KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Dosya no
- 2022/360
- Karar no
- 2024/1291
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/12/2021
- Numarası
- 2020/575 Esas - 2021/928 Karar
- Dava
- Alacak (Tellallık Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.055 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, gayrımenkul sahibi ile aralarında 26.12.2018 tarihli gayrimenkul aracılık sözleşmesi yapılıp davalı ile de aralarında 13.01.2019 tarihli aylık kirası 35.000-TL + KDV olan " Gayrımenkul Görme ve Hizmet Bedeli Sözleşmesi" düzenlendiğini, davalının sonrasında mal sahibi ile görüşmeye geçerek 26.12.2019 tarihinde taşınmazı kiraladığını öğrendiklerini, taşınmazın 13.1.2019 tarihinde gösterilmiş olması nedeniyle 1 yıllık sürenin dolmadığını, davacının sözleşme gereği yıllık kira bedelinin %12+KDV ödeme yükümlülüğü olduğunu ileri sürerek 13.1.2019 tarihli sözleşme kapsamında hizmet bedeli alacağının şimdilik 1.000- TL nin belirsiz alacak davası kapsamında dava tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
ISLAH
Davacı 26/11/2021 tarihli talep arttırım dilekçesiyle talebi 37.382,40 -TL olduğunu ,alacağa dava tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, şirket yetkilileri tarafından davacı ile yapılan sözleşme olmadığını, şirketin bu konuda yetkilendirdiği kimse bulunmadığını, sözleşmelerdeki imzaların şirketle ilgisi olmadığını, şirket yetkililerinin sözleşmeden haberleri bulunmadığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davalı şirket çalışanı ve ...
Market Bölge Müdürü unvanlı ... ile davacı arasında 13/01/2019 tarihinde gayrimenkul görme ve hizmet bedeli sözleşmesi imzalandığını ve davalı şirketin taşınmazı 26. 12.2019 tarihinde sözleşmede belirlenen 1 yıllık sürede kiraladığı, ... 'in bu tarih itibari ile de davalı şirket çalışanı olduğunun SGK kayıtları ile sabit olduğu, TBK nın 38. maddesine göre, Bölge Müdürü olduğu bildirilen adı geçenin iktisadi işletmeyi temsil yetkisi olmadığı kabul edilse dahi davalının, yetkisiz temsilcinin imzaladığı sözleşmeyi benimsediği ve taşınmazı kiraladığı sabit olduğundan TBK nın 520.
Maddesi uyarınca kira sözleşmesindeki aylık 22.000- TL üzerinden hesaplanan yıllık kira bedelinin %12+KDV si toplamı 37.382,40-TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 37.382,40-TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; ...'in şirketi temsil ve imza yetkisi olmadığını, sözleşme için yetki ve talimat verilmediğini ,davacı ile yapılan sözleşmeye onay verilmediğini, TBK nın 46/2 maddesi uyarınca şirketten sözleşmeyi onayıp onamadığının bildirmesinin istenmediğini, husumetin ...'e yöneltilmesi gerektiğini, davacının 26.12.2018 tarihli sözleşmeyi ... ile imzaladığı ve onun yetkilisi olduğunu, ... ile imzaladığı sözleşmenin, ...'ndan aldığı yetki çerçevesinde imzalanmasına rağmen mecuru kendilerinin ...'ndan kiraladıklarını,
davacının yetkilisi olduğu kişi ile davalının kira sözleşmesi imzaladığı kişilerin farklı olması nedeniyle talepte bulunamayacağını, yetki veren temel sözleşmenin 65 günlük olduğunu, kira sözleşmesinin başlangıç tarihi 15.2.2020 olup 13.1.2019 tarihli sözleşmeye göre 1 yıllık sürenin de dolduğunu, ...'in kira sözleşmesi imzalanmadan önce 30.07.2019 da işten ayrıldığını, sözleşmede belirlenen ücretin fahiş olup TBK nın 525 maddesi çerçevesinde indirim yapılması gerektiğini, ayrıca vekalet ücretinin KDV li bedel üzerinden belirlenmesinin doğru olmadığını, henüz fatura dahi kesilmediğini,
davacının talebi belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle ıslaha tabi olduğundan ıslah tarihinden (talep arttırım tarihinden) itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini savunarak kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava,tellallık ücret alacağının tahsili talebine ilişkindir.. Davacı ile dava dışı ... (...'na vekaleten) arasında taşınmazın kiraya verilmesi için 26.12.2018 tarihli 65 gün süreli Gayrımenkul Aracılık sözleşmesi düzenlenmiştir.Davacı ile...
Market Bölge Müdürü adı altında ... arasında 13.1.2019 tarihli aylık 35.000- TL kira bedeli üzerinden taşınmazın kiralanması amacıyla yer gösterme sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede görülen taşınmazın bir yıl içinde kendisi , eşi, ortağı veya çalışanı bulunduğu şirket, şirket ortakları, şirketin ortak olduğu kuruluşlar ya da kan ve sıhri hısımları tarafından kiralandığı taktirde yıllık kira bedelinin %12 + KDVyi ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, ...'in 08/10/2018 tarihinde davalı şirkette işe girdiği , 30/07/2019 tarihinde ayrıldığı,
davalı ile mal sahibi arasında 26/12/2019 tarihinde 10 yıl süreli 15/02/2020 başlangıç tarihli aylık 22.000-TL bedelli kira sözleşmesinin düzenlen diği anlaşılmaktadır. TBK'nın 520. maddesi uyarınca; simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânı hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı bir sözleşmedir.
Simsarlık sözleşmesine kural olarak vekalete ilişkin hükümler uygulanır. Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. Simsarlık sözleşmesi simsar ile sözleşme yapan arasında kurulur. Simsarlık ücretini talep hakkı, hemen simsarlık sözleşmesinin kurulmasıyla doğmaz. TBK.'nın 521. maddesi gereğince simsar ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır.
Somut olayda 13.1.2019 tarihli simsarlık sözleşmesi, dava dışı ... tarafından imzalanmış ise de; sözleşmenin ... Market için yapıldığı ve ... Market Müdürü olarak ... Marketler grubuna uygun boş dükkan olarak kiralanmak amacı ile görüldüğü sözleşme içeriğinde yazılıdır.Sözleşmelerin nispiliği ilkesi uyarınca, sözleşmeler hüküm ve sonuçlarını tarafları üzerinde doğurur.
Sözleşme tarihinde ...'in davalı şirketi temsil yetkisi mevcut değil ise de; şirket çalışanı olduğu, sözleşmeyi Bölge Müdürü olarak imzaladığı, dava konusu dükkanı .. market adına gördüğü ve sonuç olarak dava konusu yerin ( ... Market olarak ) davalı şirket tarafından kiralandığı, sabit olduğundan sözleşmenin ticari vekil sıfatı ile davalı şirket adına yapıldığının kabulü gerekir.
Simsarlık sözleşmesi yapılabilmesi için malikin rıza ve simsara yetki vermesine gerek olmadığından davalının iş sahibi ile yapılan sözleşmeye itirazları değerlendirilmemiştir.
Dayanak 13.1.2019 tarihli simsarlık sözleşmesinden sonra kira sözleşmesinin 26.12.2019 tarihinde imzalandığı, herne kadar kiranın başlangıç olarak 15.2.2020 tarihi kararlaştırılmış ise de; kira ilişkisinin kurulduğu tarih sözleşme tarihi olduğu,1 yıllık sözleşme süresinin dolmadığı anlaşıldığından mahkemenin bu yöndeki kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır. ... 'in Kira sözleşmesinin düzenlendiği tarihte davalı işyerinden ayrılmış olmasının da sözleşmeye etkisi yoktur.
Davacı tarafça dayanılan 13.1.2019 tarihli sözleşme içeriğinden talep edilecek alacak miktarı belli olduğundan dava belirsiz alacak davasının koşullarını taşımamaktadır.Ancak , belirsiz alacak davası koşullarını taşımayan davanın kısmi dava olarak kabulüne,talep artırım dilekçesinin ıslah dilekçesi olarak kabulüne bir engel bulunmamaktadır.Islah dilekçesinde dava tarihinden itibaren faiz talep edilmesi nedeniyle dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Dayanak sözleşmede aylık kira bedeli olarak 35.000-TL olmasına rağmen;
bilirkişi tarafından kira sözleşmesindeki aylık 22.000- TL üzerinden hesaplama yapıldığı, davacı tarafça bu hesaplamaya itibar edilerek talep artırım dilekçesi verildiği görüldüğünden TBK nın 525 madde koşulları oluşmadığından davalının ücretin fahiş hesaplandığına yönelik itirazı yerinde değildir.Sözleşmede,yıllık kira bedelinin %12+ KDV si kadar simsarlık ücreti ödeneceği kararlaştırıldığından hesaplanan hizmet bedeline kdv ilave edilerek kdv dahil bedel üzerinden vekalet ücreti hesaplanarak takdir edilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle ;karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/360, K. 2024/1291, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama