KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2021
- Dosya no
- 2021/1314
- Karar no
- 2021/1792
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/04/2021
- Numarası
- 2021/52 Esas - 2021/403 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 02/12/2021
Karar Metni
677 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
İcra Dairesinin yetkisizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıya su satışı yaptığını, davalının aldığı siparişlerin parasını ödemediğini, bunun üzerine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası ile icra takibine başlandığını, borçlunun icra takibine itiraz ettiğini,davalının haksız itirazın iptali ile takibin devamına, itiraza konu edilen alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında ticari ilişki olmadığını, müvekkilinin davacı firmayı tanımadığını ve su siparişi de vermediğini, müvekkilinin Kızılay'da 20 kişilik kapasitesi olan kıraathane işlettiğini, şahıs şirketine ait defterler incelendiğinde böyle bir siparişin verileceği bir işletme olmadığını, müvekkili ile davacı arasında geçerli bir sözleşme de olmadığını, açılan davanın haksız olduğunu, itirazının geçerli olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davalının yerleşim yerinin Altındağ/Ankara olması ve bu haliyle Bakırköy icra dairelerinin yetki alanı dışında olması sebebiyle HMK madde 6'ya göre yetkili icra dairesinde takip yapılmadığı, somut olayda davalı sözleşmesel ilişkiyi tamamen inkar ettiğinden yetki konusunda TBKnun 89. maddesinin uygulanamayacağını, icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, davalının usule uygun tebliğlere rağmen arabuluculuk toplantısına katılmadığını ,bu sebeble davalı lehine arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ,ayrıca kesin yetkinin değil genel yetkinin bulunduğunu, HMK m. 10 gereği seçimlik hakkını kullandığını , davalının mahkemenin yetkisine itiraz etmediğini, icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğini,yetkisizlik kararının yerinde olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptaline ilişkindir. Davalı, adresinin genel yetki kuralı kapsamında yerleşim yerinin bulunduğu (Altındağ/ Ankara) Ankara İcra Dairelerinin yetkili olduğunu ileri sürerek icra dairesinin yetkisine itirazda bulunmuştur. İtirazın iptali davası bakımından yetkili icra dairesinde takibin başlatılmış olması, özel bir dava koşulu niteliğindedir.
Somut olayda para alacağı söz konusu olup, İİK 50, HMK'nun 10 ve TBK 89. maddesi gereğince akdi ilişki inkar edilmekle alacaklı davacı şirketin ikametgahı icra dairesi yetkili bulunmamaktadır. Bu durumda İİK'nun 50 maddesi ve HMK'nun 6. maddesi hükmüne göre, davalı borçlunun yerleşim yerinin bulunduğu Ankara İcra Daireleri'nin yetkili olduğu sonucuna varılmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davacı vekili 6325 sayılı yasanın 18/A-11. maddesi kapsamında, davacı aleyhine vekalet ücreti ve arabuluculuk ücretine hükmolunamayacağını ileri sürmüştür. Somut olayda, toplantı hakkında kargo aracılığı ile gönderilen davet mektubunun 29.12.2020 tarihinde davalıya iletildiği, bu şekilde usule uygun olarak toplantıdan bilgilendirilen davalının toplantıya katılmadığı arabulucuk toplantı tutanağına yazılmıştır.
6325 sayılı kanunun 18/A-11. maddesi "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. " hükmü gereğince davalı lehine vekalet ücretine ve yargı giderine hükmedilmeyecektir.
Davacı vekilinin yargı gideri bakımından ileri sürdüğü istinaf sebebi yerinde görüldüğünden yapılan hata/eksiklik nedeniyle yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına ,yeniden hüküm verilmesine davanın özel dava şartı yokluğundan usulden reddine ,davalı yararına yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine ,arabuluculuk ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
02/12/2021
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/1314, K. 2021/1792, 2 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama