İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/569 K.2024/1409

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/569Karar2024/1409Tarih26 Eylül 2024Okuma13 dk · 2.521 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
26 Eylül 2024
Dosya no
2022/569 Esas
Karar no
2024/1409 Karar
İncelenen kararın mahkeme
BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
20/10/2021
Dosya numarası
2021/195 Esas - 2021/811 Karar
Dava
Tazminat (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.521 kelime·13 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesi ile, Müvekkil ... ile karşı taraf ..., ... Ltd. Şti’nin %50 şer paylı ortakları olduğunu , ... nun 22/10/2003 tarihinden 01/07/2014 tarihine kadar şirketin münferiden imzaya sahip şirket müdürü olarak görev yaptığını ve 01/07/2014 tarihinde ... ve ... şirket müdürleri olarak atanmış müşterek imza yetkisi ile şirketi birlikte temsil ve sorumlu kılındıklarını, davacı ... Ltd.

Şti’nin kurulduğu tarihten itibaren 11 yıl süresince şirket itek başına temsil eden ... hiçbir zaman şirket hakkında gerçek bilgi ve herhangi bir mali genel kurul da ortağı olan müvekkile hiçbir surette bilgi vermediğini, şirketin 2 müdür olarak çalışmasına karar verilmesinden sonra Mali Müşavir ... tarafından şirket kayıtları üzerinden yapılan inceleme neticesinde 02/08/2014 tarihli ve 6100 sayılı HMK .293 maddesi gereğince düzenlenen bilirkişi raporunda da ...’nun borcunun 1.148.090,64 TL. olduğunun tespit edildiğini, şirketin hiçbir kayıtlarında ... tarafından şirket hesaplarından çekilen miktarlara raslanılmamış olması,

şirketten borç alınma olarak değil, davalı’nın şirketin gerçekten içinin boşaltmaya çalıştığının açık bir delilli olduğunu, davalı ...’nun belirtilen tutum ve davarnışları, şirket kaynaklarının kendi şahsi menfaati doğrultusunda kullanması, şirket bünyesinde bulunan miktarları çekerek ve şirkete ödemeyerek şirketin , bankalara ve üçüncü kişilere borçlandırılması sonucunu oluşturan tutum ve davarının “güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğunu ve bu nedenle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2014/104664 soruşturma nolu ,...

Esas no, ... İddianame nolu , iddianamesi ile karşı taraf ... hakkında Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/570 E. Sayılı dosyası üzerinden ceza davası açıldığını, davalının, ... Ltd. Şti. kaşesi ve imzası ile davalının eşi ... ve Kızı ... ‘ya ait ... Ltd. Şti’ne ... Bankası A.Ş. den almış olduğu kredilere ... Ltd. Şti’ ni müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla” kefalet borcu altına soktuğunu, bu kapsamda şirket icra takibine maruz kaldığını, diğer yandan davalı ... Ltd.

Şti. tarafından ... A.Ş ve ... A.Ş ye ortaklığı ve şirket müdürlüğü bulunduğu ... Ltd. Şti’nin borçlarını da “şirket hesabından yapılan ödemeler” ile ödenmiş olduğunun tespit edildiğini bu nedenlerle davalının müdürlük yetkisinin kaldırılmasına, kararın tescil ve ilanına, ortaklıktan çıkartılmasına kararın tescil ve ilanına, davalının tutum ve davranışları nedeniyle ... Ltd.

Şti nezdinde oluşan zararın daha fazla olması nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak tespit edilen 4.000.000 TL nin şirket e ödenmesine, söz konusu ve tespit edilecek diğer alacaklara alacak doğum tarihinden itibaren en yüksek Banka İşletme kredisine uygulanan değişken oranlarda faiz uygulanmasına, bunun mümkün olmaması durumunda ise reeskont faiz uygulanmasına, şirket kayıtlarının incelenmesine, mahkememizce karar verilinceye kadar dilekçemde belirtilen , davalının müdürlük yetkisinin dondurulmasına,

diğer müdür ...’ın tek başına müdür olarak görevinin devamına, bunun mümkün olmaması durumunda ise müvekkil şirket ortağı ...’nun şirket müdürü olarak temsil ve ilzam ve yetkilendirilmesine, bunun mümkün olmaması durumunda ise davalı yerine kayyum atanmasına, şirket kayıtlarına buyunmayan 3. kişilerin haksız hak ve alacak taleplerine karşı , davalıya ait şirket hisseleri ve davalının banka hesapları üzerinde tedbir konulmasına, şirket alacaklarına teminat olmak üzere davalının hisselerine tedbir konulmasına , yargılama ve vekalet ücretinin ... ‘ya yükletilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacı mesnetsiz ve şirketten müvekkilini çıkartmak için kötü niyetli iddialar olduğunu , bu iddiaların bir bilirkişi incelemesiyle iddiaların asılsız olduğunun ortaya çıkacağını , dava konusu şirketin ... in ...

Sanayi ve Ticaret A.Ş ile arasında alt franchise sözleşmesi olduğunu, müvekkilin şirket defterlerinde gözüken car ihesaplarının bankalardan temin edilerek incelenmesi, müvekkiline ait şahsi banka hesaplarını mahkememize bildireceklerini, böylece 2010 yılı sonu genel mizana göre kasada gözüken 320.263 TL nin 2011 yılı işlemlerinde nasıl yansıtıldığının tespiti bu konuda ...’ın şahit olarak dinlenmesini talep ettiklerini, davacının kabadayı adamlarla işyerine gelerek müvekkilini tehdit ve baskı ile işyerinden çıkartıldığını , şirket müdürü ve ortağı olarak hiçbir şirket kaydına erişim sağlayamadıklarını ,

şirket işleyişini bilen tarafsız olacağına inandıkları Av. ...’ın kayyum olarak atanmasını talep ettiklerini, müvekkilinin eşi olan ...’nun yakın arkadaşı olan davacı 11/12/2003 de bu şirkete ortak olduğunu, o günden beridir aradaki iş ilişkisi ve arkadaşlık ilişkisi devam ettiğini, davacının her zaman şirkete gidip gelip şirket hesaplarını incelediğini, karar defterlerindeki kararlara imza attığını, hiçbir şekilde alınan kararlara ihtirazı kayıt koymamış denetçi atanmasını istemediğini, davacının bu davayı açarak 10 yıl öncesine dair hesapları isteyerek müvekkilin para kaçırdığını iddia etmesi kötü niyetli olduğunu,

öyle bir durumun olması halinde neden 10 yıl beklediğini bunun sadece şirketi ele geçirmek müvekkilinin bunca emeğinden sonra saf dışı bırakmak olduğunu bu nedenlerle şirket defter kayıtları tüm banka kayıtları vs. şirkete ait her türlü kurumdan gelecek tüm kayıtları üzerinde müvekkilinin şahsi hesapları da incelenmek sureti ile ayrıntılı bilirkişi incelemesi yapılmasını, müvekkilin Şubat 2015 ten beri şirkete girmemesi nedeni ile şirkete mahkemenin resen atayacağı ya da kendilerince uygun olan AV. ...’ın kayyım olarak atanmasını,

cevap dilekçelerinin kabulü ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 20/10/2021 tarih ve 2021/195 Esas - 2021/811 Karar sayılı kararında; "....Toplanan deliller, tüm dosya kapsamı ve Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlar da yapılan araştırma ve inceleme sonucunda; davalının eylem ve işlemleriyle dava konusu şirkete vermiş olduğu toplam zararın 453.288-TL olduğu, iş bu hususun ceza mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda da belirlendiği, Yargıtayın bozma ilamında belirtmiş olduğu ceza dosyasında 453.288-TL dışında davalının uhdesinde kalan ve zimmetine geçirdiği herhangi bir meblağın söz konusu olmadığı,

davacı tarafın talep ettiği sair alacağın ancak şirkete olan borç olarak değerlendirilebileceği, davalının şirkete olan borcunu İBAM 13.HD 2018/171 - 903 EK sayılı ilamında da belirtildiği üzere şirket alacağı olarak şirket tarafından her zaman tahsilinin istenebileceği, bu nedenlerle davalının eylem ve işlemleri nedeniyle şirkete vermiş olduğu 453.288-TL zararın kendisinden tahsiline, ayrıca davalının eylem ve işlemleriyle şirkete vermiş olduğu zarar, kötü yönetim ve haksız rekabet kapsamında müdürlük görevinden azledilmesine, yeni bir müdür seçilene kadar ...'ın yetkili müdür olarak görevlendirilmesine,

iki ortaklı şirkette davacı ortağın diğer davalı ortağı haklı nedenle ortaklıktan çıkarabilmesi için genel kurulda nitelikli çoğunlukla karar alınması gerektiği, iki ortaklı şirkette bu kararın alınmasının hukuken ve fiilen mümkün olmadığı (Yargıtay 11.HD 2015/10688 esas 2016/4780 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere) dikkate alınarak bu yöndeki talebin dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. "gerekçesi ile, ''1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, a-Davalının tarafların ortağı olduğu dava dışı ...

Ltd Şti' deki müdürlük görevinin sona erdirilmesine, şirkete yeni müdür seçilene kadar müdürlük görev ve yetkilerini kullanmak üzere ...'ın görevlendirilmesine, görevlendirmenin ayrıca ilanına , b-Davacı tarafın tazminat talebinin kısmen kabulüne, 453.288,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tarafların ortak olduğu ...

Ltd Şti'ye ödenmek üzere davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, c-Davacının, davalının, ortaklıktan çıkartılması yönündeki talebinin dava şartı yokluğu nedeni ile reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Davalının şirket hesaplarından sürekli olarak kendisine hukuka aykırı şekilde para aktarıldığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2019/463E., 2020/3939K. sayılı bozma ilamında, davalının şirkete yapılan borçlanma mı yoksa şirket malvarlığını hukuka aykırı şekilde mi uhdesine geçirdiği hususunun değerlendirilmeden karar verildiği, Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/570E., 2017/686K. sayılı kararında, davalının şirket hesaplarından kendisine para aktardığı, şirketi borca soktuğu, eşine ve kızına kredi işlemlerinde şirketi borçlu ve kefil gösterdiği,

ve güveni kötüye kullanma suçunu işlediğini, bu mahkûmiyet gerekçesiyle yerel mahkemenin kararında yer alan değerlendirmelerin hatalı olduğunu, TCK’nın 155. Maddesi ve TTK’nın 358. Maddesi göz önünde bulundurulduğunda, davalının hukuka aykırı olarak şirket parasını uhdesine geçirdiğinin sabit olduğunu, davalının, şirkete borçlanma işlemlerinin hukuka uygun olmadığını, TCK’nın 155.

Maddesi'nde belirtilen güveni kötüye kullanma suçunun, başkasına ait olup da muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunmak veya bu devir olgusunu inkâr etmek olarak tanımlandığı, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2014/104664 Soruşturma, 2014/18603 İddianamesi’nde, şirket mallarını idare etme yetkisi gereği olarak kendisine teslim edilen paraları uhdesine geçirdiğinin belirtildiği,

6335 sayılı Kanun’un 15. maddesi ile değiştirilen 6102 sayılı TTK’nın 358. maddesi, şirket içi borçlanmanın hangi şartlarda yapılacağını belirttiği, davalının, sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borçlarını ifa etmediği ve şirketin serbest yedek akçelerle birlikte karı geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olmadığı için şirkete borçlanamayacağını, Yerel Mahkeme'nin, davalının şirkete borçlanmasını hukuka uygun bir borçlanma olarak değerlendirmesinin hatalı olduğunu, davalının, şirket kayıtlarında 1.231.262,50 TL olarak görülen borcun, dava tarihi itibarıyla 3.305.980,82 TL olduğunu belirttiği,

ancak bu miktarın şirket kayıtlarında gösterilmemiş olduğunun anlaşıldığı, davalının, şirket kayıtlarında borç olarak gösterilmeyen 2.074.781,32 TL'nin borç olarak kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davalının şirket kayıtlarında gözükmeyen bu miktarı borç olarak aldığı iddiasının da yerel mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, Davalının, ceza yargılamasında ve hukuk yargılamasında bu miktarı borç olarak almadığını, banka işlemlerini gerçekleştirmediğini belirttiğini, davalının, şirketten çektiği miktarların şirkete zarar verdiğini ve bu miktarın şirket zararı olarak ödetilmesi gerektiğinin,

yerel mahkeme kararında belirtilmediğini, Yerel Mahkemenin de, bilirkişiler tarafından tespit edilmiş olan davalının şirketten çekmiş olduğu miktarın da şirkete zarar veren bir eylem olarak kabul edilerek şirkete ödetilmesine karar vermesi gerekir iken aksi yönde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Davalının şirketten çekmiş olduğu miktarların şirket hesaplarında gösterilmediğini, Bilirkişi raporunda, Davalı ...’nun şirketten 3.305.980,82-TL. yi zimmetine geçirmiş olduğunu, bu rakamın 2.289.803,06-TL'sinin kayıtlarda gözüktüğü,

Bankalar aracılığı ile ... hesaplarına aktarılan ve ...’dan şirkete verilen paraların büyük bölümünün muhasebe kayıtlarına intikal etmediği, bakiye 1.016.177,762-TL tutarındaki paranın kayıtlara intikal etmediği, şirket kasa hesabının günlük kasa giriş ve çıkışına göre tutulmadığı, kasa kayıtlarının fiktif tahmine dayalı hareketlerle meydana geldiği, kasa hesabının denetime açık olmadığı, bu nedenle ...’nun kasaya ödediği ya da kasadan tahsil ettiğin tutarların tespit edilemediği,

tespit edilen şekliyle dava tarihi itibarıyla ...’nun dava konusu şirkete 3.305.980,82-TL, borcu olduğunun tespit edildiğini, Oysa ki, şirket kayıtları incelendiğinde 2015 dönemi Muavin Defterinde ...’nun dava tarihi olan 31.12.2014 tarihi itibarıyla 1.231.262,50-TL. olduğu, Muavin Defterinde ...’nun şirkete 31.12.2015 tarihi itibarıyla 1.806.450,11-TL. borcunun bulunduğu, - 01.01.2016 tarihinde 213 sayılı VUK hükümleri gereğince 2015 dönemi için 189.677,26-TL.

Adat faizinin uygulandığı, - 31.12.2016 tarihinde de yine 213 sayılı VUK hükümleri gereğince 194.622,42-TL.

Adat faizinin uygulandığı, Dolayısıyla bilirkişinin raporunda ifade etmiş olduğu “Şirket kayıtlarında 2.289.803,06-TL. borcu gözüküyor” şeklindeki tespitinde bu rakamın içinde ADAT faizleriyle eklenmiş olan miktar olduğu yine ŞİRKET KAYITLARINDA gözüktüğünü, Bilirkişinin ADAT faizleri eklemeden yapmış olduğu bu tespitin hatalı olduğu şirket kayıtlarında açık bir şekilde görülmekte olup, Davalının Şirketten almış olduğu miktarın sadece 1.806.450,11-TL. nin kayıtlarda gözüktüğü,

1.499.529,89-TL. nin şirket kayıtlarında yer almadığının açık bir şekilde görüldüğünü,Belirtilen bu açıklamalar ve şirket kayıtları göz önünde bulundurulduğunda davalının şirketin 1.499.529,89-TL. yi şirket kayıtlarından BUHAR ETMİŞ olduğunun açık bir şekilde tespit edildiğini, Şirket zararı olan toplam 3.305.980,82-TL. nin tespit edilerek Şirket’e ödenmesi gerekir iken, davalı tarafından zimmetine geçirilmiş olan ve %50 si hiçbir şekilde kayıtlarda gösterilmemiş olan bu miktarın TESPİTİ VE ŞİRKETE ÖDENMESİ TALEP EDİLMİŞ OLMASINA RAĞMEN YEREL MAHKEME’NİN HERANGİ BİR GEREKÇE OLMAKSIZIN RED YÖNÜNDEKİ KARARI AÇIKÇA HUKUKA,

HAKKANİYETE VE VİCDANA AYKIRI olduğunu, Yerel mahkemenin, davalının şirkete verdiği zararın tespiti ve bu miktarın şirkete ödetilmesi gerektiği yönündeki kararının eksik inceleme ve hatalı değerlendirmelerle verildiğini, davalının, şirketten sürekli ve yüksek oranda para çektiği ve bu miktarın şirkete zarar verdiğini, bu miktarın şirkete ödenmesi gerektiğini beyanla, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne, yeni bir bilirkişi raporunun aldırılmasına, yargılamanın murafaalı olarak yapılmasına, ve yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava, şirket müdürü olan davalının müdürlük yetkisinin kaldırılması, görevinden azli, yeni müdür atanması, olmadığı taktirde şirkete kayyum atanması, davalının ortaklıktan çıkartılması ve davalının münferiden şirket müdürlüğü yaptığı dönemde (2003-2014) şirkete verilen zararların tespiti ile davalıdan tazmin edilerek şirkete verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davacı vekilinin Yerel mahkemenin, davalının şirkete verdiği zararın tespiti ve bu miktarın şirkete ödetilmesi gerektiği yönündeki kararının eksik inceleme ve hatalı değerlendirmelerle verildiğine yönelik istinaf sebebi incelendiğinde, Mahkemece verilen hüküm gerekçesinde, davalının eylem ve işlemleriyle dava konusu şirkete vermiş olduğu toplam zararın 453.288-TL olduğu, iş bu hususun ceza mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda da belirlendiği, Yargıtayın bozma ilamında belirtmiş olduğu ceza dosyasında 453.288-TL dışında davalının uhdesinde kalan ve zimmetine geçirdiği herhangi bir meblağın söz konusu olmadığı,

davacı tarafın talep ettiği sair alacağın ancak şirkete olan borç olarak değerlendirilebileceği, davalının şirkete olan borcunu İBAM 13.HD 2018/171 - 903 EK sayılı ilamında da belirtildiği üzere şirket alacağı olarak şirket tarafından her zaman tahsilinin istenebileceği belirtilmiş ise de mahkemece hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda;'' Davalı ...'nun banka hesap ekstrelerine göre 2007-2014 yılları arasında şirkete ödediği tutarın toplam 8.971.180,16 TL. olmasına karşın defterlere kayıt tutarının 4.589.897,33TL olduğu,

2007-2014 yılları arasında şirketten çektiği paraların toplam tutarının 12.277.160.98 TL olduğu halde defterlere 6.879.701,09 TL. sının kayıt edildiği, hesap bakiyelerinin Banka ekstrelerine göre -3.305.980,82 TL, Resmi kayıtlara göre ise -2.289.803,06 TL'.

Olduğu, davalı ...'nun Banka ekstrelerinc göre şirkete olan borcunun -3.305,980,82 TL, kayıtlara göre ise 2.289.803,06 TL olduğu, Bankalar aracılığı ile ... hesabına aktarılan ve ...'dan şirkete verilen paraların büyük bölümünün muhasebe kayıtlarına intikal etmediği, bakiye 1.016.177,762 TL tutarındaki paranın kayıtlara intikal etmediği belirtildiği, ayrıca bilirkişi ek raporunda şirketin 2014 yıl sonu bilançosunda 131 ortaklardan alacaklar hesabında davalı ...'nun 1.806.450,11 TL borçlu olduğu ifade edildiğine göre, davalının banka kayıtları ile borcunun 3.305.980,82 TL, 2014 yılı yıl sonu bilançosuna göre borcunun 1.806.450,11 TL.

Olduğu ve buna göre aradaki 1.499.530,71 TL. Nin şirket kayıtlarında olmadığı, bilirkişi raporunda şirket Kasa Hesabının günlük kasa giriş ve çıkışlarına göre tutulmadığı, kasa kayıtlarının fiktif tahmine dayalı hareketlerle meydana geldiği, kasa hesabının denetime açık olmadığı,

bu ncdenle ...'nun kasaya ödediği ya da kasadan tahsil ettiği tutarların tespit edilemediği belirtilmiş olup bu durumda dava dışı şirketin kayıtlarına intikal etmeyen bu miktarın Yargıtay Bozma ilamında belirtildiği üzere şirkete yapılan borçlanma mı olduğu yoksa davalının şirket malvarlığını hukuka aykırı bir surette uhdesine mi geçirdiği hususunun tartışılıp değerlendirilmediği ve bu tespitlerin davacı vekili tarafından istinaf sebebi olarak ileri sürüldüğü görülmüştür.

HMK'nın 297. maddesine uygun olarak verilmeyen kararın istinaf aşamasında denetlenmesine imkan bulunmamaktadır. İstinaf aşamasında davalının 21/02/2023 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.

Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davalıya ait veraset ilamının dosyaya ibrazının sağlanmak suretiyle mirasçılarının davaya dahil edildikten sonra, ceza dosyasındaki bilirkişi raporununda dosya arasına getirtilerek, dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtları ile banka kayıtlarının inceletilerek ve davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı verdiği beyan dilekçesindeki itirazlarda değerlendirilerek,

davalı ...'nun kasaya ödediği ya da kasadan tahsil ettiği tutarların denetime elverişli şekilde tespit ettirilip, davalının yaptığı işlemlerin mahiyeti itibariyle Yargıtay Bozma ilamında belirtildiği üzere ortağın şirkete yaptığı borçlanma mı olduğu yoksa davalının şirket malvarlığını hukuka aykırı bir surette uhdesine mi geçirdiği hususun da konusunda uzman yeni bir mali müşavir bilirkişiden denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.

Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 297 ve 353/1-a6 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle. 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile.

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2021 tarih ve 2021/195 Esas - 2021/811 Karar sayılı kararının HMK'nın 297,298 ve 353/1-a6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/09/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/569, K. 2024/1409, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/569
Karar No
2024/1409
Tarih
26 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/570 K.2024/573
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/570 K.2024/1444
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/571 K.2024/794
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/572 K.2024/503
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/572 K.2024/1438
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/573 K.2024/790

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.