KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2025
- Dosya no
- 2025/797
- Karar no
- 2025/940
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/02/2025
- Numarası
- 2023/786 Esas 2025/135 Karar
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 05/12/2023
- İstinaf karar tarihi
- 11/06/2025
Karar Metni
1.162 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili ... aleyhine davalı TMSF tarafından İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile 7.223,32 TL asıl alacak, 50.593,00 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 57.816,32 TL tutarında icra takibi yapıldığını, takip talebinden ve ekinden de görüleceği gibi ... bank A.Ş. Demetevler Şubesi tarafından 14.06.1999 tarihinde düzenlendiğini, sözleşmeye istinaden müvekkiline icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini, takibe konu kredi sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığı gibi müvekkilinin bankaya yada davalıya borcu bulunmadığını,müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, davalı taraf aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacının davalıya borcu bulunmadığının tespiti, nüfus cüzdanının kaybolması nedeni ile imza itirazından bahisle huzurda ki davayı açtığını, ... bank A.Ş. ise Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun 27/10/2002 tarihli kararıyla temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi 4389 sayılı Bankalar Kanunun 14üncü maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarına istinaden TMSFuna devredildiğini ve bankanın bankacılık lisansının 28/12/2001 tarihi itibarıyla kaldırıldığını ve tasfiyesine başlandığını, davacının kredi borcunu sözleşme sözleşme hükümlerine göre ödememesi üzerine 21/07/1999 tarihinde Ankara Yenimahalle ...
Noterliğinin ... yevmiye nolu kat ihtarnamesi ve hesap özeti gönderildiğini, hukuki gerekçeden yoksun haksız itirazları içerir davanın reddine karar verilmesine, haksız kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece. 24/11/2024 tarihli Adli Tıp Uzmanı & Adli Bilimler Belge İnceleme Uzmanı Prof.
Dr. ...'dan alınan raporda Kredi sözleşmesindeki müteselsil kefil kısmındaki ... imzasının dikey bir çizginin alt ucu saat yönünde döndürülerek ileriye doğru oluşturulan gramaların ardından ikili dikey çizgi ile tamamlanmış, sağa eğimli, yukarı doğrultulu, kendi içinde varyasyonları olan imza olmasına karşın, karşılaştırma belgelerdeki ...'a ait imzaların ise iki farklı yapıda olup, bir kısmının kaligrafik el yazısı ile "..." benzeri bir yapıda oluşturulmuş, bir kısmı ise kaligrafik el yazısı ile "..." yazılarak oluşturulmuş, belirgin eğim içermeyen, farklı doğrultu özelliği gösteren, işlek özellikte imzalar olduğu,
inceleme konusu sözleşmedeki imza ile ...'ın karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında tersim tarzı başta olmak üzere, yapılan oluşturulma şekli, başlangıç ve bitiriliş özellikleri, yapılar arası bağlantılar, doğrultu, ritm, işleklik gibi grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından yüksek derecede uyumsuzluk ve benzemezlikler bulunduğundan, sözleşmede müteselsil kefil olarak imzası bulunan davalı ... adına atılan imzanın ...’ın eli ürünü olmadığının belirlendiği ve dolayısıyla davalı ...’nin dava konusu sözleşmedeki kefaletinin geçersiz olduğu anlaşılmakla kefaletin geçersizliği sebebiyle davanın kabulüne,
davalı aleyhine kötüniyet tazminatı şartları mevcut olmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ
Davalı vekili; ... bank A.Ş –Demetevler şubesi tarafından dava dışı ... Ltd. Şti firmasına kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, davacı borçlunun bu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine 21.07.1999 tarihinde Ankara Yenimahalle ...Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ve hesap özeti gönderildiğini, Ankara ...İcra Müdürlüğü'nün ...
E.nolu dosyası ile 26.07.1999 tarihinde takibe geçildiğini, uzun zaman bu dosyalardan işlem yapıldığını, daha sonra dosyalar bulunamadığı için İstanbul ...
İcra Dairesinin ... esas nolu dosya ile tahsilde tekerrür olmamak üzere takibe geçildiğini, bilirkişi raporuna itiraz edildiği ve ek rapor talep edildiğini, davacının, itiraz dilekçesinde de belirttiği gibi kötüniyetli 3.kişiler için yapılmış bir müracaatını dosyaya sunmadığını, bu nedenle rızası dışında 3. kişilerin bu işlemi yaptığını ispat etmediğini, Müvekkil kurum 4389 Sayılı Bankalar Kanununun 14/5-cMaddesi gereğince harçtan ve teminattan muaf olmasına rağmen harç ödenmesine hükmedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava. 14.06.1999 tarihli genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunan davacının imza inkarına dayalı menfi tesbit istemine ilişkindir.İmza inkarına dayalı menfi tespit davasında imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü, takibe başlayarak imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir.
Mahkemece yöntemince yapılan grafolojik inceleme ile genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatıyla davacıya atfedilen imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.
Davacı vekili, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu ileri sürmüş ise de mahkemece genel kredi sözleşmesinin tanzim tarihinden önceki ve sonraki tarihleri taşıyan yeterli sayıda (17 ayrı) imza aslı toplanarak konusunda uzman grafolog bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmış, genel kredi sözleşmesinde davacıya atfedilen imza ile yetkilinin mukayese imzaları arasında; genel görünümleri, işlerlik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler bulunmadığından,
söz konusu genel kredi sözleşmesinde ki imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece uygun mukayese imzalarının genel kredi sözleşmesindeki imzalarla birlikte incelendiği hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davalı vekili tarafından yeterli imza araştırılmadığı ileri sürülmüş ise de ispat yükü kendisinde olan davalı tarafından başkaca imza bulunduğu yeri bildirmeden soyut itirazına itibar edilmemesi yerindedir. Davacı tarafından kimliğini kaybettiği ,adına vergi mükellefiyeti açıldığından kapatılması için yetkili makamlara verilen dilekçeler.
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2000/291 esas, 2001/287 karar sayılı ilamı incelendiğinde, aynı şekilde bir başka bankanın müdahil olduğu davada asıl borçlu ... şirketi sahibi ve şirket müdürü sanık ...'nun matbaasına almak istediği iki adet araç için kredi almak üzere bankaya başvurduğu,
ancak bankanın kefil istemesi üzerine kendisi ve şoförünün dosya davacısının ve şirketin ... şirketi ve kefil imzalarının kendileri tarafından atıldığını kabul ve ikrar ettikleri, anılan dosyada davacının da şüpheli sıfatıyla yargılandığı ve diğer şüphelilerin ikrarı üzerine beraat getirtilen dosyanan anlaşılmaktadır.Yine mahkemece dosyaya delil olarak getirtilen Amasya 2 Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/63 esas ,2009/24 karar sayılı dosyasında dosya davacısı adına çek tanzim edilmesi nedeniyle davacının yargılandığı ;çekte ki imzaların davacı eli ürünü olmadığının ATK raporu ile belirlendiğinden beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır.Somut
durumda kredi sözleşmesinde ki imzanın davacıya ait olmadığı yeterli sayıda davacı tarafça bildirilen yerlerden getirtilmiş olup,davacı vekilinin yeterli inceleme yapılmadan davanın kabulüne karar verildiğine yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Davalı TMSF sayılı, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 140 ıncı maddesinde, "Fon her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır."Davalı harçtan muaf olduğu halde davalı aleyhine harca hükmedilmesi yerinde değil ise de yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına; yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç olmadığından yeniden karar verilerek davanın kabulüne, davacı tarafından yatırılan peşin harcın davacıya iadesine davalıdan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/797, K. 2025/940, 11 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama