KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- Dosya no
- 2025/1262
- Karar no
- 2025/1535
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/06/2025
- Numarası
- 2024/352 Esas - 2025/625 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/04/2024
- İstinaf karar tarihi
- 06/10/2025
Karar Metni
801 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davacı şirketin, davalı ile arasındaki ticari alışverişten kaynaklanan faturalardan kaynaklı bakiye alacağı nedeniyle Bakırköy 12. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, takibe yapılan itiraz ettiğini, tarafların ticari defterleri incelendiğinde alacağın ortaya çıkacağını belirterek itirazın iptali ile haksız itiraz sebebi ile davalı aleyhine %20 inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili; itirazın iptali davasında alacağını ispat etme yükümlülüğünün davacıda olduğu, davacı taraf alacağını, miktarını, alacağın kaynağını oluşturan faturaları ve içeriği malın teslim ettiğini,edimlerini yerine getirdiğini ispatla yükümlü olduğunu, fatura düzenlenmesinin alacak iddiası için yeterli olmadığını, öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerektiğini, sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerektiğini, taraflar arasında yapılan sözlü/yazılı bir sözleşme olmadığını,
olsa dahi bu sözleşmenin davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili kişiler ile yapılmadığını belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; alınan bilirkişi raporunda tarafların 2024 yılı ticari defterlerinin, usulüne uygun tutulduğu, her iki taraf ticari defterlerine göre,her iki taraf ticari defterlerine göre , davacı tarafından davalıya içeriği meyve ve sebze ürünleri olan 2024 yılı Ocak ve Şubat aylarında KDV dahil tutarı 95.588,08-TL olan 9 adet Temel E-Faturası düzenlediğini, davalı tarafından davacıya 26.01.2024 tarihinde düzenlenen toplam tutarı 9.058,94-TL'lik ...
Numaralı faturaya istinaden "2 kg eksik domatese istinaden fiyat farkı" açıklamalı 30.01.2024 tarihli KDV dahil tutarı 66,66-TL olan Temel E-Fatura düzenlediğini, davalı tarafından yapılmış bir ödeme olmadığını, davacının kalan alacağının (95.588,08-TL - 66,66-TL) 95.521,42-TL olduğu tespit edildiğini, temel E-Faturalara ancak karşıya iade faturası düzenlenerek veya Noter kanalı ile veya KEP üzerinden itiraz edilebileceğini, icra takibinde 95.588,09-TL alacak talep ettiği,
davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 95.521,42-TL alacaklı olduğunu kanıtladığından,itirazın 95.521,42-TL asıl alacak bakımından iptaline ,takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine likit alacağa haksız itiraz nedeniyle alacağın %20 oranda icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili;TTK’nın 21/2. maddesi uyarınca faturaya sekiz gün içinde itiraz olunmaması halinde fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması için, faturayı düzenleyen kişinin ticari işletmesi icabı mal satmış, imal etmiş yada iş görmüş olması gerektiğini, faturaya itiraz olunmaması fatura içeriğini kabul etme sonucunu doğurmadığını, taraflar arasında yapılan sözlü/yazılı bir sözleşme olmadığını var ise dahi temsile yetkili kişiler ile yapılmadığı, alacağın varlığı yargılamayı gerektirmekte olup müvekkilinin itirazı haklı olduğundan icra inkar tazminatı şartları oluşmadığını,temerrüt faizi talep edilmesinin yerinde olmadığını belirterek; kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, cari (açık) hesap alacağının tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
HMK'nın 222.maddesi "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine ibrazına karar verebilir" hükmünü haizdir.Alınan bilirkişi raporunda her iki yanın 2024yılında tuttuğu ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu, davacının düzenlediği 9 adet 95.588,08- TL bedelli faturaların davalının ticari defterlerinde, davalının -66,66-TL bedelli iade faturasının davacıda kayıtlı olduğu, icra takip tarihi itibariyle, her iki tarafın ticari defterlerinde davalının davacıya 95.521,42-TL borçlandığı,
kayıtların birbirini doğruladığı belirlenmiştir. Davalı vekili alacağın kanıtlanamadığını ileri sürmekte ise de; faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir.
Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddesine bakmak gerekir.Ticari defterlere kaydedilen fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar.
Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Davalı taraf ise bu yolda bir delil göstermemiş soyut olarak borcu olmadığını ileri sürmekle yetinmiştir.Açıklanan nedenlerle; alacağa dayanak faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu,davalının davacıya 95.521,42-TL borçlu bulunduğunun kabulü ile itirazın iptaline ve davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı bulunan alacağın likit olduğunun kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf nedeni yerinde olmayan davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/1262, K. 2025/1535, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama