KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Dosya no
- 2022/595 Esas
- Karar no
- 2024/1441 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2018/187 Esas - 2021/633 Karar
- Tarihi
- 22/09/2021
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
6.152 kelime·31 dk okuma·6 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirketin müvekkil davacı şirketten Ankara' da bulunan ve sıfırdan dizayn edilen “...” unvanlı firmaya ait ... isimli deponun güvenlik mobosu, tesisat işleri, camlara film çekilmesi, klima, mobilya, kamera sistemi... gibi montaj işlerinde kullanılacak malzemeleri satın aldığını ve ....işlemlerini davalı şirketin kendisinin gerçekleştirdiğini, ancak davalı şirket yetkilisinin montaj işlerini kendisi yaptırdığı halde, hakediş raporunun düzenlenmesini bilmiyor olmaları nedeniyle,
montaj işlemi yapılsaydı iş sahibine yansıtılması gereken işçilik bedelini de gösterir hakediş raporunun hazırlanmasını eski eşi olan ....' ten talep ettiğini ve davalı şirket yetkilisinin eski eşi ....” in yapılan tüm işleri kapsayan hakediş raporlarını düzenleyerek e-mail attığını, davalı şirketin de bu hakediş raporlarını asıl işveren ....
Firmasına yansıttığını, yani müvekkil şirketçe davalı şirkete sadece mal tedariki sağlanmış olduğunu, söz konusu mal tedariklerinin 2016 haziran ayı ile eylül ayı arasında tamamlandığını ve vaat edilen teslimatın kusursuz olarak gerçekleştiğini, ancak teslim edilen mallara ilişkin 19.928,10 TL bakiyenin davalı şirketçe ödenmediğini, müvekkil şirketçe faturanın davalı şirkete tebliğ edildiğini, ancak davalı şirketin fatura içeriğine itiraz etmek ve faturayı iade etmek suretiyle müvekkil şirketi zarara uğratmayı amaçladığını, davalı şirketin faturaya itirazında “Taraflar arasında İstanbul'da sözleşme yapıldığını,
bu sözleşmeye göre faturada yer alması gereken işçilik ücretlerinin faturada yer almadığını, zira Montaj işlerinin de yapılmasının taahhüt edildiğini, malzeme ücretlerinin şişirildiğini” iddia ettiğini, ancak bu iddiaların gerçek dışı olduğunu, müvekkil şirketin hiçbir zaman bu şekilde taahhütte bulunmadığını, davalı şirketin deponun montaj işini Ankara'da yevmiyeli çalışan ustalar ile çalışarak gerçekleştirdiğini, davalı şirketin davanın dayandığı faturalara yasal süresi içinde itiraz etmediğini, hem müvekkil hem de davalı şirketin ticari defterlerini delil olarak dayandıklarını,
müvekkil şirketçe faturaya konu malların davalı şirkete tesliminin sağlandığını iddia ederek, davalı borçlu şirketin vaki itirazının iptali ve takibin %10,5 faiziyle devamının alacağın % 20 'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, Davalı Şirket vekilince dosyaya sunulan 24/04/2018 Uyap Kabul tarihli CEVAP dilekçesinde özetle.
Davacı Şirket ile Müvekkil Şirket arasında bir kısım malzemenin satın alınması ve montaj işlemine ilişkin işçilik bedeli dâhil 49.928,10 TL bedelli bir anlaşma yapıldığını, ancak davacı şirketin işçilik dâhil taahhüt ettiği işi tamamlamadığını, müvekkil şirketin davacı şirketin bu davranışı nedeniyle müşterilerine karşı zor duruma düşerek zarar gördüğünü, müvekkil şirketin davacı şirketin tüm taahhüdünü yerine getirmiş gibi düzenlediği başlangıçta anlaşılan bedel olan 49.928,10 TL tutarlı icra takibine konu 23.09.2016 tarihli, ...
Numaralı faturayı Kartal .....Noterliği, 10.10.2016 Tarih, .... lu İhtarname ekinde iade ederek fatura içeriğine itiraz ettiğini, müvekkil şirketin davacı şirketin taahhüdünü yerine getirmemesine rağmen satın aldığı malzemenin ücretini fazlasıyla ödediğini, ancak davacı şirketin yapmadığı işçiliğin bedelini fatura etmediği halde malzeme fiyatlarını şişirerek tahsil etmeye çalıştığını, davacı şirketin kestiği faturada yer alan malzeme fiyatlarının gerçeği yansıtmadığını, ekte sundukları liste ile faturada yer alan fiyatlarla gerçek piyasa fiyatlarının karşılaştırmalı olarak gösterildiğini,
yapılacak bilirkişi incelemesinde fiyatların piyasa fiyatlarının çok üstünde olduğunun açıkça ortaya konacağını, diğer taraftan müvekkil şirket defterlerinde yapılacak incelemede müvekkil şirketin davacı şirkete borçlu olmadığının, aksine yapılan ödemeler nedeniyle alacaklı olunduğunun ortaya çıkacağını savunarak, haksız davanın reddine, davacı tarafın %20' den az olmamak kötü niyet tazminatı mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 22/09/2021 tarih ve 2018/187 Esas - 2021/633 Karar sayılı kararında;"Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır,.... sayılı dosyasının incelenemesinde.
Davacı takip alacaklısı Şirket tarafından, davalı takip borçlusu şirket aleyhine 11.04.2017 tarihinde ..... Sayılı dosyası ile dayanağı fatura alacağı olan 19.928,10 TL asıl alacağın ve alacağın tahsili tarihine kadar 10,50 faizi birlikte tahsili için icra takibine başvurduğu, ödeme emrinin davalı borçluya 16.05.2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekili tarafından yasal süresi içinde verilen 23.05.2017 havale tarihli itiraz dilekçesinde;
takip dayanağı fatura olduğu halde davacının fatura suretini dosyaya sunmadığını, müvekkilinin takip konusu fatura nedeniyle hiç bir borcunun bulunmadığını belirterek takip konusu borca itiraz ederek “takibin durdurulmasını” talep etmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, davacı il edavalı arasında ticari satımdan kaynaklanan sözleşmeden dayalı fatura alacağına dayalı icra takibine karşı yapılan itirazın İİK 67 maddesi gereğince itirazın iptali noktasında toplandığı anlaşılmıştır.12.02.1019 tarihli duruşmada verilen ara karar uyarınca.
Tarafların ve dava dışı ... A.Ş.'nin Ticari defter ve kayıtları ile dosya kapsamında inceleme yapılarak; taraflar arasındaki işbu davanın ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusu hakkında iddia ve itirazları karşılar şekilde denetime elverişli bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup, davalı tarafa ait 2016 yılına ait ticari defter ve kayıtları mahkeme duruşma salonunda 29.03.2019 inceleme günü tayin edilmiştir.
Dosyanın mali müşavir ( ... ) bilirkişiye tevdi edilerek inceleme yapılmıştır. İnceleme gününde davacı vekili beyanında; müvekkilinin şirket defterlerinin Eskişehir'de olduğunu, bu nedenle Eskişehir'e talimat yazılarak inceleme yapılmasını talep etmiştir.
Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez mali müşavir...'nın bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez mali müşavir .... bilirkişi raporunda özetle. Davaya konu ihtilafın.
Davacı Şirketin davalı şirketten Takip konusu yaparak talep ettiği 1 adet faturaya dayalı alacağının varlığı ve varsa miktarı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. dosya münderecatı ile davalı şirketin ticari defter ve dayanak belgeleri birlikte incelendiğinde, dosya kapsamı incelendiğinde taraflar arasında bir sözleşmeden bahsedilmiş olsa da dosya kapsamında yazılı bir sözleşmenin yer almadığı, Davacı Şirketin Davalı Şirket adına düzenlemiş olduğu 23.09.2016 Tarihli, ...
Nolu, KDV Dâhil 49.928,10 TL Tutarlı 1 Adet İrsaliyeli Satış Faturasını Ticari Defterlerinde davalı şirket adına borç kaydettiği ve ilgili aya ait BS formunda davalı şirkete satış olarak beyan ettiği, davacı şirketçe davalı şirket adına düzenlenen işbu faturanın davalı şirketçe Kartal ....Noterliğinden Davacı Şirkete Keşide edilen 10.10.2016 Tarih, ...
Yevmiye Nolu İhtarnamesiyle iade edilerek Ticari Defterlere kaydedilmediği ve BA Formunda beyan mal alımı olarak bevan edilmediği, Söz konusu İhtarnamede, davalı şirketin faturaya itiraz ve iade gerekçesi olarak.
“Taahhüt edilen işin henüz tamamlanmadığı, işin tamamlanması yönünde müşteri firmaya karşı zor durumda kalındığı, bu hususta zarar ve tazminat taleplerinin saklı tutulduğu, Fatura Muhteviyatının muhatap tarafından İstanbul” da yapılan Sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği, Faturada yer alması gereken işçilik ücretlerinin faturada yer almamakta, bunun yerine fatura kalemlerinin şişirilerek anlaşmaya esas 49.928,10 TL' ye ulaşıldığı, oysa bu bedele işçiliğin de dâhil olduğu,
bu nedenle işçilik kaleminin de faturada yer alması gerektiği, bu hususlar ve sair sözleşmeye aykırılıklar muvacehesinde faturaya itiraz ve iade ettikleri” gösterilmiş olup, faturanın ihtarname ekinde davacı şirkete iade edildiği görülmüştür.
Tarafların dosyaya sundukları dilekçelerinde ve yukarıda davalı yanca keşide edilen ihtarnameden anlaşıldığı üzere taraflar arasında ticari ilişkinin kurulduğu, fatura kapsamındaki bir takim malların davalı şirkete teslim edildiği, ancak faturanın taraflar arasında işçilik dahil anlaşılan miktara fiyat ve adetleri şişirerek düzenlendiği iddiasıyla kabul edilmediği ve davacı şirkete iade edildiği anlaşılmaktadır.
Her türlü hukuki tavsif, nihai karar ve icra tazminatı taleplerinin takdiri Yüce Mahkeme' ye ait olmak üzere, dava dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davacı şirketin ticari defterlerindeki kayıtları ve müstenidatları üzerinde yapılan inceleme sonucuna göre, Davacı Şirketin 19.928,10 TL asıl alacak talebi üzerinden itirazın iptali istemi ile davalı şirket aleyhine ikame etmiş ve harçlandırmış olduğu işbu davada, dosyada mübrez bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verdiğimiz tespit ve bu tespitlere dayalı gerekçelerimiz muvacehesinde,
davacı şirketin takip/dava konusu yaptığı faturadan kaynaklanan alacağını talep edebilmesi ve Fatura Bedeline Hak kazanabilmesi için yukarıda detaylandırdığımız hususlarda gerekli olan İspat Yükünü yerine getirmesi gerektiği, takdirin yüce mahkemeye ait olacağı sonuç ve kanaatlerini bildirilmiştir.
20/11/2019 tarihli duruşmanın 2 nolu ara kararı gereğince; davacının defterlerinin incelenmesi için Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak bilirkişi raporu alınmasını şeklinde ara karar oluşturulmuştur. Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/136 talimat sayılı dosyasında alınan mali müşavir bilirkişi raporunda.
Davacı; ....Şti'nin 2016-2017-2018 yıllarına ait Ticari defterlerinin muhasebenin temel kavram ve genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri ile yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak açılış onaylarının bulunduğu. Ticari defterlerinin muhasebenin temel kavram ve genel kabul görmüş ilkeler ile yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak tutulduğu kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı ve sahibi lehine delil oluşturduğu.
Davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin davalı ...Şti'nin 11.08.2016 tarihinde göndermiş olduğu 30.000,00 TL ile başladığı davacının davalı tarafından gönderilen EFT yi Ticari defterlerine 11.08.2016 tarihli ... yevmiye maddesiyle 120.03 cari hesaba alacak olarak kaydettiği. Davalının cevap dilekçesinde davacı ile aralarında bir anlaşma yapıldığından bahsedildiği, ancak dosya muhteviyatında taraflar arasında yazılı bir anlaşmanın yer almadığı.
Davacı ....Şti'nin yukarıda tabloda içeriği belirtilen 23.09.2016 tarih ve... nolu irsaliyeli faturayı Davalı ... Şti'ne düzenlediği, Ticari defterlerine ... nolu yevmiye maddesiyle kaydettiği ,Eskişehir Köprübaşı ... şubesinden 27.09.2016 tarihinde saat 11.34 tarihinde davalıya gönderdiği, gönderinin 28.09.2016 tarihinde Pendik Posta Dağıtım şubesinden alıcıya teslim edildiği, Davalı ...
Şti'nin Kartal ....noterliği 10 Ekim 2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ve ihbarnamesiyle. "Tarafınızca Taahhüt edilen iş henüz tamamlanmamış olup fırmanızca Taahhüt edilen işler tamamlanmamıştır. Bu durumda şirketimiz işin tamamlanmaması yönünde müşteri firmaya karşı zor durumda kalmış olup (bu husuta her türlü tazminat talebi ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla) fatura muhteviyatı tarafınızca İstanbul'da yapılan sözleşmeyle aykırılık teşkil etmektedir.
Bu nedenle faturaya itiraz ediyor aslını iade ediyoruz. Faturada yer alması gereken işçilik ücretleri faturada yer almamakta, bunun yerine kalemler şişirilerek anlaşmaya esas 49.928,10 TL'ye ulaşılmıştır. Oysa bu bedele işçilik dahildir. Bu nedenle işçilik kaleminin faturada yer alması gerekmektedir.
Yukarıdaki yeralan her 2 Husus ve sair sözleşmeyle aykırılıklarınız muvacehesinde fatura salını iade ediyor, keza her türlü dava ve tazminat hakkımızı saklı tuttuğumuz hususunu iş bu ihtarname ile ihbar ederim" şeklinde olduğu 28.09.2016 tarihinde tebliğ edilen faturaya itiraz edildiği ve davacıya gönderildiği. Davacı.....Şti'nin ...
Vergi kimlik numarasıyla mükellefi bulunduğu Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığına Eylül 2016 ayına ait Form BS beyanında davalı şirket adına düzenlenmiş 23/09/2016 Tarih ve ... nolu irsaliyeli faturayı, KDV hariç bedeli olan 42.311,00 TL tutarla davalı şirkete satış yaptığını beyan ettiği, Dosya muhteviyatındaki GİB analiz raporlarına göre Davalı şirketin dava konusu faturayı Form BA beyannamesi ile mal alış beyanı olarak beyan etmediği,
Dosya içeriğindeki 27.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacı ile davalı arasında " davalı şirketin incelenen Ticari defter kayıtları muvacehesinde davacı ....Şti.ile arasında her hangi bir kayıt bulunamadığı, dolayısıyla herhangi bir Borç / Alacak ilişkiside tespit edilememiştir,, dendiği ancak Davalı tarafından Davacı .....Şti'nin Türkiye ...
Bankası hesabına 11.08.2016 tarih 14:41,37 saat itibarıyla 30.000,00 Eft ile para gönderdiği bunun davalının kayıtlarında yer almamasının değerlendirmesinin yüce mahkemenin takdirinde olduğu. Yapılan değerlendirme ve tespitler neticesinde Davacı .....Şti'nin 11.04.2017 takip tarihi itibarıyla ticari defterlerinde Davalı ... Şti' nden 19.928,10 TL Alacaklı olduğu sonuç ve kanaatini bildirmiştir.
10/03/2020 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı uyarınca; ''Dava konusu fatura kısmında yer alan malzemeler için faturada uygulanan brim fiyatlarının piyasa koşullarındaki rayiç fiyatlarla uyumlu olup olmadığı hususunda davalı itirazları doğrultusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınmasına'' karar verilmiş olup; dosya elektrik mühendisi bilirkişi ...'a tevdi edilerek; dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle.
Taraflar arasında herhangi bir yazılı anlaşma yada sözleşme bulunmadığı, taraflar arasındaki anlaşmanın sözlü olarak kurulduğu, davacı şirket tarafından, 49.928,10 TL tutarlı alacağına ilişkin 23.09.2016 tarihli .... numaralı faturayı düzenleyerek davalıya gönderdiği, Fakat davalı şirket tarafından, faturanın taraflar arasında işçilik dahil anlaşılan miktarın ve birim fiyatların şişirilerek düzenlendiği iddiasıyla Kartal ....
Noterliğinin 10.10.2016 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı şirkete iade edildiği, Davacı tarafından talep edilen 49,928,10 TL tutarındaki fatura bedelinin 30.00,00 TL'lik kısmının 11.08.2016 tarihinde davalı şirket tarafından, davacı şirkete ödendiği, Kalan 19.928,10 TL'lik kısmı için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından düzenlenen faturada belirtilen miktarın ve birim fiyatların, taraflar arasında anlaşılan fiyatlar olup olmadığı noktasında, tarafların kabulünde olan ve taraflarca imzalanan herhangi bir belge yada sevk irsaliyesi bulunmadığı, dava dışı ....
A.Ş. tarafından, davacı....
ŞTİ. adına düzenlenen sevk irsaliyelerinde tespit edilen malzeme miktarı ile piyasa koşullarındaki rayiç birim fiyatlar üzerinden yapılan hesaplamaya göre, Davacı firmanın, teslim edilen malzeme satışından kaynaklı alacağının 28.574,84 TL olduğu, sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.07/10/2020 tarihli duruşmanın 2 nolu ara kararınca; dosyanın davacının itirazlarının irdelenmek suretiyle ek rapor alınmak üzere bilirkişi elektrik mühendisi bilirkişi ...'a tevdine karar verilmiştir.
Dosyada mübrez elektrik mühendisi bilirkişinin ek raporunda özetle.
Taraflar arasında herhangi bir yazılı anlaşma yada sözleşme bulunmadığından ve dava dosyasına davalı şirket tarafından herhangi bir belge sunulmadığından, davalı tarafın anlaşmaya işçilik bedelinin de dahil olduğu iddiasının yerinde olmadığı, davalı şirketin, düzenlenen faturada yalnızca işçilik bedeli ve malzeme birim fiyatlarına itiraz ettiğinin ve faturadaki belirtilen malzeme miktarının davalıya eksiksiz teslim edildiğinin kabulü durumunda, Davalıya kesiler: faturadaki malzeme bedelleri ile piyasa rayiç bedelleri üzerinden hesaplanan miktarlar arasında fahiş bir farklılık bulunmadığı,
faturada yer alan malzemeler için faturada uygulanan birim fiyatlar ile piyasa koşullarındaki birim rayiç fiyatların birbiriyle uyumlu olduğu, Davacı tarafından, davalı adına düzenlenen 49,928,10 TL tutarındaki faturadan sorumlu olduğu, 49.928,10 TL tutarındaki fatura bedelinin 30.00,00 TL'lik kısmı, 11.08.2016 tarihinde davalı şirket tarafından davacı şirkete ödendiğinden, Davacı alacağının 19.928,10 TL olduğu, sonuç ve kanaatini bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin olup, taraflar arasında herhangi bir yazılı anlaşma yada sözleşme bulunmadığı, davacı şirket tarafından, dava konusu 49.928,10 TL tutarlı alacağına ilişkin 23.09.2016 tarihli ... numaralı faturanın davalı kayıtlarında olmadığı ve Ba formu ile vergi dairesine beyan edilmediği, davalı şirket tarafından, faturanın taraflar arasında işçilik dahil anlaşılan miktarın ve birim fiyatların şişirilerek düzenlendiği iddiasıyla Kartal ....
Noterliğinin 10.10.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı şirkete iade edildiği, Davacı tarafından talep edilen 49,928,10 TL tutarındaki fatura bedelinin 30.00,00 TL'lik kısmının 11.08.2016 tarihinde davalı şirket tarafından, davacı şirkete ödendiği, Kalan 19.928,10 TL'lik kısmı için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından düzenlenen faturada belirtilen miktarın ve birim fiyatların, taraflar arasında anlaşılan fiyatlar olup olmadığı noktasında, tarafların kabulünde olan ve taraflarca imzalanan herhangi bir belge yada sevk irsaliyesi bulunmadığı, ispat yükünün davacıda olduğu,
ispata yönelik yeterli delil sunulamadığından davanın reddine, davalının kötü niyet şartları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,"DAVANIN REDDİNE, Davalının kötü niyet şartları oluşmadığından reddine," karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, montaj işinin müvekkiline ait olmadığı dosyada belli iken, yerel mahkemenin davalının dava konusu faturayı iade sebebinin geçersizliğini değerlendirmediğini, Davalı tarafın, müvekkillerinden Ankara'da bulunan bir firmaya ait deponun bir kısım montaj işlerinde kullanılmak üzere icra takip ve dava konusu faturadaki malzemeleri satın aldığını; müvekkili şirketin deponun yapımı ve montaj işlemleri konusunda hiçbir taahhütte bulunmadığını;
montaj işlemini davalı şirketin Ankara'da yevmiye usulü çalışan ustalar ile çalışarak kendisi gerçekleştirdiğini, davalı şirket ile müvekkili şirket arasındaki anlaşmanın sadece dava konusu faturada belirtilen malların tedarikine ilişkin olduğunu; montaj işlemine ilişkin bir anlaşmanın taraflar arasında söz konusu olmadığını, Söz konusu montaj işlemlerinin müvekkili şirket tarafından yerine getirilmediğinden, işlemlerin tamamlanıp tamamlanmadığı, işin tam teslim edilip edilmediği hususlarının taraflarınca bilinmediğini; müvekkili şirketin ediminin malları tedarik etmek olup, montaj işinin davalı şirkette olduğunu;
montaj işinin müvekkili şirkette olduğu hususunda taraflar arasında ne yazılı ne de sözlü bir anlaşma bulunmadığını, davalı şirket montaj işinin müvekkili şirketçe taahhüt edildiği iddiasını ispatla yükümlü olup, dosyaya bu hususta bir delil, belge ve bilgi sunamadığını; bu sebeple davalının faturayı iade etme gerekçesinin geçersiz olduğunu.
Yerel Mahkemece bu durumun gözardı edildiğini, Yerel mahkeme tarafından davalının dava konusu faturaya süresi içinde itiraz etmediği değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, davalı şirketin takip dayanağı faturalara yasal süresi içinde itiraz etmediğini.
Türk Ticaret Yasasının 21/2 maddesi hükümlerinde bulunan “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” hükmüne göre, sekiz gün içinde münderecatına itiraz edilmeyen faturanın münderecatının kabul edilmiş olduğunu, faturanın içeriğine süresinde itiraz etmeyen ve vekilince sunulan bütün beyanlarda fatura konusu malların miktarlarına ve teslimine ilişkin herhangi bir itirazı bulunmayan davalının, malların teslimini ve faturada belirtilen miktarda teslimini kabul ettiğini,
Yerel mahkemece faturadaki malların miktarlarının ve birim fiyatlarının tarafların arasında yaptıkları anlaşmaya uygun olup olmadığı hususunun müvekkili şirketçe ispatlanamadığının belirtildiğini, yerel mahkemenin ret kararının gerekçesinde; dava konusu faturadaki malların miktarlarının ve birim fiyatlarının tarafların arasında yaptıkları anlaşmaya uygun olup olmadığı hususunun müvekkili şirketçe ispatlanması gerektiği, bu hususta dosyaya bir delil sunulmadığından ispatlanamadığı belirtilerek davanın reddine karar verildiğini, dava konusu faturanın davalı şirkete gönderilmiş olup, davalı şirketin faturaya süresinde içinde itiraz etmediğini;
davalının faturaya kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 12 sonra itiraz ederek faturayı iade ettiği dosyada alınan bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğunu; faturaya süresi içinde itiraz etmeyen davalı şirketin, fatura içeriğini kabul etmiş sayılmakta olduğunu, bu doğrultuda dava konusu faturada belirtilen malların ve birim fiyatlarının taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olduğunun ispatlandığını; davalı faturaya süresinde itiraz etmediğinden faturayı kabul ettiğini; fatura içeriğinin davalı tarafça kabul edilmiş olması sebebiyle faturadaki malların miktarları ve birim fiyatlarının taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olduğunu;
bu hususun ispatlanamadığı yönündeki mahkeme kanaatine katılmanın mümkün olmadığını.
Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalının itrazının yerinde olduğuna kanaat getirilse bile, davalının itirazının malların birim fiyatlarının yüksek gösterildiği ve işçilik ücretlerinin faturada yer almadığına yönelik olması sebebiyle davalı tarafça malların miktarlarının kabul edildiğinin kabul edilmesi gerektiğini, her ne kadar davalı tarafça faturaya süresinde itiraz edilmemiş olsa da, itirazın yerinde olduğu kabul edilse bile davalının faturaya itirazı faturadaki malların miktarlarına değil malların bedellerine ve işçilik ücretlerinin faturaya yansıtılmadığına yönelik olduğunu,
davalının faturadaki malların miktarlarına itirazı bulunmadığından, dava konusu faturadaki malların miktarlarının kesinleştiğini; artık bu durumun taraflar arasında bir uyuşmazlık konusu olmadığını, davalının montaj işinin müvekkili şirketçe yapılacağı yönündeki iddiası da ispatlanamadığından, davalının faturaya bu yöndeki itirazının da yerinde olmadığını; bu sebeplerle mahkemece verilen ret kararının usul ve yasalara aykırı olduğunu, Davalı şirketin faturaya itirazı faturada belirtilen malların miktarlarına değil, malların bedellerine yönelik olduğunu;
bu durumun değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu, davalı tarafça beyana konu dosya kapsamında sunulan cevap dilekçesi, bilirkişi raporlarına ilişkin itirazlar ve tüm beyanlarda söz konusu faturaya ilişkin olarak itiraz hususu ürünlerin miktarına ilişkin olmayıp sadece ürün bedellerine ilişkin olarak yapıldığını;
bu hususun davalı taraf vekilince sunulan beyan ve diğer dilekçelerde açıkça belirtildiğini, Davalının, tarihsiz sunduğu cevap dilekçesindeki beyanlarının ''.Davacı şirket tarafından kesilen dava konusu fatura ve faturada belirtilmiş olan malzeme bedelleri gerçeği yansıtmamaktadır.Bu malzemelerin piyasa fiyatları bellidir.Ekte sunduğumuz fiyat tablosunda müvekkil şirketçe satın alınan malzemelerin piyasadaki reel fiyatları ve davacı şirket tarafından müvekkil şirkete haksız şekilde fatura edilen fiyatları karşılaştırmalı olarak gösterilmiştir.
Yapılacak bilirkişi incelemesinde de faturada belirtilen fiyatların piyasa fiyatlarının çok üzerinde olduğu açıkça ortaya çıkacaktır. '' şeklinde olduğunu, davalının ikinci cevap dilekçesinde belirttiği hususların ise; '' Davacı şirket taahhüt ettiği montaj ve işçilik işini ifa etmediği halde anlaşılan bedelin tamamını haksız olarak tahsil etmek maksadıyla faturaya konu edilen malzeme bedellerini anlaşılan fiyatların ve piyasa reel fiyatlarının çok üzerinde faturalandırması ve şişirilen fiyatlar ile yine 49.928,10 TL tutarlı bedele ulaşılmış olması karşısında müvekkil şirket haklı olarak faturaya itiraz etmiş ve faturayı iade etmiştir.
Davacı şirket müvekkil şirketin haklı itirazına rağmen bu faturayı icra takibine konu edip kötü niyetle haksız kazanç sağlamaya çalışmaktadır.
Diğer taratan delil listemizin ekinde sunduğumuz; dava konusu faturaya konu edilen malzemelerin reel fiyatları ile fatura edilen fiyatlarının karşılaştırıldığı fiyat listesinde , davacı tarafın reel fiyatların çok üstünde faturalandırma yapmak suretiyle yapmadığı işçilik ve montaj işinin fiyatını da müvekkil şirketten haksız olarak tahsil etmeye çalıştığı görülmektedir.'' şeklinde olduğunu; davalı tarafça 27/05/2019 tarihli bilirkişi raporuna ilişkin beyanlarını içeren 12/06/2019 tarihli bilirkişi raporuna ilişkin beyanın ise ;
'' Nitekim tedarik edilen malların reel piyasa değerleri arasındaki orantısızlık müvekkil şirkete gönderilen faturanın haksız olduğunu açıkça göstermektedir.
Bilirkişi raporunda da açıkça izah edildiği gibi bu husus ancak fatura edilen malların piyasa satış fiyatlarına hakim alanında uzman bir bilirkişi tarafından tespit edilebilecek bir husustur.'' şeklinde olduğunu; davalı tarafça 17/02/2020 tarihinde bilirkişi raporuna beyan olarak sunulan ve dava konusu hususa ilişkin açık ikrarını içeren bir diğer beyanın ise ;''Cevap dilekçemizde de ayrıntılı olarak izah edildiği üzere dava konusu ihtilaf tedarik edilen malların davacı şirketçe rayiç piyasa değerlerinin çok üzerinde /şişirilmiş bedeller üzerinden fatura etmiş olmasıdır.
Önceki beyanlarımızda da talep ettiğimiz üzere hukuki ihtilafın çözülebilmesi için fatura edilen malların fatura tarihi itibari ile rayiç piyasa değerlerinin alanında uzman bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerekmektedir. Bu sebeple dosyanın bu yönde incelenmek üzere bilirkişiye tevdi edilmesini talep etmekteyiz.
Dava konusu faturaya yönelik yapılan itirazımızın haklılığı , faturaya konu malların fatura tarihi itibari ile rayiç piyasa değerlerinin tespitine yönelik alınacak uzman bilirkişi raporundan açıkça anlaşılacaktır.
Bu sebeple öncelikle dosyanın bu yönden uzman bilirkişiye tevdi edilmesini talep etmekteyiz.'' şeklinde olduğunu, Davalının yargılama süresince verdiği tüm beyanlarda açık ikrar ile söz konusu faturadaki itirazın ürün bedellerine ilişkin olarak yapıldığının ve taraflar arasında bulunan ihtilafın buna dayandığının belirtildiğini;
bu sebeple dava konusu faturadaki malların miktarları hususunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığının sabit hale geldiğini, faturadaki malların bedellerinin rayiç bedellerine uygun olduğunun dosyada alınan bilirkişi raporlarıyla ortada olduğunu, Davacı faturadaki ürünlerin bedellerinin müvekkili şirketçe şişirildiğini, yüksek olduğunu beyan ettiğini ancak dosyada alınan bilirkişi raporlarında ürün bedellerinin rayiç bedellere uygun olduğu,
arada fahiş bir fark bulunmadığının ortaya çıkarıldığını, Davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tutmadığının dosyada sabit olduğunu, dosyada tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığını. 27.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda davalı şirket ...
Şti.'nin ticari defter kayıtlarında müvekkili şirket ile herhangi bir borç/alacak ilişkisine dair kayıt bulunmadığının tespit edildiğini, ancak davalı tarafça 30.000,00 TL ödeme yapıldığı her iki tarafın kabulünde olup, söz konusu bu ödemenin müvekkil şirket defterlerinde kayıtlı iken, davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmadığını; davalı şirket tarafından defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmamakta olup, ticari defterler sahibi lehine delil teşkil edeceği gibi aleyhine de delil teşkil edebileceğini; bu sebeple davalının itirazlarının yerinde olmadığını, İleri sürerek,
fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla, arz ve izah edilen ve re’sen dikkate alınacak gerekçelerle; istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne, yargılama-istinaf giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, Mahkemece "...davalının kötü niyet şartları oluşmadığından reddine karar verilerek..." değerlendirmesi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talebimizin reddine karar verildiğini, Davacı firmanın fatura edilen kalemleri açıkça şişirerek teslim etmediği malzemelerin bedelini talep etmiş olduğunun dosya kapsamında ve özellikle 21.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda incelenen irsaliye kayıtları ile sabit olduğunu;
bu yönü ile davcı tarafın haksız ve kötü niyetli olduğu dosya kapsamından açıkça anlaşılmakta olduğundan, kötüniyet tazminatına hükmedilmemiş olmasının isabetsiz olduğunu, Müvekkili şirkete dava konusu icra takibine konmuş fatura tebliğ edilmiş olmakla birlikte, müvekkilinin faturayı iade ettiğini ve noter kanalıyla itirazlarını sunduğunu; müvekkili şirketin bu itirazında da, teslim almadığı mal ve hizmete ilişkin fatura içeriğine itiraz ettiğini; davacı şirket müvekkili şirketin haklı itirazına rağmen bu faturayı icra takibine konu edip kötü niyetle haksız kazanç sağlamaya çalıştığını;
bilirkişi tarafından Müvekkili Şirket ticari defterlerinde yapılan incelemede de müvekkili şirketin davacı şirkete borçlu olmadığı gerçeğinin ortaya çıktığını, Tüm bunların dışında davanın açıkça ızrar kastı taşıdığı hususunun da yargılama süresince taraflarınca defaatle dile getirildiğini; fiilen davacı şirketin yöneticisi olan ....'in müvekkili şirketin sahibi olan ...'in eski eşi olduğunu ve tarafların husumet içinde olduğunu; son derece yıpratıcı bir çekişmeli boşanma davası neticesinde boşanmalarının gerçekleştiğini;
davacı tarafın dava konusu haksız ve kötü niyetli olan icra takibini başlatırken, o tarihte sürmekte olan nafaka davası sebebiyle ızrar kastıyla hareket ettiğini; dava dilekçesinde davacı tarafça anlaşılmaz bir şekilde Müvekkilin eski eşi olan ... ismi verilerek işçilik / montaj değerleri içerir hakediş raporlarının .... tarafından hazırlandığının iddia edildiğini;
davacı şirket ile ...'in resmi / görünürde herhangi bir bağı bulunmamakla birlikte işin iç yüzünde bu Şirket .....'in müvekkili şirketin yetkilisi ile evliliğini sonlandırmadan bir süre önce tamamen planlı bir şekilde, boşanma sürecinde mal kaçırmak kastı ile ilişki içinde olduğu ve şu an da davacı şirketin (görünürdeki) yetkilisi olan bayan üzerine açılmış bir şirket olduğunu;
davacı şirket yetkilisi boşanma öncesinde müvekkili şirkette temizlik elemanı olarak çalışmış olan, müvekkili şirket yetkilisinin eski eşi ile bu vesile ile tanıştığını ve sevgili olmuş olan, müvekkili şirket yetkilisinin boşanmasına sebebiyet veren ve boşanmanın hemen sonrasında... ile evlenmiş olan kişi olduğunu; anlatılmak istenilenin; yaşanan olayın ve ihtilafın iç yüzünde ticari olduğu kadar kişisel hırsların rol oynadığının dava dilekçesinden dahi anlaşılmakta olduğunu;
boşanma sonrasında aile şirketinin müvekkili şirket yetkilisi ...'te kalması ve benzer kişisel hırslar sebebiyle davacı şirketin açıkça müvekkili zarara sokmak kastıyla hareket ettiğini; eşi tarafından aldatılan müvekkili şirket yetkilisinin aldatma sebebiyle uğradığı mağduriyetin yanında, işbu dava ile ticari olarak da mağduriyete uğramasına sebep olunduğunu,Davacı şirket tarafından dava dilekçesinde delil olarak sunulan, dava dışı .... A.Ş. tarafından, davacı .....
ŞTİ. adına düzenlenen sevk irsaliyelerinin bilirkişi tarafından incelendiğini ve 21/07/2020 tarihli raporda inceleme sonucu belirtildiğini; söz konusu bilirkişi raporunun kaleme alınış şekli itibariyle sanki davacının 28.574,84-TL alacağı varmış gibi bir ifade kullanılmış olsa da, raporun içeriğinden açıkça anlaşıldığı gibi 28.574,84-TL'nin müvekkili şirketçe ödenmiş olan 30.000,00-TL'lik malzeme bedeli içerisinde yer almakta olduğunu; yani müvekkili şirketin teslim aldığı malzeme bedelini fazlasıyla ödediği ve başkaca borcu olmadığının bu rapor ile tespit edildiğini;
sevk irsaliyelerinde tespit edilen malzeme miktarı ile piyasa koşullarındaki rayiç birim fiyatlar üzerinden yapılan hesaplamaya göre, davacı firmanın, teslim edilen malzeme satışından kaynaklı alacağının 28.574,84-TL olduğu ve müvekkil şirketin davacı şirkete 11/08/2016 tarihinde 30.000,00-TL ödeme yaptığının tespit edildiğini; davacı tarafa hak ettiği bedel fazlasıyla ödendiği halde, müvekkili şirket aleyhine başlatılan takibin ve ikame edilen davanın kötüniyet taşıdığını;
davacı tarafın işçilik konusunda anlaşılmadığını iddia etmekte olmasına rağmen, sadece malzemelerin bedelinin kendisine ödenmesiyle yetinmediğini,Davacı tarafın işçilik konusunda anlaşıldığını kötü niyetli olarak saklamak istemekte ve bu şekilde yerine getirmediği bir edimin karşılığını almaya çalıştığını gizlemekte olduğunu; dava konusu işin takibini yapan ...'in müvekkili şirkete göndermiş olduğu ve dosyaya sundukları "bütün yapılacak işleri ayrı ayrı yazdım ve hesapladım...
Depo için hem yeniden yapılması hem de eski haline devam edilmesi şeklinde fiyat çıkardım..
Sen ayrı ayrı gönderirsin..." içerikli, 20/06/2016 tarihli mailde taraflar arasındaki anlaşmanın işçilikleri de kapsar mahiyette olduğunun açıkça anlaşıldığını; davacı tarafın da dava dilekçesinde ismini beyan ettiği...; müvekkil şirket ortağı ...'in eski eşi olup son derece yıpratıcı boşanma sürecinin ardından şahsi husumet sebebiyle işçilik dahil anlaşıldığı halde; davacı şirketin önce yüklendiği işi yapmayarak sonrasında da yapmadığı iş için müvekkilden para tahsil etmeye çalışarak müvekkili şirkete zarar verme kastıyla hareket ettiğini;
müvekkil şirket ortağı ...'in ... aleyhine nafaka alacaklarının tahsiline yönelik o dönemde açtığı ve bazıları hala derdest olan çok sayıda icra takibi ve buna bağlı İcra Hukuk Mahkemesi davaları mevcut olup, müvekkil şirket yetkilisine yönelik ızrar kastı ile icra takibi başlatılmış olduğunu, Davacı tarafın kötü niyet ile hareket ettiğinin oldukça açık olup, İlk Derece Mahkemesi'nin hatalı bir değerlendirme ile kötü niyet tazminatına hükmediğini;
davacı şirketin kötüniyetli olduğunun bilirkişi raporları ile kanıtlandığını ve dosya kapsamından net bir şekilde anlaşılmakta olduğunu(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2005/19-286 E. 2005/268 K. sayılı, 27/04/2005 tarihli kararı), borçlunun kötü niyetli olduğunun dosya kapsamından anlaşılması halinde kötü niyet tazminatının şartlarının oluşmakta olduğunu; işbu dava dosyasında kanıtlandığını ve dosya kapsamından açıkça anlaşılan kötü niyetin varlığı sebebiyle, kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken, ters yönde karar verilmesinin eksik ve hatalı inceleme sonucunda gerçekleştiği kanaatinde olduklarını, İleri sürerek,
yukarıda iletilen nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin numaralı kötü niyet tazminatına hükmedilmesi taleplerinin reddine dair kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; taraflar arasındaki ticari satış ilişkisi kapsamında tanzim edilen faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılmış ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine, kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı yan;
taraflar arasında takip dayanağı fatura konusu ürünlerin satışına ilişkin anlaşma sağlandığını, fatura konusu ürünlerin davalıya perderpey teslim edildiklerini, ancak davalının gönderilen satış faturasına, taraflar arasında montaj ve işçilik dahil anlaşma yapıldığı, bu hizmetin verilmediği,
buna rağmen satış bedelleri şişirilerek fatura tanzim edildiği yönündeki haksız gerekçelerle itiraz ettiğini, oysa tarafların montaj ve işçilik dahil bir anlaşma yapmadıklarını, montaj ve işçiliğin davalı tarafından yerine getirildiğini, hatta bu hususta davalı şirket yetkilisinin eski eşi olan davacı şirket yetkilisince düzenlenen hakedişlerin ana iş sahibi ...'ye davalı tarafından gönderilerek fatura edildiğini, fatura bedelinin 30.000,00-TL lik kısmının ödendiğini, kalan 19.928,10-TL nin ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe de haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürmüştür.
Davalı yan; taraflar arasında montaj ve işçilik dahil malzeme satışı konusunda 49.928,10-TL üzerinden anlaşma yapıldığını, davacının işçilik ve montaj taahhüdünü yerine getirmemesine rağmen dava konusu 49.928,10-TL tutarlı faturayı tanzim ettiğini, bu faturanın Kartal ...
Noterliği'nin 10/10/2016 tarihli ihtarnamesi ile davalıya iade edildiğini, davalının satın aldığı ürünlerin bedelini 30.000,00-TL olarak ödediğini, davacının ise işçilik bedelini faturaya yansıtmayıp, faturada yer alan satış konusu malzemelerin fiyatlarını şişirerek anlaşma tutarına ulaştığını, faturadaki malzemenin piyasa fiyatları ile karşılaştırılmaları halinde, faturadaki fiyatların gerçeği yansıtmadığının anlaşılacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece icra dosyası celbedilmiş, taraf şirketlerin ba-bs formları, dava konusu fatura ve davalının ihtarnamesi dosya arasına alınarak, davalı şirket defterleri üzerinde mali bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davacı defterleri talimat yoluyla incellettirilerek mali bilirkişi raporu alınmış olup, mali bilirkişi raporlarına göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin 11/08/2016 tarihinde davalının yaptığı 30.000,00-TL ödeme ile başladığı, akabinde davacının takip ve dava konusu 23/09/2016 tarihli ve 49.928,10-TL bedelli faturayı düzenlediği, faturanın davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmadığı ve vergi dairesine beyan edilmediği,
davacı defterlerine kayıtlı olduğu ve vergi dairesine beyan edildiği, davacının kendi defterlerine göre davalıdan 19.928,10-TL alacaklı göründüğü, davalının ise davacıya borçlu görünmediği tespit edilmiştir.Davalı yanın, ihtilafın çözümü için fatura edilen malların fatura tarihi itibariyle piyasa rayiç değerlerinin uzman bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiği yönüdeki savunmasına istinaden dosya elektrik mühendisi bilirkişiye verilmiş, bilirkişi tarafından tanzim edilen kök raporda, davacının dava dilekçesi ekinde,
davalıya satılan malların doğrudan tedarikçi ... firması tarafından davalıya sevk edildiğini belirttiği dikkate alınarak, dilekçe ekindeki sevk irsaliyelerine göre davalıya teslim edilen ürün miktarları ile dava konusu faturada yer alan ürün miktarları, ayrıca faturadaki birim fiyatlar ile piyasa fiyatları karşılaştırılmış olup, karşılaştırma tablosunda piyasa fiyatları ile fatuaradaki birim fiyatlar arasında büyük uyumsuzluk olmadığı,
ancak teslim edilen ürün miktarına göre davacıya 28.574,84-TL tutarında ürün teslim edildiği kanaati bildirilmiştir.Davacı yanın, davalı tarafından faturadaki malların miktarına ve teslimine ilişkin bir itirazı olmadığı, itiraz ettiği hususun işçilik bedeli ve malzeme birim fiyatları olduğu yönündeki beyanı ve ak rapor talebi üzerine mahkemece dosya ek rapor alınmak üzere aynı bilirkişiye tevdi edilmiş, ek bilirkişi raporunda; faturadaki malzeme miktarının davalıya eksiksiz teslim edildiğinin kabulü ile buna göre piyasa fiyatı ile faturadaki birim fiyatların karşılaştırılması istenilmiş, ek raporda;
faturadaki malzemelerin piyasadaki rayiç fiyatlara göre 48.572,06-TL değerinde olduğu, fatura bedelinin ise 49.928,10-TL olduğu, piyasa fiyati ile faturadaki birim fiyatlar arasında büyük bir uyumsuzluk bulunmadığı kanaati bildirilmiştir.Davalı yanın ek rapora itiraz dilekçesi ile,
bilirkişinin faturada yer alan ürün miktarının teslim edildiğinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığı belirtilerek rapora itiraz edilmiş, akabinde 18/01/2021 tarihli dilekçe ile cevap dilekçesinin, davacı tarafından düzenlenen dava konusu faturaya muhtevası ürünlerin yalnızca elektrik mühendisi tarfaından düzenlenen kök rapordaki 28.574,84-TL lik kısmının taraflarına teslim edildiği şeklinde ıslah edildiği beyan edilmiştir.
Mahkemece dava konusu fatura bedelinin 30.00,00-TL'lik kısmının 11/08/2016 tarihinde davalı şirket tarafından ödendiği, kalan 19.928,10-TL'lik kısmı için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, faturada belirtilen miktarın ve birim fiyatların, taraflar arasında anlaşılan fiyatlar olup olmadığı noktasında, tarafların kabulünde olan ve taraflarca imzalanan herhangi bir belge yada sevk irsaliyesi bulunmadığı,
davacının davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebebi, mahkemece taraflar arasında montaj ve işçilik dahil bir anlaşma bulunup bulunmadığı hususunda herhangi bir tespit yapılmadığı gibi, davalının gönderdiği ihtarname, cevap, ikinci cevap ve tüm beyan dilekçelerinde fatura muhtevası ürünlerin teslim alındığına yönelik ikrarı, yalnızca montaj ve işçilik konusunda da anlaşıldığına,
bu hizmet verilmediği için faturaya konu ürünlerin fiyatlarının piyasa fiyatlarına göre şişirilerek 49.928,10-TL ye tamamlandığına yönelik savunmasına ve son raporda faturadaki birim fiyatların piyasa rayici ile uyumlu olduğu belirlenmesine rağmen davanın reddini hatalı olduğu;
davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebebi ise kötü niyet tazminatı isteminin reddi kararının hukuka aykırı olduğu yönündedir.Taraflar arasında sözlü bir satış ilişkisi bulunduğu ihtilaf konusu olmayıp, istinaf önüne gelen uyuşmazlık tarafların satım konusu malzemelerin işçiliği ve montajı dahil 49.928,10-TL üzerinden anlaşıp anlaşmadıkları, buna göre davacının eksik ifada bulunup bulunmadığı, davalının fatura konusu ürünlerin tamamını teslim alıp almadığı hususundadır.
4721 Sayılı TMK'nun 6 maddesi uyarınca, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Yine 6100 Sayılı HMK'nun 190/1 fıkrasına göre, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf, vakıayı ispatla yükümlüdür.Somut olayda davacı dava konusu fatura muhtevasını oluşturan ürünleri davalıya teslim ettiğini ispatla yükümlüdür.
Davalı yan tarafından dava konusu 23/09/2016 tarihli faturanın iadesine ilişkin ihtarnemede, taahhüt edilen işin henüz tamamlanmadığını, bu nedenle müşteri firmaya karşı zor durumda kalındığını, fatura muhteviyatının muhatap tarafından İstanbul'da yapılan sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, faturada yer alması gereken işçilik ücretlerinin faturada yer almadığını, bunun yerine fatura kalemlerinin şişirilerek anlaşmaya esas 49.928,10-TL' ye ulaşıldığını, oysa bu bedele işçiliğin de dâhil olduğunu, bu nedenle işçilik kaleminin de faturada yer alması gerektiğini,
bu hususlar ve sair sözleşmeye aykırılıklar nedeniyle faturaya itiraz ettiklerini beyan etmiş, cevap, ikinci cevap dilekçelerinde, dilekçe ekinde sunduğu faturaya konu edilen malzemelerin reel fiyatları ile fatura edilen fiyatlarının karşılaştırıldığı fiyat listesinde, davacı tarafın reel fiyatların çok üstünde faturalandırma yapmak suretiyle yapmadığı işçilik ve montaj işinin fiyatını da davalıdan haksız olarak tahsil etmeye çalıştığını beyan etmiş, yine 17/02/2020 tarihli mali bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde,
"dava konusu ihtilaf tedarik edilen malların davacı şirketçe rayiç piyasa değerlerinin çok üzerinde/şişirilmiş bedeller üzerinden fatura etmiş olmasıdır. Nitekim raporda da açıkça görüldüğü üzere müvekkil şirketçe bu malların bedeli olarak 30.000 TL. Ödenmiş bulunmaktadır. Tarafımızca faturaya konu edilen malların fatura tarihi itibari ile piyasa rayiç değerleri Mahkeme dosyasına sunulmuş bulunmaktadır.
Bu malların rayiç değerleri ile davacı tarafça fatura edilen değerler arasındaki fahiş fark dava konusu faturanın haksız olduğunu açıkça göstermektedir." itirazında bulunmuştur. Davalı yanın yukarıda anılan beyanları ile, dava konusu fatura muhtevası ürünlerin teslim alındığını ikrar ettiği, itirazının fatura konusu ürünlerin fiyatlarının yüksek gösterilmesi yönünde olduğu açıktır.
HMK'nun 179/2 fıkrası uyarınca, ikrar, tanık ifadeleri, bilirkişi rapor ve beyanları, keşif ve isticvap tutanakları, yerine getirilmiş olan veya henüz yerine getirilmemiş olmakla beraber, karşı tarafın yerine getireceğini ıslahtan önce bildirmiş olması koşuluyla, yeminin teklifi, reddi veya iadesi ıslah ile geçersiz kılınamaz.
Şu halde davalı yanın cevap dilekçesinin ıslahı yolu ile, daha önceki ikrarının aksine, fatura muhtevası ürünlerinin bir kısmının teslim alınmadığını ileri sürmesi mümkün değildir. Davalı ikrarı ile, davacının dava konusu fatura muhtevası ürünleri davalıya teslim ettiği ispat olunmuş olup, mahkeme bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Davacı yanın bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur.Davalı yan; taraflar arasında yalnız satış sözleşmesi olmadığını, satılan ürünlerin montaj ve işçiliğini de davacının yüklendiğini, bu borcun ifa edilmediğini, ifa edilmeyen borçtan ötürü sorumlu olmadığını iddia ettiğine göre, ifa talebinin dayanağını oluşturan anlaşmanın varlığını ispatla yükümlüdür.
Davalı yan tarafından dosyaya; taraflar arasında montaj ve işçilik hizmetini de kapsar bir anlaşma yapıldığına dair ispata elverişli delil sunulmadığı anlaşılmış olup, mahkemece ispat yükünün tespitinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesis yerinde görülmemiş, davacı yanın bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde bulunmuştur.
Davacının, fatura muhtevası ürünleri teslim ettiğini ispat etmiş olması karşısında, mahkemece elektrik mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen ek rapordaki tespitler doğrultusunda, fatura muhtevası ürünlerin birim fiyatlarının piyasa rayicine de uygun olduğu nazara alınarak ve davalı yanın fiyatların anlaşmaya ve piyasa fiyatlarına aykırı şekilde yükseltildiği yönündeki savunmasının yerinde olmadığı,
davacının takip tarihi itibariyle davalıdan bakiye 19.928,10-TL alacaklı olduğu gözetilerek davanın kabulüne, alacak likit olduğundan inkar tazminatı isteminin de kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi yerinde olmamış, davacı yanın bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde bulunmuştur.
Dairemizce yapılan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği yönündeki saptama ve kabul karşısında, davalı yanın kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna dair istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır.
Sonuç itibariyle; davalı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN
6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.361,29-TL harçtan peşin alınan 240,69-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.120,60-TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydına,7-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 240,69-TL peşin harç, 35,90-TL başvurma harcı olmak üzere; toplam 276,59-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 195,00-TL tebligat/posta gideri, 800,00-TL bilirkişi ücreti, 400,00-TL talimat bilirkişi ücreti ve 100,00-TL talimat tebligat/posta gideri olmak üzere toplam.
1.495,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davalı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 10-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 11-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN
12-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 13-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,14-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.361,29-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 60,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.301,09-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
15-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 16-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 17-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/09/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/595, K. 2024/1441, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama