KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Dosya no
- 2022/1396
- Karar no
- 2025/584
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/05/2022
- Numarası
- 2021/386 Esas - 2022/384 Karar
- Dava
- Haksız Rekabetten Kaynaklanan Tazminat
Karar Metni
1.547 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Davanın reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalı ...'in, dava dışı ...Ltd.
Şti.'de genel müdür olarak çalıştığı dönemde müvekkili şirketin bu şirketten ... adlı aşının distribütörlük yetkisi aldığını, devre ilişkin protokolün 13.05.2019 tarihinde, 13.08.2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere imzalandığını, davalı ...'in daha sonra ... şirketindeki görevinden ayrılarak 04/10/2019 tarihli sicil gazetesinde ilan edilen diğer davalı ...A.Ş.'yi kurduğunu, dava dışı üretici ... isimli firmanın 12.05.2020 tarihinde müvekkili şirkete ... satış haklarını veren yetki yazısını sonlandırma mektubu ile iptal ettiğini ve aynı gün davalı ...'in kurucusu olduğu diğer davalı ...
A.Ş.'ye yetki verdiğini, müvekkili şirketin, ... aşısını, uzun çaba ve uğraşları sonucu ... firmasından tek ve münhasır distribütör olarak tutmayı başardığını, müvekkilinin distribütörlüğünü yaptığı ... aşısı için üretici firma tarafından verilen yetki belgesinin düzenli siparişleri olmasına rağmen iptal edilmesine davalıların söz konusu haksız ve kötü niyetli eylemlerinin sebep olduğunu, davalıların kopyaladığı bilgilerle dava dışı ... ile iletişime geçerek ve müvekkili şirketi kötüleyerek,
... aşısına ilişkin müvekkilinin elinde bulunan depolama, müşteri portföyü, fiyat listesi vb. gibi bilgilerle pazarlık yaparak müvekkili şirketin distribütörlüğünü iptal ettirerek kendilerinin anlaşma sağladıklarını, bu nedenle müvekkili şirketin çok ciddi bir kâr mahrumiyetine uğratıldığını belirterek şimdilik 10.000-TL maddi ve 30.000-TL manevi tazminatın haksız fiilin vukuu bulduğu tarihten itibaren avans faizi işletilerek davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili; dava dilekçesinde bahsedilen haksız rekabet olgularının gerçek olmadığı gibi müvekkillerinin davacıyla herhangi bir hukuki ya da ticari ilişkisinin bulunmadığını, müvekkillerinin, ... unvanlı firmanın kendileriyle sözleşme yapılması için davacıyla olan ilişkisini feshe yönlendirdiğini ispat eder tek bir somut delil bulunmadığını, ... ve dava dışı ...
Deposu arasındaki iş ilişkisinden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerin yalnızca sözleşmenin taraflarını bağladığını, ...’in ... firması ile ilgisi olmadığını, ayrıca ...'in dava dışı ... firmasına yönelik herhangi bir rekabet etmeme, gizlilik, sır saklama vb. taahhüdü de bulunmadığını, ...’dan ... firmasına bir devir yapıldığından bahsedilmişse de bu devri ispatlar bir yazılı sözleşmenin dosya kapsamında bulunmadığını, ...'ın Ekim 2019 tarihinde kurulduğunu ve ...'in %10 paya sahip olduğunu, yani tek başına büyük bir çıkar elde edebilecek bir pozisyona sahip olmadığını,
üstelik ... firması tarafından davalı ...'e yetkilendirme belgesinin veriliş tarihinin Mayıs 2020 olduğunu, söz konusu ilaçların ancak ... tarafından talep üzerinde ve ihale açılarak temin edildiğini, bu nedenle davacının 122.000-Euro zarara uğradığı iddiasının kesinlikle kabul edilemeyeceğini, dava konusu ilaçların depolanması,
soğutma koşulları gibi bilgilerin ticari sır niteliğini haiz olmayan standart sektör bilgisi olduğunu, bu nedenle dava dışı ... firmasından bilgilerin kopyalandığı iddiasının da gerçek dışı olduğunu, müvekkilleri tarafından davacının kişilik hakkına saldırı anlamına gelecek herhangi bir eylemde bulunulmadığından manevi tazminat taleplerinin de kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacı tarafça davalıların ... aşısının üreticisi ... şirketini yanıltmak sureti ile bu şirket ile aralarındaki distribütörlüğünün feshine sebep oldukları ve ... aşısının distribütörlüğünü davalı şirketin aldığı ileri sürülmüş ise de dosya kapsamında davalılardan ...'in davacı tarafa ilaç distribütörlüğünü devreden ... İç ve Dış Tic. Ltd.
Şti.'nden edindiği birikimi kullanarak ilacın üretici firmasına davacıyı kötülemek, karalamak gibi bir eylemi bulunduğuna ilişkin bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı, davacının, ... şirketi ile arasındaki distribütörlük sözleşmesinin bu şirket tarafından feshedilmesine, bu nedenle de bu işten elde edecekleri kardan mahrum kalmalarına, bu şekilde maddi ve manevi zarara uğramalarına davalıların haksız eylemleri ile sebep olduğu hususlarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı vekili;davalı ...'in dava dışı ... firması ile görüştüğü ve müvekkil şirketin distribütörlük yetkisini feshettirip aynı gün kendi şirketi diğer davalı ... adlı şirket adına ... aşısının distribütörlük yetkisini aldığını davalı ...'in, dava dışı ... şirketinin genel müdürü olarak çalıştığını ve müvekkili şirketin ise ...
Şirketinden ... aşısının distribütörlük yetkisini devraldığını, ancak davalı ...'in daha sonra 14.06.2019 tarihinde ... şirketinden ayrılarak davalı ...A.Ş.yi kurduğunu, dava dışı ... adlı üretici şirketin, 12.05.2020 tarihinde müvekkili şirkete ... aşısı adlı ilacın Türkiye satış haklarını veren yetki yazısını iptal ettiğini, aynı gün davalı ...A.Ş.ye ... aşısı adlı ilacın Türkiye satış haklarını içeren yetki yazısını imzaladığını, davalı ...'in ... aşısına ilişkin bilgilerini (tedarik bilgileri, fiyat,
müşteri portföyü vb.) kopyalayarak ve kullanarak müvekkil şirketin distribütörlük yetkisini iptal ettirdiğini,davalıların bu eylemleriyle haksız rekabet hükümlerine aykırı davrandıklarını, davalı ...'in müvekkil şirket tarafından satın alınan ... ilacının niteliği gereği gizli bilgi/ticari sır olarak kabul gören bilgilerini .. şirketinden ayrıldıktan sonra müvekkili şirketi de kötüleyerek,
kendi şirketi için kullandığını ve müvekkili şirketin distribütörlük yetkisini iptal ettirerek kendi kurduğu şirkete distribütörlük yetkisi aldığını, dava dışı ... firması tarafından da haksız eylemi kabul edecek şekilde ve aleyhine olacak bir şekilde sözleşme/fesih yazısı imzalamasının beklenmeyeceğini, dolayısıyla bilirkişi raporunda fesih sebebinin başka gerekçeler olarak gösterildiğinden bahisle haksız rekabetin ispatlanamadığı yönündeki tespitin hatalı olduğunu, rapora karşı itiraz ve taleplerinin değerlendirilmeden davanın reddi cihetine gidildiğini,
müvekkili şirketin ... aşısını sattığı on aylık süreçte yaklaşık 792.000-Euro ciro yaptığını, bu hesaplamaya göre müvekkili şirketin yetki belgesinin iptalinden itibaren geçen bir yıllık süreçte yaklaşık 950.000-Euro zararı olduğunu, şirket müdürünün şirkette çalıştığı esnadaki eylemlerinin etkisi şirketten ayrıldıktan sonra da devam etmesi durumunda şirket müdürünün sorumluluğunun ortadan kalkmayacağını, mevcut olayda, davalı ...'in kanunun yüklemiş olduğu sır saklama ve bağlılık yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirterek kara rın kaldırılmasını talep etmiştir.
2-Davalı vekili; maddi ve manevi tazminat için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, haksız rekabet nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Haksız rekabet, 6102 sayılı TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Haksız rekabetin amacı, TTK'nın 54/1. maddesinde "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir.
Buna göre genel ilke belirlenirken haksız rekabetin varlığı için taraflar arasında rekabet ilişkisinin mevcudiyeti, failin yarar sağlamış olması, failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması şartı aranmamıştır. Failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması, sadece haksız rekabet nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında rol oynamaktadır. Haksız rekabet sayılan bazı durumlar TTK'nın 55. maddesinde sayılmıştır.
Somut olayda davacı, ... isimli firmanın üreticisi olduğu ... adlı aşının, satış haklarının dava dışı ...Ltd Şti'nin elinde iken davacı tarafından bu firmadan distribütörlük yetkisinin 13/08/2019 tarihinden geçerli olmak üzere devralındığı, devir tarihinde davalı ...'in ...Ltd Şti'nin genel müdürü olduğu, ancak üretici ... isimli firmanın, müvekkiline Türkiye'de satış yetkisi veren yetki yazısını 12/05/2020 tarihinde iptal ettiği ve aynı gün davalı ...'in kurucusu olduğu davalı şirkete Türkiye'de satış yetkisi verildiği hususları ihtilaf dışı olup, devir tarihinde dava dışı ...Ltd.
Şti.de genel müdür pozisyonunda çalışan davalı ...'in bu şirketteki görevinden 30/05/2019 tarihinde ayrılıp 27/09/2019 tarihinde diğer davalı ...A.Ş.'yi kurması akabinde bahsi geçen aşının saklanma ve taşınma koşullarını, teklif ve ilgili verileri kopyalayıp, üretici ... firması nezdinde davacı şirketi kötülemek suretiyle davacının distribütörlüğünü iptal ettirerek kendi adlarına anlaşma sağladıklarını iddia etmektedir.
Öncelikle; aşının Türkiye'deki satış yetkisinin davacı firmadan alınarak dava dışı yetki veren firmada devir tarihinde genel müdür olan davalı ...'in sonradan ortağı olduğu davalı firmaya verilmesi tek başına haksız rekabet eden bir davranış olmayıp, bahsi geçen eylemin haksız rekabet kabul edilebilmesi için satış yetkisi davalı firmaya verilirken dürüstlük kuralına uygun olmayan davranış ve uygulamalar icra edilmesi gerekir.
Bu kapsamında davacı tarafça, müvekkilinin üretici firma nezdinde kötülendiğini, müvekkiline yetki devri yapan ... firmasında edindiği ve kullanmaması gereken bilgi birikiminden yararlandığı, bu şekilde müvekkili firmanın distribütörlüğü iptal ettirildiği ileri sürülmüş ise de dosyada bu iddiaları ispat eden bir delil bulunmamaktadır.
Davalı şirkete yapılan yetki devrinin dürüstlük kuralına ve hukuka aykırı davranışlarla sağlandığı hususu ispatlanamadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Buna karşılık AAÜT'nin 10/4. maddesi gereğince manevi tazminat talebinin, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte ileri sürülmesi durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücretine ayrı bir kalem olarak hükmedileceği düzenlenmiştir.
Davada hem maddi hem de manevi tazminat talep edildiği halde tarife hükümleri gereğince her bir tazminat kalemi yönünden davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine, vekalet ücretine yönelik istinaf nedeni yerinde olan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Reddine karar verilen maddi ve manevi tazminat kalemleri yönünden davalı yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/1396, K. 2025/584, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama