KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
- Esas no
- 2022/366
- Karar no
- 2024/660
- Dava
- ALACAK (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/05/2022
Karar Metni
912 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı/borçlu şirket arasında Tedarikçi Satınalma Esas Sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşmeye göre müvekkilinin, borçlu şirkete sipariş üzerine yüklü miktarda mal teslim ettiğini, borçlu şirketin farklı illerde bulunan mağazalarına teslim edilen bu ürünlerin bedellerinin müvekkiline ödenmediğini, tarafların ticari defterleri incelendiğinde müvekkil şirketin alacaklı olduğunun açıkça anlaşılacağını, sözleşme gereğince gerekmemesine rağmen ...
7. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, ancak borçlu şirket tarafından ödeme yapılmadığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 5.965.299,05 TL alacağın 3.393.822,28 TL yönünden ihtar tarihi olan 31.12.2021 tarihinden kalan 2.571.476,77 TL yönünden hakkın doğumu tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı borçludan tahsili ile müvekkili şirkete verilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerine tahmilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve delil listesi HMK'nın emredici hükümlerine gereğince usulüne uygun olmadığını, yasaların emredici hükmü gereği davacı dava dilekçesidne iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olduğunu, delillerini sunması gerekitği halde dava dilekçesi içinde, davaya konu olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge ve delil sunmadığını, müvekkili şirketin sat-öde (satıştan ödemeli), pl, konsinye ve toplu alım şeklinde ürün tedarik ettiği birden farklı tür tedarik sözleşmesi tipi olduğunu, farklı sözleşme türü/yöntemleri arasından, davacının özgür iradesiyle benimsediği,
satılan malın bedelinin vadeli ödenmesi esasına dayalı vadeli yöntemi seçilerek sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeye göre, taraflar arasında çalışma ve ödeme şeklinin, vadeli şekilde ve 90 gün şeklinde olacağı kararlaştırıldığını, bu sisteme göre, ay içinde satılan ürünlerin ödemesi,
satıldığı ayın son günü vade kabul edildiğini ve bu tarihten 90 gün sonra sadece satılan malın ödemesi yapıldığını, basit ifadesiyle, ödeme ürünün satışına bağlanmış durumda olduğunu, bu nedenle davalının satmadığı ürünün bedelini davacıya ödemesinin söz konusu olmadığını, davacı tarafça düzenlenen faturaların vadelendirmeye esas teşkil etmeyeceğini, vade ve ödenecek tutarın ise sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde uygulanacağının taraflar arasındaki sözleşme ile tartışma dışında olduğunu, tararlar arasındaki ilişki uzun süredir devam etmekte olup, davacı iade alınmayan ürünlerin mülkiyetinin davalıya geçeceğini bildiğini,
tarafların tüzel kişi tacir sıfatını haiz olduğunu, TTK gereği basiretli davranma yükümlülüğü altında olduğunu, her iki tarafı da tacir olan ve tarafların hür iradeleriyle imzaladıkları ve hatta davacı tarafından irade fesadı ve/veya dürüstlük kuralına aykırılığa dair itiraz ileri sürülmediğini, uzun yıllardır davalıya mal tedariki yapan davacının imzaladığı sözleşmeyi bilmediği, uygulanmasından haberdar olmadığı ve kendisine zorla imzalattırıldığı gibi algısı hem basiretli tacir olma yükümlülüğüne hem de ticaretin olağan akışına aykırı olduğunu, ticari ilişki sözleşmeye uygun devam etmekte iken, davacı ...
7.Noterliğinin ... yevmiye sayılı evrakıyla davalı müvekkile ihtarname gönderdiğini, davalı müvekkili şirketin davacıya borcu bulunmadığını, bu nedenlerle davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde Dava , eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen 08/02/2019 tarihli "Tekzen-Tedarikçi Satın Alma Sözleşmesi" başlıklı sözleşme ile 08/02/2019 vadeli/satıcı kondisyon özet tablosu olarak düzenlenen sözleşmeler kapsamında davacı satıcının, davalı alıcıdan dava tarihi itibari ile teslim edilen ürünler nedeni ile alacaklı olup olmadığı, hangi fatura ve ürün teslimi nedeni ile ne kadar alacaklı olduğu, dava tarihi itibari ile ...
7. Noterliği'nin... tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesine konu 3.393.822,28 TL alacak ile ihtarnameye konu edilmemiş olan 2.571.476,77 TL alacağın dava tarihi itibari ile muaccel hale gelip gelmediği, davacı alacağının muaccel hale gelebilmesi için davalıya teslim edildiği belirtilen ürünlerin satışının yapılmasının gerekip gerekmediği, sözleşmenin 4.4 maddesinde ve satışı kondisyon özet tablosunda satış şartına yer verilip verilmediği, davalı tarafından sözleşmenin 3.27, 3.28 maddelerine göre düzenlenmiş fatura bulunup bulunmadığı,
sözleşmenin 3.27, 3.28 maddelerine göre davacı alacağından mahsup edilmesi gereken faturalı alacak bulunup bulunmadığı, davacının alacak miktarı, ihtarnameye konu edilen alacak ile ihtarnameye konu edilmeyen alacak davalının yönünden temerrüte düştüğü tarih konularına ilişkindir.
Davalı vekili ...'nin 25/09/2024 havale tarihli mazeret dilekçesi ile davacı yanın davadan feragat etmesi sebebiyle herhangi bir avukatlık ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, duruşma günü beklenmeksizin karar verilmesini talep ettiğini ve feragat sebebiyle duruşmada hazır bulunamayacaklarını beyan etmiştir.
Davacı vekili ...'ın 30/09/2024 havale tarihli dilekçesi ile mahkememizin işbu dosyasından feragat ettiklerini, dosyada karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, feragat istemi yönünde karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir.
Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, feragat sebebiyle davacı tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu olduğu dikkate alınarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/366, K. 2024/660, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama