İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1019 K.2024/1770

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/1019Karar2024/1770Tarih7 Kasım 2024Okuma14 dk · 2.865 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
7 Kasım 2024
Dosya no
2022/1019 Esas
Karar no
2024/1770 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
19/01/2021
Numarası
2017/478 Esas - 2021/14 Karar
Dava
Alacak (Depolama Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.865 kelime·14 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında davalıya ait deponun kullanılması için sözleşme yapıldığını, yapılan sözleşmenin her yıl revize edilerek yenilendiğini, davalı tarafından müvekkiline gönderilen 25/07/2016 tarihli ihtarname ile depo faaliyetlerinin 30/09/2016 tarihi itibariyle sonlandırılacağının bildirildiğini, davalının deposunda bulunan müvekkiline ait malların 23/09/2016 tarihli tutanak ile teslim alındığını, ancak teslim edilen mallarda eksiklik olduğunun tespit edildiğini, davalıya teslim edilen malların müvekkiline iadesi için defalarca davalıya başvurulduğunu ancak sonuç alamadıklarını,

davalıya gönderilen 14/10/2016 tarihli ihtarname ile listedeki eksik ürünlerin tamamının müvekkiline teslimi veya eksik ürün bedeli olan 35.073,54 TL'nin ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, ancak ürün teslimi yada para ödemesi yapılmadığını belirterek 35.073,54 TL alacağın 14/11/2016 tarihinden itibaren hesaplanacak aylık mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini kabul ettiklerini, davacıya ait ürünlerin sevk irsaliyeleri ile imza karşılığında depo yetkililerine teslim edilip aynı şekilde imza karşılığı sevk irsaliyesiyle gerekli teslimlerin yapıldığını, deponun boşaltılması esnasındaki stok eksiği iddiasını kabul etmediklerini, tüm liste ve irsaliyeler eşleştirilerek depoda bulunan ürünlerin davacıya tesliminin yapıldığını, tutanağın ihtirazı kayıt olmaksızın stok sayımı yapılarak düzenlendiğini, davacı şirket ile müvekkili arasında bu sürecin mail üzerinden de mutabakat sağlanarak sürdürüldüğünü,

kayıp olduğu iddia edilen ürünlerin öncelikle depolama için teslim edildiğinin davacı tarafça ispatı gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 19/01/2021 tarih ve 2017/478 Esas - 2021/14 Karar sayılı kararında; ".....Davacı, davalı ile aralarındaki depo hizmet sözleşmesi uyarınca, yurt dışından ithalatını yaptığı ürünler için davalıdan hizmet almıştır.

Davacının yurt dışından ithal ettiği ürünler gümrük işlemlerini müteakip davalının deposuna gelmiş, davalı tarafından davacının bildirdiği müşterilere yine davacıya ait fatura ve sevk irsaliyeleri kullanılmak suretiyle gönderilip depodan çıkışı yapılmıştır.

Bu şekilde devam eden hizmet ilişkisi davalının depodaki faaliyetlerini sonlandırma kararı nedeniyle son bulmuş, davalı, deposunda bulunan davacıya ait ürünlerin teslim alınmasını talep edince taraflar bir araya gelerek 23/09/2016 tarihli tutanak uyarınca mal teslimi işlemini gerçekleştirmişlerdir. Bundan sonra davacı bir kısım ürünün eksik teslim edildiğini belirterek davalıya ihtar göndermiş, davalı bu talebi kabul etmeyince mahkememizdeki dava açılmıştır.

Esasen taraflar arasındaki ilişki de davacının yurt dışından ithal ettiği ürünlerle doğrudan bir ilişkisi olmayıp gümrük müşavirlerince yürütülen işlemler sonrasında davalı deposuna teslim edilen mallar, yine davalı tarafından kargolanıp davacıya ait irsaliyeli faturalar/irsaliyeler kullanılarak davacının müşterilerine gönderilmektedir.

Tarafların kabulünde olan sözleşme hükmüne göre de davalı davacı istediğinde stok takip raporu hazırlayacak ve ürünlerin depoya kabulü sırasında da davacı tarafından bildirilen rakamlara uymayan ya da hasarlı olduğu tespit ettiği ürünlere ilişkin tutanak tutup davacıya derhal bildirecektir. Ürünlerin depoya alınması ile irsaliye- ürün karşılaştırması yapılarak mal kabulü davalı tarafından gerçekleştirilecek ürün çıkışı da davacının sevk emri doğrultusunda yapılacaktır.

Bu sözleşme hükümleri uyarınca yürüyen ticari ilişkide davacı eksik mal teslim edildiğini ileri sürmekte olup buna ilişkin listeyi dosyaya sunmuş, eksik ürün bedeli olarak da ürünlerin satış fiyatı üzerinden talepte bulunduğu görülmüştür. 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından sunulan gümrük belgeleri, fatura ve irsaliyeler karşılaştırılmak suretiyle eksik ürün miktarı belirlenmiş, ürünlerin alış bedeli 16.644,77 TL.olarak tespit edilmiştir.

Bilirkişi heyetince düzenlenen ek rapor mahkememizce hüküm kurmaya elverişli kabul edilerek hükme esas alınmış, davalının kendisine teslim edilen ürünlerle ilgili olarak düzenlediği bir tutanak sunmadığı dolayısıyla ithalat belgeleri ve fatura karşılığı malların teslim alınmış sayılması gerekeceği bunun yanında davacının müşterilerine ürünlerin yine davalı tarafça kargolanıp gönderildiği ve işlemlerin davalı tarafından yürütüldüğü gözetildiğinde depoya girişi yapılan mal ile çıkışı yapılan mal arasında oluşan farktan davalının sorumlu olduğu kabul edilmiş ancak davacının bu nedenle eksik ürünlerin alış bedelini talep edebileceği,

satış bedeli ile alış bedeli arasındaki farktan davalının sorumlu tutulamayacağı düşünülmüştür.

Davacı dava öncesi gönderdiği ihtarname ile davalıya temerrüde düşürmüş ancak faiz talebini daha ileri bir tarihe bağlamıştır, davacının bu talebiyle sınırlı kalmak kaydıyla davanın kısmen kabulüne, 16.644,77 TL.nin 14/11/2016 tarihinden itibaren aylık mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazla talebin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. "gerekçesi ile, ''Davanın kısmen kabulüne, 16.644,77 TL.nin 14/11/2016 tarihinden itibaren aylık mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

fazla talebin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/ 478 E.Sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne dair karar oluşturulduğunu, işbu kararın usul ve yasaya, dosyada bulunan delillere ve hayatın olağan akışı içinde maddi gerçeğe aykırı olduğunu, yargılama aşamasında gerek cevap dilekçesinde, gerek bilirkişi raporlarında gerekse beyan dilekçelerinde defaatle beyan ettiklerini, davacı tarafından iddia edilen stok eksiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, yargılama aşamasında alınan 19.01.2018 tarihli ilk bilirkişi raporunda isabetli şekilde, davacı tarafın davasına konu ettiği stok eksiğine dair,

ürünlerin müvekkili şirkete teslim ettiğine dair kanıtın dosyaya hiçbir aşamada sunulamadığını, sonraki alınan raporlarda ise gerek raporlara gerekse de mahkeme kararına dayanak yapılan belgelerin hiçbirinin detaylıca izah edecekleri üzere müvekkili şirkete teslimatını kanıtlayan evraklar olmadığını, bu itiraz ve beyanlarının ve 25.04.20218 tarihinde dosyaya sunmuş oldukları davanın ve iddianın genişletilmesi yönündeki iş ve işlemlere muvafakatlerinin olmadığına dair dilekçelerinin dikkate alınarak,

daha sonra sunulan evrakların dayanak yapılarak rapor düzenlenmesi ve hükme esas alınmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, Taraflar arasında davacı vekilinin de kabulünde olduğu üzere müvekkili şirketin grup şirketlerine ait Gebze Güzeller Sanayi Bölgesi ... Mah. No :...

Gebze adresinde bulunan deponun davacı şirkete ait ürünlerin depolanması hususunda anlaşma olduğunu, işbu anlaşma gereğince de yine davacıya ait ürünlerin sevk irsaliyeleri ile imza karşılığı müvekkili şirketin depo yetkililerine teslim edildiğini, yine aynı şekilde imza karşılığı sevk irsaliyeleri ile gerekli teslimlerin yapıldığını, bu noktada taraflar arasında ihtilaf bulunmadığını, davacı iddiasının şu şekilde olduğunu;

depo boşaltımı esnasında Stok Eksiği olduğu iddiası ile taraflarına işbu dava yönelttiklerini, Müvekkili şirket tarafından sözleşme konusu ürünlerin depolandığı depo binasının 30.09.2016 tarihi itibarıyla boşaltılacağını tüm müşterilere noterden ihtarnameler gönderilmiş olduğunu ve depo adresinde sayım yapılarak ürünlerin tesliminin sağlandığını, davacı tarafından açılan işbu dava da, ilk olarak yapılan bilirkişi incelemesinde davacı tarafından sunulan belgelerin incelendiğini ve davacının ilgili sevk irsaliyelerinde belirtilen teslimatların müvekkili şirkete yapıldığının ispat edilemediğinin isabetli şekilde ortaya çıktığını,

Davacı tarafından ısrarla gümrükten malların müvekkili şirkete teslim ediliğine dair gerçeğe aykırı iddialarının, diğer bilirkişiler tarafından kabul edilerek, teslim edilmiş kabul edildiğini ve mahkeme tarafından hükme esas alındığını, müvekkili şirketin gümrükden mal kabulü/ mal alımı yapan gümrükleme işlemleri yapan bir şirket olmadığını, bu işi yapmak için ayrı bir yetki belgesi, izin belgesi gerektiğini, müvekkili şirketin bunu yapmasının mümkün olmadığını, gümrükten malların alımı, sayımı ve depoya tesliminin tamamen davacı şirketin sorumluluğunda olduğunu,

müvekkili şirketin sadece yurt içinde depolama / lojistik faaliyetlerinde bulunan bir şirket olduğunu, gümrükden malların doğrudan alımının yapılmasının mümkün olmadığını ve böyle bir faaliyet alanı/izin belgesi vs. de olmadığını, Davacının gümrükten ürünlerini kendi gümrük firması aracılığı ile aldığını ve aldığı ürünlerin sayı ve listesi ile müvekkili şirketin deposuna götürdüğünü ve ürünlerin müvekkili şirket tarafından sadece depo da teslim alındığını,

bu sebeple müvekkili şirketin doğrudan gümrükten malları aldığı ve tüm sevk irsaliyelerindeki ürünleri imzası olmasa da (veya kabulü olmasa da) teslim adlığı iddiası kabul edilmediği gibi bilirkişi ... ve sonraki heyet tarafından yapılan bu tespitin de hatalı ve yanlı olduğunu, Davalı şirket yetkilisi ve davacı şirket personelinin depo sayımı ve ürünleri teslimi aşamasında tüm ürünlerin ve stok sayımının yapılarak teslimini yaptığını, tarafların tutanağa bağladığını, sonrasında müvekkili şirketten stok eksikliğinden dolayı ücret talep etmesinin haksız olduğunu, stok sayımının yapılmış olduğunu,

bu sayımın müvekkili şirket deposuna teslim edilen ve stoklara yine birlikte kayıt edilen ürün listesinden çıkış yaparken mevcutta olan ürünlerin düşülmesi ile tespit edilen sayı olduğunu, gümrükten direk çıkışı yapılan ürünlerin doğrudan müvekkili şirket tarafından depodan çekildiği iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, gümrükten alınan sevk irsaliyelerinden müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hayatın olağan akışı içinde de kabulünün mümkün olmadığını,

Bilirkişi tarafından düzenlenen raporun 8. sayfasında davacının gümrükçüsü tarafından gümrükten çekilen malların faturaları ile birlikte davalı deposuna indirildiği şeklinde beyanı ile davacının kendi gümrük şirketi tarafından ürünlerin indirildiğinin açıkça belirtildiğini, davacı iddiası ile listede belirtilen ürünlerin müvekkili şirkete teslim ediliğini ve müvekkili şirket deposunda eksik olduğu iddia ediliyor ise, listesi verilen ürünlerin sevk irsaliyelerinin ve irsaliye numaralarının bildirilmesi gerektiğini,

bu ürünlerin irsaliye numaralarının iadesi yapılan veya teslimi yapılan irsaliye ürünlerinden olmadığının ispat etmesi gerekenin davacı taraf olduğunu, listesini sunduğu ürünlerin sevk irsaliyelerini / irsaliye numaralarını açık açık kanıtlaması gerektiğini, irsaliye numaraları verildikten sonra ve müvekkili şirketin bu ürünleri teslim edip etmediğin, geri iade edip etmediğini, iade edilen faturalar ve irsaliyelerden olup olmadığının ispat etmesi gerektiğini, Genel bir ifadeyle değil,

davacı tarafın birebir ürün listesi verdiğinden bu ürünlerin müvekkili şirkete teslimine dair teslim tutanağı/ sevk irsaliyesi/ irsaliye numarasını bildirmesini talep ettiklerini, ancak bu belgeler belirlendikten sonra müvekkili şirketin o ürünlerin akibeti hakkında bilgi verebileceğini, taraflarınca yapılan stok sayımında ve teslim tutanağında eksik olan ürünlerin belli olduğunu, davacı şirket yetkilisi tarafından stok sayımının bizzat yapılarak,

eksiklikler bizzat tespit edilerek teslim tutanağı düzenlendiğini ve imzalandığını, bu meyanda bilirkişilerin çok genel ifadelerle somut hiçbir irsaliye numarası dahi belirtilmeden, teslime dair hiçbir açıklama dahi yapılmadan ürünlerin davalıya teslim edildiğine dair tespitinin hatalı ve maddi gerçeğe, hukuka aykırı olduğunu, işbu raporlarında hükme esas alınması hukuka ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, Davacı tarafın, müvekkili şirketin depo sayım ve teslim davetine bizzat icabet ettiğini ve tarafların birlikte stok sayımlarını yaptığını,

tüm liste ve irsaliyeleri eşleştirerek (müvekkile teslim edilen ürün listesi ile ) depoda bulunan ve halihazırda fiilen davacıya teslim edilen ürünleri listeleyerek ve imza altına alarak davacıya teslim etttiklerini, davacı tarafından ilgili tutanakların imzalandığını, ürünlerin depodan alındığını ve hiçbir ihtirazi kayıt olmaksızın ve herhangi bir ihtilaf da olmaksızın stok sayım ve teslim tutanakları düzenlenerek sürecin tamamlandığını, bu sebeple öncelikle stok kayıp hususunun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, müvekkiline teslimi yapılan tüm ürünlerin sayımının yapıldığını,

davacının bu liste ve müvekkili şirkette yer alan teslim listesi dışında kayıp olduğunu iddia ettiği ürünleri öncelikle müvekkiline depolama/ muhfaza için teslim ettiğinin ispat etmesi gerektiğini, Davacı şirket ile aynı zamanda bu sürecin mail üzerinden de mutabakat sağlanarak sürdürüldüğünü, ürün listesinin eşleştirme yapılması için mail olarak müvekkili şirkete ve davacı şirkete iletildiğini, yine bu mailde de karşılıklı olarak mutabakat sağlandığını ve bu şekilde de kontrol mekanizması işletildiğini,

hal böyle iken basiretli tacir olan davacının tüm tutanakların imzalanıp ürünlerin teslim edildikten sonra sadece kendi beyanına dayalı olarak stok eksiği olduğunu ileri sürmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Tüm bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılması ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, İleri sürerek.

Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerden ötürü ve resen nazara alınacak sebeplerden ötürü, istinaf İncelemesi yapılarak, istinaf taleplerinin kabulü ile İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/478 E. Sayılı 2021/14 K.Sayılı ilamının ortadan kaldırılarak, davanın tümden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava, feshedilen depolama/elleçleme sözleşmesi nedeniyle depolama alanında bulunan davacıya ait ürünlerin eksik iade edilmesi sebebiyle oluştuğu iddia olunan zararın tazmini talebine ilişkindir.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davacı taraf, taraflar arasında davalıya ait deponun kullanımı için sözleşme yapıldığını, sözleşmenin her yıl revize edilerek yenilendiğini, davalıya ait Gebze/Kocaeli adresinde bulunan depo kullanılmakta iken davalının gönderdiği 25/07/2016 tarihli ihtarname ile depodaki faaliyetlerin 30/09/2016 tarihi itibariyle sonlandırılacağının bildirildiğini, tarafların hazır bulunduğu 23/09/2016 tarihli tutanak ile davalının deposunda bulunan malların teslim alındığını, ancak yapılan kontrol neticesinde davalı deposunda bulunan ürünlerin eksik teslim edildiğinin belirlendiğini, bu durumun davalıya bildirildiğini,

buna rağmen ürünler teslim edilmediği gibi eksik teslim edilen ürün bedelinin de ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla eksik ürün bedeli karşılığı 35.073,54 TL.alacağın 14/11/2016 tarihinden itibaren aylık mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf ise, taraflar arasında davacı tarafında kabulünde olduğu üzere grup şirketlerine ait Gebze Güzeller Sanayi Bölgesi ...

Mah. No:... Gebze adresinde bulunan deponun davacı şirkete ait ürünlerin depolanması hususunda anlaşma yapıldığını, işbu anlaşma gereğince de davacıya ait ürünlerin sevk irsaliyeleri ile imza karşılığı davalı şirket depo yetkililerine teslim edildiği,

yine aynı şekilde imza karşılığı sevk irsaliyeleri ile gerekli teslimlerin yapıldığını, bu noktada taraflar arasında ihtilaf bulunmadığını, davacı iddiası ile anlaşılan o ki , depo boşaltımı esnasında stok eksiği olduğu iddiası ile işbu davanın açıldığını, sözleşme konusu ürünlerin depolandığı depo binasının 30.09.2016 tarihi itibarıyla boşaltılacağından tüm müşterilerine noterden ihtarnameler gönderildiğini ve depo adresinde sayım yapılarak ürünlerin tesliminin sağlandığını,bu noktada yine davacı kabulünde olduğu üzere davacı şirkete Beykoz ...

Noterliğinin 25.07.2016 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek, müşterinin depoya gelmesi ve stok sayım ve tespit işlemlerinin yapılması ve ürünlerin teslim alınması gerektiği hususunun tebliğ edildiğini, davacı tarafın davete icabet edip tarafların birlikte stok sayımlarını yaparak , tüm liste ve irsaliyeleri eşleştirerek depoda bulunan ve halihazırda fiilen davacıya teslim edilen ürünleri listeleyerek ve imza altına alarak davacıya teslim edildiğini,

davacı tarafından ilgili tutanakların imzalanıp ürünlerin depodan alındığını ve hiçbir ihtirazi kayıt olmaksızın ve herhangi bir ihtilaf da olmaksızın stok sayım ve teslim tutanakları düzenlenerek sürecin tamamlandığını, bu sebeple öncelikle STOK KAYIP hususunun kabulünün mümkün bulunmadığını, kayıp olduğu iddia edilen ürünlerin öncelikle depolama için teslim edildiğinin davacı tarafça ispatı gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davacı taraf cevaba cevap dilekçesi ile.

Davalı cevap dilekçesinde her ne kadar deposunda bulunan ürünleri tutanakla teslim edildiğini, tutanakların imzalandığını beyan etmiş ise de iş bu tutanak ile teslim alınan malların davalının deposunda bulunması gereken tüm malların teslim alındığı anlamına gelmediğini, sadece listede bulunan malların teslim alınmış olduğu anlamına geldiğini, tutanakta davacı şirketçe teslim alınan ürünlerin yazılı olduğunu, davalı beyanında sanki 23/09/2016 tarihli tutanakla teslim alınan malların sanki kendisinde bulunması gereken mallarmış gibi beyanda bulunduğunu,

davalının ürünlerin kendisine teslim listesi dışındaki malların depolama/muhafaza için teslim edildiğini ispat etmesi gerektiği yönündeki iddiaları ise yine sorumluluktan kurtulmaya yönelik beyanlar olduğunu, davacı şirketin yurt dışından ithal ettiği malların davacının uhdesine girmeden gümrükten doğrudan davalının deposuna girdiğini, İş bu ürünlerin müşterilerine davalının deposundan çıkışı yapılarak yine davalının aracılığı ile teslim edildiğini, dolayısıyla davalının deposundan yapılan giriş çıkışlarda fatura kesildiğini, davalının deposunda olması gereken malların,

bilirkişi tarafından yapılacak olan ticari defter ve kayıtlar ile tespit edilebileceğini belirtmiştir.

Taraflar arasında 09/03/2011 tarihli depolama/elleçleme/nakliye-kargo hizmet sözleşmesi uyarınca, davacının yurt dışından ithalatını yaptığı ürünlerinin depolanması, elleçlenmesi ,nakliye ve kargo dağıtımı konusunda sözleşme yapıldığı, sözleşmenin her yıl revize edilerek yenilendiği, davacının yurt dışından ithal ettiği ürünlerin gümrük işlemlerini müteakip sözleşme uyarınca davalının deposuna geldiği, ürünlerin depoya alınması ile irsaliye - ürün karşılaştırması yapılarak mal kabulünün davalı ... tarafından gerçekleştirildiği,

ürün çıkışları, davacı ...'tan gelecek sevk emri doğrultusunda davalı tarafından davacının bildirdiği müşterilere yine davacıya ait fatura ve sevk irsaliyeleri kullanılmak suretiyle gönderilip depodan çıkışı yapıldığı, bu şekilde devam eden hizmet ilişkisi davalının depodaki faaliyetlerini sonlandırma kararı nedeniyle son bulduğu, davalının davacıya gönderdiği 25/07/2016 tarihli Beykoz ...

Noterliğine ait ihtarname ile depodaki faaliyetlerini 30/09/2016 tarihi itibariyle sonlandıracak olmaları nedeniyle ihtarın tebliğinden itibaren 2 ay içinde depoda bulunan ürünlerin teslim alınmasını bildirdiği, 23/09/2016 tarihli tutanak ile depoda bulunan davacıya ait boş irsaliyeler ve davacı kaşesinin davacı yetkilisi ...'e teslim edildiği,ayrıca tutanak ekinde teslim alınan ürünlere ilişkin liste olduğu,

davacının 14/10/2016 tarihli ihtarname ile depoda teslim edilen ürünlerin eksik olduğunu belirterek malların teslimi veya eksik ürün bedeli karşılığı 35.073,54 TL.nin 3 gün içinde ödenmesini talep ettiği, ihtarın davalıya 21/10/2016 da tebliğ olduğu, davalının bu iddiayı kabul etmediğini bildiren 26/10/2016 tarihli cevabi ihtarnameyi davacıya gönderdiği ve davacı tarafça ihtarname ile talep ettiği tutar için istinafa konu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Mahkemece, tarafların delilleri toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle istinafa konu karar verilmiştir.Taraflarca ibraz edilen belgelerden, davacının yurt dışından ithal ettiği ürünlerin gümrük işlemlerini müteakip sözleşme uyarınca davalının deposuna geldiği, ürünlerin depoya alınması ise irsaliye - ürün karşılaştırması yapılarak mal kabulünün davalı ... tarafından gerçekleştirildiği,

ürün çıkışları, davacı ..'tan gelecek sevk emri doğrultusunda davalı tarafından davacının bildirdiği müşterilere yine davacıya ait fatura ve sevk irsaliyeleri kullanılmak suretiyle gönderilip depodan çıkışı yapıldığı gözetildiğinde, depoya girişi yapılan mal ile çıkışı yapılan mal arasında oluşan farktan davalının sorumlu olduğu, davacının bu nedenle eksik ürünlerin alış bedelini davalıdan talep edebilecektir.

HMK'nın 282. maddesinde "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." yasal düzenlemesi yer almaktadır. Davalı vekili tarafından ileri sürülen tüm istinaf sebepleri yargılama aşamasında sunulan cevap, itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu iddialar ve itirazlar değerlendirilmiştir.

İlk derece mahkemesine sunulan deliller, hükme esas alınan bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler ışığında, mahkemece davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine yönelik davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.137,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından yatırılan 284,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 852,75 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/11/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/1019, K. 2024/1770, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1019
Karar No
2024/1770
Tarih
7 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2022/1022 K.2024/932
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1022 K.2024/824
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1025 K.2024/1985
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1027 K.2024/1164
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1027 K.2024/901
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1028 K.2024/907

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.