KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- Dosya no
- 2022/335
- Karar no
- 2025/271
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/09/2021
- Numarası
- 2020/123 Esas - 2021/668 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu
Karar Metni
1.851 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Davanın kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından, .. no'lu nakliyat abonman blok poliçesi ile işbu poliçeye istinaden düzenlenen ... no'lu blok poliçe sertifikası ile sigortalı bulunan sigortalı ...
A.Ş.'ye ait gazlı ocak, aspiratör ve fırın emtiasının davalı taşıyıcı şirket tarafından sigortalının Bolu'daki depolarından yüklendiğini; gümrük işlemlerinin yapılabilmesi için Erenköy Gümrüğüne sevk edildiğini, dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki emtia yüklü aracın, 06/06/2018 tarihinde ...
Cad. üzerine park edildiğini, sürücünün araç içerisinde istirahata çekildiğini, 07/06/2018 tarihi sabah saatlerinde polis memurlarının sürücüyü uyandırmasıyla dorse brandasının kesik ve arka kapısının açık olduğunun görülmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda 150 adet muhtelif ... marka gazlı ocak, aspiratör ve set üstü ocak emtiasının çalındığının belirlendiğini, durumun kolluğa ve sigortalı şirkete bildirildiğini;
ekspertiz raporunda %10 ilave bedel dahil edilerek belirlenen toplam 12.420,48-Euro (dava konusu ilamsız takip %10 ilave bedel dahil edilmeden 11.291,34 EUR üzerinden açılmıştır) tazminatın, 18/10/2018 tarihinde sigortalıya ödenerek TTK 1472 hükümleri gereğince sigortalının haklarına halef olunduğunu ve haklarının devralındığını;
taşıyıcı konumundaki davalı şirketin aracının güvenli bir yerde park edilmeyerek gereken özen gösterilmediğinden vuku bulan zarardan sorumlu olduğunu, diğer davalı sigorta şirketinin de taşıyıcının nakliyat taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sigortacısı olarak poliçesindeki limit tutarıyla sınırlı olduğunu; söz konusu alacağın tahsili amacıyla davalılar aleyhine İstanbul Anadolu ...
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibinin başlatıldığını ancak davalıların takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalıların icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, rizikonun Türkiye'den Polonya'ya karayolu ile gönderilen ürünlerin taşınması sırasında meydana geldiği, davalı taşıyıcının üstlendiği sorumluluğun tayininde CMR konvansiyonu'nun uygulanması bakımından taşıyıcının çalıştırdığı kişilerin hata ve ihmallerinden sorumlu olduğu, davalı ...'ın akdi veya üst taşıyıcı olarak davalının sigortalıya karşı taşıma işini üstlendiği,
sürücünün araç içerisinde istirahat halindeyken araçtaki yükün bir kısmının çalındığı,taşıyıcının dolayısıyla taşıyıcının sigortacısının sorumlu olduğu , sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiği hesaplanan hasar tutarının sınırlı sorumluluk limiti altında kaldığı 11.291,34-euro olduğu ,poliçede 2.500-usd muafiyet öngörüldüğü davalı sigorta şirketi bakımından muafiyet düşümü neticesinde davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 9.057,60-Euro olduğu gerekçesiyle itirazın 11.291,34-euro asıl alacak 250,92-Euro işlemiş faiz (davalı ...
Sigorta A.Ş. Dışında 9.057,34-eurodan sorumludur) toplamı 11.542,26-euro üzerinden iptaline , takip tarihinden itibaren faiz uygulanmasına, fazla istemin reddine; %20 icra inkar tazminatının sorumlulukları oranında davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1- Davalı ...
Sigorta vekili, gerekçeli kararın 2 haftalık süresi içinde istinaf edilmediğini ancak diğer davalının kararı istinaf ettiğinin UYAP üzerinden öğrenildiğini, o başvuru üzerine kendilerince de HMK 348/1'den istifade ederek kararı istinaf ettiklerini; poliçenin dikkate alınmadığını, taşımanın alt taşıyıcıyla yapıldığını ve poliçede alt taşıyıcı için teminat verilmediğini; icra inkar tazminatı şartları bulunmadığını; faiz oranın hükümde açık olmadığını, takip talebindeki kabul edilirse oranın olması gerekenden çok yüksek olacağını; hasar ihbarının süresinde yapılmadığını; taşıyıcının sorumsuzluk hallerinin değerlendirilmediğini belirterek,
kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2- Davalı ... A.Ş. vekili, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğini.
CMR gereğince yıllık %5 faiz talep edilebileceğini; hesaplanacak faizin ödeme isteğinin yazılı olarak taşıyıcıya gönderildiği tarihten itibaren başlayacağını, istek yoksa faizin davadan başlayacağını; müvekkilinin taşıyıcı sıfatı bulunmadığını; taleplerin diğer davalı ... Sigorta'ya yöneltilmesi gerektiğini.
CMR 17'ye göre müvekkilinin sorunluluğunun ortadan kalktığını ve hasar ihbar süresine uyulmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı sigorta şirketi tarafından nakliyat blok sigorta poliçesi kapsamında sigortalanan emtianın davalı taşıyıcı tarafından Türkiye'den Polonya'ya taşınması sırasında hırsızlık nedeniyle zayi edilmesi ve hasar görmesi sonucunda, dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için davalı taşıyıcı ve taşıyıcının sigorta şirketi olan diğer davalıya başlatılan takibe davalıların itirazının iptali istemine ilişkindir.
HMK'nın 348. maddesine göre, istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen karşı taraf başvuru hakkı bulunmasa ve başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile katılma yolu ile istinaf yoluna başvurabilecektir. Somut olayda davalı ... A.Ş. vekilince istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacının istinafı bulunmamaktadır. Bu durumda katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunma hakkı davacıya ait olup, HMK'nın 348. maddesi hükmü gereğince diğer davalı ...
Sigorta'nın, diğer davalının istinafı üzerine katılma yoluyla istinafa başvuru hakkı bulunmamaktadır. Gerekçeli karar davalı ... Sigorta'ya 20/12/2021 tarihinde tebliğ edilmiş olup 2 haftalık istinaf süresi 03/01/2022 Pazartesi günü dolmuştur. Diğer davalının istinaf başvurusuna katılma yoluyla kendisi açısından istinaf yoluna başvurmuş olan davalı ...
Sigorta'nın istinaf başvurusunun süresinden sonra 06/01/2022 tarihinde yapılması sebebiyle anılan davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 346/1. maddesi gereğince süre nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir. Davaya konu taşıma Türkiye-Polonya arasında gerçekleştiğinden, somut uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır.
TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.
CMR'nin 17. maddesine göre; taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan yüke has bir kusurdan yahutta taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri geliyorsa, taşımacı sorumlu tutulamaz.
Taşımacı taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıttan, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahutta çalışanlarının hata veya ihmallerinden dolayı sorumludur. Somut olayda; davacının sigortalısının Polonya'daki alıcıya sattığı emtianın davacı tarafından sigortalandığı, davalının hazırladığı davaya konu taşımaya ilişkin 06/06/2018 yükleme tarihli taşıma sözleşmesinde davalı ... A.Ş.'nin (önceki unvanı ... Org. Ltd.
Şti.) üst taşımayı, dava dışı ...'nin alt taşımayı üstlendiği, diğer davalı ... Sigorta'nın nakliyat taşıyıcı sorumluluk sigortası poliçesi kapsamında davalı taşıyıcının sigortacısı olduğu.
06/06/2018 günü davalı taşıyıcı sürücüsünün emniyetteki 07/06/2018 tarihli ifadesine göre emtiayı dava dışı satıcının Bolu'daki deposunda yükledikten sonra dorseli tır aracını gümrük işlemeleri için gittiği İstanbul'da gümrüğün yakınındaki bir cadde üzerine park ederek 23:30 sıralarında istirahate çekilerek uyuduğu, 07/06/2018 günü saat 07:00 sıralarında polis memurları tarafından uyandırıldığı, dorsenin kesik ve arka kapısının açık olduğunun fark edildiği ve 150 kadar emtianın çalındığının belirlendiğini; davacının talebiyle hazırlanmış ekspertiz raporunda 142 adet emtianın çalındığı ve 2 adetinin ambalajının hasar gördüğü,
bunların toplama ağırlığının 1.436,40 kg olduğu, buna göre SDR değeri dikkate alındığında sorumluluk üst limitinin 14.435,75-Euro olarak hesaplandığı, sigortalının faturasına göre hasar bedelinin 11.291,34-Euro olduğu, %10 ilave bedelle zarar miktarının 12.420,48-Euro olarak belirlendiği; bu miktarın davacı tarafından sigortalısına 18/10/2018 tarihinde ödendiği ve sigortalının haklarını yazılı muvafakatnameyle davacıya devrettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davalı sürücüsünün güvenli olmayan bir cadde üzerinde bekleme yaptığı, bu durumun taraflarca akdedilen taşıma sözleşmesine aykırı olduğu, bu nedenle olayda davalı kusurlu bulunmuştur.
Bu kapsamda davalı fiili taşıyıcı olarak emtianın hırsızlık sonucu zayi olmasından sorumlu olduğu, davacı sigorta şirketinin hak sahibine yaptığı ödeme nedeniyle halefiyet kuralları gereği uğradığı zararın tazminini talep hakkının bulunduğu anlaşılmış olup; emtianın kaybı, davalı taşıyıcının araç sürücüsünün aracı cadde üzerinde güvensiz bir yere park ederek uyuduğu sırada gerçekleştiği belirlenmiştir. Sürücü aracı terk etmediğinden davalı ağır kusurlu sayılamayacaktır.
Zıya ve hasar halinde tazminatın hesaplanmasına ilişkin CMR'nin 23. maddesine göre; emtianın kısmen veya tamamen kaybı halinde tazminat, emtianın taşınmak üzere teslim edildiği yer ve tarihteki değerine göre hesaplanır. Ancak kısmi kayıp halinde, sorumluluk miktarının tespitinde kaybedilen kısmın ağırlığına göre taşıyıcının sorumlu olduğu miktar belirlenmelidir. Bu halde tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogram başına 8,33 SDR tutarını aşamaz.
Bilirkişi raporunda üst sorumluluk limiti 11.965,21 SDR (14.346,67-Euro) olduğu, davacının icra takibinde 11.291,34-Euro asıl alacak ve 945,65-Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.236,99-Euro talep ettiği, davacının davalı ...'a bildirim tarihi olan 30/11/2018'den takip tarihi olan 09/05/2019 tarihinde kadarki 160 gün için CMR'nin 27. Maddesine göre işlemiş faiz 250,92-Euro hesaplanmıştır.
Ayrıca dava dışı satıcı sigortalı ile davalının şoförünün olaydan sonra zıya ve hasar tespitine ilişkin tutanak tutulduğu, sonrasında sigortalının hırsızlık olayını hem davacı sigortacısına hem de davalı taşıyıcı ...'a 13/06/2018' tarihinde ihbarda bulunulduğundan davalı vekilinin süresinde hasarın ihbar edilmediğine ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.CMR Konvansiyonunun 27. maddesi uyarınca, bu konvansiyona tabi taşımalarla ilgili tazminat taleplerine uygulanacak faiz oranı yıllık %5 olarak kabul edilmiştir.
Davacı icra takibinde "asıl alacağa takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar bankaların Euro cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek döviz faiz oranına göre işletilecek faizi ile" tahsilini istemiş, mahkemece CMR'nin 27. madde hükmü dikkate alınmamıştır.
Ayrıca takip ve dava konusu alacak, taşıyıcının sorumluluğuna dayalı tazminata ilişkin olmakla likit değildir.HMK'nın 357/1. maddesinde bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği düzenlenmiştir. Davalı ...
A.Ş. vekili işlemiş faiz hesabını içeren bilirkişi raporuna karşı sunduğu 28/04/2021 tarihli itiraz dilekçesinde, işlemiş faizin başlangıç tarihi hususunda bir itirazda bulunmadığından, bu istinaf sebebi dinlenmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı ...
Sigorta vekilinin istinaf başvurusunun süre yönünden reddine; takibin bankaların Euro cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek döviz faiz oranını geçemeyecek şekilde yıllık %5 faizle devamına,icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından, davalı ...
A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına kazanılmış usulü haklar dikkate alınarak yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/335, K. 2025/271, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama