İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/543 K.2024/1493

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/543Karar2024/1493Tarih3 Ekim 2024Okuma12 dk · 2.385 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
3 Ekim 2024
Dosya no
2022/543 Esas
Karar no
2024/1493 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2019/738 Esas 2021/856 Karar
Tarih
09/11/2021
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satıma Konu Malın İadesi
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.385 kelime·12 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında medikal ürün alışverişi olduğunu, davalı tarafından 40 adet medikal ürünün müvekkili davacıya gönderildiğini, davacının ise buna karşılık keşide yeri Şanlıurfa olan 13/02/2018 tarihli, ... numaralı, 29.000,00 TL tutarlı ve 23/02/2018 tarihli, ... numaralı, 29.212,00 TL tutarlı olmak üzere toplam 58.212,00 TL’lik 2 adet çeki davalıya gönderdiğini, daha sonra tarafların karşılıklı anlaşması üzerine ürünlerin 39 adetinin davalı tarafa ...

Kargo aracılığı ile 05/12/2017 tarihinde 56.756,70 TL tutarlı iade faturası ve sevk irsaliyeleri ile iade edildiğini ve bu iade faturasının davalı tarafından BA formuna işlendiğini, sonrasında ise davalı tarafından 28/03/2018 onay tarihli BA formunda müvekkilinin göndermiş olduğu iade faturasının silindiğini, davalıya karşı iş bu iade faturasından kaynaklanan alacak nedeni ile ilk icra takibinin 28/02/2018 tarihinde Şanlıurfa ... İcra Dairesinin ...

E. sayılı dosyası ile başlatıldığını ve davalının 06/03/2018 tarihinde takibe itiraz ettiğini, davalı tarafından icra takibi öğrenildikten sonra 28/03/2018 tarihinde BA formlarından uyuşmazlık konusu faturanın hukuka aykırı bir şekilde silinerek düzeltme yapıldığını, davalının icra takibini durdurmak, uzun yargılama sürecinde zaman kazanmak ve müvekkilinin mağduriyetini artırmak için BA-BS kayıtlarını değiştirdiğini ve müvekkilinin gönderdiği faturayı kayıtlardan çıkardığını, davalı tarafından, kendilerine ürün iadesi yapılmadığı,

gönderilen kargo içeriğinin hediye kuru biber olduğunun iddia edildiğini, müvekkili ile davalı arasında ... defalık ticaret olduğunu, hediye gönderecek kadar samimi olunmadığını, müvekkili şirket tarafından, ürünlerin iadesi nedeni ile davalı şirkete verilmiş olan çeklerin iadesinin istendiğini ancak davalı tarafça çekler cirolanıp ticarette kullanıldığından çeklerin iade edilmeyeceğinin bildirildiğini, başka türlü herhangi bir ödeme de yapılmadığını,

müvekkili şirketin uyuşmazlık konusu ürünlerle ilgili bayiliğinin davalı firma tarafından iptal edilmesinden 1 gün sonra müvekkili şirket tarafından iade faturası kesildiğini ve aynı gün ürünlerin kargo ile davalıya gönderildiğini, bayiliği iptal edilen ve ticari ilişkisi sona eren şirketin hemen ertesi günde davalının iddia ettiği gibi hediye olarak pul biber göndermesinin mantık dışı olduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,

yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının alacağının dayanağı olarak sunulan faturada iade faturası ibaresinin geçmediğini, müvekkilinin, davacı yana ürün satan firma olduğunu, bu ilişki içerisinde davacının satın aldığı ürünü iade etmesi için ürünün ayıplı olması gerektiğini, üründe ayıp iddiasının hiçbir zaman ileri sürülmediğini, davacı yanın ürünü iade etmesi için ikinci bir hukuki nedenin “tarafların ürün iadesi” konusunda anlaşmaya varmaları olduğunu,

ancak müvekkili ile davacı arasında ürün iadesi konusunda bir anlaşma olmadığını, iade faturasının müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkilin ticari kayıtlarında faturanın olmadığını, müvekkilin, davacının bayilik sözleşmesini iptal etmesinin nedeninin davacı tarafından ödemenin zamanında yapılmaması, çok geç yapılması olduğunu beyanla davanın reddine, %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi'nin 09/11/2021 tarih 2019/738 Esas- 2021/856 Karar sayılı kararında.

"Dava, İİK'nun 67. maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın icra takibine konu faturalar karşılığında davacı şirketin cari hesap alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir....sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 57.946,26 TL toplam alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı,

süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır.Alınan bilirkişi raporuyla davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde talimat yoluyla yapılan inceleme sonucunda taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının cari hesap alacağının bulunduğu, alacak miktarının 56.756,70 TL olduğu belirtilmiştir.

Davalı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede de bu alacağın varlığının sabit olduğu, tarafların ticari defter ve belgelerinin birbirini doğruladığı, BA/BS formlarındaki beyanların da destekler nitelikte olduğu anlaşılmıştır.

Maddi vakıaya ilişkin kargo ile gönderilen ürünlerin tespiti açısından tanıklar dinlenmişse de resmi kayıtlara göre alacak sabit olduğundan tanık beyanları dikkate alınmamıştır.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; alacağın sabit olduğu,

gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödendiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığından davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile ''Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 56.756,70-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda %10,75 faiz oranının geçmemek kaydıyla avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Usul ve yasaya uygun olmayan Bakırköy 5 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/ 738 Esas ve 09.11.2021 tarihli kararının usul ve yasaya aykırı olması sebebiyle kaldırılması gerektiğini;Hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, İlk derece mahkemesine sunulan bilirkişi raporunda özetle; ''Davacı yanın kestiği 05.12.2017 tarih, 56i756 TL bedelli faturayı davalının ticari kayıtlarına aldığı, itiraz etmediği, 26.01.2018 tarihli BA/BS formunda işlendiği, davalının daha sonra düzeltme beyanı verdiği, 28.03.2018 tarihinde kayıtlardan çıkardığı,

56 gün sonra iptal edilen faturanın kayıtlardan çıkarılmasının kabul edilmeyeceği gerekçesi ile davacının alacaklı olduğu, davacının takip öncesi faiz talep edemeyeceği '' şeklinde tespitlerde bulunulduğunu, bilirkişi raporuna yapılan itirazlar dikkate alınmadan verilen kararın hukuka aykırı olduğunu.

Faturanın tek başına alacağı ispat etmeye yeterli olmadığını, malın teslim edildiğinin ispat edilmesi gerektiğini, irsaliyeli fatura üzerinde teslim alanın imzası olmadığını, kargo fişinde fatura bilgisi olmadığını, kargo fişinde maldan bahsedilmediğini, müvekkilini mallar gelecek diye önceden görüntüsü atılan faturayı kayda aldığını, ancak sonradan mallar gelmeyince çıkardığını;Davacı tarafın, iade konusu malları teslim ettiğini ispat edemediğini, mal teslimi fiili bir durum olup, davacı yanın faturaya konu ettiği, iade edildiğini iddia ettiği malları müvekkilinin teslim almadığı hususunun tanık beyanları ile ispat edildiğini,

davalı tanığı ... beyanının; ''davacı taraf medikal ürün gönderecekti ancak göndermedi. Davacı yanın gönderdiği kargoda kuru dolma biber vardı. Ürün yoktu.'' şeklinde, davalı tanığı ...'ın beyanının "davacı yaca gönderilen kargo içeriğinde kuru biber olduğunu duydum '' şeklinde olduğunu, dinlenen davalı tanıklarının, davalı şirkete davacı yanın medikal ürün göndermediğini beyan ettiklerini, davacı tanığı ...'nun beyanının; '' Gözümle gördüğüm bişey yoktur.

Davacı şirket sahibinin söylediğine göre, davalı taraf, davacı şirketin gönderdiği ürünleri kabul etmiyormuş, hatta satma yetkisi olmadığını söylüyormuş '' şeklinde olduğunu, davacı tanığının, iade edilen malların müvekkili tarafından kabul edilmediğini, satma yetkisi vermediğini beyan ettiğini, davacı tanığı beyanlarının, kendi tanıklarının beyanlarını teyitlediğini, ürünlerin davacı tarafından alınmadığını, davacı tarafın iade edilen ürün bedeline hak kazanmadığını;Bilirkişi raporunun, sadece faturayı esas alarak davacının alacaklı olduğu sonucuna varıldığı şeklinde olduğunu, faturaya itiraz etmemenin,

faturayı kayda almanın tek başına alacaklı olunduğu sonucunu doğurmayacağını, müvekkilinin fatura konusu malı teslim almadığını, davacının mal göndermediğini tespit ettiğinde faturayı kayıtlardan çıkardığını, davalının stok kayıtlarında inceleme yapılmamasının hatalı olduğunu, Mahkemeden müvekkilinin stok kayıtlarında bilirkişi incelemesi yapılması,

stoklarda iade konusu malın girip girmediğinin tespit edilmesi istenmiş ise de, Mahkemece itirazları kabul edilmeden, davanın kabulüne karar verildiğini, stokta iade konusu malın olup olmadığı tespit edilmeden verilen kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu;Faturaya itiraz edilmemesinin alacağa dair sadece bir karine olduğunu, mal tesliminin maddi bir vaka olduğunu, fatura altında mal teslime dair bir ibare olmadığını, şirket muhasebecisi tarafından mal geleceği zannı ile fatura suretinin sehven işlendiğini, ancak mallar gelmeyince faturanın sistemden çıkarıldığını, davacı tarafın malın teslim edildiğini ispat etmesi gerektiğini,

salt faturanın mal teslimi anlamına gelmeyeceğini, davacı tarafın mal iade edeceğinden bahisle fatura sureti gönderdiğini, mal yerine kuru biber gönderdiğini, kargo fişinde içerik bilgisinin standart koli olarak geçtiğini, faturanın teslim edildiğine dair veri olmadığı gibi ürün teslimine dair de bir veri de olmadığını, açıklanan nedenler ile, hukuki dayanaktan yoksun, sübjektif kanıya dayalı bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini.

İcra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davada tanık dinlendiğini, bilirkişi incelemesi yapıldığını, teslim hususunun inkar edilerek araştırıldığını, davalının takibe itirazında haksız olmadığını, likit alacağın söz konusu olmadığını, Mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyanla usul ve yasaya uygun olmayan Bakırköy 5 ASliye Ticaret Mahkemesi 2019/ 738 Esas ve 09.11.2021 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Mahkemenin lehlerine vermiş olduğu kararda faiz yönünden hatalı karar verdiğini, faizde oran belirtilmesinin müvekkilini mağdur ettiğini, Mahkemenin hüküm kısmında ''asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda %10,75 faiz oranının geçmemek kaydıyla avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına'' dediğini, ancak mahkemenin hükmetmiş olduğu bu faiz kararı hatalı olup düzeltilmesi gerektiğini, İstinaf incelemesi neticesinde söz konusu hüküm kısmının düzeltilmesini talep ettiklerini, avans faiz uygulanması kararının doğru olduğunu fakat %10,75 oranını geçmemesi yönündeki kısmın hatalı olduğunu,

zira böyle bir oran olmadığını, müvekkilinin söz konusu parasını yaklaşık 4 yıldır kullanamadığını, gelişen enflasyon ve kur ortamının parayı pul ettiğini, Mahkemenin kararında belirtmiş olduğu faiz oranına göre hesaplama yapıldığında olması gereken miktardan çok eksik çıktığını, müvekkilinin kararda bahsedilen faiz oranına göre çok mağdur olduğunu beyanla Yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın faiz kısmının düzeltilerek 'avans faiziyle birlikte' onanmasını talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, iade faturasına dayanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, davalıdan medikal ürün satın aldığını ve karşılığında iki adet çek ile ödeme yaptığını, ürünlerin tesliminden sonra davalı tarafından bayiliğinin iptal edildiğini, bu nedenle iade faturası düzenleyerek ürünleri davalıya iade ettiğini, davalı tarafından hem iade faturasının,

hem ürünlerin teslim alındığını, kargo içeriğinde kuru biber olduğuna dair iddianın doğru olmadığını, çeklerin ise davalı tarafından ciro edilerek kullanıldığını ibraz edilmeleri sebebiyle ödendiklerini, davalı tarafından ödeme yapılmaması nedeniyle hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazının haksız olduğunu beyan ederek itirazın iptalini talep etmiş, davalı taraf, davacının herhangi bir şekilde ürün iadesi yapmadığını, ürün iadesi için ayıp iddiasında bulunmadığını, yine taraflarca ürün iadesi konusunda bir anlaşma yapılmadığını, tek başına fatura düzenlenmesi ile alacağın ispat edilemeyeceğini,

davacının iade faturasının kayıtlarında yer almadığını, bayilik ilişkisinin davacının zamanında ödeme yapmaması nedeniyle sonlandırıldığını beyanla davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Davacı vekilince ileri sürülen istinaf sebebi; hükümde takibin asıl alacağa işletilecek avans faizi ile devamına denilmesi gerekirken Mahkemece işletilecek faiz yönünden oran belirtilmesinin hatalı olduğuna, davalı vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri ise; davacının herhangi bir şekilde ürün iadesi yapmadığı,

iade faturasının ürünler gelmeden kayıtlara alındığı ve gelmeyince kayıtlardan çıkarıldığı, tanık beyanları ile ürün teslim edilmediğinin ispat edildiği, bilirkişi raporunda tek başına faturanın esas alındığı, rapora itirazlarının değerlendirilmediği, alacağın likit olmadığı, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğine ilişkindir.Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir.

Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması,

diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanak ve gerekçe içeriğine göre; tarafların ticari defterleri ile dayanak kayıtları üzerinde ayrı ayrı yapılan incelemeler neticesinde düzenlenen bilirkişi raporlarında, takip ve dava konusu iade faturasının davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı, öte yandan davalı tarafından faturanın bağlı olduğu vergi dairesine sunulan BA formu ile bildirildiği,

bu bildirimden üç ay sonra yapılan başka bir bildirim ile de kayıtlarından çıkarıldığının tespit edildiği, buna göre her ne kadar davalı taraf iade faturasını ticari defterlerine kaydetmemiş ise de, ticari defterler ile bağlantılı kayıt olan BA formu ile faturayı tebliğ ve kayıtlarına aldığını kabul ettiği, bu tarihten itibaren sekiz günlük yasal süre içerisinde fatura içeriğine itiraz etmediği,

davacının takipte talep ettiği alacağını HMK madde 222'de sayılan şartları sağlayan ticari defter ve kayıtları ile ispat ettiği, yasal süreden sonra davalının tek taraflı olarak BA kayıtlarında yaptığı düzeltmenin bu sonucu değiştirmeyeceği, kaldı ki davacı tarafından delil olarak fatura dışında kargo teslim belgesine de dayanıldığı ve davalı tarafından da kargonun teslim alındığının kabul edildiği, kargo içerisinde ise medikal ürün değil, kuru biber olduğunun iddia edildiği, ...

Kargo tarafından Mahkemeye gönderilen yazı cevabına göre davalı tarafından teslim alınan kargo içeriğinin medikal ürün olarak belirtildiği, bu noktada ispat yükünün kargoyu teslim aldığını kabul etmekle birlikte içeriğinde başka bir ürün olduğunu iddia eden davalıda olduğu ve davalı tarafından bu iddianın ispat edilemediği, dava değeri itibariyle her iki tarafın iddiasını ancak kesin delillerle ispat edebileceği, tanık deliline dayanılamayacağı ve nihayet Mahkemece kesin delillerden olan ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan incelemeye dayanan bilirkişi raporlarının hükme esas alınması ile davanın kabulüne karar verilmesi,

yine iade edilen ürün miktarı ve iade faturası içeriği sabit ve alacak likit, takibe itiraz ise haksız olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmış, davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Dava, icra takibine sıkı sıkıya bağlı itirazın iptali davası olup davacı tarafından takip talebinde asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %10,75 faiz talep edilmiştir.

Mahkemece alacağın ticari alacak olduğu nazara alınarak ve taleple bağlılık ilkesi gözetilerek takibin, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %10,75'i, yani talebi, geçmemek üzere avans faizi işletilmesi suretiyle devamına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Davacı tarafın istinaf başvurusu da haksızdır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Tarafların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 3.877,05 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.042,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.834,75 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı varsa yatıran ilgili tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/543, K. 2024/1493, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/543
Karar No
2024/1493
Tarih
3 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/543 K.2024/660
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/544 K.2024/790
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/544 K.2024/1825
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/545 K.2024/1777
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/545 K.2024/664
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/546 K.2024/1829

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.