KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/642
- Karar No
- 2026/1170
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2026
- Esas no
- ..
- Karar no
- ..
- Başkan
- ..
- Üye
- ..
- Üye
- ..
- Katip
- ..
- İncelenen kararın mahkemesi
- ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ..
- Numarası
- ..
- Davacı
- ..
- Vekilleri
- Av...
- Davalı
- ..
- Vekili
- Av...
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Karar tarihi
- ..
- Karar yazım tarihi
- ..
Karar Metni
1.007 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve ilgili dosya dairemize gelmiş olup, dosyanın inceleme aşamasında duruşma yapılmadan karar verilebilecek hallerden olduğu anlaşılmış olmakla, dosya heyetçe incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, davacı hakkında .. tarafından başlatılan icra takibi neticesinde taşınmazları üzerine; .. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin .. Karar sayılı kararı ile ihtiyati haciz konulduğunu ve bu nedenle yaptığı araştırmalar sonucunda hakkında .. ..cra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını .. tarihinde öğrendiğini, müvekkilinin yurt dışında ikamet ettiğinden ödeme emrinin kendisine tebliğ edilemediğini, .. tarihinde ...
İcra Müdürlüğünden elden ödeme emri aldığını, takibe konu yapılan bonodaki imzanın müvekkili .. ait olmamasına rağmen işlem yapıldığını, haksız yere başlatılan icra nedeniyle müvekkilinin banka hesaplarına ihtiyati tedbir kararı alınarak haciz konulduğunu ve tüm hesaplarının bloke edildiğini, müvekkilinin yaşadığı dar boğazdan çıkmak için bankalara kredi başvurusu dahi yapamadığını, mevcut banka hesaplarına bloke konulduğu için hesabından para çekemediğini,
yapılan araştırma sonucu imzanın müvekkilime ait olmadığı ve hiçbir zaman bu bankaya gitmediği ve banka ile ilişkili bir işlem yapmadığını bu nedenle davalı .. bu işlemlerden ağır derece sorumlu ve kusurlu olduğunu, bankacılık güvenlik kurallarına uymadığını belirterek, davanı kabulü ile davalıların kötü niyetli ve ağır kusurlu olmasından dolayı .. manevi tazminat ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik .. TL maddi tazminat olmak üzere toplamda ..
TL nin, haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının diğer davalı . .. ile kefil sıfatıyla sözleşmede imaları bulunduğunu, söz konusu krediler kapsamında .. tarihli .. TL bedelli bona asıl borçlu ve kefillerin borçlarına karşılık davalı bankaya verildiğini, kredilerin ödenmemesi nedeniyle ihtarnameler sonrasında ihtiyati haciz kararı alındığını, davalı bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, sözleşmeye konu borcun henüz ödenmediğini, davacı hakkında . . suç duyurusunda bulunulduğunu soruşturma dosyasının eldeki dosyanın sonucunu etkileyeceğinden bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, davacının davasının reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı süresi içerisinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında banka tarafından sahte bir kambiyo senedine dayanarak icra takibi başlatıldığını ve taşınmazları ile banka hesaplarına ihtiyati haciz konulduğunu, müvekkili yurt dışında olduğu için ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini sonradan elden öğrendiğini, takibe dayanak bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, kefalet bilgilerinin sahte olduğunu, ..
Kimlik numarasının müvekkiline ait olmadığını, bu hususların mahkeme kararıyla da tespit edildiğini ve imzaya itirazın kabul edildiğini, buna rağmen bankanın gerekli kimlik ve sistem kontrollerinin yapılmadığını, basiretli tacir gibi davranmadığını, ağır kusur ve ihmal gösterdiğini, müvekkilinin ailevi ve psikolojik sorunlar yaşaması gibi ciddi mağduriyetine neden olduğunu, bankanın geçerli olmayan bir ibraname / protokol varmış gibi dosyaya mahkemeyi yanılttığını, verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü beyan ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla birlikte, kamu düzenine aykırılık halleri bu hükmün istisnasıdır ve bölge adliye mahkemesince resen gözetilmesi gerekir. Dava, haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dosyanın değerlendirilmesinde; davacının davalı banka ile dava dışı . . ..ile yapılan genel kredi sözleşmesine . . ile birlikte müteselsil kefil olduğu, kredi borcu nedeniyle davalı banka tarafından .. İcra Müdürlüğünün.. E. sayılı dosyasında ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ..D. İş.
Esas sayılı dosyasında alınan ihtiyati haciz kararı ile davalı ile . . . ve . . hakkında ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu ve daha sonra kambiyo senetlerine özgü Örnek 10 nolu ödeme emri ile toplam .. TL için takibe başlandığı, icra dosyasında yapılan incelemede davalıya taşınır ve taşınmazları hakkında kayden haciz işlemleri uygulandığı, davalının imzaya itiraz ettiği aynı zamanda savcılığa şikayette bulunduğu, ... İcra Hukuk Mahkemesinin..
Karar sayılı dosyasında davalı bankanın kabulü nedeniyle kabul kararı verildiği, . .. soruşturma sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile sözleşmedeki imzanın davacı . . ait olmadığının anlaşıldığı, ... Asliye Ceza Mahkemesinin.. Esas sayılı dosyasında sanık . . hakkında kovuşturmaya başlandığı anlaşılmıştır.
Davacı hakkında yapılan takip ve haciz işlemlerinin haksız olduğu davalı bankanın basiretli davranmaması gibi nedenlerle davalı banka ve diğer borçlu . .. karşı tazminat talebinde bulunmuş olup davalı banka hakkındaki talebin dosyadan tefriki ile mahkemenin yukarıdaki esasına kaydedilmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda davalı tarafından düzenlenen.. tarihli ibraname nedeniyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Haksız icra takibine dayalı manevi tazminat istemi 6098 sayılı TBK'nun 58. maddesinden kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu nedenle de takip yaptıran kişinin takipte kötü niyetli ve kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu tutulamaz. Haksız icra takibi nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için davalının kötüniyetinin ve ağır kusurunun varlığı gereklidir..
Somut olayda; davacı hakkında yapılan icra takibine konu genel kredi sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olmadığı sabit olup, icra takibinde davacı hakkında kayden haciz işlemleri yapıldığı fiili haciz uygulanmadığı, durumun anlaşılması ile davalı banka tarafından haciz işlemlerinin kaldırılmasının talep edildiği, taraflarında bu hususta anlaştığı dava dilekçesine ekli olan .. tarihli .. vasıtası ile avukata verilen . de yapılan haciz işlemleri nedeniyle hiç bir hak ve alacağının olmadığını beyan ettiği, sahteciliğe ilişkin olarak banka çalışanlarının imza sahteciliğine karıştığı, bankanın bu hususta ağır kusurlu ve kötü niyetli olduğunun gösterir bir hususta bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi doğrudur.
Davacının istinaf itirazı yerinde değildir.
HMK'nın 305. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ¸e-imzalı Üye ¸e-imzalı Üye ¸e-imzalı Katip ¸e-imzalı
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/642, K. 2026/1170, 20 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama