KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2026
- Dosya no
- 2024/274
- Karar no
- 2026/167
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/07/2018
- Numarası
- 2014/776 Esas - 2018/732 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 17/09/2014
- İstinaf karar tarihi
- 30/01/2026
Karar Metni
2.736 kelime·14 dk okuma·5 bölüm
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı ... AŞ ile aralarındaki 22/04/2010 tarihli 400.000-TL bedelli Genel Kredili Sözleşmesi gereğince ticari krediler kullandırıldığını, borçlu şirketin kredinin geri ödemeleriyle ilgili edimlerini yerine getirmemesi üzerine, borçlu firma ve kefillerine Beyoğlu ...
Noterliğinin 30/05/2012 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek hesabın kat edildiğini ve alacağın muaccel hale getirildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine İstanbul 23. İcra Dairesi'nin ...sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalıların icra dairesinin yetkisine itirazlarının sözleşmede İstanbul icra dairelerinin yetkili kılınması nedeniyle haksız olduğunu, borçluların itirazlarının aksine hesabın kat edildiğine dair kat ihtarnamesinin noter marifetiyle davalılara gönderilmesiyle alacaklarının muaccel hale geldiğini,
kat ihtarına itiraz edilmiş olmasının alacağın muaccel olmasına engel teşkil etmediğini, alacağın likit olduğunu belirterek davalıların itirazlarının iptaline, alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılara dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacı banka ile davalı...AŞ arasında 22/04/2010 tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, diğer davalıların sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, sözleşmede ihtilaf halinde İstanbul mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili kılındığı, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 BK uyarınca kefaletin yazılı olması ve belli bir limiti göstermesi sebebiyle geçerli olduğu, davalı ...AŞ'nin kullandığı kredileri ödemede aksaklık göstermesi sebebiyle davacı tarafından hesabın katedilerek davalılara kat ihtarının gönderildiği, kat ihtarının davalı kefillere tebliğ edilmediği,
bu nedenle kat tarihinden takip tarihine kadar akdi faiz işletilebileceği, asıl borçlu yönünden ise bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere temerrüt tarihinden takip tarihine kadar sözleşmesel temerrüt faizi talep edilebileceği, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde davalı kefillerin kefaletinin, davalı asıl borçlu tarafından iade edilmeyen çek yaprakları nedeniyle yasal ödeme miktarlarını kapsamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (A) Davalı asıl borçlu ...
AŞ yönünden; davalının İstanbul 23.İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına itirazının; (a) Ticari Artı Para Kredisi Nedeniyle; toplam 19.508,04-TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacak 18.721,73-TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek %72 oranında faizi ve faizin BSMV'si ile devamına, (b) Biz Card Nedeniyle; toplam 20.018,07-TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacak 18.647,48-TL, üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek %126 oranında faizi ve faizin BSMV'si ile devamına, (c) İşlek Ticari Kredi Nedeniyle;
toplam 54.850,52-TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacak 53.907,15-TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek %30 oranında faizi ve faizin BSMV'si ile devamına, (d) İşlek Ticari Kredi Nedeniyle; toplam 96.824,27-TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacak 95.050-TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek %32 oranında faizi ve faizin BSMV'si ile devamına, (B) Davalı kefiller yönünden; davalıların İstanbul 23. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına itirazının; (a) Ticari Artı Para Kredisi Nedeniyle;
toplam 19.271,94-TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacak 18.721,73-TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek % 36 oranında faizi ve faizin BSMV'si ile devamına, (b) Biz Card Nedeniyle; toplam 19.812,49-TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacak 18.647,48-TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek %71,4 oranında faizi ve faizin BSMV'si ile devamına, (c) İşlek Ticari Kredi Nedeniyle; toplam 54.614,68-TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacak 53.907,15-TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek % 15 oranında faizi ve faizin BSMV'si ile devamına, (d) İşlek Ticari Kredi Nedeniyle;
toplam 96.380,70-TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacak 95.050-TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek % 16 oranında faizi ve faizin BSMV'si ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takipten sonra yapılan 27/07/2012 tarihli 20.499,74 TL tutarlı, 31/07/2012 tarihli 5.500-TL tutarlı, 31/07/2012 tarihli 4.800,00 TL tutarlı, 01/08/2012 tarihli 2.068,00 TL tutarlı, 23/08/2012 tarihli 15.000-TL tutarlı, 03/09/2012 tarihli 4.058,01 TL tutarlı, 04/09/2012 tarihli 32.441,99 TL tutarlı ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına,
Gayrinakdi çek kredisi yönünden davalı ...AŞ'nin itirazının iptali ile 8.000-TL çek bedelinin davacı nezdinde faiz getirmeyen bir hesapta bloke edilmesine, ödenmesi halinde takibin çek bedelleri yönünden ödeme tarihinden itibaren işleyecek %72 oranında faizi ile devamına, Gayrinakdi çek kredisi depo talebinin davalı kefiller ..., ... ve ...
Şti. yönünden reddine, hüküm altına alınan 191.200,90-TL alacak üzerinden hesaplanan 38.240,18-TL icra inkar tazminatının davalı kefiller ..., ... ve ... Şti.'nin sorumluluğu 38.022,21-TL ile sınırlı olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili; davanın açıldığına dair müvekkiline herhangi bir tebligat yapılmadığını, bu şekilde savunma haklarının kısıtlandığını,müvekkilinin dosyada kefil olarak yer aldığının belirtilmesine rağmen müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini, faiz oranlarının da yanlış tespit edildiğini, kefiller yönünden hükmedilen icra inkar tazminatının hukuka aykırı olduğunu, icra dosyasında itiraz dilekçesi bulunmadığını, bu nedenle itirazın kapsamının belirlenemediğini, icra dosyasında kimlerin itirazda bulunduğu belirlenmeden müvekkili hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını,
itiraz dilekçesinin UYAP'da kayıtlı olmamasının da adil yargılanma hakkını etkilediğini, müvekkili yönünden kredi kartı nedeniyle alacağa hükmedilmiş ise de müvekkili tarafından kullanılan kredi kartı bulunmadığını, böyle bir kart bulunmadığı halde verilen kararın usule aykırı olduğunu, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Temlik eden davacı banka ile davalı ...AŞ arasında 22/04/2010 tarihli genel kredi sözleşmesinin akdedildiği, diğer davalılar sözleşmede müteselsil kefil olarak yer aldığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın 29/05/2012 tarihinde kat edilerek 30/05/2012 tarihli kat ihtarnamesinin keşide edildiği, kat ihtarnamesinin asıl borçluya 04/06/2012 tarihinde tebliğ edildiği, kefillere ise tebligat yapılamadığı,
temlik eden alacaklı banka tarafından artı para kredisi, işlek kredi, kredi kartından kaynaklı davalı asıl borçlu hakkında toplam 186.326,36-TL asıl alacak, 6.301-TL işlemiş akdi faiz, 5.119-TL temerrüt faizi, 572-TL BSMV olmak üzere toplam 198.318,36-TL nakdi ve 8.000-TL gayrinakdi kredi alacağının, davalı kefiller hakkında ise 186.326,36-TL asıl alacak, 8.838,38-TL akdi faiz, 441,92-TL BSMV olmak üzere toplam 195.606,66-TL nakdi ve 8.000-TL gayrinakdi kredi alacağının tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalıların süresinde borca itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı,
mahkemece yapılan yargılama sonucunda her bir kredi yönünden yapılan ayrı değerlendirme sonucunda yukarıda yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verildiği, hükme karşı sadece davalı kefil ... tarafından istinaf başvurusu yapıldığı anlaşılmaktadır.TTK'nın 4(1)-f) maddesinde, Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlık ticari davanın konusunu oluşturur.Davalı vekili, tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu ileri sürmekte ise de TTK'nın 7. maddesinde düzenlenen “Ticari Teselsül Karinesi” uyarınca ticari işlere kefalet müteselsil kefalet olarak kabul edilmiştir.
Bu itibarla uyuşmazlık tüm davalılar yönünden TTK nun 5. maddesi uyarınca asliye ticaret mahkemesinin görevine girdiğinden davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davalı ... vekili, davada müvekkiline tebligat yapılmadığını, bu nedenle savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmüş ise de dava dilekçesi, duruşma günü, ön inceleme duruşma zaptı, bilirkişi raporlarının davalıya Tebligat Kanunu'nun 21. Maddesi gereğince tebliğ edildiği,
yine sözlü yargılama günün davalının mernis adresine tebliğ edildiği anlaşılmakla yargılamanın tüm aşamalarından haberdar olan davalının hukuki dinlenilme hakkının ihlaline ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Kefalet sözleşmeleri 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihinden önce 02.11.2011 tarihinde imzalanmış olup, sözleşmenin geçerliliği bakımından o tarihte yürürlükte olan 818 sayılı BK hükümlerine tabidir.
818 sayılı BK'nın 484. maddesi uyarınca ise, kefalet sözleşmesinin geçerli olması için yazılı şekilde yapılması ve kefilin sorumlu olduğu kefalet limitinin gösterilmesi gereklidir.Somut olayda da kefalet sözleşmesi yazılı olarak düzenlenmiş olup kefalet limiti gösterildiğinden, sözleşme geçerli ve bağlayıcı niteliktedir.
Bu nedenle müteselsil kefil sıfatı bulunan davalılar, asıl borçlunun borcundan (asıl borçlunun temerrüdü dahil) kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sorumludur.
Davalı vekili, müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini, bu nedenle temerrüt faizi uygulanamayacağını ileri sürmüş ise de davalı kefil yönünden temerrütün gerçekleşmediği mahkemece de kabul edilmiş olup, temerrüt faizi oranları değil, takip tarihine kadar akdi faiz oranları üzerinden yapılan hesaplama hükme esas alınarak karar verilmiştir.
Uygulanan akdi faiz oranları davacı banka tarafından sunulan faiz tablosundaki oranların altında kalmaktadır.Diğer taraftan davalı kefil yönünden temerrüt takiple gerçekleştiğinden takip tarihinden itibaren alacağa temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmesi gerekirken akdi oranlarda faize hükmedilmesi davalı lehine olup,
davalının bu istinaf nedeni de yerinde değildir.Yine hükmedilen alacak likit ve belirlenebilir nitelikte olduğundan icra inkar tazminatının koşulları oluşmadığına dair istinaf nedenleri isabetli görülmemiştir.Kredi kartı alacağı yönünden yapılan değerlendirme ise kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları hakkındaki Tebliğ (2006/1) RG nin 2 Nisan 2006 tarih ve 26127 sayılı nüshasında yayınlanarak yürürlüğe girmiş ve kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları Merkez Bankası tarafından belirlenmeye başlamış,
25.5.2013 tarih ve 28657 sayılı RG de yayınlanan 2013/8 sayılı tebliğ ile KMH kredilerinde uygulanacak azami akdi ve gecikme faizi oranları kredi kartlarına uygulanan akdi ve gecikme faizi oranlarını geçemeyeceği düzenlenmiştir.
Yine 3.8.2013 tarihli 28727 sayılı RG de yayınlanan 2013/10 sayılı tebliğ ile 2006/1 sayılı tebliğin 3.maddesinden sonra 3/A maddesi eklenerek "Kurumsal kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları hakkında tebliğin 3.madde hükümleri uygulanır." denilmiştir.
Buna göre kurumsal kredi kartı dahil olmak üzere, KMH kredileri de 2006/1 sayılı tebliğ hükümlerine tabi tutulmuştur.Hesabın kat edildiği ve takibin başlatıldığı 2012 yılı itibariyle TCMB tarafından belirlenen azami faiz oranlarına ilişkin Tebliğ hükümleri kurumsal kredi kartları yönünden geçerli olmadığı anlaşılmakta ise de temlik eden banka tarafından sunulan faiz tablosunda kredi kartları ile ilgili faiz oranlarına yer verilmemiş olup, bankaca daha yüksek oranda faiz uygulandığı ispat edilemediğinden TCMB tarafından belirlenen kredi faiz oranlarının dikkate alınmasında zorunluluk bulunmaktadır.
Hesabın kat edildiği ve icra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle kredi kartı için akdi faiz oranı (2,34X12=) 28,08 olarak belirlenmiştir. Buna göre değerlendirme yapıldığında.
29/05/2012 kat tarihinden icra takibinin başlatıldığı 28/06/2012 tarihine kadar 18.647,48-TL kredi kartı alacağına 436,35-TL faiz işlediği ve 21,81-TL BSMV alacağı oluştuğu, 18.647,48-TL alacağa takipten sonra 28,08 oranında faiz işletilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.Bunun dışında icra takibinin başlatılmasından sonra, fakat dava açılmadan önce 03/07/2012 tarihinde 6.778,57-TL, 1.981,40-TL, 809,43-TL, 04/07/2012 tarihinde 371-TL, 16/07/2012 tarihinde ise 423,32-TL olmak üzere davacı banka tarafından 10.363,72-TL tahsilat sağlandığı,
davanın bu tutarlar düşülerek 187.954,64-TL üzerinden açıldığı temlik alan davacının 03/03/2015 havale tarihli dilekçenden anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacının davadaki talebi 187.954,64-TL olduğu halde itiraz niteliğinde olan ve re'sen dikkate alınması gereken ödeme tutarları alacaktan düşülmeden ve davacının talebi aşacak şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.Davacının alacağının, bahsi geçen ödemeler, önce TBK'nın 100. maddesi gereğince her bir ödemenin yapıldığı tarih itibariyle oluşan faiz ve Bsmv alacağından düşülerek tespiti gerekmektedir.Artı para kredisi için 03/07/2012 tarihinde 809,43-TL, 04/07/2012 tarihinde 371-TL, 16/07/2012 tarihinde 423,32-TL ödeme yapıldığı görülmektedir.
Davacının alacağına takip tarihinden sonra da faiz işlemeye devam etmektedir. Bu nedenle her bir ödemenin, yapıldıkları tarih itibariyle oluşan faiz (ve Bsmv) alacağından mahsubu gerekir.
Faizi (ve Bsmv'yi ) aşan ödeme tutarının ise ana para alacağından mahsubu neticesinde ticari artı para kredisi nedeniyle davacının 16/07/2012 tarihi itibariyle alacağı 18.055,46-TL asıl alacak olarak hesaplanmıştır.Ödeme tarihiAsıl alacak Faiz BsmvÖdenen tutar Bakiye 03/07/2012 18.721,73 655,26 32,76 809,43 18.600,32 04/07/2012 18.600,32 18,600,93 371 18.248,85 16/07/2012 18.248,85 218,99 10,94 423,32 18.055,46 İşlek krediler için ise 03/07/2012 tarihinde 6.778,57-TL ve 1.981,40-TL olmak üzere toplam 8.759,97-TL ödeme yapılmıştır.
Ödemenin yapıldığı 03/07/2012 tarihi itibariyle 1.işlek kredi nedeniyle 53.907,15-TL asıl alacak, 786,15-TL işlemiş faiz, 39,30-TL BSMV, 2. İşlek kredi nedeniyle ise 95.050-TL asıl alacak, 1.478,56-TL işlemiş faiz, 73,92-TL BSMV alacağı hesaplanmıştır.
Bahsi geçen ödemenin önce faiz ve BSMV alacaklarından (786,15+39,30+1478,56+73,92=2.377,93) mahsubu, aşan kısmın (8.759,97-2.377,93=6382,04) ise faizi düşük olan 1.işlek kredi asıl alacağından düşülmesi (53.907,15-6.382,04) neticesinde 03/07/2012 tarihi itibariyle bankanın 1. İşlek kredi nedeniyle 47.525,11-TL, 2. İşlek kredi nedeniyle ise 95.050-TL alacağı hesaplanmıştır.Açıklanan nedenlerle;
kredi kartından kaynaklanan alacağa uygulanan faiz oranı ve hükmedilen faiz miktarı ile takip ve dava tarihi arasındaki ödemeler ve davacının davadaki talebi dikkate alınmadan karar verilmesi doğru olmadığından davalı ... vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle haklı görülerek,
diğer davalılar yönünden hükmün kesinleşen kısımları aynen tekrar edilmek suretiyle davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, toplam 179.736,21-TL nakit alacak yönünden itirazın kısmen iptaline, gayrinakit alacak talebi yönünden davanın reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit ve belirlenebilir nitelikte olduğundan 35.947,24-TL icra inkar tazminatının davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/274, K. 2026/167, 29 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama