KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- Dosya no
- 2022/362
- Karar no
- 2024/1329
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/02/2017 (Dava) - 30/11/2021 (Karar
- Numarası
- 2017/154 Esas - 2021/880 Karar
- Dava
- Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Bam karar tarihi
- 25/09/2024
- Karar yazım tarihi
- 25/09/2024
Karar Metni
2.595 kelime·13 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/154 Esas-2021/880 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı firmanın, müvekkili banka ile çerçeve mahiyetinde 20/02/2007 tarihli 750.000,00 TL bedelli ihracat kredisi sözleşmesi akdettiğini, ihracat kredisi sözleşmesi kapsamında 22/11/2010 tarihinde şubeye müracaat ederek ekli iskonto kredisi talimatı ile 105.000,00 USD tutarındaki vesaik bedeli karşılığında iskonto işlemi yapılarak kredinin müvekkili hesabına aktarılmasının talep edildiğini, davalının vesaik karşılığı iskonto kredisi talebinde bulunduğunu ve iskonto talimatına dayanak olarak ekli belgeleri ve draft başlıklı poliçeyi müvekkiline teslim ettiğini,
söz konusu ihracat evraklarının teslim alınması üzerine 105.000,00 USD'nin davalı firma hesabına vesaik iskonto alışı açıklaması borç kaydedilerek 1.43900 TL/USD kur üzerinden TL'ye çevrilerek ödendiğini, sunulan ihracat evrakları incelendiğinde, davalı firma tarafından 20.000 kg kuru kayısının Fransa'daki alıcı ... firmasına satıldığı, ... Bankası'nın aracı banka, ...
Bank'ın ise alıcı bankası olduğu, satış türünün vesaik mukabili olduğunun görüldüğünü, müvekkili bankaya hitaben davalı ... firmasınca yazılan 12/11/2010 tarihli yazı içeriğinde, ekte vesaiklerin ve poliçenin (draftın) bankaya verildiği ve draftın vadesinde ödenmemesi halinde vesaikin alıcıya teslim edilmeyerek talimatlarına başvurulması notu olduğunu, ödemenin yurt dışı banka garantili, 105.000,00 USD bedelli, 45 gün vadeli, 27/12/2010 ödeme tarihli draft ile yapılacağının belirtildiğini, lehtarı ...
Bankası, ödeyicisi ... firması ve bankası ... Bank olan draftın (poliçenin) ödeme tarihinde, ne yurt dışı ... firması, ne ...
Bankası, ne de asıl kredi borçlusu davalı ... firmasınca müvekkili bankaya herhangi bir ödeme yapılmadığını, ... firması ile yapılan görüşmelerde, yurt dışına satılan ürünlerde kalite problemi yaşandığı iddiası ve poliçenin geçerli olmadığı iddiası ile yurt dışı banka ve alıcı ... firmasınca ödeme yapılmadığının beyan edildiğini, devamında da konunun Marsilya Ticaret Mahkemesi'nde davaya konu edildiğinin belirtildiğini,
sonuç olarak müvekkili banka tarafından davalı ... firmasına kredi sözleşmesindeki hükümler uyarınca vesaik iskontosu karşılığı kredi kullandırıldığını ve bankaya ibraz edilen draftın (poliçe) geçersiz olup ayıplı mal teslimi iddiasıyla açılan bir davanın bulunduğunu, yurt dışı bankadaki tutarlara tedbiren ödeme yasağı konulduğunu, davanın devam ettiği ileri sürülerek bugüne kadar da müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin kredi alacağını tahsil edememiş olup davalı firmanın halen iskonto kredisinden kaynaklı borcundan dolayı müvekkili bankaya karşı sorumluluğunun devam ettiğini,
taraflar arasında imzalanan 20/02/2007 tarihli ihracat kredi sözleşmesinin 26.maddesinde; ihracat işlemleri bazında kullanılacak kredilerde uygulanacak ortak hükümler başlığı altında, c bendinde, "gerek muhabir bankanın seçiminden gerekse ihraç edilen malların bedellerinin her ne sebeple olursa olsun geç gelmesinde ya da hiç tahsil edilememesinde, bankanın hiçbir sorumluluk yüklenmediği, bu yüzden bankaya karşı bir talepte bulunma hakkı olmayacağı", 20.maddesinde; ihracat işlemlerinde belgelerin bedellerinin müşteri tarafından bankaya ödeneceğinin düzenlendiğini, 28.maddede;
ihracat işlemleri bazında iskonto ve iştira kredisi açılması başlığı altında, "bankanın, müşteriye açtığı kredinin bir kısmını veya tümünü, müşteriye ihracat işlemleri bazında iskonto veya vesikalı ya da vesikasız iştira senedi kredisi olarak kullandırabileceği, bu surette banka tarafından kabul edilebilir ticari senetleri temlik cirosu ile bankaya devredeceği veya iştira senetlerini banka emrine düzenleyeceği ve bu maddede sayılan senetler hakkında bu sözleşmenin 12.maddesinin uygulanacağı", 12.maddede;
ihracat işlemleri bazında kredinin ticari senet temliki ve rehni karşılığı kullandırılması başlığı altında, senetlerin vadesinde ödenmemesi halinde, tahsil edilmeyen kısmını ya da tamamını müşterinin bankaya ödemekle yükümlü olduğu,
bankaya verilen senetlerdeki imzası bulunanların ödemeleri tatil etmesi halinde ve herhangi bir sebep göstermeksizin bankanın talep etmesi halinde, müşterinin ilk talepte borcu ödeyeceği gibi banka kredisinden yeni senet verilmesini isteyebileceği, vadesinde ödenmeyen senetlerin bedelinin müşteriden istenebileceği hükümlerine yer verilmiş olup bu hükümlerin ve sözleşmede yer alan ihracat kredilerini düzenleyen diğer hükümlerin müvekkili banka ile davalı firma arasındaki iskonto kredisine uygulanacağı, bu hükümlerin davalı ... firmasını bağladığı konusunda hiçbir tereddüt bulunmadığını,
105.000,00 USD'lik vesaik karşılığı iskonto yapılması talimatının açıkça sözleşmenin 28.maddesi uyarınca ihracat işlemleri bazında iskonto kredisi kullandırımı niteliği taşıdığını, müvekkili bankaya teslim edilen keşideci imzası olmayan poliçenin dayanağı ihracatın ihtilaflı hale gelmesi, poliçesinin 45 günlük vadesinde ödenmemesi, Marsilya Mahkemesi'nce yargılama konusu edilip bu güne dek ödeme yapılmamış olması nedeniyle müvekkili bankanın 105.000,00 USD karşılığı kullandırdığı kredi tutarını, davalı ... firmasından USD bazında tahsil ve talep edebileceğinin aşikar olduğunu belirterek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 12.000,00 USD'nin müvekkili banka alacağının 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kredinin kullandırıldığı 22/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan alacak davasının dilekçesinin 2.sayfasında tüm alacağın Marsilya Ticaret Mahkemesi'nde dava konusu olduğunun açıkça yazıldığını, keza bu kredinin kullanıldığı ihracata konu ürünler ve bedelleri ile kredinin de konu edildiği bu davanın reddedildiğini, kredinin tarafın olan davacı ... Bankası'nın da bu davada taraf olduğunu, davanın davacısının ... firması, davalılarının da müvekkili ile işbu davanın davacısı olan ...
Bankası olduğunu, davacı taraf bu davayı takip etmese de, kararından habersiz olsa da, davanın müvekkili şirket tarafından kazanıldığını, işbu davada davacı ... Bankası'nın da ödemeden kurtulduğunu, yaptığı ödemenin Fransız bankası olan ... tarafından ... Bankası'na ödenmesine karar verildiğini, yani davacının davalıya kullandırdığı bu krediyi başvurduğu takdirde ...
Bank'tan tahsil etme hakkına sahip olduğunu, ekli Marsilya Ticaret Mahkemesi kararının bunu açıkça hükme bağladığını, kararın Fransızcasının ve Türkçe çevirisinin ekte sunulduğunu, karar geldiğinde apostil şerhli olarak mahkemeye sunulacağını, özetle davacının böyle bir alacağının bulunmadığını, celp edilecek kredi sözleşmesinin içeriği ve Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümlerince davacının muaccel olmuş bir alacağının olmadığını, yapılacak bilirkişi incelemesinden de bunun anlaşılacağını, diğer yandan, davacı bankanın bu kredinin kullanımı ve ödenmesi ile ilgili olarak müvekkili firmanın temerrüde düşmediğini beyanla,
davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, "...Davacı banka ile davalı arasında 20.02.2007 düzenleme tarihli 750.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalının yurt dışındaki ... Firmasına yapacağı kuru kayısı ihracatı ile ilgili olarak 22.11.2010 tarihli talimatı ve eki belgelere istinaden vesaik karşılığı iskonto kredisi kullandırılmasını talep ettiği, talimat ekinde 09.11.2010 düzenleme tarihli 45 gün 27.12.2010 vadeli, 105.000.-USD bedelli, lehtarı TEB, ödeyicisi ... firması ve bankası ...
Bank olan draft-poliçeyi sunduğu, davacı bankanın sözleşme ve davalının sunduğu belgelere istinaden 22.11.2010 tarihinde alıcı ...
Firmasının bankası .../... adına açılan hesaba 'Vesaik İskonto Alışı' açıklaması ile 105.000-Usd kredi işlemini yaptığı ve kullandırılan kredinin karşılığı 1.439.Kur üzerinden 151.095.00-TL olarak davalının hesabına aktarıldığı, davalı firmanın ihraç ettiği ürünlerde kalite problemi nedeniyle draft-poliçenin gününde davacı bankaya ödenmediği, davacı banka tarafından 105.000 USD vesaik karşılığı kullandırılan iskonto kredisinden kaynaklanan alacağın fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 12.000,00 USD'si bakımından kısmi alacak davası açıldığı, dava harcının da bu miktar üzerinden yatırıldığı,
draft-poliçenin tarafları yönünden Marsilya Ticaret Mahkemesinde dava açıldığı, dava sonucunda Marsilya Ticaret Mahkemesi'nin 04.06.2015 tarih ve 2015/209 K. sayılı kararı ile davacı bankaya 104.975.USD'nin ödendiğinin anlaşıldığı, davacı bankanın kısmi davada saklı tuttuğu fazlaya ilişkin haklarını, ek bir dava açarak isteyebileceği gibi müddeabihi aynı davada kısmi ıslah dilekçesi verip harcını yatırmak suretiyle arttırabileceği, ancak davacı bankanın talebini arttırmadığı,
davacı vekilinin 12.09.2017 tarihli beyan dilekçesinde ana paranın 8 yıl sonra ödendiğini ve sözleşme hükümleri gereği faiz taleplerinin devam ettiğini beyan etmiş ise de, işbu dilekçenin ıslah dilekçesi niteliğinde olmadığı, dosya kapsamında usulüne uygun olarak yapılmış ıslah bulunmadığı, bilirkişi tarafından düzenlenen 27.11.2017 tarihli rapora göre kısmi davada dava konusu edilen 12.000 USD alacağın dava tarihi itibariyle işleyen faizi ve faizin %5 gider vergisi ile birlikte 18.260,81 USD olduğu,
01.06.2017 ödeme tarihi esas alındığında ise 12.000 USD alacağın işleyen faizi ve %5 gider vergisi ile birlikte 18.571,61 USD olduğunun belirtildiği, buna göre kısmi dava olarak açılan ve ıslahla arttırılmayan işbu davada 01.06.2017 tarihinde davacı bankaya yapılan 104.975.USD ödeme ile davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği,
HMK’nın 331/1.maddesine göre, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir edeceğinden, davacının davanın açıldığı tarihte ticari kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağını tahsil amacıyla dava açmakta haklı bulunduğu anlaşılmakla, davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilerek, sonuç olarak. DAVA KONUSUZ KALDIĞINDAN KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili tarafından, "....Eksik incelemeyle ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek karar verildiğinden istinaf kanun yoluna başvurmalarının zorunlu olduğunu, davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına değil, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı ...'nın davalı müvekkilinden alacaklı olmadığını yargılama safahatında izah ettiklerini, davacı bankanın zaten Marsilya Mahkemesi kararı doğrultusunda vesaik bedelini ...sından tahsil ettiğini, taleplerinin tarafı ve borçlusunun müvekkili şirket olmadığının Marsilya Mahkemeleri tarafından tespit edildiğini,
mahkemeye sundukları Montpellier İstinaf Mahkemesi'nin 11/09/2018 tarihli kararı ile de ... şirketinin ... Ltd. Şti. ile ilgili kendisine satılan malları teslim ederken gerekli özeni göstermediği için uygun biçimde olmayan defolu mal verilmesi ile ilgili olan maddi taleplerinin reddine, 09.10.2010 tarihli borç tanıma ve teminat mektubunun bir değeri olmadığına, ... şirketinin 09.10.2010 tarihli ... Ltd. Şirketinin ...
Bankasına gönderdiği senet devri belgesinin reddine, 105.000-USD'nin ... Bankası'na ... bankası tarafından ödenmesine, ... bankasının ve ...
Bankasının yeni bir ödeme talepleri hakkındaki isteklerinin reddine şeklinde onaylandığını, davalı müvekkili tacirin ticari ilişki, teslim, tesellüm ve ifada bir kusurunun olmaması sebebiyle, davacının ... bankasına yaptığı bir ödeme, gecikmeden kaynaklı faiz ve benzeri her ne ad altında olursa olsun zararı söz konusu ise, bunu bu garantör bankadan doğrudan veya rücuan talep edebileceğini, mahkeme eğer davacı bankanın davasını açmakta haklı olduğu kanaatinde ise bile bunun muhatabının davalı müvekkili olamayacağını tespit etmesi gerektiğini, Montpellier İstinaf Mahkemesi'nin bu kararının mahkemeye onaylı tercümesi ile birlikte sunulduğunu,
bunun üzerine dosyanın bilirkişi incelemesine gönderildiğini, 22.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda bu kararın dikkate alınması ile birlikte davacı bankanın, müvekkilinden alacaklı olamayacağı yönünde görüş bildirildiğini, bunun dışındaki dosyada yer alan tüm tespitlerin hukuken geçerlilik taşımadığını, yine Montpellier İstinaf Mahkemesi'nin kararında yapılan tespitlere göre ...
Bankası’nın yürütülen davada üzerine atılı suçların hepsi kapsamında suçlu bulunduğunu, bu bankanın verdiği teminat mektubunun imzaya yetkili olmayan bir müdür yardımcısı tarafından imzalandığını, bu şekilde ... şirketinin ilk alacağın devri için yaptığı başvuruda ...
Bankasının Medeni Kanunun 1690. maddesini ihlal ettiği gerekçesi ile yürütülen bankacılık işlemlerinde kusurlu bulunduğunu, işbu davadaki talepleri yönünden de dürüst davranmadığını, alacağın borçlusunun ... firması olduğu ve davacı bankanın da davaya konu borcu tahsil ettiğinden, uygulanacak faizin de asıl alacağa bağlı olup müvekkilinin, davacı bankaya asıl alacak yönünden borcu olmadığı gibi vesaik bedeli karşılığında aldığı paraya işleyen faizin de muhatabı olmadığını, faiz alacağını asıl alacağa bağlı olarak ... firmasından istemesi gerektiğini, ancak davacı bankanın Fransız Mahkemesinin ‘...
Bankası'nın yeni bir ödeme talepleri hakkındaki isteklerinin reddine karar verilmiştir’ hususu uyarınca alacağa ilişkin faizi kesin olarak ... firmasından alamayacak olması üzerine kanuna ve içtihatlara aykırı biçimde müvekkilinden talep ettiğini, davacı bankanın basiretli tacir olmama tutumundan kaynaklı olarak müvekkili şirketin bir sorumluluğunun bulunmadığını, Marsiya Mahkemesi'nin kararından bağımsız olarak;
sözleşmenin tarafının ve kredilendirilenin müvekkili olmadığının ayrıca 2. bilirkişi raporunda da tespit edildiğini, bilirkişinin bankanın kendi internet sitesinde, ‘nezdimizde kredi limiti olan muhabir bankaların ödeme garantisi taşıyan ihracat işlemlerinizden doğan alacaklarınız iskonto edilirken Bankamızdaki kredi limitiniz kullanılmamış olur’ ibaresi ile kredilendirilenin müvekkili şirket olmadığını ve TBK m.23 ve 25 gereği sözleşmeler arasındaki çelişkinin davacı lehine yorumlanamayacağını belirttiğini, davacının alacak taleplerinden müvekkilinin sorumlu olmadığının açık olup,
davanın açılmasına sebebiyet verenin de müvekkili olmaması karşısında, müvekkili aleyhine ve davacı lehine olacak şekilde ilam vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yapılacak istinaf incelemesi neticesinde öncelikle davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise ve davanın konusuz kalması yönündeki kararın usule uygun olduğuna kanaat getirecek ise;
davanın açılmasına sebebiyet verenin müvekkili olmaması gözetilerek yine yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı banka tarafından ihracat vesaiki karşılığı kullandırılan iskonto kredisine dayalı banka alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı banka ile davalı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında, davalı şirketin davadışı ...
Şirketi ile yurtdışı ihracat işlemine dair 105.000-USD'nin 22.11.2010 tarihinde davalının sunduğu ihracat evrakları ve draft (poliçe) kapsamında vesaik bedeli karşılığı iskonto işlemi ile davacı banka tarafından davalı hesabına gönderildiği, bahse konu draft(poliçe) içeriğinde lehtarın davacı banka ve borçluların ise davadışı ... şirketi ile yurtdışındaki muhabir banka (...
Bank) olduğu, 45 gün vadeli olduğu, davalının bu belgede imzası bulunmamakla birlikte, taraflar arasında bu hususta herhangi bir sorun yaşanmaksızın muhabir bankanın da teyidi sonrasında ilgili tutarın davalı hesabına geçtiği, ancak draftın gününde davacı bankaya ödenmediği, davacı bankanın davalı ile irtibata geçtiğinde yurtdışı alıcı firmanın, davalı tarafından gönderilen malların ayıplı olduğu iddiası ile ödeme yapmadığını ve konunun Marsilya Ticaret Mahkemesine taşındığını öğrendiği, dava tarihi olan 10.02.2017 tarihine kadar da herhangi bir ödeme yapılmadığından,
davacı banka tarafından aralarındaki sözleşme hükümleri uyarınca davalı şirketin sorumluluğu bulunduğu iddiası ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı ise, bahse konu tutarın davacı bankaya ödenmesinde tüm sorumluluğun davadışı ... şirketi ve muhabir bankada olduğunu, nitekim Marsilya Ticaret Mahkemesinin de bu yönde karar verdiğini savunmuştur.
Yargılama sırasında 01.06.2017 tarihinde davadışı banka tarafından davacı bankaya bahse konu draft bedelinin ödendiği görülmüş, mahkemece davacı bankanın açtığı kısmi davadaki talebi bakımından ödeme nedeniyle konusuz kalan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, gerekçede davanın açıldığı tarih itibariyle ödeme olmayıp o tarih itibariyle davacının dava açmakta haklı olduğu belirtilerek vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yüklendiği,
davalı vekilinin de davanın reddi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin hatalı olduğundan ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesi gerektiğinden bahisle istinafa geldiği anlaşılmıştır.
Dosyaya tercümeleri ile birlikte sunulan Marsilya Ticaret Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen kararın tarihi 07.02.2013 ise de, yine sunulan istinaf ve temyiz evraklarından, 13.09.2017 tarihinde bu kararın temyiz incelemesine tabi tutulduğu ve yine icrasına dair de 11.09.2018 tarihli istinaf kararı bulunduğu, buna göre dava tarihi itibariyle davacı bankanın bahse konu alacağını yurtdışı şirket ve bankasından tahsil edip edemeyeceğinin kesinleşmiş olmadığı,
bunun yanısıra bahse konu yurtdışı mahkeme kararının, davaya konu ihracat kredisini yurtdışına ilişkin yönleri ile inceleyip, draftı ve buna dair mevzuatını değerlendirerek 105.000-USD'nin davacı bankaya iadesine dair hüküm tesis ettiği, davacı banka ile davalı şirket arasındaki akdi ilişkiye dair yönün ise taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi hükümleri gözetilerek eldeki davada değerlendirilmesi gerektiğinin açık olduğu,
buna göre taraflar arasındaki ihracat kredileri sözleşmesinin özellikle 20., 26/3-c, 28/2 ve 12/5.maddelerine göre ihraç edilen malların bedellerinin geç gelmesinde ya da bu bedelin hiç tahsil edilememesinde davacı bankanın sorumluluğu olmayacağı, aksine "krediye konu ticari belgelerin bedellerinin müşteri tarafından ödeneceği"ne dair düzenlemeler yapılmış olduğu, anılan sözleşme hükümleri uyarınca davacı bankanın 22.11.2010 tarihli işlem gereği yaptığı ödeme nedeniyle 10.02.2017 tarihli işbu dava tarihine kadar alacağını iade de alamaması karşısında, davalıya müracaatında bir isabetsizlik bulunmadığı,
bununla birlikte dava dilekçesinde asıl alacağa dair talepte bulunulup bu alacağın faiziyle tahsilinin istenmiş olup, herhangi bir menfi zarar ya da munzam zarar talebine dair bir açıklama ve talep sonucu bulunmadığı, davacı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde de esasen bu hususu açıkça beyan etmiş olup, yargılama sırasında asıl alacağın davacı bankaya ödenmiş olduğunun da anlaşılmasına göre, mahkemece konusuz kalan dava bakımından karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesisinde sonucu itibariyle bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, davalı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/362, K. 2024/1329, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama