KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Dosya no
- 2025/1236
- Karar no
- 2025/1375
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/05/2025
- Numarası
- 2021/507 2025/495
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
1.086 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili. Müvekkili şirketin inşaatlarda kullanılan her türlü kalıp ve iskele sistemlerinin üretimi, satışı ile iştigal ettiğini, davalının 20/03/2013-20/04/2018 tarihleri arasında müvekkili şirketin satış bölümünde proje satış yöneticisi olarak çalıştığını, çalıştığı sürece vakıf olacağı gizli bilgiler sebebi ile davalı ile yapılan 20/03/2013 başlangıç tarihli iş sözleşmesinin 4. maddesi ile rekabet yasağının kararlaştırıldığını,
buna göre davalının aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir firmada veya rakip bir firmada veya şirketin faaliyet konusunu oluşturan alanlarda faaliyet gösteren bir firmada iş sözleşmesinin sona erme tarihinden itibaren 24 ay müddet ile İstanbul ili sınırları içerisinde çalışmamayı, ortak olmamayı, danışmanlık yapmamayı, kendisi ya da birinci dereceden akrabaları adına bir işletme kurmamayı veya kurdurmamayı kabul ettiğini, ancak davalının 09/04/2018 tarihinde kurulan bir şirketin kurucusu ve yönetim kurulu başkanı olduğunun tespit edildiğini,
yani davalının İstanbul ili dahilinde müvekkili şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren bir şirket kurduğunu, iş akdinin 4.(g) maddesi uyarınca en son aylık brüt ücretin 6 katı tutarındaki bedeli cezai şartı müvekkili şirkete ödemekle yükümlü olduğunu, müvekkili şirketin davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline,davalı aleyhinde alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; TBK'nın 447. maddesinin 2. fıkrası gereğince sözleşmenin haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse rekabet yasağının sona ereceğini, müvekkili ile davacı işveren arasında akdedilen iş sözleşmesinin 06/04/2018 tarihinde davacı işveren tarafından haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğini, müvekkilinin iş akdini haklı bir neden olmaksızın feshetmesi sebebi ile müvekkili tarafından iş akdinden kaynaklanan kıdem ve ihbar tazminatlarının tahsiline yönelik olarak iş mahkemesinde dava açtığını ve halen derdest olduğunu, davacı işverenin müvekkilinin iş akdini haklı bir neden olmaksızın feshetmesi sebebi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece. Bakırköy 13. İş Mahkemesinin 2018/22 esas sayılı dosyasında verilen kararda iş akdinin davacı tarafça sonlandırıldığı bu nedenle de işveren tarafından yapılan haksız bir fesih bulunmadığından davanın reddine karar verildiği,kararın davacı tarafça istinafı üzerine İstanbul BAM 32. HD'nin 2020/1088 esas 2025/2 karar sayılı ilamında,
" iş akdinin tazminat gerektirmeksizin sona erdiğinin ispat yükünün davalı işveren üzerinde olduğu belirtilerek işçinin istifasına ilişkin yazılı delil olmadığından işverenin devamsızlık tutanağı da sunmadığından ilk derece mahkemesinin gerekçesinin ve buna bağlı kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddi kararının hatalı olduğu belirtilerek işçi lehine kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının davacıya ödenmesine kesin olarak karar verildiği , TBK nın 447/2 maddesi uyarınca sözleşmenin,
haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından fesih edildiğinin tespit edildiği,rekabet yasağının sona erdiği,davacının cezai şart talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili.
İş Mahkemesi kararının konusunun yalnızca kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin olduğu, taraflar arasındaki rekabet yasağı taahhüdünün geçerliliği ve ihlali hususunda herhangi bir maddi ya da hukuki tespit içermediğini, iş sözleşmesinin sona erme şekli, davalının rekabet yasağı kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal ettiği somut fiillerin değerlendirilmesine engel teşkil etmediğini, davalının iş akdi 20.04.2018 tarihinde sona ermesine rağmen aynı sektörde faaliyet gösteren ...
AŞ. unvanlı şirketin 09.04.2018 tarihinde kurulmasının davalının rekabet yasağına aykırı faaliyetlerinin iş akdi devam ederken başladığını açıkça ortaya koyduğunu, bu durum yalnızca TBK’nın 444 ve devamı hükümleri kapsamında rekabet yasağının ihlali anlamına gelmekle kalmayıp aynı zamanda sadakat yükümlülüğünün açıkça ihlalini gösterdiğini, alınan bilirkişi raporunda, davalı işçinin işverenin müşteri çevresi ve ticari sırlarına vakıf olduğu,
iş akdinin sona ermesinin ardından aynı sektörde faaliyet gösteren şirketin kurucusu ve yöneticisi olduğunu dolayısıyla rekabet yasağının koşullarının oluştuğunun teknik olarak tespit edildiğini,mahkemenin bu teknik değerlendirmeleri nazara almadan iş mahkemesi kararını esas alarak hüküm kurduğunu, kararın eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle tesis ettiğini, belirterek kararın kaldırılmasına davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, rekabet yasağına aykırılık nedeniyle cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
6098 sayılı TBK'nın 444 ve devamı maddelerindeki düzenleme uyarınca; rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi,
önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Yani, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterli görülmektedir.
TBK'nın 447/2 maddesinde; sözleşme haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağının sona ereceği hüküm altına alınmıştır.
İş sözleşmesinin 5 maddesinde, çalışanın, iş sözleşmesinin sona ermesini takip eden 24 ay müddet ile İstanbul ili sınırları içerisinde çalışmamayı, ortak olmamayı, danışmanlık yapmamayı, kendisi ya da birinci dereceden akrabaları adına bir işletme kurmamayı veya kurdurmamayı aksi halde çalışanın son aylık bürüt ücretinin 6 katını tazminat olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği düzenlenmiştir.
İş sözleşmesinin feshini takiben davalı işçi tarafından davacı işveren aleyhine açtığı haklı fesih iddiasına işçilik alacaklarına ilişkin dava red edilmiş ise de , İstanbul BAM 32. HD'nin 2020/1088 Esas 2025/2 Karar sayılı ilamı ile " istinaf incelemesi sonucunda kararın kaldırılarak davanın kabulüne,davacıya kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ödenmesi gerektiğine hükmedilmesine kesin olarak karar verilmiştir.
İşçi belirsiz iş sözleşmesini haklı nedenle veya işverenin haksız bir nedenle feshetmesi halinde işçi kıdem tazminatına hak kazanır.
Davalı işçi tarafından iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız fesih edildiği ileri sürülmüş, istinaf kararında da bu sonuca varıldığı ,böylelikle davalı işverenen iş akdini haksız fesih ettiği kesin hükümle belirlendiğinden davalı vekilinin sadece ihbar ve kıdem tazminatına hükmedildiği, cezai şart koşulları bakımından bir değerlendirme yapılmadığına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Böylelikle iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiği, böylelikle rekabet yasağının sona erdiği kesinleşen mahkeme kararı ile belirlenmiştir.Açıklanan nedenlerle, TBK'nın 447/2 maddesi hükmü gereği davalı işçinin rekabet yasağı işveren tarafından haksız fesih edildiği kesin karar ile belirlendiğinden iş sözleşmesinde kararlaştırılan rekabet yasağı sona erdiğinden bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/1236, K. 2025/1375, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama