KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- Dosya no
- 2022/1184
- Karar no
- 2025/269
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/04/2022
- Numarası
- 2020/320 Esas - 2022/367
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 20/02/2025
Karar Metni
1.016 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından davalı şirkete satılmış olan aksesuarlar karşılığında cari hesap alacağı oluştuğunu, davalı şirketin 2018 yılından bu yana dava konusu alacak dışındaki tüm alacakları ödediğini, ancak dava konusu alacağı kötü niyetli olarak ödemediğini, davalı şirket aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, müvekkilinin alacağını tahsil edemediği gibi hammadde fiyatlarına gelen zamlar nedeniyle yapılan bu ticaretten zarara uğradığını belirterek, davalının takibe itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davanın tamamen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup davacıya hiçbir borcu bulunmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; tarafların ticari defter ve belgeleri usulüne uygun olarak tutulmuş olup birbirini doğrulayan cari hesap alacağının ise 15.405,04 TL'lik kısma ilişkin olduğu, bu durumda fazlaya ilişkin takibe konu alacağın başkaca kesin delillerle ispatının gerektiği, taraf ticari defterleri arasındaki fark yönünden davacı tarafın yemin teklif ettiği, davalı şirket yetkilisinin de 15.405,04-TL yönünden borcu kabul ettiği, kalan kısım yönünden ise borçc bulunmadığına dair yemin ettiği, ispat yükü üzerinde bulunan davacının alacağı kesin delillerle ispatlaması gerekmekte olup, davacı tarafça bu hususta yazılı ve kesin delil sunulmadığı,
alacağın 15.405,04-TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının 15.405,04-TL alacak yönünden iptaline, bu miktar üzerinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; mahkemece alınan bilirkişi raporunda müvekkili şirketin davalı şirketten olan alacaklarını ... adlı dava dışı şirket adına kaydettiği, bu hatanın 01.01.2018 açılış borç bakiyesi olarak düzeltildiği ve davacı şirketin hata düzeltildikten sonra davalıdan 44.916,81-TL alacaklı olduğu tespitinin yapıldığını, raporda 2018 yılında davalı şirketin müvekkiline çekle yapılan iki ödemenin makbuzları ibraz edilemediği için kabul edilmediğinin, davalı şirketin 2018 yılı açılış fişinde müvekkili şirkete 41.996,37-TL borçlu göründüğünün belirtildiğini,
ancak davalı tarafından müvekkili şirkete yapılan ödemelerin müvekkili şirket hesaplarına girip girmediğinin karşılıklı defter incelemesi yapılarak tespit edilmediğini, bilirkişi ilk raporunda davalı şirketin 15.405,04-TL borçlu, müvekkili şirketin ise 44.916,81-TL alacaklı olduğunun belirtildiğini, bilirkişinin 2018 yılında davalı şirketin müvekkiline yaptığı ödemeleri gösterir belgeleri rapor ekinde sunmadığını, müvekkilince yapılan muhasebe hatasının borcu ortadan kaldırmayacağını, müvekkili şirket adına kesin delil olarak şirket defterlerini, uzman görüşünü ve satışa konu faturaları sunduklarını,
buna karşılık mahkemece delil sunulmadığının belirtilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının düzenlenen ek raporda incelenmediğini, bu rapora dayalı olarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin davalıdan alacağı bulunmakta olup ticari defterlerinde yapılan hatanın 2018 yılı başlangıç fişinde düzeltilmesinin alacağı ortadan kaldırmayacağını, müvekkili şirketin ticari defterlerindeki alacak miktarı ile davalının defterlerindeki borç miktarı arasında bir uyumsuzluk varsa bunun bilirkişi tarafından çözülmesini gerektiğini, faturaların müvekkili şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığının,
aynı zamanda davalı şirket defterlerinde bulunup bulunmadığının, davalı şirketin yaptığı ödemelerin davacının defterlerine işlenip işlenmediğinin bilirkişi raporunda tespit edilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen kök ve ek bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerinde davalıya ait cari hesap bakiyesinin sehven ... adlı dava dışı şirket adına kaydedildiği ancak hatanın sonradan düzeltildiği, buna göre davacının kendi kayıtlarına göre davalıdan 44.916,81-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise davacıya 2.319,04-TL borçlu olduğu, davalının kayıtlarında toplam 13.086-TL tutarında iki adet çek ödemesi bulunmakta olup, çeklere ilişkin ödeme belgesi sunulmadığı,
bu nedenle bu iki ödemenin dikkate alınmaması halinde davalının defterlerine göre davacıya 15.405,04-TL borçlu olduğu, davalının 2018 yılı açılış fişinde ise 2017 yılından davacıya 41.996,37-TL borçlu olduğu, davacının 2018 yılında düzenlediği faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda tarafların cari hesap kayıtları arasındaki farkın nedeni konusunda yeterli inceleme ve tespit yapılmamıştır.
Sunulan cari hesap ekstrelerinin karşılaştırılması sonucunda; davacının tüm faturalarının davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, 2017 yıl sonu devir bakiyeleri arasındaki farkın davalının defterlerinde kayıtlı 2.920,44-TL ödemenin davacının defterlerinde yer almamasından kaynaklandığı, yine 2018 yılında oluşan farkın davalının 28.771,77-TL, 6.086-TL, 7.000-TL ödeme kayıtlarının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından ve 740-TL farkın ise bazı ödemelerin davacı kayıtlarında daha düşük miktarlı olarak kaydedilmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan söz konusu ödemelere ilişkin olarak ise davalı tarafça herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Ancak kendi defterlerinde kayıtlı olmasa da davacının davalı defterlerinde kayıtlı iki adet çek ile yapılan 6.086-TL ve 7.000-TL olmak üzere toplam 13.086-TL davalı ödemesini kabul ederek alacağından mahsup ettiği ve bakiye 29.311,81-TL üzerinden takip başlattığı, dolayısıyla davacının bakiye alacağının 29.311,81-TL olduğu görülmektedir.
Bu durumda davanın kabulü gerekirken mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davanın kabulü gerekirken kısmen kabulü doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "davanın kabulüne" karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/1184, K. 2025/269, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama