KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/527
- Karar no
- 2024/1924
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/07/2021
- Numarası
- 2018/1026 Esas - 2021/519 Karar
- Dava
- Alacak
Karar Metni
1.031 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin e-ticaret firmalarına sanal pos hizmeti sunduğunu, müvekkil şirketin BDDK nezdinde ödeme kuruluşları listesinde yer aldığını, müvekkilinin e-ticaret firmalarının internetten yaptığı satışlarda ödeme işleminin gerçekleştirilmesini sağladığını, müvekkili ile davalı arasında sözleşme akdedildiğini, müvekkili tarafından davalıya sanal pos imkanı sağlandığını, davalı şirket adına gerçekleştirilen ödeme hizmeti kapsamında tahsil edilen bedellerin davalı şirkete gönderildiğini, taraflar arasında devam eden ticari ilişki kapsamında davalı şirketin müvekkile borçlu olduğunun tespit edildiğini,
tespit olunan bedelin ödenmesi talebinin davalı şirkete bildirildiğini, davalı şirket tarafından gönderilen cevabi e-posta ile alacağın ödeneceğinin belirtilmesine rağmen herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, tüketicilerin davalı şirket tarafından sunulan hizmete ilişkin kendi kredi kartlarından bedel tahsil edildiğini, ancak herhangi bir hizmet alınmadığını ileri sürerek ilgili bankalara harcama itirazı başvurusunda bulunduklarını,
bunun üzerine müvekkil şirket aracılığı ile tahsil edilen ve akabinde davalı şirkete gönderilen işlem bedellerinin bankalar tarafından aynı yöntem ile müvekkil şirket hesabından tahsil edilerek tüketicilere iade edildiğini, müvekkili şirketin bu şekilde zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; usule ilişkin olarak dava dilekçesi ekinde bulunduğu iddia edilen delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, müvekkil firmanın www....com.tr ve www...com alan adlı internet siteleri işletmek için ilgili firmalardan bu alan adlarını kiraladığını, ilgili sitelerin e-ticaret alanında kullanılan internet siteleri olduğunu, davacı firmanın sanal posları üzerinden tüketicilerin ödemelerinin alındığını, davacı firmanın müvekkili şirketten ilgili işle alakalı olarak herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacı şirketin üzerine düşen emtia-hizmetleri yerine getirmediğini,
müvekkili şirket ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkinin reddedilmediğini, müvekkili şirketin tüm borçlarını ifa ettiğini, davaya konu alacağa-cari hesap borcuna itiraz ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; bilirkişi incelemesine göre davalı şirketin 2018 yılı yevmiye defterinin kapanış onayı sunulmadığı ve davalı şirketin dava tarihi olan 03.09.2018 tarihi itibariyle davacı şirketten 96.801,64-TL alacaklı durumda bulunduğu,
davalı şirketten davacıya virman açıklaması ile borç kaydı yapılan işlemlerin karşı hesaba ait muavin dökümlerinin ibraz edilmediği. davalı şirketin davacı şirkete borçlu olup olmadığının her iki hesabın birlikte değerlendirilmesi tespit edilebileceği, davalının mevcut kayıtlarına göre davalı şirketin davacı şirketten alacaklı veya borçlu olup olmadığının belirlenmesinin mümkün olamayacağı, bu itibarla davalının defterlerine itibar edilemeyeceği,
davacı şirketin defterlerine göre dava tarihi olan 03/09/2018 tarihi itibariyle davalı şirketten bilirkişi raporunda dökümü bulunan iadelerden dolayı 215.260,76-TL alacaklı durumda bulunduğu hususlarının tespit edildiği, dosyadaki delillere ve bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan alacaklı olsa da ...
Bankasına yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıya göre davalı şirket lehine düzenlenen 400.000-TL tutarlı teminat mektubunun 01.06.2018 tarihinde davacı şirket tarafından paraya çevrildiği, davacının alacağının üzerinde tutarın teminat mektubunun paraya çevrilmesiyle tahsil edildiği, davacının davalıdan alacağı kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; tespit edilen bakiye alacağın teminat mektubunun paraya çevrilmesinden sonra oluştuğunu, bilirkişi raporunda 03/09/2018 tarihi itibariyle müvekkili şirketin 215.260,75-TL alacağı olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin tespit edilen alacağının teminat mektubu ödemesinin düşülmesinden sonra kalan bakiye borca ilişkin olduğunu, ek bilirkişi raporunda da teminat mektubu paraya çevrildiği halde müvekkilinin 03/09/2018 tarihinde davalıdan 215.260,76-TL alacaklı olduğunun belirtildiğini, mahkemenin teminat mektubu ödemesini hatalı yorumladığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; taraflar arasındaki Payu Hizmet Kullanım Sözleşmesi kapsamında oluşan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, tüketicilerin harcama itirazına davalının bir açıklama yapamaması nedeniyle bankalarca müvekkilinden yapılan kesintilerden dolayı 10.000-TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup; mahkemece, davalının defterlerinde davacıya borç kaydı yaptığı dayanak muavin dökümlerin ibraz edilmemesi nedeniyle davalının defterlerine itibar edilemeyeceği, davacının itibar edilen ticari defterlerine göre davacının davalıdan 215.260,76-TL alacaklı olduğu, davacının alacağını 400.000-TL bedelli teminat mektubu ile tahsil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Öncelikle; davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; şirketin istinaf aşamasında 04/10/2022 tarihli genel kurulunda tasfiyenin sonuçlandırılmasına karar verilerek bu kararın 20/10/2022 tarihinde tescil edildiği, bu suretle şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiği anlaşılmaktadır. Yargılama sürecinde davanın taraflarının taraf ehliyetini haiz olması gerekir.
Taraf ve dava ehliyeti dava şartı olup davanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekmekte olup taraf teşkilindeki bu eksiklik re'sen incelenmiştir. Davalı şirket hakkında açılan davaya devam edilebilmesi için, davacıya şirketin tüzel kişiliğini ihya etmek üzere süre verilmesi ve ihya kararının kesinleşmesinden sonra yargılamaya devam edilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, mahkemece davacının ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacının davalıdan 215.260,76-TL alacaklı göründüğü, davalının defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemede ise davalının davacıdan 96.801,64-TL alacaklı göründüğü tespit edilmiştir. Davalı tarafından davacıya verilen ...
Bankasına ait 400.000-TL tutarlı teminat mektubu 01/06/2018 tarihinde nakde çevrilmiş ise de bilirkişi raporunda davacının 215.260,76-TL alacağının, teminat mektubunun mahsubu sonucunda oluşup oluşmadığı hususunda bir değerlendirme bulunmamaktadır.
Bilirkişi raporunda davacının defterlerinde 22/02/2018 tarihinde 100.000-TL hızlıal.com için 300.000-TL gold.com.tr açıklaması ile davacının alacağına kaydedildiği hususunun belirtilmesine karşılık teminat mektubunun 01/06/2018 tarihinde tazmin edildiği dikkate alındığında bu kayıtların teminat mektubu ile ilgisi açıklanmamıştır.
Bunun dışında mahkemece 01/10/2020 tarihli ara kararla davalının ticari defterleri üzerinde 06/11/2020 inceleme günü tayin edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup davalı vekili tarafından ticari defterlerin hacmi nedeniyle 05/11/2020 tarihinde yerinde inceleme yapılması talebinde bulunulmuştur.
Ancak davalının inceleme günü defterlerini yerinde hazır etmediğine ilişkin bir tespit bulunmadığı gibi incelemenin sonradan teslimi sağlanan belgeler üzerinden yapıldığının anlaşılması karşısında bilirkişi tarafından davalıdan daha sonradan istenen dayanak kayıtların mahkeme vasıtasıyla ibrazına olanak sağlanmaması hukuki dinlenilme hakkının düzenlendiği HMK'nın 27. maddesi çerçevesinde doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasından sonra davalının dayanak kayıtlarının da ibrazı sağlanıp, tarafların ticari defterleri arasındaki mutabakatsızlığın tek başına usulsüz harcamalardan kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılarak, nakde çevrilen teminat mektubunun cari hesapta mahsup edilip edilmediği, davacının davalıdan alacağının varsa miktarının denetime elverişli bir şekilde tespiti gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak,
eksiklik giderilerek sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/527, K. 2024/1924, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama