İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1195 K.2024/2114

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/1195Karar2024/2114Tarih26 Aralık 2024Okuma14 dk · 2.871 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
26 Aralık 2024
Dosya no
2022/1195 Esas
Karar no
2024/2114 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2020/573 Esas - 2022/380 Karar
Tarih
08/04/2022
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.871 kelime·14 dk okuma·6 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davalı taraf ile aralarında ticari ilişki olduğunu, davalı tarafın 91.875,64 TL borçlu olduğunu, borcun ödenmediğini, takipten önce verilen ileri tarihli 2 adet çek olduğunu, 07.11.2019 tarihli 25.300,00 TL bedelli çek için ayrıca takip açıldığını, takip açıldıktan sonra ödendiğini, 18.01.2020 tarihli 29.000,00 TL bedelli çekin ise takipten sonra ödendiğini, icrada ödenen bedellerin mahsubunun gerektiğini, bu mahsup işleminin dosya hesabı yapılırken dikkate alınması gerektiğini, davalı tarafa alacağın tahsili için ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını,

davalının itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu beyan etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı tarafa verilen 07.11.2019 keşide tarihli 25.300,00 TL bedelli çek ile 18.01.2020 keşide tarihli 29.000,00 TL bedelli çekin davacı tarafın cari hesabına işlenmediğini, iş bu çeklerin ödendiğini, cari hesaptan düşülmesi gerektiğini, davacı tarafın icra takibine kadar işlettiği faizin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddinin gerektiğini beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 08/04/2022 tarih ve 2020/573 Esas - 2022/380 Karar sayılı kararında.

"Dava, davacının, bakiye cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.Davalı icra dosyasına yapmış olduğu itirazında müvekkilinin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.... sayılı takip dosyası incelendiğinde;

davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 91.875,64 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte tahsili için cari hesaba dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği,

davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.Bilirkişi 18/01/2021 havale tarihli raporunda.

Davacı tarafın 2018-2019-2020 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tuttuğunu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 2018-2019-2020 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tuttuğunu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği takibe konu olan cari hesaba ait 2019 yılında toplam 77 adet fatura olduğu, faturaların davacı ve davalı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, iş bu faturaların irsaliyeli fatura olduğu, faturaların üzerinde açıklama kısmına malın/ürünün bilgilerinin yazıldığı, miktar ve fiyatlarının belirtildiği,

faturalara davalı tarafın itiraz ettiğine dair dosya muhteviyatında herhangi bir ihtarname, evrak yada belgeye rastlanılmadığını,“Türk Ticaret Kanununun Madde 21-(2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." ifadesinin yer aldığını, davacı Tarafın Dosya Muhteviyatına Sunduğu Cari Hesap Ekstresinde, 2018 yılı: Davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 01.01.2018 tarihli 17.020,22 TL (B) tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 31.12.2018 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 29.477,17 TL alacaklı olduğu,

2019 yılı: 01.01.2019 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 29.477,17 TL alacaklı olduğu, 01.01.2019 tarihli düzeltme kaydıyla davacı tarafın davalı taraftan 31.072,15 TL alacaklı olduğu, 31.12.2019 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 37.575,66 TL alacaklı olduğu, 2020 yılı: 01.01.2020 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 37.575,66 TL alacaklı olduğu, Davalı Tarafın Dosya Muhteviyatına Sunduğu Cari Hesap Ekstresinde, 2018 yılı: Davacı taraf ile cari hesap ilişkisinin 01.01.2018 tarihli 17.020,19 TL (A) tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 31.12.2018 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 31.072,15 TL alacaklı olduğu,

2019 yılı: 01.01.2019 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 31.072,15 TL alacaklı olduğu, 14.10.2019 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 37.575,65 TL alacaklı olduğu, 21.11.2019 tarihli “...

TL çekin tazmin tutarı” açıklamalı, 2.030,00 TL tutarlı işlem ile davacı tarafın davalı taraftan 35.545,65 TL alacaklı olduğu, 2020 yılı: 17.02.2020 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 35.545,65 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında 01.01.2020 tarihinde davalı taraftan 37.575,66 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında 17.02.2020 tarihinde davalı tarafın 35.545,65 TL borçlu olduğu, taraflar arasındaki cari hesap farkının 2.030,00 TL olduğu,

taraflar arasındaki cari hesap farkının nedeninin, davalı tarafın 21.11.2019 tarihli kayıt işlemi ve 0,01 TL tutarında yuvarlama küsurat tutarından kaynaklandığı, davalı tarafından 2.030,00 TL tutarlı kayıt işlemi için ticari defter ve kayıtlarında “...

TL çekin tazmin tutar ödemesi” açıklama yaptığı, 07.11.2019 tarihinde ... çek numaralı, 07.11.2019 keşide tarihli 25.300,00 TL tutarlı tarafların ticari defter ve kayıtlarında yer alan çek için ...BANK tarafından karşılıksız işlemi yapıldığı, iş bu çekin ibraz tarihi itibariyle hesap bakiyesi 0,00 TL olduğu, 23.270,00 TL lik kısmının karşılıksız olduğu ancak takas sistemi kapsamında ödeme yapılamadığı 07.11.2019” 19.11.2019 tarihinde ...bank A.Ş. tarafından ... adına vekaleten ...'e 2.030,00 TL ödendiği,

... sayılı Çek Kanunu'nun 3 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasında muhatap bankaların süresinde ibraz edilen ve karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan her bir çek yaprağı için ödemekle yükümlü oldukları tutar düzenlenmiş olup, bu ödeme yükümlülüğünün hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdi kredi sözleşmesi hükmünde olduğu belirtilmiştir.

12.01.2019 tarihli ve ... sayılı Resmi Gazete'de ...B tarafından yayımlanan “Çek Defterlerinin Baskı Şekline ve Bankaların Hamile Ödemekle Yükümlü Olduğu Miktarın Belirlenmesine - İlişkin Tebliğ (Sayı: 2010/2)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı:2019/1)” ile 28 Ocak 2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere bankaların süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için karşılığının bulunmaması halinde ödemekle yükümlü oldukları tutar 1.600 TL'den 2.030 TL'ye artırılmıştır.

Bu durumda davacı tarafa ödenen 2.030,00 TL tutarın alacak bakiyesinden düşülmesi gerektiği, davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 35.545,66 TL alacağını talep edebileceği, davalı tarafın takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne dair dosya muhteviyatına belge sunulmadığı, bu nedenle işlemiş faizin hesaplanmadığı, davacı tarafın takip tarihinden itibaren yıllık %13,75 avans faizi talep edebileceği, tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin Mahkemenin takdirinde olduğu sonuç ve kanaatini bildirmiştir.Bilirkişi 19/12/2021 tarihli ek raporunda.

Dosya muhteviyatına eklenen ve davacı tarafın itirazlarının değerlendirilmesi neticesinde kök rapordaki sonuç ve kanaatin değiştirecek herhangi bir durumun oluşmadığı sonuç ve kanaatini bildirmiştir.

İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; davacının, taraflar arasında süregelen ticari ilişki sonucu oluşan cari hesap alacağına dayalı başlattığı takibe davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine eldeki dava vukuu bulmuş olup, dosya kapsamında davacı ve davalının ticari defterleri ve Ba-Bs formaları incelenmekle, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehlerine delil teşkil ettiği, davacı tarafında davalı tarafa düzenlediği takibe konu cari hesaba ait 2019 yılında toplam 77 adet faturanın tarafların ticari defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği,

söz konusu faturaların irsaliyeli fatura olduğu, tarafların cari hesap karşılaştırmalarında, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında davalıdan 37.575,66 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında ise, davacıya 35.545,65 TL borçlu olduğu görülmekle cari hesap farkı olan 2.030,00 TL dışında cari hesabın birbirini teyit ettiği ve cari hesap farkı yaratan 2.030,00 TL' nin ... numaralı çekin tazmin tutar ödemesi olduğu, iş bu tutarın davalı tarafından ticari kayıtlarına işlendiği,

davacı tarafından ise ticari kayıtlarına işlenmediği anlaşılmış olup, söz konusu çek, ilgili bankadan sorulmakla, çekin taahhüt bedelinin 19/11/2019 tarihinde davacı adına vekaleten ...' e ödendiği bilgisi ve tüm dosya kapsamına göre davacının davalıdan 35.545,65 TL'lik alacak miktarı itibariyle alacaklı olduğu kanaatine varılarak davalının itirazının iptaline, davalının aleyhine girişilen icra takibinin tamamına haksız olarak itiraz ettiği, dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu,

bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,''Davanın KISMEN KABULÜ ile.

Davalının ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın 35.545,66 TL yönüyle iptaline, takibin kabul edilen alacak yönüyle aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Kabul edilen asıl alacak üzerinden hesap edilecek %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı borçlu aleyhine ... sayılı icra dosyası ile 20.01.2020 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını.

20.01.2020 tarihinde mükerrer olmamak üzere ... sayılı icra dosyası ile cari hesap alacağına dayalı olarak genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını; davalının, genel haciz yoluyla başlatılan takipteki borcun tamamına itiraz ettiğini ve böylece takip kötüniyetli olarak durdurulduğunu; davalının icra takibi başlatıldıktan sonra yapılan ödemeleri 29.000,00 TL ve 25.300,00 TL olmak üzere 54.300,00 TL tutarında olduğunu; davalı borçlu aleyhine cari hesap alacağından dolayı açılan takip ise 96.410,26 TL tutarında olduğunu;

davalı borçlunun yapmış olduğu ödeme, alacağın tamamına yönelik olmadığından kısmi ödeme olarak kabul edilmekte olduğunu; kısmi ödemede ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 100'e göre. "Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir.

Aksine anlaşma yapılamaz." düzenlemesi ile kısmi ödemenin asıl alacaktan mahsubunun ancak ödemede gecikme olmaması halinde mümkün olacağı belirtilmekte olduğunu; işbu davaya konu olayda ise ödeme icra takibi başlatıldıktan sonra gerçekleştiği için borçlunun borcunu ödemede geciktiğini ve alacaklı yapılan kısmi ifayı asıl alacaktan değil öncelikle faiz ve masraflardan mahsup etme hakkına sahip olduğunu,

Dava dilekçesinde davalının icra takibinden sonra ödemeyi gerçekleştirdiği belirtilerek icra takibine konu borcun tamamı üzerindeki itirazın iptali ile yapılan kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edileceği belirtilerek takip alacağının tamamı üzerindeki itirazın iptali talep edilmişse de bu husus gözetilmeden kısmi ödemeyi asıl alacaktan mahsup etmek suretiyle itirazın kısmen iptaline karar veren ve davayı kısmen reddeden işbu mahkeme kararının hatalı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini,Yargıtay'ın da kısmi ödemenin asıl alacaktan mahsup edilmesi yoluyla hüküm kurulmasını bozma nedeni olarak saydığını"(Yargıtay 19. Hukuk

Dairesi Esas Numarası: 2003/4524, Karar Numarası: 2004/1913, Karar Tarihi: 01.03.2004)Yukarıda sayılan sebeplerle davanın tam kabulüne karar verilmesi gerekmekte olup davanın kısmen kabul edilmesi dolayısıyla müvekkilin ödeme durumunda kaldığı vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden de kararın kaldırılarak müvekkil lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini,İleri sürerek,

yukarıda sayılan ve resen nazara alınacak nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/573 E. ve 2022/380 K. sayılı kararının kaldırılarak davanın tam kabulüne, aksi halde Yerel Mahkemeye yukarıda belirtilen şekilde karar verilmek üzere dosyanın İADESİNE, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; ticari satış ilişkisinden doğan bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemec davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dava konusu ... sayılı takip dosyası kapsamından, davacının 20/01/2020 tarihinde davalı aleyhine "14/10/2019 vadeli cari hesap alacağı" açıklaması ile 91.875,64-TL cari hesap alacağı,

4.535,26-TL işlemiş faiz alacağı toplamı 96.410,90-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, takipte "... sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere" kaydının bulunduğu, davalının yasal sürede vaki itirazı sonucu davacının 07/09/2020 tarihinde eldeki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.Takip talebinde belirtilen ... sayılı takip dosyası dairemizce UYAP sistemi üzerinden dosyaya eklenerek incelenmiş, davacının davalı aleyhine 07/11/2019 keşide tarihli 25.300,00-TL bedelli çeke dayalı olarak,

23.270,00-TL asıl alacak, 850,32-TL işlemiş faiz, 755,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 151,80-TL yargılama gideri, 2.530,00-TL çek tazminatı ve 69,81-TL komisyon toplamı 27.626,93-TL alacak üzerinden 22/01/2020 tarihinde kambiyo takibi başlattığı, takipte ... sayılı takip dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere" kaydının bulunduğu, davacı vekili tarafından 30/01/2020 tarihinde icra dosyasına verilen dilekçe ile takipten feragat edildiği ve dosyanın işlemden kaldırılmasının istendiği, tüm hacizlerin kaldırıldığı anlaşılmıştır.

Mahkemece taraf defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan raporu kapsamından, taraf defterlerine göre 14/10/2019 tarihinde davacının davalı taraftan 37.575,65-TL alacaklı göründüğü, 07/02/2020 tarihinde davacının kendi defterlerine göre davalıdan 37.575,65-TL alacaklı göründüğü, davalının ise bu tarihte davacıya 35.545,65 TL borçlu göründüğü, farkın davacının 19/11/2019 tarihinde tahsil ettiği 25.300,00-TL bedelli çekin banka sorumluluk bedeli olan 2.030,00-TL'yi defterlerine kaydetmemesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır.

Mahkemece davanın 35.545,65-TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davalının cari hesapta kayıtlı bulunan 29.000,00-TL ve 25.300,00 TL tutarlı iki adet çek bedelini takip tarihinden sonra ödediği, takipten sonra yapılan kısmi ödemelerin BK 100'e göre mahsubu gerekirken, doğrudan asıl alacaktan mahsubunun hatalı olduğu, davanın tamamen kabulü gerektiği yönündedir.

Bilirkişi raporuna ekli davalıya ait açık hesap dökümü ve çek suretleri kapsamından, 07/11/2019 keşide tarihli 25.300,00-TL bedelli çekin keşide tarhinde ibraz edildiği ve karşılıksız çıktığı, banka sorumluluk bedelinin 2.030,00-TL'nin ise 19/11/2019 tarihinde, yani cari hesaba dayalı takip tarihinden önce davacı tarafından tahsil edildiği, 03/02/2020 tarihinde çekin davalı tarafından iade alınıp davacıya 25.300,00-TL ödeme yapıldığı, 18/01/2020 keşide tarihli 29.000,00-TL bedelli çekin ise bankaya ibraz edilmediği, çekin 17/02/2020 tarihinde geri alınıp, aynı tarihte davacıya 29.000,00-TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.

Bu hususlar davacının da kabulündedir. İleri vadeli çek verilmesi ifa uğruna edim mahiyetinde bulunduğundan, borcu sona erdirmeyip erteler. Buna göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 89.945,66-TL bakiye açık hesap alacağı bulunduğu görülmektedir. 25.300,00-TL bedelli çeke dayalı yapılan kambiyo takibinden feragat edilmiş ve çekin davalıya iade edilmiş olmasına göre, taraflar arasındaki alacak/borç ilişkisi açık hesap üzerinden tespit edilmelidir.

Davalının davacıya 20/01/2022 takip tarihinden sonra, 03/02/2020 tarihinde 25.300,00-TL, 17/02/2020 tarihinde 29.000,00-TL ödeme yaptığı anlaşılmıştır. Davacının dava tarihinden önce yapılan ödemeleri mahsup etmeden eldeki davayı açtığı görülmüştür.

İtirazın iptali davalarında takipten sonra; ancak dava tarihinden önce yapılan ödemeler bakımından davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır.Diğer ifade ile takip sonrası ve dava tarihi öncesi yapılan ödemelerin dava değerinden mahsubu gerekmektedir(bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2005/19-200 esas, 2005/210 karar sayılı, 30/03/2005 tarihli. Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2024/1914 esas, 2024/7504 karar sayılı, 23/10/2024 tarihli ilamları).

Dava konusu takipte,TBK'nun 100 üncü maddesine göre kısmi ödemelerin önce faiz ve masraflardan mahsubu talep edilmiş ise de, yaptırılan mali bilirkişi incelemesi neticesinde davacının davalı tarafından takipten sonra ve davadan önce yapmış olduğu toplam 54.300,00-TL ödemeyi kendi defterlerinde doğrudan bakiye asıl alacak tutarından mahsup ettiği, kendi defterlerine takip sonrası dönem için işlemiş faiz alacağı kaydetmediği, icra dosyasına haricen tahsil bildiriminde de bulunmadığı,

ticari defterlerin sahibinin hem lehine hem de aleyhine delil teşkil edeceği nazara alındığında, dava tarihinden önce tahsil edilen tutarları doğrudan asıl alacaktan mahsup eden davacının, eldeki itirazın iptali davasında bu tahsilatların önce faiz ve masraflara mahsubunu talep edemeyeceği, buna göre davacının takipten sonra ve davadan önce yapılan 54.300,00-TL tahsilat yönünden itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı, dava tarihi itibariyle itirazın iptali davasına konu edilebilecek bakiye açık hesap alacağının 35.645,66-TL olduğu,

takipten önce davalıyı temerrüde düşürmeyen davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinde de bulunamayacağı, davacının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, mahkemece takip öncesi tahsil edilen kısım bakımından, yukarıda açıklandığı üzere, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi, dava şartı olan bu hususun re'sen nazara alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı, ancak bu hususun yeniden tahkikat yapılmasını gerektirmediği tespit edilmiştir.Sonuç itibariyle, davacının istinaf başvurusunun usulen kabulü ile,

ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurularak, davanın, takipten talep edilen toplam 96.410,00-TL alacağın 54.300,00-TL'lik kısmı yönünden hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığından usulden reddine, bakiye 42.100,00-TL alacak yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun usulen KABULÜ ile.

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/04/2022 tarih ve 2020/573 Esas - 2022/380 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2- Davacının, ... sayılı takip dosyasına konu ettiği toplam 96.410,00-TL alacağın, 54.300,00-TL'lik kısmı yönünden davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-h ve 115/2 fıkraları uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN reddine,3- Davacının ... sayılı takip dosyasına konu ettiği toplam 96.410,00-TL alacağın, 42.100,00-TL'lik kısmı yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile;

davalı tarafından takibe yapılan itirazın 35.645,66-TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin 35.645,66-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, fazla istemin reddine, 4- Hüküm altına alınan 35.645,66-TL alacağın %20'si oranındaki 7.129,13-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN

5-Karar tarihi itibariyle kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.434,95-TL nispi karar harcından, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 1.646,45-TL harcın mahsubu ile bakiye 788,50-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 1.646,45-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen kısım üzerinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13 maddesine göre hesaplanan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım üzerinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13 maddesine göre hesaplanan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan 54,40-TL başvuru harcı, 700,00-TL bilirkişi ücreti, 151,50-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere olmak üzere toplam 905,90-TL yargılama giderinin, kabul ve ret oranına göre 335,18-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,10- Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin kabul ve red oranı üzerinden 488,40-TL'sinin davalıdan, bakiye kısmın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,11- Davalı tarafından ilk derece yargılamasında sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 12-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,

İSTİNAF YÖNÜNDEN

13-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 14-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 78,60-TL dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gidiş- dönüş gideri olmak üzere toplam 299,30-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 15-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,16-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/11/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/1195, K. 2024/2114, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. İlk Derece Mahkemesi Yönünden
  8. İstinaf Yönünden
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1195
Karar No
2024/2114
Tarih
26 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1196 K.2024/1353
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1198 K.2024/1988
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1198 K.2024/1542
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1199 K.2024/1463
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1201 K.2024/1277
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1205 K.2024/1298

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.