KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2025
- Dosya no
- 2025/878
- Karar no
- 2025/1022
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/10/2023
- Numarası
- 2018/1379 Esas - 2023/929 Karar
- Dava
- Çek İstirdadı
- Dava tarihi
- 14/11/2018
Karar Metni
1.069 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; keşidecisi ...Ltd.
Şti'nin olduğu ... bank Sorgun Şubesi 31.07.2018 vadeli ... seri numaralı 95.000-TL bedelli çekin aralarındaki ticari ilişki sebebiyle ... şirketinden alındığı, çekin 19.11.2017 tarihinde çalındığı,İstanbul 2.ATM'nin 2017/1020 Esas numaralı dosyası ile çek iptal davası açıldığı, yine 20.11.2017 tarihinde Sanayi Polis Merkezine yapılan şikayet nedeniyle ... sayılı dosyası ile soruşturma açıldığı,Savcılık tarafından bankaya yazı yazıldığı çekin banka şubelerine ibrazı halinde çekin muhafaza altına alınmasını talep ettiği, müvekkili şirketin sahte kaşe ve imzası ile davalı ... şirketine ,ardından davalı ...'a kötü niyetle ciro edildiği,
müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu ..
İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası takip başlatıldığı, davalı ... hakkında İstanbul C Başsavcılığı 2018/132512 Soruşturma sayılı sayılı dosyası ile resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şikayette bulunulduğu, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine karşı İstanbul Anadolu 4.İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/720 esas sayılı dosyası ile sahte kaşe ve imzaya itiraz edildiği,müvekkilinin davalı ... şirketi ile hiçbir ticari bağı olmadığı,
... tarafından ele geçirilen çekin yetkili son hamilinin müvekkili şirket olduğunu ,soruşturma dosyaların neticesinin işbu dosya kapsamında bekletici mesele yapılmasını ,çekin yetkili ve hukuki hamili olan müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili; davacı dava dilekçesinde müvekkilinin kötü niyetli olarak istirdatta konu çeki elinde bulundurduğunu iddia ettiği, davacının iddialarının dayanaktan yoksun olduğu müvekkilinin davaya konu çekin meşru hamili olup çeki dava dışı başka bir cirantadan aldığı, müvekkilinin dava dışı cirantadan aldığı çeki takipten 9 ay önce 07.12.2017 tarihinde takas bankasına sunduğu, müvekkilinin davaya konu çeki dava dışı cirantadan cirantanın borcuna karşılık aldığı, çeki çaldırdığını iddia eden davacının 2. sırada ciro sahibi müvekkilinin ise çekte 6. sıra ciro sahibi olduğunu,davanın reddini, davacı tarafın %20 kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; 6102 sayılı TTK 792 .maddesi uyarınca; çek herhangi bir nedenle hamilin elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olsun hamil hakkını790. Maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu, taktirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. Davacı uyuşmazlık konusu olayda incelenen ticari kayıtlarla takip konusu çekin kayıtlı olduğu ve çekin rızası hilafına elinden çıktığını kanıtlamış olsa da davacı ve son hamil ... arasında ara cirantalar olduğu, çeki eline geçiren ve icra takibine konu eden davalı ...'ın çekin iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; dosya içerisindeki dilekçelerinde ... şirketinin çalınan çeklerden başka bir tanesinde daha ciro sahibi olarak yer aldığını, o dava da da ticari defterlerini sunmaktan kaçındığını, dosya henüz derdest olduğunu, çeklerin karekodlu çekler olması da bir diğer iyiniyet iddiasını çürütür emare niteliğinde olduğunu, karekodlu çek uygulamasının getirilmesinin sebebi zaten bu tür kötüniyetli ticari dolaşımın önüne geçilebilmesi adına olduğunu, dava konusu çekinde karekodlu bir çek olması ve çekler çalınır çalınmaz alınan tedbir kararları, savcılık kararlarının hepsi çek üzerinde sorgulama yapıldığında görülebilir durumda olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine dayalı olarak çek bedelinin istirdatı istemine ilişkindir.
TTK’nın 792. maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' TTK'nın 790. maddesinde ise, "cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır" hükmü düzenlenmiştir.
Çek istirdatı davalarında davacı çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekir.
Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır.Somut olayda; davacı tarafça dava konusu ... seri numaralı 95.000-TL bedelli çekin aralarındaki ticari ilişki sebebiyle ... şirketinden alındığı, çekin 19.11.2017 tarihinde çalındığı, keşidecisi ...Ltd.Şti lehdarı ... Gıda San.ve Tic.
AŞ olan ve müvekkili lehine ciro edilen çekin çekin davacının elinden rızası dışında çıktığı ileri sürülmüştür. Dosyaya sunulanların incelenmesinde 19.11.2017 tarihinde işyerinde hırsızlık olayı meydana geldiğine ilişkin olarak davacının şikayetçi olduğu; hırsızlık olayının hemen akabinde zayi nedeniyle çek iptali davası açıldığı ve davalı tarafından çekin 7.12.2017 tarihinde bankaya tevdi edildiği savunulmuştur.
Davacı tarafından açılan çek zayii davasında; elde ki davaya konu çek ile birlikte ;19.5.2018,12.5.2018, 31.5.2018,19.1.2018 25.2.2018 keşide tarihli çeklerinde çalındığından bahisle iptali istenilmiştir.İspat yükü üzerinde bulunan davacı, yukarıda da açıklandığı üzere öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası dışında elinden çıktığını, sonrasında ise davalının çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunu kanıtlamak zorundadır.
Dosya kapsamına göre çekin davacının yetkili hamil iken çekin rızası dışında elinden çıktığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça çalındığı ileri sürülen çeklerin tamamının karekodlu çekler olduğu sunulan suretlerden anlaşılmaktadır.
Davacı tarafça hırsızlık olayından sonra ertesi gün şikayetçi olduğu, çek iptali davası açtığı anlaşılmasına göre çeklerin ibrazlarından evvel çeklerle ilgili ödeme yasağı veya çalıntı bildirimi kayıtlarının ne zaman çek kayıtlarına girdiği hususunun araştırılması gerekmektedir. Mahkemece davalının çeki kötüniyetli iktisap ettiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya konu çek ileri tarihli olup, çalındığı ileri sürülen çeklerin tamamının karekodlu çek olduğu, findeks uygulamasında ki kayıtlara çalıntı kayıp bildiriminin hangi vakit de konulduğu bilgisi dosyada mevcut olmadığından davalının çeki ağır kusurlu iktisap edip etmediği hususunda bir kanaate varılmamaktadır.
Ayın olayda çalındığı ileri sürülen çeklerin Kredi Kayıt Bürosundan çek sorgulama raporları istenilerek çalınan bütün çeklere çalıntı kaydı konulup konulmadığı, çekin ibrazından evvel kimler tarafından sorgulandığı, C Başsavcılığı soruşturma dosyasında elde edilen bulgular da değerlendirilerek davalının çeki iktisabında ağır kusurlu olup olmadığı, çek bedelinin istirdadı koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanıp değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/878, K. 2025/1022, 20 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama