İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2019/677 K.2021/162

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2019/677Karar2021/162Tarih11 Şubat 2021Okuma10 dk · 1.942 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi İncelenen Kararı Veren Mahkeme İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
11 Şubat 2021
Dosya no
2019/677
Karar no
2021/162
Tarihi
22/11/2017
Dosya numarası
2015/89 Esas - 2017/1095 Karar
Dava
Alacak
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.942 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı borçlular hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...

E sayılı dosyası ile 01/12/2009 keşide tarihli 6.500,00.TL'lik çekle ilgili olarak bankanın ödediği tutar düşülerek 6.030,00 TL üzerinden icra takibi yaptığını, davalı borçlulardan ... açtığı davada İstanbul Anadolu 14. İcra Hukuk mahkemesinin 2013/551 E ve 2014/209 K sayılı dosyası ile icranın zamanaşımı nedeniyle geri bırakılması karar verildiğini, davalı borçluların bu kararın verilmesi ile takip konusu borcu ödemedikleri gibi sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde de zenginleştiklerini belirterek,

6.030 TL'nin keşide tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça davaya cevap verilmediği anlaşılmıştır.

Davalı ... vekilinin, katıldığı tahkikat ve sözlü yargılama duruşmalarında, dava konusu çekin zamanaşımına uğradığını, davanın sebepsiz zenginleşme nedeniyle açıldığını, bu davanın sadece keşideci aleyhine açılabileceğini, davaya konu çekte müvekkilinin keşideci değil, ciranta olduğunu, her ne kadar cevap dilekçesi sunmamışlar ve cevap süresi içinde zamanaşımı definde bulunmamışlar ise de sözlü olarak ıslah beyanında bulunduklarını ve ıslah ile zamanaşımı definde bulunduklarını, benzer bir dava nedeniyle İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/88 Esas sayılı dava dosyasında müvekkili hakkında davanın reddine karar verildiğini,

söz konusu dosyanın emsal olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 22/11/2017 tarih ve 2015/89 Esas - 2017/1095 Karar sayılı kararı ile; "....Tüm bu açıklamalar muvacehesinde davalı tarafın süresinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmakla süresinden sonra ıslah yolu ile ileri sürmüş olduğu zaman aşımı definin mahkememize reddine karar verilmiştir...

İddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, ödenmeyen çek nedeniyle kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilse de, hamilin arada temel ilişki bulunduğu cirantaya ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre keşideciye karşı talepte bulunabileceği, sebepsiz zenginleşmeye dayalı talep yönünden ispat külfetinin keşideci davalıda olup, keşideci davalının sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlü olduğu, davalının davaya cevap vermediği gibi herhangi bir delil de ileri sürmediği,

bu şekli ile davalı keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın keşideci davalı ... yönünden kabulüne ve fakat çekte ciranta olduğu anlaşılan davalı ... Ltd. Şti. yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 2016/6102 Esas, 2017/332 Karar sayılı ve 23/01/2017 günlü kararı) Davalı ...'un dava konusu çekte keşideci olmayıp her ne kadar ciranta ise de ve TTK.

732. mad. gereğince iş bu davanın sadece keşideci aleyhine açılabileceği düşünülebilir ise de -ki davalı ... vekili tarafından da bu davanın sadece keşideci aleyhine açılabileceği ileri sürülmüştür- Dava konusu çekin davalı ... tarafından davacı hamil alacaklı ...'ya ciro edildiğ görülmekle alacaklı hamil ... ile davalı ciranta ... arasında bu durumda akdi ilişki bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar TTK.

732. mad. gereği ciranta ... aleyhine sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak iş bu dava açılamaz ise de taraflar arasında akdi ilişki nedeniyle davacının akid tarafı olan davalı ciranta ...' a akdi ilişki çerçevesinde müracaatı her zaman mümkündür. Bu durumda hamilde bulunan çek nedeniyle hamilin çekte yazılı alacağının ödenmediği karinesi mevcut olup hamil ile akdi ilişki içerisinde bulunan davalı ...'nun çek bedelinin yazılı belgelerle ödendiğini ispat etmesi gerekmektedir.

(Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2016/144 Esas, 2016/8812 Karar sayılı ve 14/11/2016 günlü kararı da aynı yöndedir.) " gerekçeleri ile; " 1-Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.

Yönünden açılan DAVANIN REDDİNE, 2-Davalı ...'un zamanaşımı defininin reddine, 3-Davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulüne, 6.030,00 TL çek bedelinin keşide tarihi olan 01/12/2009 gününden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılar ... ile ...'ndan alınarak davacıya ödenmesine, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Yerel Mahkemece sebepsiz zenginleşme nedeniyle çekte ciranta olan müvekkili aleyhine dava açılamayacağı kabul edilmesine rağmen müvekkili ile davacı arasında akdi ilişki olduğu ve müvekkilinin çeki ödemediği karinesi mevcut olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Aynı konuda başka mahkemelerde açılan bağlantılı davaların reddedildiğini ( İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/88 E. sayılı dosyası, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/89 E. sayılı dosyası,

İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/91 E. sayılı dosyası)TTK'nın 778 ve 732. maddeleri gereğince çekten kaynaklanan sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak ancak keşideciye karşı dava açılabileceğinden, ciranta olan müvekkiline karşı sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak açılan işbu davanın reddi gerektiğini,Dava konusu çeke dayalı yapılan icra takibinin, İstanbul Anadolu 14. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/551 E - 2014/209 K sayılı kararı ile zamanaşımı nedeniyle iptal edildiğini, yani çekin zamanaşımına uğradığını,

davacı tarafın bu kere TTK' nın 778 ve 732 maddeleri gereğince sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak huzurdaki alacak davasını açtığını, TTK'nın 778. maddesinin göndermesi ile TTK'nın 732. maddesine göre olayda olduğu gibi zamanaşımı nedeniyle keşidecinin çekten doğan yükümlülüklerin düşmesi halinde çek keşidecisinin, çekin hamiline karşı onun zararına zenginleşmiş olabileceği kadar borçlu kalacağını, dolayısıyla TTK'nın 732. maddesi gereğince sebepsiz zenginleşmeye dayalı davanın ancak keşideciye karşı açılabileceğini ve müvekkili ciranta olduğundan, aleyhine sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak açılan davanın reddi gerektiğini, Davanın,

dava konusu çekin zamanaşımına uğradığı tarihten yaklaşık 5 yıllık süre geçtikten sonra açıldığını, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle de reddi gerektiğini,Müvekkiline yapılan ilk tebligatın usulsüz olup, müvekkilinin davaya muttali olması ile süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunulduğunu, davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak açılması nedeniyle akdi ilşkiye dayanılamayacağı gibi, aksinin düşünülmesi halinde dahi, akdi ilişki nedeniyle alacak olduğu iddiasını ispat yükü davacıda olup, davacının alacağını ispat edemediğini,

davanın açıkça sebepsiz zenginleşmeye dayanması nedeniyle mahkemenin re'sen akdi ilişkiye girmesi ve akdi ilişki gereğince müvekkilinin borçlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Akdi ilişkiye dayanılmasının mümkün olduğu düşünülse dahi, dava konusu çekin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olacağı ve yazılı delil başlangıcı olan mezkur çekin tek başına alacağın olduğuna karine teşkil etmesinin mümkün olmadığını, bu çekten dolayı alacağı olduğunu iddia eden davacının temel ilişkiye dayalı olarak alacaklı olduğunu başka diğer delillerle ispat etmesi gerektiğini,

Dava konusu olayda. davacının sadece sebepsiz zenginleşmeye dayanması, akdi ilişkiye dayanmaması ve yazılı delil başlangıcı niteliğinde sayılan çekle ilgili temel ilişkiye dayalı olarak alacağı olduğuna dair hiç bir delil sunmaması, davasını ispat edememesi karşısında en son olarak müvekkiline yemin teklif edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini, yan delille ispatlanamayan çekle ilgili dayanaksız olarak karine oluşturarak temel ilişkiye dayanılarak davanın kabulüne ilişkin verilen yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak,

davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, TTK'nın 732. Maddesi uyarınca açılmış olan sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece, davalı şirket hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dava konusu çekin keşidecisinin davalı ..., lehtarının .... San. Tic. Ltd.

Şti. olduğu, davalı şirket tarafından davalı ...'a, ... tarafından da davacıya ciro edildiği, hamil davacı tarafça ödeme için bankaya ibraz edildiği, banka tarafından çekin karşılığının olmadığı belirtilerek ödemekle yükümlü olunan 470,00 TL'nin davacıya ödendiği, davacının işbu dava ile; bakiye çek bedeli olan 6.030,00 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalılardan tahsilini talep ettiği görülmektedir.

Hukuki yarar, dava şartlarından olup (HMK 114), davacının dava açmakta hukuken korunmaya değer bir yararının bulunması gerekir. Davada, davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığı, mahkemece, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacak hususlardandır. Dava şartları kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekmektedir.Dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, davalılar aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...

E sayılı dosyası ile işbu davaya konu çek bedelinin tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalılardan ... tarafından takibe dayanak çekin zamanaşımına uğradığı belirtilerek, zamanaşımı nedeniyle icra takibinin geri bırakılması talebi ile İstanbul Anadolu 14. İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/551 E ve 2014/209 K sayılı dosyası ile açtığı dava sonucunda, mahkemece; şikayetin kabulü ile, davacı yönünden icranın zamanaşımı nedeniyle geri bırakılmasına karar verildiği, verilen kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasının gönderilmesi için yazı yazılmış ise de; söz konusu icra takip dosyası, dosya kapsamında bulunmadığı gibi, bu dosyanın incelenip değerlendirildiğine dair bir bilgi de yer almamaktadır.

Mahkemece, icra takip dosyası getirtilerek, davalı şirket ve davalı ...'nun, takibe itiraz edip etmedikleri, adı geçen davalılar yönünden takibin kesinleşip kesinleşmediği, bir ödeme yapılıp yapılmadığı incelenerek, davacının bu davalılar aleyhine alacak davası açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Anayasa’nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde belirtilen hukuki dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir.

Kamu düzeni ile ilgili olan bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Yargılamanın hukuka uygun ve sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunmanın özgürce ileri sürülebilmesi ve delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile mümkündür.

Hasımsız davalar hariç olmak üzere, dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati karşı tarafa tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan davaya bakılamaz ve yargılama yapılamaz. Taraf teşkilinin sağlanılması kamu düzeninden olup, resen gözetilmesi gerekmektedir.

Dava dilekçesinde davalılardan ...'nun adresi belirtilmeyerek, TC kimlik no'su yazılıp, UYAP' ta kayıtlı mernis adresine tebligat yapılmasının talep edildiği, mahkemece, davalı ...'na dava dilekçesinin " Mernis Adresi: ... Mahallesi ... Caddesi No:... İç Kapı No: ...

Büyükçekmece/İstanbul adresine tebliğe çıkartıldığı, tebligatın " isim ve imzadan imtina eden komşu...adresin sürekli kapalı olduğu,... muhatabın tanınmadığı belirtilerek, TK 21/2 madde uyarınca tebligatın mahalle muhtarına bırakıldığı, 2 no'lu haber kağıdının kapısına yapıştırıldığı.." şerhi ile tebliğ edildiği, aynı adrese duruşma günü bildirir davetiyenin tebliğe çıkartılması üzerine tebligatın " Gösterilen adres yetersiz. ... Mahallesi ... Caddesi No... Daire: ... yok.

Tebliği mümkün olmamıştır. Merciine iade " şerhi ile iade edildiği, daha sonra çıkartılan tebligatların da, aynı adrese ve bu adresin davalının mernis adresi olduğu yazılmak üzere suretiyle edildiği anlaşılmaktadır. UYAP ortamından yapılan incelemede ise; davalı ...'nun Uyap'ta kayıtlı mernis adreslerinin 30.03.2009-31.10.2017 tarihleri arasında ... Mahallesi ... Caddesi No:... Büyükçekmece/İstanbul. 31.10.2017 tarihinde tescil edilen adresinin ise; ... Mahallesi ...

Sokak Kapı No: ... Büyükçekmece/İstanbul olduğu görülmektedir.

Bu hali ile mahkemece, tebligatların davalının kayıtlı adresinden farklı bir adrese çıkartıldığı gibi, Tebligat Kanunu’nun 23. maddesi gereği tebligattan haberdar edilen kişi sadece imzadan imtina etme hakkına sahip olup, isim vermekten imtina etmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla davalı ...'na yapılan tebligatlar geçersiz olup, davalının savunma hakkı kısıtlanarak ve usulüne uygun olarak taraf teşkili sağlanılmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu durumda mahkemece, davalı ...'na, Tebligat Kanunu’nun 20 ve 21. maddeleri ve Tüzüğün 28. maddesine göre usulüne uygun olarak tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanılıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekmektedir. Kabule göre de; davacı tarafça, davalı ciranta ... yönünden akti ilişkiye dayanılmamış olup, mahkemece bu hususta talep aşılarak ve ispat külfeti ters çevrilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı 355 ve 353/1-a-4. maddeleri uyarınca esası incelenmeksizin kaldırılmasına, belirtilen eksiklikler giderilerek yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı ...'un istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/11/2017 tarih 2015/89 Esas 2017/1095 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK' nın 355 ve 353/1-a4. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA ve dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı ...'un istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafça yatırılan 98,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde istinaf talep eden davalıya iadesine,

4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı varsa, talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 11/02/2021 tarihinde HMK' nın 355 ve 353/1-a4. maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2019/677, K. 2021/162, 11 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/677
Karar No
2021/162
Tarih
11 Şubat 2021

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/677 K.2021/118
  • Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/678 K.2021/87
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/678 K.2021/177
  • Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/679 K.2021/104
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/679 K.2021/122
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/679 K.2021/105

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.