İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1075 K.2024/1979

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/1075Karar2024/1979Tarih12 Aralık 2024Okuma11 dk · 2.179 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
12 Aralık 2024
Dosya no
2022/1075 Esas
Karar no
2024/1979 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2021/393 Esas - 2022/271 Karar
Tarih
11/04/2022
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.179 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin düğme ve tekstil aksesuarları alanında faaliyet göstermekte olup, yine tekstil ve hazır giyim alanında faaliyet gösteren davalı şirketle arasında önceden beri süregelen ticari ilişkisinin olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki devam ederken, müvekkili şirket tarafından davalıya satılan mallarla ilgili davalıya kesilen faturalara ilişkin davalı tarafından ödeme yapılmadığını, bu faturalara konu mallar ve faturalar davalıya teslim edilmiş olup faturaların tarafların ticari defterlerinde de işli olduğunu,

takibe konu faturalar hem icra takibi dosyası ekinde hem de işbu dava dilekçesi ekinde mevcut olduğunu, müvekkilinin davalıdan toplam bakiye alacağı faiz ve diğer masraflar hariç 153.565,74 TL olduğunu, tüm bu ödenmemiş fatura bedellerine ilişkin olarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas numaralı dosyası nezdinde davalı aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı borcu olduğu halde haksız ve kötü niyetli olarak ödeme emrine itiraz ettiğini, İstanbul ...

İcra Müdürlüğü’ nün ... Esas sayılı dosyasına davalının yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itirazları nedeniyle davalı-borçlunun takip konusu miktarın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin takip dayanağı faturalara ilişkin davacı ile hiç bir ticari ilişki ve borcu mevcut olmadığını, davacı tarafından alacağın dayanağı olarak ileri sürülen faturalar müvekkili şirkete tebliğ de edilmediğini, dolayısıyla davacının müvekkili şirkete tebliğ etmediği fatura ve davacı defter kaydı davacı tarafından tek başına ve her zaman düzenlenebilecek delil niteliği olmayan belge niteliğinde olduğunu, davacı tarafından fatura konusu malların teslim edilmediğini,

davacının davaya konu alacağının ya da ticari ilişkinin varlığı iddialarının ispat külfeti davacıya ait olup davacı yazılı delillerle davaya konu iddialarını ispat etmekle yükümlü olduğunu, buna karşı davacı, dava dilekçesinde dava konusu alacağının ya da alacağa dayanak ticari ilişkinin varlığını ispata yarar nitelikte hiçbir delil ibraz etmediğini, davacının “delil” olarak ibraz ettiği fatura adı altındaki belgeler huzurdaki davaya konu alacağın ya da ticari ilişkinin varlığını ispata yarar delil niteliğine haiz olmadığını, konuyla ilgili yasal mevzuat hükümleri ve Yüksek Mahkeme kararları uyarınca;

faturanın tek başına bir ticari ilişkin varlığının delili olmayacağının açıkça hüküm altına alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 11/04/2022 tarih ve 2021/393 Esas - 2022/271 Karar sayılı kararında.

"Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, dava konusu takibe ilişkin borç bakiyesi bulunduğu ve bu anlamda cari hesap borç ilişkisinin oluştuğu, davacının bu cari hesap alacağının tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, dava konusu faturaların davacı defterlerine kayıtlı olduğu, davalı defterlerinin incelenmesinde davacıya borçlu olmadığının görüldüğü,

ticari defterler arasındaki farkın tarafların birbirine karşı keşide ettiği faturaların birbirleri defterlerinde yer almamasından kaynaklandığı, BA/BS formlarının mali bilirkişi tarafından incelenmesinde dava konusu faturaların içerisinde olup olmadığının anlaşılamadığı, bu halde dava konusu olan faturaların davalıya tebliğ edildiği ve fatura muhteviyatının davalıya teslim edildiğinin ispat yükünün yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere davacıda olduğu, davacının dava konusu malı teslim ettiğini ispatlaması gerektiği, dosya kapsamında malı teslim ettiğini ispatlayamadığı,

mahkememizce davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanması nedeniyle 21/03/2022 tarihli 3. celse 1 ve 2 no.lu ara kararları ile yemine ilişkin beyanda bulunması ve yemin metninin sunulması hususunda 2 haftalık kesin ve ihtaratlı süre verildiği ancak davacı tarafın yemin deliline dayanmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' Davanın REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirketle arasında önceden beri süregelen ticari ilişkisinin mevcut olduğunu; bu ticari ilişkinin bir sonucu olarak da müvekkili şirket tarafından dosyada mübrez faturalara konu malların teslim edilmiş olup kayıt altına alındığını; buna rağmen davalı tarafın işbu davaya ve İstanbul ... icra Müdürlüğünün ...

E. Sayılı dosyasına konu faturalara ilişkin bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı yönündeki beyanına da anlam veremediklerini; gerek İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilmiş olan BA/BS Formları gerekse de müvekkili şirket ticari defterlerinin taraflar arasındaki ticari ilişkiyi net bir şekilde ortaya koyduğunu, söz konusu faturalara dayanak teşkil eden taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının izahtan vareste olduğunu, mahkemenin davanın reddi kararının ve gerekçesinin usule ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini,

Dosyada mübrez 01/02/2022 Tarihli bilirkişi raporunda '' Buna karşılık davalı yan tarafından 2020 yılı içerisinde Kdv hariç 124.464,00-TL tutarında 27 adet (BA) alış faturasının bildirildiği, buna karşılık davacı yan tarafından 2020 yılı içerisinde Kdv hariç 124.464,00 TL tutarında 27 adet (BS) satış faturasının bildirildiği, ancak 5.000,00 TL altında kalan faturaların Ba/Bs formlarında bildirim zorunluluğu bulunmadığından, davaya konu edilen faturaların kayıtlara alınıp alınmadığının BA/BS faturaları nezdinde belirlenmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.'' ifadesinin yer almakta olduğunu;

bir başka ifade ile işbu değerlendirmenin dahi taraflar arasındaki ticari ilişkinin ispatı niteliğinde olup davaya konu fatura ve muhteviyatı ürünlerin teslim edildiğinin aşikar olduğunu; dolayısıyla bilirkişinin davaya konu faturaların ve muhteviyatı ürünlerin teslim edildiğinin belge ile ispatlanması gerektiğinden bahisle ispatlanmayan davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını.

BA/BS formları fatura ve muhteviyatı ürünlerin teslim edildiğini açık bir şekilde ortaya koymakta olduğunu, vergi dairesine yapılan (BA) alış bildiriminin ardından söz konusu faturaların ticari defterlere kaydının gerektiğinin her basiretli tacir tarafından bilinmekte olduğunu.

Yargıtay ilamlarına göre de (BA) bildirimleri yapılan faturaların ticari defterlere kaydı gereken bir belge olduğunu; davalı tarafça faturaların kabul edildiğini, vergi dairesine bildirimi yapıldığını; dolayısıyla ispat yükünün faturayı kabul ederek kullanmış olan tarafta olduğunu, Öte yandan davaya konu faturaların Müvekkil Şirketçe 2020 yılının son çeyreğinde tanzim edildiğini; vergi usul kanunu genel tebliği (sıra no: 396)’nde değişiklik yapılmasına dair tebliğ 01.07.2021 tarihinde resmi gazetede yayımlanmasıyla yürürlüğe girdiğini;

bu nedenle işbu değişiklikten önce mükelleflerin bir kişi veya kurumdan yapılan mal ve/veya hizmet alış tutarları ile bir kişi veya kuruma yapılan mal ve/veya hizmet satış tutarlarını bir başka ifade ile form ba ve/veya form bs bildirimlerini verme yükümlülükleri bulunduğunu; davaya konu faturalar ve vergi dairesinin mahkemeye cevabi yazısında yer alan BA/BS formları incelendiğinde müvekkil şirketin (bs) satış bildirimlerini verdiğinin, buna karşılık davalı tarafın (ba) alış bildirimlerini vermediğinin görülmekte olduğunu;

fatura ve muhteviyatı ürünleri teslim almadığını iddia eden davalı mükellefin ne bildirim verme yükümlülüğünü yerine getidiğini ne de ticari defterlerine işlediğini ancak ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde arz ve izah edilen bu hususlar değerlendirilmemiş olup usule ve yasaya aykırı olarak karar verildiğini( Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E. 2015/4268 K. 2016/948 T. 27.1.2016, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E. 2016/4326 K. 2016/14860 T.

17.11.2016, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E. 2016/2756 K. 2016/12461 T. 19.9.2016 Fatura ve muhteviyatı ürünlerin teslim edildiğini ve davalı yanın kötü niyetinin bilirkişi raporunda yer alan tarafların keşide ettikleri ihtarmelerden de açıkça anlaşılmakta olduğunu, müvekkil şirketçe keşide edilen 15.12.2020 tarih ... yevmiye nolu, 15.12.2020 tarih ... yevmiye nolu ve 16.12.2020 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamelere karşı davalı yanca Beyoğlu ...

Noterliğinin 21.12.2020 tarih ... yevmiye nolu cevabi ihtarname ile herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı yanın kabul etmediği ... nolu kdv dahil 1.483,92 TL ve ... nolu 19.726,05 TL tutarındaki 2 adet faturanın tekrar davacı yana gönderildiğinin görüldüğünü, akabinde davalı yanca aynı gün 21/12/2020 tarihinde müvekkili şirkete 10.735,03-TL tutarında havale yapıldığını;

cari hesaba istinaden yapılan işbu ödemenin '' herhangi bir borcu olmadığını '' iddia eden davalı yan aleyhine delil olarak kabulü gerektiğini, bir başka anlatımla borcun tamamına itiraz eden, fatura ve muhteviyatı ürünlerin teslim alınmadığını iddia eden davalı/borçlu şirketin müvekkili şirkete yapmış olduğu ödemenin davaya dayanak teşkil eden fatura tarihlerine denk gelmekte olduğunu;

davalı tarafın itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, Davalı taraf ile carilerinde mevcut faturalar incelendiğinde teslim edilen faturalarla ilgili ürünlerin bu zamana kadar teslim edildiği dikkate alındığında itiraza konu faturalara ait ürünlerin teslimatının yapılmadığının ileri sürülemeyeceğini;

geçmiş iş hacmi de gözetildiğinde faturalara itiraz edilmemesinin hizmetin sağlandığını ve ürünlerin teslim edildiğini göstermekte olduğunu, her ne kadar müvekkili şirketçe tanzim edilen faturalarda teslim alanın imzası bulunmasa da davalı yanın haksız / kötü niyetli olduğu fatura ve muhteviyatı ürünleri teslim aldığının müvekkili şirket ile davalı şirket çalışanları arasında geçen mesajlaşmalardan anlaşılmakta olduğunu, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen, duruşma ve tetkik esnasında belirecek ve resen nazarı itibara alınacak hususlar karşısında, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,

davanın kabulüne, davalının takip konusu miktarın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava; taraflar arasındaki ticari satış ilişkisi kapsamında tazim edilen faturalara dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davalının hem borca itiraz hem de cevap dilekçesinde taraflar arasındaki ticari ilişki bulunmadığını savunmasına rağmen, gerek ba-bs formları gerekse tarafların ticari defterleri kapsamından taraflar arasında ticari satış ilişkisi bulunduğunun anlaşıldığı,

davalının ba formları ile beyan ettiği faturaları defterlerine kaydetmemesi halinde ispat yükünün davalıya geçtiği, davalının ticari ilişkiyi inkar etmesine rağmen takip öncesi kısmi ödeme yapması ve tek taraflı düzenlediği iki adet fiyat farkı faturasını borcundan düşmesinin davalı aleyhine değerlendirilmesi gerektiği, mahkemece bu hususlar göz önüne alınmaksızın dava konusu fatura muhtevasının davalıya teslim edildiğinin ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu yönündedir.

Dava konusu takip dosyası kapsamından davacının davalı aleyhine, 07/01/2021 tarihinde tamamı 2020 yılına ait 40 adet faturaya dayalı olarak, bu faturalardan bakiye 153.565,74-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı anlaşılmıştır. Mahkemece, takip dayanağı faturalar dosya arasına alınarak, davacı ve davalı şirketlerin 2020 yılı ba-bs formları getirtilmiştir.

Davacının 2020 yılında davalıya 40 adet fatura karşılığı KDV hariç 268.383,00-TL tutarında mal sattığını vergi dairesine beyan ettiği anlaşılmıştır. Davalının kayıtları ise karşılaştırmalı olarak gönderilmiş, davalının 2020 yılında davacıdan 29 adet fatura karşılığı KDV hariç 144.091,00-TL tutarında mal aldığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

Buna göre davacının davalıya muhtevasını satıp teslim ettiğini iddia ettiği 40 adet faturadan KDV hariç 124.292,00-TL tutarında 11 adet faturanın davalı tarafından alım olarak beyan edilmediği anlaşılmıştır. Mahkemece taraf defterleri üzerinde mali bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptali davalarında yalnız takip dayanağı faturalarla ilgili inceleme yapılması gerekmekte iken, bilirkişinin açık hesap incelemesi yaptığı görülmüştür.

Nitekim davacı defterlerinde kayıtlı olup davalı defterlerinde kayıtlı olmayan fatura sayısı 12 olarak bulunmuş ise de, bu 12 faturadan 2020 yılı aralık ayında düzenlenen üç tanesinin takip dayanağı faturalar olmadıkları anlaşılmıştır.

Yine davalı yanın ba formları aylık olarak celbedilmediği için, davalının vergi dairesine beyan etmesine rağmen defterlerine kaydetmediği takip dayanağı faturaların hangileri olduğu incelenemediği gibi, davalının davacı ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını beyan etmesine rağmen davacının mahsup olarak defterlerine kaydettiği ancak davacının yasal sürede itiraz ederek iade ettiği her ikisi de aralık ayında düzenlenmiş 21.164,97-TL tutarlı iki adet fiyat farkı faturası konusunda da ne mahkeme gerekçesinde ne bilirkişi raporunda bir değerlendirme yapılamamıştır.

Yine bilirkişi raporunda takip dayanağı faturaların tamamının taraf defterlerindeki karşılıklı durumu, yine davalının kendi kayıtlarındaki ödemelerin davacı defterlerindeki kayıt durumu karşılaştırmalı olarak incelenmediğinden, raporun dairemizce denetlenmesi de mümkün olmamıştır.

Mahkemece yapılması gereken iş, davalı yanın 2020 yılına ait ba formlarının aylık bazda celbini sağlayıp, yalnızca takip konusu faturalarla sınırlı olmak üzere, bu faturaların taraf defterlerindeki karşılıklı kayıt durumunun dökümünün yapılması, davalı defterlerindeki ödeme kayıtlarının davacı defterlerindeki durumunun dökümünün yapılması, davalı defterlerinde olup davalı defterlerinde olmayan ödeme kayıtlarının dayanaklarının araştırılması, yine davalının defterlerine kaydetmeyip vergi dairesine alım olarak bildirdiği faturaların tespitinin yapılması,

yine davalının defterine kaydetmesine rağmen alım olarak bildirmediği faturaların tespitinin yapılması, böylece takip konusu her bir fatura muhtevası bakımından ayrı ayrı teslim olgusunun değerlendirilmesi, davalı tarafından her ikisi de aralık ayında düzenlenmiş ve davacı defterlerinde yer almayan,

ancak davalı tarafından davacı alacağından düşülen 21.164,97-TL tutarlı iki adet fiyat farkı faturasının ödeme olarak kabul edilip edilemeyeceğinin değerlendirilmesi amacıyla tarafların 2020 yılı defterleri üzerinde ek bilirkişi incelemesi yahut gerekli görülmesi halinde yeni bir mali müşavir bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sonucuna göre davacının takip dayanağı faturalardan ötürü takip tarihi itibariyle davalıdan bakiye alacağının mevcut olup olmadığı, mevcut ise miktarının ne olduğu hususunda kanun yolu denetimine uygun bir karar vermekten ibaret olup;

taraflar arasında cari hesap borç ilişkisi olduğu dava konusu olan faturaların davalıya tebliğ edildiğinin ve fatura muhteviyatının davalıya teslim edildiğinin ispat edilemediği yönünde eksik incelemeye dayalı yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş, davacı yanın istinaf istinaf başvurusu bu yönden hakı bulunmuştur.

Sonuç itibariyle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle. 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile.

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/04/2022 tarih ve 2021/393 Esas - 2022/271 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıcıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/12/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/1075, K. 2024/1979, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1075
Karar No
2024/1979
Tarih
12 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/1075 K.2024/1315
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2022/1078 K.2024/1068
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1079 K.2024/918
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/1081 K.2024/2129
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1082 K.2024/1225
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1084 K.2024/2079

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.