KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Dosya no
- 2022/686 Esas
- Karar no
- 2024/1415 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2018/1394 Esas 2021/1085 Karar
- Tarih
- 16/11/2021
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
1.580 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı şirketin davacı şirketten KDV dahil toplam fiyatı 12.917,70-TL değerinde bir adet yağlama ünitesi satın aldığını, bahse konu yağlama ünitesi, müvekkili şirket tarafından, davalı şirket yetkilisine çalıştırılarak teslim edildiğini, davalı şirket bugüne kadar yağlama ünitesi bedelini müvekkili şirkete ödemediğini, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...
E. sayılı dosyasındaki takibe haksız olarak itiraz ettiğini, davalının itirazı ile takibin durduğunu, Fatura Ek'inde bulunan Servis ve Teslim Tutanak Formunda bahse konu ürünün teslim edildiğine ve teslim alındığına dair davalı şirket yetkilisinin imzasının bulunduğunu, müvekkili tarafından fazlaca önem arz ettiğinden ve de mahkemece verilecek kararın ifasının imkânsızlaşmaması için öncelikle davalının menkul ve gayrimenkuleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına müvekkilin alacağını karşılayacak oranda devir ve sınırlayıcı hakların tesisini engelleyici ihtiyati tedbir konulmasına, borçlunun İstanbul Anadolu ...
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına haksız ve mesnetsiz olarak yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazından dolayı %20'den az olmamak kaydıyla İcra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 16/11/2021 tarih 2018/1394 Esas 2021/1085 Karar sayılı kararında; "....Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu faturada teslim alan kısmında imzası bulunan...
02/02/2021 tarihli Şişli SGK müzekkere cevabı dikkate alındığında 2018 yılında davalı çalışanı olduğu, davalının usulüne uygun defter ibrazına ilişkin ihtara rağmen defter ibrazından kaçındığı, alınan bilirkişi raporu ve davacının 16/07/2019 tarihli beyan dilekçesi dikkate alındığında davacının alacağının 9.524,59 TL olduğu, davacının bilirkişi tarafından yapılan tespite bir itirazının olmadığı ve kabul ettiği dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ...
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, 9.524,59-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi üzerinden takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. (Adem Albayrak/Cihat Arslan, Asliye Hukuk Davaları, Adalet Yayınevi, Ankara 2016 basım, sf.
1287 ) Dosyaya konu alacağın faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı (Yargıtay 9. HD. 12.10.2020 tarih 2016/26775 Esas 2020/11341 Karar sayılı ilamı) üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''1-Davanın KISMEN KABULÜNE, -Davalının İstanbul Anadolu ...
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile, 9.524,59-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi üzerinden takibin DEVAMINA, -Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
İlk derece mahkemesi dosyasında, müvekkile tebligat yapılmaksızın davanın görülerek kabulüne karar verildiğini, müvekkil şirkete yapılan tebligatların usulsüz olduğunu ve yargılamanın müvekkil şirketin yokluğunda devam ettirilerek karara bağlandığını, müvekkil şirketin, kısa karar sonrası durumdan haberdar olduğunu ve ivedilikle dosyaya vekalet sunduğunu, mahkemenin hukuka aykırı kararının bozulması gerektiğini, Dosyada, bozmayı gerektirecek önemli usul hataları yapıldığını, müvekkil şirketin ticaret sicil gazetesinde kayıtlı güncel adresinin dava başından itibaren "...
Mah. ... Cad. No:...
Dilovası/KOCAELİ" olduğunu, ancak tebligatların yanlış adrese yapıldığını, mahkemenin 01/04/2021 tarihli celsede tebligatların yanlış yapıldığını fark ettiğini ve ilgili ticaret sicil müdürlüğünden güncel adres bilgilerinin istenmesine karar verdiğini, ancak bu ara kararın uygulanmadığını ve tebligatların usulüne uygun olup olmadığının denetlenmediğini, Mahkemenin zincirleme şekilde usul hataları yaptığını ve müvekkilin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, müvekkil şirketin adresinin tespiti için İTO'ya müzekkere yazılmasına gerek olmadığını, adresin ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini ve Mersis üzerinden de ulaşılabileceğini,
Hukuki dinlenilme hakkının, Anayasanın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesi gereği adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olduğunu, yargılamada tarafların tam bilgi sahibi olmaları, açıklama ve ispat haklarını tam olarak kullanmaları gerektiğini, usulüne uygun tebligat yapılmadan, taraf teşkili sağlanmadan ve müvekkilin yokluğunda yargılama yapılarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Emsal Yargıtay kararları uyarınca hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini ve bu sebeple yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğini beyanla, öncelikle tehir-i icra talebinin kabulünü,
taraf teşkili sağlanmaksızın verilen hükmün istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davalı vekilinin usulsüz tebligat yapıldığı ve savunma hakkının kısıtlandığına yönelik istinaf sebebi incelendiğinde, Davacı taraf dava dilekçesinde, takibe dayanak bir (1) adet faturaya konu yağlama ünitesini çalışabilirliği kontrol edilerek imza karşılığında davalı şirket yetkilisine teslim edildiğini, fatura bedelinin ödenmediğini, başlatılan ilamsız takibe ise haksız itiraz edildiğini ileri sürerek eldeki davayı ikame etmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış, istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi yargılamasında yapılan tüm tebligatların usulsüz olduğu, dava tarihi itibariyle davalının adresinin ... Mah. ... Cad. No: ... Dilovası/Kocaeli olduğu, bu hususun ilgili ticaret siciline tescil ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini, savunma hakkının ihlal edildiğini ileri sürülmüştür. Dava dosyası incelendiğinde.
Davacı tarafça davalı adına düzenlenen davaya konu 21/04/2018 tarihli faturada adına fatura düzenlenen davalı ... SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ 'nin faturadaki adresinin ve davaya konu icra dosyasında takip talebindeki adresinin .... Mahallesi, ... Cadde, No: ...
Dilovası / KOCAELİ olduğu, davalı borçlunun takip talebinde yazılı ...Dilovası/Kocaeli adresine çıkartılan ödeme emrinin davalının daimi çalışanına tebliğ edildiği, davalı borçlu vekili tarafından icra dosyasına verilen itiraz dilekçesinde davalı adresinin ... Mahallesi, ... Cadde, No: ... Dilovası / KOCAELİ olarak belirtildiği, dava dilekçesinde davacı tarafça davalının adresinin yazılmadığı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gönderilen 13/12/2018 tarihli cevabi yazıda.
Belirtilen şirketin merkezinin ... sicil numarası ile Gebze'ye nakledildiğinden kaydının kapalı olup keyfiyetin ilgili müdürlükden sorulmasının belirtildiği, mahkemece davalı şirketin İTO'nun internet sayfasından 28/03/2019 tarihinde çıkartılan sicil kaydında. Davalı şirketin eski adresinin ... Mah... Sk.... Sitesi ...
Blok:...Esenyurt/ İSTANBUL olduğu, merkez naklinin 25/05/2017 tarihinde sicile tescil edildiği ve 31/05/2017 tarihli TTSG'de yayınlandığı, davalıya ait dosya arasında bulunan diğer bir sicil kaydında ise şirketin durumu bölümünde: Merkez nakli nedeniyle kaydın kapalı olduğu, güncel adres bilgisi için sicile müracat edilmesinin yazılı olduğu, Mahkemece 01/04/2021 tarihinde İstanbul Ticaret sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda ise. Davalı ...
SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ 'nin merkezinin Gebze'ye nakledildiği, Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil sayısında kayıtlı olduğu, 24/04/2017 tarihinde tescil edildiğinden yönetmelik hükümleri gereği müdürlükdeki kaydın kapatıldığı, keyfiyetin ilgili müdürlükten sorulması gerektiği belirtildiği halde davalı şirketin Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğünden sicil kaydının getirtilip sicildeki son adresine tebligat yapılmadığı, dosyadaki tüm tebligatların davalı şirketin eski adresi olan ...
Mah. .... Sk. ... Sitesi ... Blok:... Esenyurt/ İSTANBUL adresine çıkartılıp bila tebliğ iade gel. gelen cevabi yazılardan; şirketin ... Mah. .... Sk. Alkop Sanayi Sitesi... Blok:.. Esenyurt/ İSTANBUL olan merkez adresini, ... Mahallesi,..Cadde, No: ... Dilovası / KOCAELİ adresine naklettiği ve Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne 25/05/2017 tarihinde tescil ettirdiği, ayrıca merkez nakli hususunun 31/05/2017 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği anlaşılmıştır.
Davalı Şirket'in gerek dava gerekse takip tarihi itibariyle adresi .... Mahallesi,.. Cadde, No:... Dilovası / KOCAELİ 'dir. Nitekim ödeme emri de bu adrese tebliğ edilmiştir. Dava dilekçesinde, davalı şirketin adresinin yazılmadığı, mahkemece davalı şirketin eski adresi olan ... Mah. .... Sk. ... Sitesi ... Blok:...
Esenyurt/ İSTANBUL adresine çıkartılan ilk tebligatın bila tebliğ dönmesi üzerine, dava dilekçesi ve eklerinin bu adrese TK 35 maddesine göre tebliğ edildiği, akabinde yargılamadaki tüm tebligatların aynı adrese TK 35 maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Tebligat Kanununun 35/4 fıkrasına göre; daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adres esas alınarak, tebligat yapılamayan tüzel kişinin resmi adresine yeniden tebligat çıkartılarak tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.
Somut olayda; davalı şirketin dava tarihi itibariyle sicile kayıtlı resmi adresine tebligat çıkartılmadığından, eski adrese TK 35 maddesine göre çıkarılan tebligatlar usulsüzdür. Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan Tebligat Kanunu hükümleri gereğince usulüne uygun şekilde davalı şirkete, dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliği ile savunma hakkı tanınması, taraf teşkili sağlanarak, 6100 sayılı HMK ile öngörülen ön inceleme duruşması,
tahkikat ve sözlü yargılama aşamaları tamamlandıktan sonra davanın esası hakkında hüküm kurulması gerekirken, dava dilekçesi ve ekleri davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan, davalının katılımına olanak sağlanmaksızın yargılama yapılarak karar verilmesi Anayasanın 36. maddesi ile düzenlenen hak arama özgürlüğünün, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ve HMK'nın 27 maddesinde belirtilen hukuki dinlenilme hakkının, ihlali mahiyetinde olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.
Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.4 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/686, K. 2024/1415, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama