KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2025
- Dosya no
- 2022/1092
- Karar no
- 2025/478
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/12/2021
- Numarası
- 2019/172 Esas 2021/856 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Simsarlık Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
707 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, taraflar arasında 03/02/2017 tarihli taşınmaz kiralama aracılık sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye konu taşınmazın davalı tarafından kiralandığını, ancak müvekkilinin simsarlık ücreti için düzenlediği 100.000-TL bedelli 11/09/2017 tarihli faturanın davalı tarafından ödenmediğini, bu nedenle söz konusu 100.000-TL'nin tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, taraflar arasında simsarlık sözleşmesi bulunmadığını, sözleşmenin altında müvekkili asına imza attığı görülen ...'ün müvekkili tarafından yetkilendirilmiş bir kişi olmadığını, bu nedenlerle müvekkilinin davalıya borcu olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davaya konu 03/02/2017 tarihli sözleşmenin davalı ... Ltd. Şti. yetkilisi olarak ... tarafından imzalandığı, sözleşmenin kiracı bilgileri bölümünde ... Ltd. Şti. (...) ibaresinin yazılı bulunduğu, ancak davalı şirketin temsilcisinin ... olduğu, TBK 46'ya göre yetkisiz temsilci ...'ün imzaladığı sözleşmeye davalının icazet verdiğine ilişkin bir delil bulunmadığından sözleşmenin davalıyı bağlamadığı, yemin hakkı hatırlatılan davacının yemin deliline dayanılmaktan vazgeçtiklerini bildirdiği ve davanın ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, mahkemenin kararının eksik incelemeye dayalı olduğunu, aracılık sözleşmesini davalı şirket için imzalamış ...ün şirketteki vasfının ne olduğunu, sigortalı olarak çalışıp çalışmadığı araştırılmadan karar verildiğini; davalının söz konusu yeri müvekkilinin devreden çıkarmak suretiyle kiraladığını; dilekçe ekinde sundukları davalı şirket yöneticisi ... yapılmış mesajlaşma kayıtlarından davaya konu aracılık sözleşmesinden haberinin olduğunun göründüğünü; davalının dürüstlük kurallarına aykırı davrandığını ve müvekkilinin hizmet bedeline hak kazandığını belirterek, hükmün kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, simsarlık sözleşmesi kapsamındaki hizmet bedelinin tahsili için başlatılmış olan icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece nihai kararın verilmesinden sonra ve dava dosyası davacı vekilinin istinafı üzerine Dairemize gönderilmesinden önce davalı şirketin İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/369 esas ve 2024/952 karar sayılı dosyasından 12/12/2024 günü saat 15:20 itibariyle açılmasına karar verilmiştir.
İflas tasfiyesine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasında başlanılmıştır. Kural olarak, İİK'nın 191. maddesi gereğince borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olup, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflas ile kısıtlandığından, aynı Kanunun 226. maddesinde de masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir.
Müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olması (İİK m.191), müflisin iflas masasına giren mal ve haklarına ilişkin davaları takip etme yetkisini de etkiler. Müflis, nasıl iflasın açılması ile hak ehliyetini kaybetmiyorsa, dava ehliyetini de kaybetmez. Ancak müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine aittir.
Adi tasfiyede İİK'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK 218. madde) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Dairesine aittir İflas idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını (yani davaları takip edip etmeyeceğini) tespit edebilmek için, ilk önce iflas organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise, zaman isteyen bir husustur.
İşte bu nedenle Kanun, müflisin taraf bulunduğu hukuk davalarının, iflasın açılması ile belli bir süre için durmasını kabul etmiştir (m.194). İflastan önce açılmış olup da devam eden, müflisin (davacı veya davalı olarak) taraf bulunduğu hukuk davaları, (maddede yazılı istisnalar dışında) iflasın açılması ile durur. Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından (m.237) on gün sonraya kadar devam eder ancak bundan sonra duran hukuk davalarına devam edilebilir (m.194/1).
Davalı şirketin istinafa konu karardan sonra iflasının açıldığı anlaşılmakla, taraf ehliyeti re'sen incelenmesi gereken bir husus olduğundan davacı vekilinin istinaf nedenleri incelenmeden istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemece İİK'nın 194. maddesi uyarınca gerekli işlemler yapılmak üzere kararın kaldırılmasına, dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/1092, K. 2025/478, 26 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama