KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/1519
- Karar no
- 2024/1458
- İncelenen kararın mahkemesi
- TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/03/2024
- Numarası
- 2024/6 Esas - 2024/158 Karar
- Dava
- Genel Kurul Kararının İptali
- İstinaf karar tarihi
- 14/10/2024
Karar Metni
757 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davacının, davalı şirketin %85 hissedarının malvarlığına TMSF nin kayyım atandığını ,davalı şirketin 10.10.2023 tarihinde yapılan genel kurulda "yönetim kurulu üye ücretlerinin görev yapmaya başladıkları 22.08.2023 tarihinden itibaren aylık net her biri için 22.000-TL olarak belirlenmesinin önerildiğini, ...
Malvarlığı Değerleri Kayyım Temsilcilerinin bu önerisine, davacı ortağı temsilen ...''nın alınan bu karara itiraz ettiğini, mevcut şirketin uzun yıllardır gayri faal olduğunu, ticari faaliyeti, geliri ve kazancı bulunmadığını, yönetim kurulu üyelerine ayrı ayrı ücret takdir edilmesinin şirketi zarara uğratacağı, öz sermayesini bütünü ile tüketecek bir karar olduğunu belirttiğini, ancak yapılan oylamada çoğunluğun evet oyu ile yönetim kurulu üyelerine aylık net 22.000-TL ücret ödenmesine karar verildiğini ileri sürerek, davalı şirketin 10.10.2023 tarihli genel kurulda alınan 2 nolu kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; söz konusu şirkette görev yapan mevcut yönetimin ücret almasının usul ve yasaya uygun olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin ücret hakkı yasal düzenlemelere bağlandığını,alınan kararın kanuna, esas sözleşmeye uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece. Davalı şirketin 10/10/2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 2 nolu karar ile "...
Malvarlığı Değerleri Kayyım Temsilcileri tarafından "yönetim kurulu üyelerine 22.08.2023 tarihinden itibaren aylık net her 22.000-TL olarak belirlenmesini" önerildiği, davacı temsilcisi tarafından şirketin faaliyeti, gelir ve kazancı bulunmadığı,yönetim kurulu üyelerine ayrı ayrı ücret takdirinin şirketi zarara uğratacağı ve öz sermayesini bütünüyle tüketeceği nedeniyle karara itiraz ettiği, kayyım temsilcilerinin olumlu oyu ile önerinin kabul edildiği, karara muhalefetinin 2 nolu gündem maddesinin görüşülmesi sırasında oylamadan önce sunulduğu, bu muhalefetin öneriye karşı olduğu,
davacı tarafından kararın alınmasından sonra yapılan bir muhalefetin bulunmadığı, alınan karara muhalif kalma koşulunun davacı tarafından yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ
Davacı vekili, genel kurul tutanağında muhalefet şerhinin öneriye değil özellikle alınan karara karşı yapıldığının açıkça belirtildiğini, davacı müvekkili temsilcisinin '' ...gayri faal bir şirketin yönetim kuruluna ücret verilmesine ilişkin verilen karara itiraz ediyorum. Şöyle ki,şirket uzun yıllardır gayrifaal olup, hiçbir ticari faaliyeti, gelir ve kazancı bulunmamaktadır.
Bu şirkete atanan yönetim kurulu üyelerine ayrı ayrı ücret taktir edilmesi, şirketi zarara uğratacak ve öz sermayesini bütünüyle tüketecek bir karar olduğundan alınan karara itiraz ediyorum.'' şeklinde alınan karara muhalefet ettiğini, davalı şirketin faaliyet alanında çalışan tek bir personeli bulunmadığını, şirkette sadece bir personel çalıştırılıp bu kişinin gelen tebligatlar ve vergi dairesine verilecek beyannamelerle ilgilendiğini;
şirket faaliyet gösteriyormuş gibi 3 kişiden oluşan bir yönetim kurulu atanarak yönetim kurulu üyelerine aylık net olarak 22.000-TL net ücret ödenmesine karar verildiğini ileri sürerek , davanın reddine ilişkin kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, davalı şirketin 10/10/2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan,yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmesine ilişkin 2 nolu genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTKnın 445. maddesi hükmüne göre; kanun ve esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açılabilir.
Aynı yasanın 446. maddesine göre iptal davası açılabilmesi için, toplantıya katılmak, olumsuz oy vermek ve muhalefetini tutanağa geçirtmek şartlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Oylama öncesi yapılan görüşmeler sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması, alınan karara muhalif olunduğu anlamına gelmez.
Davacı ortak temsilcisi aracılığıyla genel kurula katılmış, davacı temsilcisi yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmesine ilişkin gündemin 2. maddesine yönelik olarak, henüz karar alınmadan önce karşı çıkarak peşin muhalefette bulunmuştur. Davacı temsilcisi; alınan karara karşı itiraz ettiğini belirtmekte ise de; yapılan öneriden sonra ,oylamadan önce karara itiraz etmiştir.Bu nedenle "alınan karara itiraz" edildiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Davacı tarafından karar alındıktan sonra muhalefet şerhi veya muhalefet şerhi anlamına gelebilecek bir beyanda bulunulmamış, ayrıca yazılı olarak da bildirilmemiştir. Açıklanan nedenlerle.
Bu şekildeki muhalefet, öneriye karşı çıkma niteliğinde olup, kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı çıkma veya muhalefet şerhi bulunmadığından, iptal davası açabilmek için zorunlu olan alınan karara muhalif kalma koşulu yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/1519, K. 2024/1458, 14 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama