KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2021
- Dosya no
- 2021/1392
- Karar no
- 2021/1265
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/04/2021
- Numarası
- 2018/593 Esas 2021/271 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 08/09/2021
Karar Metni
1.077 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerine istinaden davalı şirkete krediler kullandırıldığını, davalı gerçek kişinin kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, kullandırılan kredilerin çekilen ihtara rağmen ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına davalı taraflarca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle itirazın iptaline, davalıların icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıya talep edilen miktarda borçlarının bulunmadığını, davacı tarafça gönderilen hesap kat ihtarının usulüne uygun olmadığını, genel kredi sözleşmesi gereği verilen ve davacı tarafça tahsil edilen çek bedellerini borçtan düşmediğini, kefalet sözleşmesinin usulüne uygun düzenlenmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından davalı şirkete kullandırılan ve ödenmeyen kredinin fer'ileriyle birlikte tahsili için alacaklı davacı tarafça, asıl borçlu ve kredi sözleşmesine müşterek ve müteselsil kefil olan davalı gerçek kişi hakkında girişilen ilamsız icra takibinde, bilirkişi kök ve ek raporunda ve bilirkişi kurulu raporunda dayanak ve gerekçeleriyle açıklandığı üzere davacı bankanın, müflis davalı şirketten iflasın açıldığı 27/02/2019 tarihi itibariyle 4.465.315,04 TL;
davalı kefil gerçek kişiden dava tarihi itibariyle 3.198.264,20 TL asıl alacak, 60.394,77 TL işlemiş faiz, 3.019,74 TL BSMV olmak üzere toplam 3.261.678,70 TL alacağının bulunduğu; kredi sözleşmesini 6.250.000-TL kefalet limitiyle müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalayan davalı gerçek kişinin borcun tamamından kefalet limiti ile sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davalı müflis şirket yönünden toplam 4.465.315,04-TL'nin davalı müflis şirketin iflas masasına davacı alacağı olarak kayıt ve kabulüne;
davalı gerçek kişi yönünden benimsenen bilirkişi ek raporu ile tespit edilen 3.261.678,70 TL alacak miktarına yönelik davalı gerçek kişinin haksız itirazının İİK'nun 67.maddesi gereğince iptaline ilişkin davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; benimsenen bilirkişi ek rapor ve bilirkişi kurulu raporunda tespit edilen miktarları aşan davacı isteminin açıklanan nedenlerle yerinde olmadığı; alacak likit ve itiraz haksız olduğundan davalı kefil gerçek kişi yönünden kabul edilen alacak üzerinden anılan davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; takip tarihi olan 11.06.2018 tarihi itibariyle alacağının 3.290.081,20-TL olduğunun sabit olduğunu, takip açıldıktan hemen sonra yapılan 100.043,61-TL’lik tahsilatın yerel mahkemeye bildirildiğini, ancak mahkemenin dava tarihi olan 28.06.2018 tarihi itibariyle davalı kefilden alacağı 3.261.678,70-TL olarak belirlediğini, aradaki farkın tahsilat düşüldükten sonra takip tarihi ile dava tarihi arasında işleyen faizden kaynaklanmakta olup, müvekkil bankanın kusuru olmamasına rağmen dava tarihindeki alacak tutarı esas alınarak aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı ... lehine hükmedilen 4.269,38-TL'lik vekalet ücretine ilişkin kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
İlk derece mahkemesi tarafından verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davacı vekili tarafından sadece davalı ... lehine vekalet ücreti takdiri yönünden sınırlı olarak istinaf edilmiştir. Davacı vekili tarafından. 3.219.780,18-TL asıl alacağa 66.953,35-TL işlemiş faiz, 3.347,67-TL BSMV olmak üzere toplam 3.290.081,20-TL alacağı için icra takibi başlatılmıştır.
Ancak davalı borçlunun takipten hemen sonra 12/06/2018 tarihinde 91.817-TL, 19/06/2018 tarihinde 8.226,61-TL takipten sonra olmak üzere ödemede bulunduğu belirtilerek toplam talep olan 3.290.081,20-TL'den düşülerek harca esas değer olarak 3.190.081,20-TL olarak gösterilmiş,kalan alacak için itirazın iptali istenilmiştir. Buna göre takipten sonra ödenen kısımlar için itirazın iptali istenilmediğinin kabulü gerekmektedir.
Bilindiği üzere; takip tarihinden sonra yapılan kısmi ödemeler TBK 100 gereği öncelikle ferilerden düşülmek suretiyle hesaplama yapılarak,takipten sonra ödenen kısım için itirazın iptali davasında hukuki yarar olup olmadığı belirlenmektedir.
Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalarda 12/06/2018 tarihli tahsilat ile (takip tarihinden 1 gün sonra) 91.817-TL kısmi ödemeden sonra 3.198.264-TL asıl alacak kaldığı, bu tarihten sonra 19/06/2018 tarihine kadar faiz hesapnarak ve 8.226,61-TL kısmi ödeme düşülerek 19/06/2018 tarihi itibariyle işlemiş faiz 23.116,38-TL'nin ilavesi suretiyle ve yine kalan asıl alacağa dava tarihine kadar faiz işletilerek dava tarihi itibariyle hükmedilen toplam alacak 3.261.678,71-TL olarak hesaplanmıştır.
Takip tarihinden(veya ödeme) dava tarihine kadar işleyen faiz müddeabihe dahil olmamaktadır. Borçluların takip tarihi itibariyle takip tutarı kadar borçlu olduğu anlaşılmakla birlikte kısmi ödemeler öncelikle ferilerden mahsubu yapılacak ise de , takip veya ödeme tarihinden sonra faiz işlemesi durmadığından işleyecek faiz müddeabihin tesbitinde dikkate alınmayacaktır.Dava tarihi itibariyle kısmi ödemeler TBK 100 uyarınca borçtan düşülerek hesaplanan borç miktarından ,
bu kez geriye gidilerek toplam takip tarihinde hesaplanan borç tutarı düşülerek,harca esas değeri (3.190.081,20_TL)yi aşan miktarda hüküm verildiği halde reddedilen kısım varmışcasına davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığından hükmün kesinleşen kısımları dikkate alınarak hükmün kaldırılmasına, yeniden hüküm verilmesine ve reddedilen kısım olmadığından davalı ... lehine vekalet ücreti takdir edilmemesine,yargı gideri hesaplamasında da aynı yöntem izlenmekle birlikte bu kısım istinaf edilmediğinden hükmün kesinleşen kısımlarının tekrar edilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/1392, K. 2021/1265, 8 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama