikinci kez bedel artırım dilekçesi sunduğunu, kararın gerekçesiz olduğunu, davacı başvuru şartını yerine getirmediğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, geçici iş göremezlikten ve bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, hesap raporunun hatalı olduğunu, faiz başlangıcının hatalı belirlendiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, soruşturma dosyası getirtilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı TBK m. 49-55; 2918 sayılı KTK 85, 89, 90, 91; 6100 sayılı HMK m.341, 353, 355, 359; 3. Değerlendirme HMK 355 md. gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;
3.1.2918 sayılı KTK.nın 97. maddesi uyarınca "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir.
Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir..." hükmü düzenlenmekte olup, davacı vekilinin söz konusu hüküm kapsamında davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğu,
eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksiklik tamamlanabileceğine göre başvuru şartının yerine getirildiği anlaşılmakla davalının buna yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
3.2..TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan tedavi gideri, geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı giderine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan, davacı için hesap edilen tedavi gideri, geçici işgöremezlik ve bakıcı giderinden sorumludur. (Y. 4 HD'nin 20/10/2022 T. 2022/4226 -12736 E.K; aynı dairenin 11/10/2022 tarih 2022/4337-11963 E.K)
3.3. 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.2.1 maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Sigorta şirketine yapılmış bir başvurunun bulunmadığı durumda ise davanın açılmasıyla temerrüde düşen sigortacının dava tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulması gerekir. (Y. 4 HD'nin 07.03.2023 T. 2022/16604 E. 2023/3009 K; aynı dairenin 20/06/2022 T. 2021/15646-2022/9040 ) Somut olayda başvurudan sonra 8 iş gününün esas alınmasında bir aykırılık bulunmamıştır.
3.4.Mahkemece kaza tarihinde (.............) yürürlükte olan "Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümleri doğrultusunda malüliyet rapor tanzim edildiği, raporun denetlenebilir ve dosya kapsamı ile uyumlu olması nedeniyle buna yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
3.5. Dosyanın incelenmesinde hesap raporunun maluliyet raporu ve kusur raporu dikkate alınarak TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak progresif rant yöntemine göre düzenlendiği ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşıldığından hesaplamada bir aykırılık görülmemiştir.
3.6.Dosyanın içerisinde Cumhuriyet Savcılığı dosyasının istendiği dosyadan şikayet yokluğundan takipsizlik kararı verildiği anlaşıldığından istinaf itirazının reddine karar verilmiştir.
3.7. Davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı HMK'nın m.107 hükmü kapsamında alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Yine HMK'nın m. 176 hükümleri kapsamında davacı karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadan dava değerini arttırabilir. Somut olayda davacının alacağın miktarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduktan sonra ibraz ettiği ikinci dilekçenin esas alınmasına bir isabetsizlik görülmemiştir.( Y.HGK. 2022/10-795-2023/641 E.K,)
3.8. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur TBK'nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise hâkim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan %20 oranında indirim yapılması Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda davacı ............'nin kaza tarihinde bir yaşında ve araçta yolcu olduğ, kaza tespit tutanağına göre ön koltukta oturduğu ve kemer takıp takmadığının belirsiz kodunun işaretlendiği, kazanın direğe çarpmak şeklinde tek taraflı olduğu kazada kafada ve sol kalçada kırıklar olduğu ve yaşı itibariyle çocuğun ön koltukta oturmasının kural olarak mümkün olmadığı, yaralan organlar gözetildiğinde müterafik kusur bulunduğu kabul edilerek hüküm tesisi gerekirken buna uyulmaması hatalı olmuş ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar kaldırılarak kabul edilen tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak hüküm tesis edilmiş ve takdiren reddedilen kısım bakımından aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Bu itibarla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve HMK'nın 353/1-b,2 maddesi uyarınca kararın kaldırılarak müktesep hak oluşturan hususlar tekrar edilerek esas hakkında yeniden hüküm kurularak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
M.K.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2022/159, K. 2023/1429, 8 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama