KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
- Dosya no
- 2022/279
- Karar no
- 2025/76
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/10/2021
- Numarası
- 2021/464 Esas - 2021/937 Karar
- Dava
- Menfi Tespit
- İstinaf karar tarihi
- 16/01/2025
Karar Metni
1.233 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine Küçükçekmece 4. İcra Dairesi'nin ...sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça gönderilen ve ödeme emrinde bahsi geçen 28/09/2018 tarihli ihtarnamede davalıya ait ...
Bankası ...Şubesi hesabından 30/01/2014 tarihinde müvekkil şirketin haksız uygulamaları sonucu 32.684,25-TL tahsil edildiğinin iddia edilerek haksız icra takibi başlatıldığını, davalının müvekkiline borcu ve ilgisi olmayan miktar üzerinden ihtarname gönderdiğini, müvekkili tarafından davalıya noterden gönderilen 23/10/2018 tarihli cevabi ihtarda borcun müvekkiliyle ilgisi olmadığının belirtildiğini, dava konusu alacağın 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesi gereği davalıdan tahsil edildiği,
bu kapsamda haksız bir tahsilat var ise davalının ilgili idareye başvurarak talepte bulunması gerektiğini, müvekkilinin vergi dairesi kayıtlarındaki adres değişikliği dikkate alınmadan eski şirket adresine tebligat yapılarak takibin kesinleştirildiğini ileri sürerek, müvekkilinin takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, icra takibinin müvekkili alacaklının şirkete usulsüz olarak ortak edilmesi ve şirket borçlarından doğan alacakların müvekkilinden karşılanmasına ilişkin olduğunu, müvekkilinin davacı işveren şirkette 24 yıl çalıştığını, müvekkilinin hiçbir zaman şirket ortağı olmayıp maaşlarını da işçi sıfatıyla almaya devam ettiğini, 30/01/2014 tarihinde ...
Bankasındaki evlilik birikimlerini yaptığı altın hesabından 340 gr altının TL'ye çevrilerek karşılığı olan 32.684,25-TL'nin tahsil edildiğini, tahsile konu borcun şirketin haksız uygulamalarıyla müvekkilinin ortak gibi gösterilmesinden kaynaklandığını ve müvekkiliyle ilgisi olmadığını,olay tarihinden itibaren ödeneceğinin kendisine sürekli olarak söylenmiş ise de, müvekkilinin mağdur edilerek haksız olarak elinden alınan birikiminin ödenmediğini belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece,davacı şirketin 27/09/2010 tarihinde yapılan ve 29/09/2010 tarihinde tescil edilen genel kurulunda davalının 3 yıl süreyle görev yapmak üzere yönetim kurulu başkan yardımcısı seçildiği, davacı şirketin 28/11/2013 tarihinde yapılan ve 29/11/2013 tarihinde tescil edilen genel kurulunda davalının görevinin devam ettiği yönünde herhangi bir karar alınmadığı, dolayısıyla davalının yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevinin de son bulduğunun anlaşıldığı; anonim şirketlerde özel düzenleme yapılmadığından, şirketten tahsil edilemeyen kamu borçlarından kanuni temsilci sıfatına sahip olanların müteselsilen sorumlu olduğu,
davacı şirketin 27/09/2010 tarihinde yapılan ve 29/09/2010 tarihinde tescil edilen genel kurulunda 3 yıl süreyle görev yapmak üzere yönetim kurulu başkan yardımcılığına seçilmesi sebebiyle davalının, davacı şirketten tahsil edilemeyen kamu borçları sebebiyle bir sorumluluğu bulunmadığı,
bu durumda davalının, davacı şirketin kamu borcu sebebiyle kendisinden tahsil edilen bedelin iadesi için başlattığı menfi tespit talebine konu icra takip dosyası kapsamında söz konusu bedelin tahsilini talep edebileceği;davalının, davacıya noterden gönderdiği 28/09/2018 tarihli ihtarda kendisinden tahsil edilen 32.684,25 TL'nin tahsilini talep etmiş ise de icra takibini 76.985,50-TL üzerinden başlattığı;
davalı vekilinin duruşmada alınan beyanlarında müvekkilinin altın hesabından tahsil edilen miktarın 32.684,25-TL olması sebebiyle takip tarihindeki gram altın fiyatı üzerinden takibin başlatıldığını belirttiği, davalının ancak şartları var ise temerrüt faizi ile birlikte kendisinden tahsil edilen 32.684,25-TL üzerinden takip başlatabileceği, davalı vekilinin belirttiği gibi takip tarihindeki gram altın fiyatı üzerinden takibin başlatılmasında hukuki yarar bulunmadığı, 32.684,25 TL üzerinde kalan kısım bakımından davacının, davalıya borçlu olmadığının kabulünün gerektiği;
davacı tarafça teminat yatırılmadığından ihtiyati tedbir kararının infaz edilmediği gözetilerek, her iki taraf için de tazminat şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının Küçükçekmece 4. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasında davacının 44.301,25-TL yönünden borçlu olmadığının tespitine ve tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, müvekkilinin haklılığının sabit olduğunun belirlenmesine rağmen davanın reddi yerine kısmen kabulünün hatalı olduğunu, davacının borçları için müvekkilinin altın hesabı üzerinden tahsilat yapıldığını, müvekkilince seçimlik olarak altın karşılığı talep ettiklerini hem ihtarda hem de icra takibinde yenilediklerini, müvekkilinin 2014 yılında 340 gr altının haksız olarak alındığını, ihtarda o yıldaki bedel belirtilerek 7 gün içinde mevcut tarihe kadar işleyecek gerçek değeri ve yasal faiziyle ödeme yapılmasının istenildiğini;
icra dosyası esası, dava tarihi ve karar tarihine bakıldığında müvekkilin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, alacağına kavuşmasının sürüncemede bırakıldığı ve nitekim bir işçi olarak yıllarca topladığı birikimine kavuşmasının engellediğinin sabit olduğunu; gram altın fiyatının tahsilatın yapıldığı 30/01/2014'te 91-TL, icra takibinin başlatıldığı 17/10/2018 tarihinde 224-TL ve karar tarihi olan 15/10/2021'de ise 524-TL olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı şirketin ... borcu nedeniyle eski ortağı olduğundan davalının banka hesabından haciz işlemiyle vergi borcu nedeniyle alınan paranın tahsili için davalının davacıya karşı başlattığı icra takibinden dolayı menfi tespit istemine ilişkindir.Somut olayda, davalının ...Bankası'ndaki hesabına davacı şirketin ... borcu için uygulanan haciz işlemi sonucunda davalının hesabından 30/01/2014 tarihinde 32.684,25-TL'nin çekilerek ...'nın hesabına gönderildiği ve davalının davacı şirketteki görevinin sona ermesi sebebiyle söz konusu ... borcundan dolayı sorumlu olmadığı hususları mahkemece tespit edilerek,
davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı kararı istinaf etmemiş olup, söz konusu tespitler kesinleşmiştir. Buna göre davalının başvurusu üzerine yapılan istinaf incelemesi açısından uyuşmazlık, davalının iddia ettiği gibi haciz konulan paranın altın hesabındaki 340 gram altının TL'ye çevrilmesi nedeniyle zararının takip talebindeki 76.985,50-TL olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Zira davalı, davacıya gönderdiği 28/09/2018 tarihli ihtarda ve takipte talebini altın üzerinden ileri sürdüğünü belirtmiştir.Davalı, davacıya karşı 17/10/2018' tarihinde başlattığı 76.985,50-TL talepli davaya dayanak teşkil eden takip talebinde alacağının dayanağını "16.10.2018 tarihli, 76.985,50 TL tutarlı, Beyoğlu 44. Noterliği 28.09.2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile bildirilen haksız olarak müvekkilin hesabından çekilen gün itibari ile 340 gram altının
16.10.2018 tarihli karşılığı bedelin iadesi taleplidir." şeklinde belirtmiştir.Dava dosyasına getirtilen banka kayıtlarında, 30/01/2014 tarihinde hacze konu 32.684,25-TL'nin davalının ... Bankası ... şubesindeki ... nolu vadesiz TL hesabından ...'nın hesabına gönderilmiştir.Davalının iddiasında belirttiği ... Bankası ...
Şubesi'ndeki ... nolu altın hesabında ise 2,76-TL değerinde 0,03 ALT bulunduğu, ... adına blokeye alındığı, ancak hacizli altın 1 gramın alında olduğu için teknik nedenden dolayı satış işlemi yapılamadığı ve ...'nın hesaplarına aktarılamadığı ...'ya bildirilmiştir.Davalının tahsilat yapılan hesabının altın hesabı bulunduğu belirlendiği gibi davalı tarafça icra takibi başlatılmadan önce davacıya gönderdiği 28/09/2018 tarihli ihtarda, icra takibinde ve yargılama aşamasındaki tüm beyanlarında, altın hesabından 340 gram altının bozdurularak TL'ye çevrildiğini belirtmiş,
davacı taraf ihtara verdiği 23/10/2018 tarihli cevabi ihtarında ve yargılama aşamasındaki beyanlarında, bu hususa itiraz etmemiş ve soyut olarak menfi tespit isteminde bulunmuştur. Bu kapsamda, ... ya haciz edilerek gönderilen 340 gram altın fiyatının icra takip tarihi itibariyle karşılığının talep edilmesi mümkündür.İlk derece mahkemesinin altının bozdurulduğu tarihteki değeri esas alınarak ödemenin TL nakit olarak kabulü doğru olmamıştır.
Altın fiyatları sürekli değişiklik gösterdiğinden, davalının altın karşılığı ödemesinin icra takip tarihinden evvelki bozdurma tarihindeki değerinin esas alınamayacağına ilişkin davalı vekilinin istinaf nedeni haklı bulunmuştur.Öte yandan İİK'nın 72/4. maddesine göre, davada icra veznesine ödenecek paranın davacıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de karar infaz edilmediğinden, davalı lehine tazminat şartları oluşmamıştır.Açıklanan nedenlerle, menfi tespit isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından,
davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek davanın ve davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
16/01/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/279, K. 2025/76, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama