İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2026/293 K.2026/376

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2026/293Karar2026/376Tarih2 Mart 2026Okuma6 dk · 1.177 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
2 Mart 2026
Dosya no
2026/293
Karar no
2026/376
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
11/06/2025
Numarası
2025/257 Esas 2025/374 Karar
Dava
Menfi Tespit
Dava tarihi
10/04/2025
İstinaf karar tarihi
02/03/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.177 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili.

Davalı tarafından İstanbul 21. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine genel haciz yoluyla icra takibi başlatılıp, işbu takibin kesinleştiğini, işbu dosyadan görüleceği ve anlaşılacağı üzere alacaklı şirketin talep ettiği asıl alacak ve ferilerin tamamen yanlış beyan ve talep edildiğini, müvekkilin beyanına göre asıl borç kesinlikle icra dosyasının kapak hesabında görüldüğü kadar olmadığını, müvekkil ve ortağı olduğu şirket alacaklıya olan borçlarını takipten önce ödeyerek sonlandırdığını, ana para hatalı tespit edildiğinden kat öncesi ve sonrası faiz, temerrüt faizi oran ve tutarı, masraf, gider avansı,

tahsil harcı ve avukatlık ücretinin hatalı olduğunu belirterek müvekkilinin İstanbul 21. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; takip dosyasının incelenmesinde davalı kefil aleyhine İstanbul 21. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile 08/03/2012 tarihinde takip başlatıldığı, süreçte takip dosyasının iki kere işlemden kaldırıldığı akabinde yenilenerek ilk olarak 2017/11570 Esas, daha sonra ise ...

Esas sayısını aldığı,davalı tarafından davacı aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak 08/03/2012 tarihinde takip başlatıldığı,dava dışı .....Ltd Şti. ile davalı banka arasında 05/08/2019 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacının işbu sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladığı, davalı banka tarafından davacı/kefil aleyhine İstanbul 21. İcra Dairesinin ...

Esas sayılı takip dosyası ile 08/03/2012 tarihinde kefalet süresi içerisinde takip başlatıldığı akabinde davalı tarafından takipsiz bırakılan icra takip dosyasının en son ikinci kez 01/11/2024 tarihinde yenilenmesine rağmen 08/03/2012 ilk takip tarihinden itibaren 10 yıllık kefalet süresi içerisinde davalı tarafından açılmış bulunan bir dava bulunduğunun dosya kapsamı ile ispatlanamadığı,bu itibarla davacının kefaletinin sona erdiği anlaşılmakla davanın kabulüne, davacının İstanbul 21. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; kişi kefaletinde 10 yıllık hak düşürücü sürenin, kefaletin kurulduğu tarihten itibaren işlemeye başladığını, 2012 tarihli takip dosyasının 2017 ve 2024 yıllarında yenilendiğini, icra takiplerinde yapılan yenileme ve işlemlerin zamanaşımını keseceğini ve alacağın canlılığını koruduğunu, Mahkeme gerekçesinde;

davalı banka tarafından ibraz edilen 05/08/2019 tarihli genel kredi sözleşmesinin davacı tarafından kefil sıfatıyla imzalandığı kabul edilmesine rağmen, bu tarihte hâlen 818 sayılı BK hükümlerinin yürürlükte olduğu yönünde hatalı bir değerlendirme yaptığını, bu yaklaşım açıkça maddi hata ve yanlış kanun uygulaması olduğunu, 6098 sayılı TBK, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdiği,

2019 yılında imzalanan genel kredi sözleşmesi ve bu sözleşmeye bağlı kefalet ilişkisinin TBK hükümlerine tâbi olduğunu, 6101 sayılı Kanun’un 5/2. maddesinde öngörülen “bir yıllık ek süre” ise kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce başlayan süreler için geçerli olduğunu, oysa somut olayda kefalet sözleşmesi 2019 tarihli olup, yürürlükten önce başlamış bir süre söz konusu olmadığını, bu nedenle 5/2 hükmünün uygulanmasının mümkün olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak müteselsil kefil aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tesbiti istemine ilişkindir.

Davacı/müteselsil kefil takibin kesinleştiğini borcunun fazla hesaplandığını ileri sürmüştür. 6098 sayılı TBK’nın 598/3. maddesinde ''Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak 10 yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.'', 598/4. maddesinde ise ''Kefalet 10 yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak 10 yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir.'' şeklinde düzenleme yapılmıştır. TBK'nın Uygulama Şekli Hakkındaki 6101 sayılı kanunun 1. maddesinin son cümlesinde ''.......TBK nın yürürlüğe girmesinden sonra bu fiili ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye TBK hükümlerine tabidir.'' denilmiştir.

Aynı kanunun 5/2. maddesinde ''TBK ile hak düşürücü süre veya özel bir zamanaşımı süresi ilk defa öngörülmüş olup da başlangıç tarihi itibariyle bu süre dolmuş ise, hak sahipleri TBK nın yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıllık ek süreden yararlanırlar. Ancak bu ek süre, TBK nda öngörülen süreden daha uzun olamaz.'' şeklinde, 6. maddesinde ise ''Bu kanunun 5. maddesi uygun düştüğü ölçüde TBK nda öngörülen diğer süreler hakkında da uygulanır.'' şeklinde düzenleme yapılmıştır.

"Yeniden haciz istemek, alacaklı tarafından vuku bulan yenileme talebinin borçluya tebliğine mütevakkıftır. İlama müstenit olmayan takiplerde yenileme talebi üzerine yeniden harç alınır. Yenileme masraf ve harçları borçluya tahmil edilmez.”hükmünü içermekte olup alacaklının haciz isteme hakkı, bir yıllık süreye tabidir. Haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir yıl geçmekle düşer.

Alacaklı, bir yıllık süre (İİK. m.78/II) içinde haciz talebinde bulunmaz veya bir yıl içinde yaptığı haciz talebini geri alıp da (aynı) bir yıllık süre içinde yeniden haciz talebinde bulunmaz ise, takip dosyası işlemden kaldırılır. (İİKnın 78/IV madde)Bu halde, takip dosyası yalnız işlemden kaldırılır; yoksa icra takibi düşmez (son bulmaz). İcra Hukukunda takibin yapılmamış sayılmasına dair bir kurum bulunmadığından icra takibi derdest kalmakta devam eder.

Bu halde alacaklı yenileme talebinde bulunmak suretiyle aynı takip dosyasında haciz isteyebilir (İİK. m. 78/V). Takip ilama dayalı değil ise, yeniden başvurma harcı ve peşin harç alınır ve bu harçlar borçluya yükletilemez. Hemen belirtmek gerekir ki, bu durumda borçluya yenileme emri tebliğ edilir. Yeniden ödeme emri tebliğ edilmez. Yenileme emri tebliği borçluya itiraz hakkı vermez. Kesinleşen takibe devam edilir.

(HGK’nın 15.05.2013 gün ve 2012/13-1395 esas, 2013/703 karar sayılı ilamı)

İcra takibinin takipsiz bırakılmasına ilişkin İİK'nın 78.maddesi ile düzenlenen dosyanın işlemden kaldırılması kurumu, HMK'nda düzenlenen "dosyanın işlemden kaldırılması "kurumu ile benzerlik gösterir. Ne var ki İİK'nda işlemden kaldırılan dosyanın "açılmamış sayılmasına" yönünde bir düzenleme mevcut olmadığı gibi, icra dosyasının yenilenme süresine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir.İcra takibinin son bulması ise ancak, borçlunun talebi ile zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması kararına yönelik, İİK nın 33/a maddesi uyarınca 7 günlük süre içinde dava açılmaması halinde gerçekleşecektir.

Somut olayda, davacının davadışı şirkete 05.08.2009 tarihinde TBK nın yürürlüğünden evvel müteselsil kefalet verdiği, davalı bankanın 08.03.2012 tarihinde davalı hakkında TBK nın yürürlüğünden evvel henüz hak düşürücü süre yürürlüğe girmeden icra takibi başlattığı, davalı borçluya 27 ağustos 2013 tarihinde ödeme emri tebliği yapıldığı, davalı tarafın icra takibine itirazı olmadığı ancak, dosyanın takipsiz kaldıktan sonra 2017 ve 2024 yıllarında yenilendiği anlaşılmaktadır.Buna göre 2012 tarihinde başlatılan icra takibi halen yürürlükte olduğu,

müteselsil kefil hakkında başlatılan takibin 818 sayılı kanun zamanında henüz hak düşürücü süreye ilişkin düzenleme hayata geçmeden başlatıldığı ve takibin kesinleştiği, bu halde 10 yıllık süre içinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, icra takibi sona ermediği,davada hak düşürücü süre uygulanması sözkonusu olmadığı halde ayrıca kesinleşen takipte davalı alacaklının hangi davayı açacağı düşünülmeden dava açılmadığından kefaletin son bulduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.

İcra takibinin yenilenmesi yeni bir takip başlatılması anlamına gelmemektedir. Kanunda ; müteselsil kefile başvurudan söz edildiği ,başvurulması ibaresi icra takibi başlatılması kavramını da içine alır.

Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak dava yeniden görülmek üzere dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/257 Esas 2025/374 Karar sayılı 11/06/2025 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)a-4-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 2.820-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/03/2026

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2026/293, K. 2026/376, 2 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkeme Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/293
Karar No
2026/376
Tarih
2 Mart 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2026/294 K.2026/365
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2026/294 K.2026/346
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2026/295 K.2026/375
  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2026/295 K.2026/235
  • Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/295 K.2026/46
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2026/296 K.2026/419

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.