İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1968 K.2025/1088

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/1968Karar2025/1088Tarih26 Haziran 2025Okuma15 dk · 3.058 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
26 Haziran 2025
Dosya no
2022/1968 Esas
Karar no
2025/1088 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2020/731 Esas- 2022/613 Karar
Tarih
16/06/2022
Dava
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
Karar arihi
26/06/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.058 kelime·15 dk okuma·6 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirketten çeşitli tarihlerde mal aldığını ancak bedellerini ödemediğini, bu nedenle hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyanla ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

taraflar arasında düzenlenen ekte sunulu sözleşme aynı zamanda yetki sözleşmesini de içermekte olup, bu sözleşme kapsamında çıkacak tüm hukuksal uyuşmazlıklar için Çerkezköy mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili kılınmış olduğunu, taraflar arasında yapılacak işler neticesinde müvekkilinin sözleşmenin 4. maddesinde belirtilen daireyi de davacıya veya göstereceği 3. şahıslara devredeceğini, taşınmazın müvekkilince devredilmiş olduğunu, taşınmazın bulunduğu Çerkezköy mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, davacıya ticari ilişki nedeniyle 2 adet taşınmaz devredilmiş olduğunu,

müvekkili ile davacı arasında yapılan sözleşme gereğince davacının müvekkiline sevk edeceği mermerler karşılığında müvekkiline ait 105,000,00 TL bedel değerinde bartır olarak, ... Ada ... Parsel ...

No Dubleks meskenin verileceğini, müvekkilinin sözleşme gereğince üstlenmiş olduğu edimi yerine getirmek istediğini ve davacının kurucu ve yöneticisi olarak görünen ...'nin talebi üzerine sözleşme konusu taşınmazı ...'nin eşi ...'ye tapuda devretmiş olduğunu, bu işlem ile müvekkilinin borçlandığı edimi yerine getirdiğini ve borcun sona ermiş olduğunu, daha sonra taraflar arasında yapılan yeni alımlar için de yine müvekkiline ait Tekirdağ/Çerkezköy ... Mah. ... Ada ...

Parsel Bağ.

Bölüm No:... olan dubleks mesken niteliğindeki taşınmazın ...'ye devretmiş olduğunu, yapılan bu devir neticesinde müvekkili alacaklı konuma gelmiş olup bu hususa ilişkin fazlaya dair tüm haklarının saklı olduğunu, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu beyanla haksız ve kötü niyetli davanın reddine, davacı aleyhine %20 den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi'nin 16/06/2022 tarih 2020/731 Esas- 2022/613 Karar sayılı kararında;"Dava itirazın iptali davasıdır.Mahkememizin 2015/1021 esas, 2017/425 esas sayılı dosyası ile yargılama yapılmış olup mahkememizin"Davacı tarafın icra takibine yaptığı alacağı faturalara dayandırdığı,

davalı tarafın ise yetki itirazı dışında faturaların tebliğ edilmediğin içeriğinin bilinmediğini söyleyerek itiraz etmesi nedeniyle taraf defterleri üzerinde inceleme yaptırılmış olup defterlerde fatura kayıtları izlenmiştir.her iki taraf defterlerinde de 2360 tl lık fatura haricinde tüm faturalarda tarafların tüm mutabakatlarının bulunduğu bilirkişi raporu ile belirlendiğinden ,davalı tarafça faturaların alındığı, defterlere kaydedildiği,

davalının bunun karşılığında aldığı malları iade ettiği veya ödediğine dair herhangi bir belgenin olmadığı da anlaşıldığından mutabakata varılan faturalar toplamı kadar borçlu olduğu ve itirazın iptali gerektiği, haksız vaki itiraz nedeniyle de takdiren %20 icra inkar tazminatı ödemesi gerekeceği" şeklindeki gerekçesi ile karar verilmiş, iş bu karar davalı tarafça istinaf edilmekle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2017/5369 Esas, 2020/1579 Karar sayılı ilamıyla "İtirazın iptali talepli davada;

istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, davacı tarafın takip tarihi itibarıyla, ... sayılı dosyasına konu 96.115,02TL asıl alacak miktarınca alacaklı olup olmadığının tespitinden kaynaklanmıştır. İlk derece mahkemesince faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ancak davalının ödediğini ispatlayamadığından bahisle, 93.755,02 TL asıl alacak ve inkar tazminatı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davalı borçlu icra dosyasına itirazında, borcu, ödeme emri dayanağı faturaları ve dayanak alacağı kabul etmediğini beyan etmiş, icra müdürlüğünün yetkisine ve cevap dilekçesinde mahkemenin yetkisine itiraz etmiştir Davalı vekilinin yetki itirazının ve davanın esasına yönelik taşınmaz devri suretiyle ediminin yerine getirildiği iddiasının , dosyaya ibraz edilen tarihsiz fotokopi belgeye dayandırıldığı, sözleşme aslının davalı tarafça ibraz edilemediği, davacı tarafta olduğu ve davacı tarafça ibrazı gerektiğinin ileri sürüldüğü,

davacı vekilinin ise sözleşmeyi ve sözleşmedeki ... adına atılan imzayı kabul etmediği görülmüştür.Davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde ibraz edilen tarihsiz sözleşmede; " ...Mermer'e ...'a sevk edeceği mermerler karşılığında ...'a ait 105.000,00 TL bedel değerinde bartır (barter) olarak ..Ada ... parsel ... nolu dubleks mesken verileceği" ibaresinin yer aldığı, dosyaya ibraz edilen tapu kaydı fotokopisinden taşınmazın ...'ye 23/09/2013 tarihinde tapuda satışının yapıldığı görülmüştür.

Bu durumda ilk derece mahkemesince, tapuda devir yapılan kişi ile davacı şirket yetkilisi arasındaki akrabalık bağının araştırılarak, 6100 Sayılı HMK 220/1 maddesi gereğince, davacı tarafa belge aslının ibrazı için münasip bir kesin süre vermesi, kesin süre içerisinde belgenin elinde bulunduğunun inkarı halinde HMK 220/2-3 maddesine uygun şekilde yemin teklif etmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar vermesi gerekirken, davalı savunmaları üzerinde durmaksızın ödeme iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar vermesi yerinde görülmediğinden,

davalı vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 Sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına" karar verilerek mahkememiz kararını kaldırmıştır.Mahkememizce İstinaf ilamı doğrultusunda tapuda devir yapılan kişi ile davacı şirket yetkilisi arasındaki akrabalık bağının araştırılaması kapsamında Nüfus Müdürülüğü'ne müzekkere yazılmış olup verilen yanıtta ...nin ...'nin eşinin erkek kardeşi olduğu belirtilmiştir.

Yine davacı tarafa davaya konu belge aslını sunması için kesin süre verilmiş olup verilen kesin süre içerisinde belge aslı sunulmamıştır.

Bunun üzerine davacı tarafa yemin deliline başvurup başvurmayacağı davacı tarafa hatırlatılmış, davacı taraf yemin deliline başvurmayacağını belirtmiştir.Tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile ''Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/731 Esas ve 2022/613 Karar sayılı dosyasının itirazın iptaline ilişkin olduğunu, dosyanın daha önce 2015/1021 Esas numarası ile yargılamasının yapıldığını ancak kararın istinaf incelemesi neticesinde bozularak yeniden yargılanmaya başlanıldığını, 2020/731Esas numarası ile Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiğini ancak verilen kararın gerek hukuk kurallarına gerekse usule aykırı olduğunu.

Davacı ...'ın, 26.08.2013- 26.11.2013- 14.12.2013- 23.12.2013- 27.04.2014- 14.08.2014- 29.12.2014 tarihli faturalar ile müvekkilinden mal satın aldığını ancak bedellerini ödemediğini, bunun üzerine müvekkili şirketin ... sayılı dosyası ile davalı ... aleyhine genel haciz yoluyla icra takibi başlattığını, davalı borçlunun 30.04.2015 tarihinde borca ve yetkiye itiraz ederek takibi durdurduğunu,

ancak bu itirazın haksız olarak yapılan bir itiraz olduğunu;Davalı borçlunun cevap dilekçesinde davacı alacaklı şirket ile bir sözleşme yapıldığını ve bu sözleşmeye karşılık sevk edilecek mermerler karşılığında kendisine ait 105.000,00 TL bedel değerinde bartır olarak, ... Ada ... Parsel ... No Dubleks meskeni ...' nin eşi ...'ye tapuda devretmiş olduklarını, yine daha sonra yapılan alımlar için ise Tekirdağ/Çerkezköy ... mah. ... ada ... Parsel Bağ.

Bölüm No:... olan dubleks mesken niteliğindeki taşınmazı da ...'ye devretmiş olduklarını iddia ettiğini ancak bu iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu;Davalı borçlu tarafından dosyaya sunulan sözleşmenin gerçek olmadığını, öncelikle müvekkili şirket yetkilisi tarafından böyle bir sözleşmenin hiçbir zaman imzalanmadığını, ayrıca davalı borçlunun dosyaya yalnızca sözleşme fotokopisi sunduğunu, sözleşme aslını dosyaya sunamamış olduğu gibi hiçbir zaman sözleşmenin gerçek olduğunu da ispatlayamadığını, davalı borçlunun cevap dilekçesinde iddia etmiş olduğu gibi ...'nin müvekkili şirket yetkilisinin eşi olmadığını,

...'nin parasını ödeyerek daireyi ...'dan satın aldığını, ayrıca bir kişinin borcunu ancak alacaklısına ödeyebileceğini, alacaklıya yapılmayan ödemenin, borcun ödenmesi olarak kabul edilemeyeceğini, bu nedenle de davalı tarafın cevap dilekçesindeki iddialarının tamamen gerçek dışı ve davayı uzatmaya yönelik olduğunu;Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda incelenen yasal defterler ve diğer vesaikler üzerinde yapılan incelemeler sonucunda her ne kadar 2.360,00 TL'nin davalı tarafça ticari defterlerine işlenmemiş olduğu tespit edilmiş ise de,

bu tespitten müvekkilinin o tutar için alacaklı olmadığı anlamının çıkartılamayacağını ancak Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 215/1021 Esas sayılı dosyada mahkemenin bu hususu göz ardı ederek davanın kısmen kabulüne karar verdiğini, davalı tarafın istinaf başvurusu sonucunda T.C İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceme sonucunda, kararın kaldırılmasına karar verdiğini,

bu karar doğrultusunda dosyanın İlk derece mahkemesine gönderildiğini ve ... numarası ile yeniden yargılanmaya başladığını;İstinaf kararı doğrultusunda Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce 18/02/2021 tarihli 2 numaralı celse de ''Davacı tarafın belge aslının kendisinde olmadığını bildirdiği görüldüğünden yemin hususunda davalı tarafça beyanda bulunması hususunda tebligat çıkartılmasına bu hususta 2 haftalık kesin süre verilmesine,

yemin metni verildiğinde davacı tarafa bildirilmesine,'' şeklinde ara karar verildiğini, ancak davalının mahkemece verilen sürede yemin teklif metnini hazırlamamış ve mahkemeye sunmamış olduğunu, 29/04/2021 tarihli 3 numaralı celse de eksik hususların giderilmesinden sonra yemin metni sunulması için davalı tarafın süre verilmesini talep ettiğini ancak bu hususa ilişkin herhangi bir ara karar oluşturulmadığını.

Daha sonra 31/03/2022 tarihli 7 numaralı celsede 3 numaralı ara karar ile''Davacı vekiline tebligat çıkartılarak dava dilekçesinde yemin deliline başvurmuş olduğu anlaşıldığından yemin deliline başvurulup başvurulmayacağı hakkında beyanda bulunmak ve yemin deliline başvuracak ise yemin metnini mahkememize sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, sunulduğu takdirde davalı tarafa tebliğinin sağlanmasına,

bu hususta beyanda bulunulmadığı ve yemin metni sunulmadığı takdirde yemin delilinden vazgeçmiş sayılacağının ihtarına, ihtarın işbu duruşma tutanağının tebliği ile yapılmasına'' karar verildiğini, ancak verilen bu kararın gerek yemin delili hükümlerine gerekse istinaf kararına aykırı olduğunu;Yemin delilinin, taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunu, kanunda belirtilen usule uyarak,

mahkeme önünde, kutsal sayılan değerlerle teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalar olduğunu, HMK madde 225'e göre, bir davada iddiasını ispatlayamayan tarafın son çare olarak yemin deliline başvurması gerektiğini, bu kapsamda Yargıtay kararları çerçevesinde yemin delilinin yalnızca ispat yükü kendisinde olan tarafça yapılması gerektiğinin kabul edildiğini.

Kanun ve yargıtay kararları çerçevesinde yemin deliline başvurması gereken tarafın ispat yükü kendisinde olan taraf olduğunu, Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada davacı tarafın dosya kapsamına bir fotokopi şeklinde ve tarihsiz bir sözleşme sunarak bu sözleşmenin gerçek olduğunu iddia ettiğini, bu sözleşmenin gerçekten var olduğunu, sözleşmenin aslını ve davacı müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanmış olduğunun ispatının da TMK, HMK ve Yargıtay kararları çerçevesinde davalı tarafça yapılması gerektiğini,

yine HMK ve Yargıtay kararları çerçevesinde yemin deliline başvuracak olan tarafın da ispat yükü kendisinde olan taraf olarak davalı taraf olması gerektiğini, bu nedenle de Mahkemenin 18/02/2022 tarihinde vermiş olduğu ara karar çerçevesinde davalı tarafça yemin metni hazırlanması gerekirken, 31/03/2022 tarihinde yeniden bir ara karar verilmesinin kanuna ve usule aykırı olduğunu.

İspat yükü müvekkiline ait değilken Mahkeme tarafından kendileri tarafından ispat edilmesi gerektiği ve yemin delilinin kanundaki tanımına ve niteliklerine aykırı olarak yemin deliline başvurulmaması nedeni ile davanın reddine karar verilmesinin bozma sebebi olduğunu, Mahkeme tarafından taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığını ve davalının itirazının haksız olduğuna karar verilerek davanın kabul edildiğini, istinaf kararında aynen;"Davalı tarafça sözleşme aslı ibraz edilememiş, davacı vekilinin ibraz edilen sözleşmedeki imzayı inkar ettiği, aslının sunulması halinde imza incelemesi yapılmasını talep ettiği,

davalı vekilinin de sözleşme aslının davacı tarafta olduğu ve davacı tarafça ibraz edilmesi gerektiğini ileri sürdüğü görülmüştür.'' denildiğini, davalı tarafın aslında hiç var olmayan, belki de kendi kendisinin düzenlediği bir sözleşmenin varlığından söz ederek davayı bu kadar uzattığını, davalı tarafın fotokopi olarak dosyaya sunduğu sözleşmenin aslında hiç olmadığını, böyle bir sözleşme varsa bile müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını,

olmayan bir sözleşmeye dayanarak bu sözleşmeyi sunma yükünü müvekkili şirkete yüklemenin mümkün olmadığını;Davalının savunmasını dayandırdığı sözleşmeyi sunması ve bu sözleşmenin varlığını ispat etmesi gerektiğini, ayrıca böyle bir sözleşme var ise sözleşme üzerindeki imzanın da müvekkili şirket yetkilisine ait olduğunun kanıtlaması gerektiğini, varlığı bile şüpheli olan bir sözleşme aslını sunmalarının mümkün olmadığını, nitekim istinaf ilamında HMK 220/2-3 fıkraları gereğince işlem yapılması gerektiğine hükmedildiğini, Mahkemece yemin teklif edileceğinden bahsedildiğini,

yani davacı taraf olarak davalıya teklif edecekleri bir yemin olmadığını, Mahkemenin istinaf ilamını yanlış anladığını, kanun gereği Mahkemenin gerek görürse müvekkili şirket yetkilisine yemin teklif etmesi gerektiğini beyanla, yasaya, usule ve hakkaniyete aykırı, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile kurulan hükmün, istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, davalıya fatura karşılığı mal satıp teslim ettiğini, davalının ise fatura bedellerini ödemediğini, bu nedenle hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf,

davacı ile aralarında yazılı sözleşme bulunduğunu, bu sözleşmede taraflar arasında çıkacak uyuşmazlıklar yönünden Çerkezköy mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili kılındığını, yine sözleşmede mal bedelinin davacıya taşınmaz devredilmek suretiyle ödeneceğinin kabul edildiğini, davacı şirket yetkilisinin eşine sözleşmede kararlaştırılan taşınmazı devretmek suretiyle borcunu ödediğini beyan ederek davanın reddini savunmuş,

Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Mahkemece istinaf incelemesine konu karardan önce 2015/1021 Esas ve 2017/425 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalı tarafın vaki istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 2017/5369 Esas ve 2020/1579 Karar sayılı kararı ile.

"Davalı borçlu icra dosyasına itirazında, borcu, ödeme emri dayanağı faturaları ve dayanak alacağı kabul etmediğini beyan etmiş, icra müdürlüğünün yetkisine ve cevap dilekçesinde mahkemenin yetkisine itiraz etmiştir.Davalı vekilinin yetki itirazının ve davanın esasına yönelik taşınmaz devri suretiyle ediminin yerine getirildiği iddiasının , dosyaya ibraz edilen tarihsiz fotokopi belgeye dayandırıldığı, sözleşme aslının davalı tarafça ibraz edilemediği, davacı tarafta olduğu ve davacı tarafça ibrazı gerektiğinin ileri sürüldüğü,

davacı vekilinin ise sözleşmeyi ve sözleşmedeki ...Mermer adına atılan imzayı kabul etmediği görülmüştür.Davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde ibraz edilen tarihsiz sözleşmede; " ...Mermer'e ...'a sevk edeceği mermerler karşılığında ...'a ait 105.000,00 TL bedel değerinde bartır (barter) olarak ...

Ada ... parsel ... nolu dubleks mesken verileceği" ibaresinin yer aldığı, dosyaya ibraz edilen tapu kaydı fotokopisinden taşınmazın ...'ye 23/09/2013 tarihinde tapuda satışının yapıldığı görülmüştür. Bu durumda ilk derece mahkemesince, tapuda devir yapılan kişi ile davacı şirket yetkilisi arasındaki akrabalık bağının araştırılarak, 6100 Sayılı HMK 220/1 maddesi gereğince, davacı tarafa belge aslının ibrazı için münasip bir kesin süre vermesi,

kesin süre içerisinde belgenin elinde bulunduğunun inkarı halinde HMK 220/2-3 maddesine uygun şekilde yemin teklif etmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar vermesi gerekirken, davalı savunmaları üzerinde durmaksızın ödeme iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar vermesi yerinde görülmediğinden," bahisle 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiş, Mahkemece kararın kaldırılmasından sonra devam edilen yargılamada öncelikle davalı tarafa, daha sonra ise davacı tarafa yemin metni sunulması için süre verilmiş,

davacının nüfus kayıtları dosyaya ikmal edilmiş ve istinaf ilamı doğrultusunda işlem yapıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından; davalının cevap dilekçesi ekinde tarihsiz, kendi isim ve imzasını içerir bir sözleşme sunduğu, sözleşme altına davacıya ait kaşe olmaksızın, bilgisayar ortamında "...

Mermer" yazıldığı ve imzalandığı, davacı tarafça söz konusu sözleşmedeki imzanın şirket yetkilisine ait ve böyle bir sözleşmenin gerçekte var olmadığının beyan edildiği, Mahkemece kaldırma kararından önce yapılan yargılamada davalı vekiline sözleşme aslını sunmak üzere süre verildiği, davalı tarafça sözleşme aslının sunulmadığı, 13/12/2016 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde sözleşme aslının davacı tarafta olduğunun iddia edildiği, davacı vekilinin 23/01/2017 tarihli dilekçesi ile sözleşme aslının davacıda olmadığını, böyle bir sözleşmenin var olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

6100 sayılı HMK'nın 220/1. maddesi uyarınca.

Mahkemece, taraflardan birisinin karşı tarafta bulunduğunu iddia ettiği belgenin ibrazı hususunda, belgenin kendisinde bulunduğu iddia edilen tarafa süre verebilmesi için; ileri sürülen hususların ispatı için belgenin ibrazının zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna kanaat getirilmesi, belgenin kendisinde olduğu iddia edilen tarafın, belgenin elinde olduğunu ikrar etmesi veya bu talep karşısında sessiz kalması ya da belgenin var olduğunun resmi bir kayıtla anlaşılması veya varlığının başka bir belgede ikrar olunması gerekmektedir.

Aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince, açıklanan şartların gerçekleşmesi halinde Mahkemece, ibrazına karar verilen belgenin elinde bulunduğunu inkar eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı halde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine dair yemin teklif edilir.

Üçüncü fıkrası uyarınca da,Mahkemece, verilen süre içerisinde belgenin ibraz edilmemesi ve ibraz edilmemesi konusunda geçerli bir mazeret sunulmaması veya belgenin elinde bulunduğunun inkar edilmesi ve teklif edilen yeminin de kabul ve icra edilmemesi halinde duruma göre, belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanının kabul edilebilmesi söz konusu olmaktadır.Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; davacı tarafından, davalı tarafça sureti sunulan ve kendisine ait kaşeyi içermeyen sözleşme aslının kendisinde bulunduğunun ikrar edilmediği,

davalının bu iddiasına karşı, sözleşme aslının kendisinde bulunmadığına dair beyan dilekçesi sunulduğu, yani iddia karşısında sessiz kalınmadığı, sözleşmenin varlığının resmi herhangi bir kayıttan anlaşılamadığı ve yine davalı tarafça, sözleşmenin varlığının davacı tarafından kabul edildiğine dair imzalı başkaca yazılı bir belgenin de sunulmadığı açık iken, HMK'nın 220/1. maddesi uyarınca sözleşme aslını sunmak üzere davacı tarafa süre verilmesi mümkün değildir.

Böyle bir sözleşmenin varlığını ve altındaki imzanın davacının yetkilisine ait olduğunu iddia eden davalının, sözleşme aslını verilen süre içerisinde Mahkemeye ibraz etmemesi sebebiyle, sözleşmenin varlığının kabul edilmesi ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde nazara alınması da mümkün değildir.Davalı taraf, davacının düzenlediği faturalara konu malları teslim aldığını kabul etmiş ancak ödeme savunmasında bulunmuş ve bu savunmasını da ispat edememiş olduğundan, alacağın miktarına yönelik bir itiraz da bulunmadığından Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken,

istinaf kaldırma kararında HMK'nın 220/2-3 maddeleri uyarınca re'sen davacı tarafa belgenin elinde bulunmadığına ilişkin yemin teklif edilmesinden bahsedilmiş olmasına rağmen, bu dahi yapılmayarak, davacıya, davanın ispatı yönünden yemin teklifinin hatırlatılması ve ardından gerekçelendirilmeksizin davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.

Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/06/2022 tarih ve 2020/731 Esas 2022/613 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-DAVANIN KABULÜ ile davalının Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına itirazının iptali ile takibin talep edildiği şekilde DEVAMINA,3-Hüküm altına alınan alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 19.223 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN

4-Dairemiz karar tarihi itibariyle alınması gereken 6.565,62 TL nispi karar harcından, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 1.160,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.404,79 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 1.160,83 TL peşin harç, 27,70 TL başvurma harcı olmak üzere; toplam 1.188,53 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 135,00 TL tebligat/posta gideri ve 750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam.

885,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden,Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 30.00,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,

İSTİNAF YÖNÜNDEN

9-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,10-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 105,50 TL dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gidiş- dönüş gideri olmak üzere; toplam 326,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 14-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 25/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/1968, K. 2025/1088, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. İlk Derece Mahkemesi Yönünden
  8. İstinaf Yönünden
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1968
Karar No
2025/1088
Tarih
26 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1973 K.2025/1089
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1973 K.2025/928
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1978 K.2025/898
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1984 K.2025/877
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1985 K.2025/906
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1986 K.2025/967

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.