KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1529
- Karar no
- 2024/1674
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/07/2024
- Numarası
- 2022/252 Esas - 2024/806 Karar
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 18/11/2024
Karar Metni
831 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davanın aktif husumet nedeniyle reddine ilişkin verilen kararın davacılar ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davacıların kardeşleri ...'nin ölümünden kısa bir süre önce ... Sanayi ve Ticaret AŞndeki 1.277.100 adet hissesini eşi ...'ye muvaazalı olarak devrettiğini, murise ait hisselerin davalıya mirastan mal kaçırmak amaçlı olarak bedelsiz devrinin iptali ile müvekkililerinin miras hissesi oranında 319.275 adet şirket hissesinin müvekkilleri adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde davalının HMK 107. göre daha sonra arttırılmak üzere 320.000- TL tazminata mahkum edilmesine, evvel emirde dava konusu şirket hisselerinin 3. şahıslara devrinin engellenmesi amacı ile teminatsız veya mahkemenin uygun göreceği teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacıların hisse devir işlemlerine ilişkin muvazaa iddialarının dayanaksız olduğunu ve soyut iddiaların ötesinde bir delil sunulamadığını, müteveffa tarafından yapılan hisse devir işleminin tamamen usulüne uygun olduğunu, müteveffanın hem devir işlemi öncesinde, hem de devir sırasında ve sonrasında akıl sağlığının yerinde olduğunu, buna ilişkin hastane ve doktor raporları bulunduğunu, haliyle hisse devir işleminin iptalini gerektirecek tek bir sebep dahi bulunmuyorken davacıların asılsız şekilde muvazaa iddiası ile huzurdaki davayı açmaları tümüyle haksız ve kötüniyetli olduklarını gösterdiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddini iddia ve talep ettiği görülmektedir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacıların murisin mirasçısı olduğu, davacılar dışında ..., ... ve ... isimli mirasçılarının bulunduğu mirasçılık belgesinden anlaşıldığını, bu haliyle davacıların murisinin terekesinden muvazaalı olarak davalı yana devredildiği bildirilen payların, terekedeki varlığının kabulü halinde terekenin elbirliği mülkiyetine tâbi olduğunu, elbirliği mülkiyeti devam ettiği sürece mirasçıların bağımsız payları ve tasarruf yetkilerinin bulunmadığı, kendi adlarına tescil talepli dava açma olanağının olmadığı,
TMK'nun 702/4. maddesi uyarınca davaya tereke temsilcisi atanması ya da diğer mirasçıların davaya katılması veyahut davaya muvafakatlarının sağlanması yoluyla da devam edilemeyeceği ve davanın dinlenebilme olanağının bulunmadığı sabit olduğundan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili; mahkemenin dayanak yaptığı mirasçılık belgesi Adana 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/188 E. - 2023/405 K. Sayılı ilamı ile iptal edildiğini, alınan bu son veraset ilamı gereği mahkeme ilamında adı geçen ..., ... ve ...'nın mirasçılık sıfatı olmadığını, görülen davada, davacılar dışında sadece davalı ... olduğunu, sonuç itibariyle davada tüm mirasçılar arasında taraf teşkili sağlanmış olup, terekeye temsilci tayin edilmesine gerek olmadığını, bu sebeplerden dolayı kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf yoluna başvuran davalı vekili; mahkemece dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmettiğini, talep konusu yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği için kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; davacı tarafça muvazaalı olduğu ileri sürülen anonim şirket hisse devrinin iptali ile devreden murise ait payların davacı mirasçılar paylarının adına tesciline karar verilmesine ilişkindir. Davacılar, müteveffanın ölümünden evvel yaptığı hisse devirlerinin muvazaalı olduğunu,bu bağlamda tereke üzerinden miras payının zedelendiğini ileri sürerek hak iddia etmektedir.
Miras payına dahil olduğu ve muvazaalı olarak devredildiği öne sürülen malvarlığı haklarının (ticari şirket hisseleri) 6102 sayılı TTK'da tanımlanmış olması, davayı ticari dava kılmaz. Davanın (iddianın) temeli muris muvazaasıdır.
Muvazaanın var olup olmadığı yönündeki iddia ve savunmaya ait delillerin tartışılması anlamında davanın konusunu oluşturan hisse senetlerinin reel değerlerinin belirlenmesi sürecinde ticari defterlerin ve kayıtların incelenmesi gereği de davayı ticari dava kılmaz.
Genel bir ilke olarak görevli mahkemenin belirlenmesinde temel ölçüt, muris muvazaasına konu malvarlığı haklarını oluşturan unsurların niteliği olmayıp, murisin mirasçılarının hukukunu zedeleyen malvarlığı haklarına yönelik muvazaalı bir işlemi olup olmadığıdır. Bunu değerlendirme görevi de 6100 sayılı HMK'nın 2 maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesine aittir.
Dava muris muvazaasına dayalı hisse devrinin iptali davası olup, 6102 sayılı kanunun 4.maddesinde yazılmış mutlak ticari davalardan olmadığı gibi aynı kanunun 5.maddesinde yazılı olduğu gibi nisbi ticari davalardan da olmadığı, bu itibarla ticari dava mahiyetinde olmayan davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu, mahkemece davanın esasına bakmakla görevli olmadığı halde davanın esasına girilerek karara bağlanması yerinde bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle ; göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerekirken esası incelenerek karar verilmesi yerinde olmadığından, davacılar ve davalı vekillerinin istinaf nedenleri incelenmeksizin kararın kaldırılmasına, dava dosyasının görevli olan Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/1529, K. 2024/1674, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama