İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/159 K.2025/1459

MAHKEMESİ İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Esas2023/159Karar2025/1459Tarih25 Eylül 2025Okuma12 dk · 2.325 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi İncelenen Dosyanın

Karar tarihi
25 Eylül 2025
Dosya no
2023/159 Esas
Karar no
2025/1459 Karar
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.325 kelime·12 dk okuma·8 bölüm

MAHKEMESİ İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

ESAS NO

2021/703 Esas - 2022/573 Karar

TARİHİ: 20/09/2022

DAVA

Alacak (Ticari Nitelikteki Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 25/09/2025

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkili şirket ile davalı arasında 24/06/2015 tarihinde acentelik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği davalının müvekkiline acentelik hizmeti verdiğini, ancak davalının aracı olduğu sözleşmelerinde komisyon hakedişi akabinde kısa sürede yapılan çıkış işlemlerin çok fazla olması ve müvekkilini zarara uğratığını, davalı tarafından yapılan işlemlerin uymakla yükümlü olduğu Doğru Satış ilkelerine uyumlu olmadığı nedeniyle acentelik ve Bireysel Emeklilik Aracı Sözleşmesini tek taraflı feshedildiğini, acentelik vekaletnamesi azledildiğini,

sözleşmenin feshinden kaynaklanan haksız yere ödenen komisyon ve teşvik bedeli olan 46.085,70 TL alacak tutarının her bir komisyon ve teşvik bedelinin ödendiği tarihten itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte tazmini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Müvekkili ile imzalanan sözleşmeleri açıkça ihlal edildiğini, davacı tarafça mahsup edilmediği gibi söz konusu iptaller nedeniyle herhangi bir kesinti yapılmayacağının bildirildiğini, komisyon ödemelerinin devam etmesine rağmen sözleşmeyi haksız feshettiğini, davacının acentanın üzerine düşen sorumluluk payını yerine getirmediğini ispat etmesi gerektiğini,hakedilen komisyonların geri alınamayıp mahsup edilmeyeceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 20/09/2022 tarih ve 2021/703 Esas - 2022/573 Karar sayılı kararında;

".......Dava; davacı ile davalı arasında akdedilmiş olan acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği, sözleşmenin feshinden kaynaklanan haksız yere ödenen komisyon ve teşvik bedellerinin iadesinin gerektiği iddiasıyla açılan alacak davasıdır.Davacı taraf ile davalı taraf arasında 24/06/2015 tarihinde ... EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş.

ACENTELİK SÖZLEŞMESİ, 24/06/2015 Tarihli Acentelik Sözleşmesinin 2 Numaralı 4 RENK EK PROTOKOLÜ, GENÇ GİRİŞİMCİLER PROTOKOLÜ, 06/04/2015 Tarihli ... EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BİREYSEL EMEKLİLİK ARACILIK SÖZLEŞMESİ akdedilmiştir.

Davalı taraf akdedilen bu sözleşmeler kapsamında davacı tarafa acente hizmeti vermiştir.Taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi davacı tarafından Beyoğlu 31. Noterliğinden gönderilen 26/12/2016 tarih ve 50181 yevmiye nolu ihtarname ile feshedilmiş, fesih sebebi olarak sözleşmenin 13 maddesi dayanak gösterilmiştir.

Taraflar arasındaki Bireysel Emeklilik sözleşmesi davacı tarafından Beyoğlu 31. Noterliğinden gönderilen 26/12/2016 tarih ve 50183 yevmiye nolu ihtarname ile feshedilmiş, fesih sebebi olarak sözleşmenin 9 maddesi dayanak gösterilmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı tarafın akdedilen acente sözleşmesinin 7,13 ve 14 maddelerine aykırı davrandığını, bu maddelerde belirtilen riskli ve doğru satış ilkelerine aykırı işlemler nedeniyle haksız yere komisyon ve teşvik aldığını, haksız yere 59.551 TL ödendiğini, mahsuplar sonucu elde edilen 46.085,70 TL'nin iadesinin gerektiğini iddia ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile;

davacı tarafın sözleşmeyi haksız yere feshettiğini, iddia olunduğu üzere riskli işlemler yapılmadığını, haksız yere komisyon veya teşvik almadığını, davacının mahsup yapmadığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin 27 maddesinde delil anlaşması yapılmış olup bu madde de;'' Taraflar, işbu acentelik sözleşmesinden doğacak herhangi bir ihtilafta, tarafların defter ve kayıtları ile bilgisayar kayıtlarının geçerli olacağını ve bunların kesin ve münhasır delil teşkil edeceğini ve bu maddenin HMK.

193 maddesi anlamında yazılı sözleşmesi niteliğinde olduğunu kabul ve taahhüt ederler,'' hükmü düzenlenmiştir.Mahkememizce davalının ticari defterleri incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden talimat mahkemesi yoluyla rapor alınmış ve alınan bilirkişi raporunda;'' davalının incelemeye ibraz edilen defterlerindeki son kayıt tarihi olan 31/12/2016 tarihi itibariyle davacı sigorta şirketinin davalı şirkete 30.703,62 TL.

Cari hesap borcunun bulunduğu, davaya konu haksız yere ödenen komisyon ve teşvik bedeli olup olmadığının tesbiti ancak taraflar arasında yapılan işlemlerin ( poliçe tanzimi ve prim üretimi, poliçe veya prim iptali, tahsilat, sigorta şirketine veya sigorta ettirene ödeme v.s.) tamamının,

davacı sigorta şirketinin defter ve dayanak belgeleri ile sigorta şirketlerinin bilgi işlem sistemleri üzerinden ve işbu raporda yer alan şirket kayıtları ile karşılaştırmak suretiyle yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu tesbit edilebileceği,'' belirtilmiştir.Mahkememizce aktüer ve sigorta uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 30/03/2018 tarihli raporda;'' davalının hak etmemiş olduğu bedel olan 45.931,95 TL.'yi iade etmesi gerektiği,'' belirtilmiştir.Bilirkişi heyet raporuna davalı vekilinin itiraz etmesi üzerine mahkememizce 28/05/2018 tarihli duruşmanın ara kararı uyarınca;

davalının bilirkişi raporuna yapmış olduğu itirazların değerlendirilmesi, davacı sigorta şirketinin ticari defterleri, ticari defterlerindeki kayıtları, bilgi işlem sistemleri, poliçe tanzimi , prim üretimi , poliçe veya prim iptali, tahsilatlar,

sigorta şirketine veya sigorta ettirene ödeme yapılıp yapılmadığı gibi bilgilerin davacı sigorta şirketinin ticari defterleri ve dayanak kayıtları ile sigorta şirketinin bilgi işlem sistemi incelenmek suretiyle mahkemece aldırılan talimat raporu ile karşılaştırılarak davacının alacağı olup olmadığı yolunda bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 18/10/2018 tarihli ek raporda;'' Davalı acentenin davacı sigorta şirketine 28.358,96 TL.

Bakiye borcu olduğu,'' belirtilmiştir.İstinaf bozma ilamı doğrultusunda alınan raporda da detaylı olarak itirazlar değerlendirilmiş ve sonuç itibari, dönemsel olarak üretim ve iptal verileri gerek poliçe bazında gerekse davalı şirketin ilettiği komisyon gider belgeleri ay bazında incelenerek, uyuşmazlık konusu alacağın doğası gereği matematiksel hesaplamalar yapılarak,

tarafların rapora yapmış olduğu itirazların değerlendirilmesi üzere davacı sigorta şirketinin ticari defterleri, ticari defterlerindeki kayıtları, bilgi işlem sistemleri, poliçe tanzimi, prim üretimi , poliçe veya prim iptali, tahsilatlar,

sigorta şirketine veya sigorta ettirene ödeme yapılıp yapılmadığı gibi bilgilerin davacı sigorta şirketinin ticari defterleri ve dayanak kayıtları ile sigorta şirketinin bilgi işlem sistemi incelenmek suretiyle 25 Eylül 2018 yerinde inceleme yapılarak ek raporda söz konusu itirazlar değerlendirilmiş olup söz konusu yapılan kök ve ek raporlarda yapılan itirazlara ve incelemelere yönelik yeni bir husus görülmediği belirtilerek 18/10/2018 tarihli ek rapor ile aynı sonuca varılarak '' Davalı acentenin davacı sigorta şirketine 28.358,96 TL.

Bakiye borcu olduğu,'' belirtilmiştir.Mahkememizce dosya kapsamında alınan kök rapor ve ek raporlar irdelendiğinde, davacı itirazı yönünden kök raporda komisyon hesaplamasında yer almayan ve tablo 5’de olan ve ek raporda iptal edildiği detaylı açıklanan ... nolu poliçenin hesaplamaya dahil edildiği, bu hali ile borç tutarının 59,549.08 TL olduğu, farklılığın bu durumdan kaynaklandığı, davalı itirazları yönünden ise, dönemsel olarak üretim ve iptal verileri gerek poliçe bazında gerekse davalı şirketin ilettiği komisyon gider belgeleri ay bazında incelenerek, uyuşmazlık konusu alacağın doğası gereği matematiksel hesaplamalar yapılarak,

tarafların rapora yapmış olduğu itirazların değerlendirilmesi üzere davacı sigorta şirketinin ticari defterleri, ticari defterlerindeki kayıtları, bilgi işlem sistemleri, poliçe tanzimi, prim üretimi , poliçe veya prim iptali, tahsilatlar, sigorta şirketine veya sigorta ettirene ödeme yapılıp yapılmadığı gibi bilgilerin davacı sigorta şirketinin ticari defterleri ve dayanak kayıtları ile sigorta şirketinin bilgi işlem sistemi incelenmek suretiyle 25 Eylül 2018 yerinde inceleme yapılarak ek raporda söz konusu itirazlar değerlendirildiği belirtilerek davacı şirketin komisyon alacağının 30.703,62 TL,

Davalı şirketin davacıya bakiye borcunun ise,59,549.08 TL - 30.703,62 TL= 28.845,46 TL olarak hesaplandığı alınan ek raporların denetime elverişli olduğu ve bu hali ile hükme esas olabileceği değerlendirilmiştir.Somut olayda davalı tarafın poliçe iptal oranın seviyesinin çok yüksek olması, doğru satış ilkelerine aykırı ve riskli nitelikte işlemlerde bulunması dikkate alındığında acente sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığı kanaatine varılmıştır.

Bilirkişi raporunda bahsedildiği üzere, davalı tarafın riskli işlemlerde bulunarak da doğru satış ilkelerine aykırı hareket ettiği ve bu nedenle davacı taraftan haksız komisyon ve teşvik aldığı, davacı tarafın zarara uğradığı, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen acente hükümlerine göre almış olduğu haksız komisyon bedellerinin iadesinin gerektiği, istinaf ilamı doğrultusunda alınan ek raporda da sonucuna varılmıştır.Ek olarak faiz talebi bakımından yapılan değerlendirmelerde, davacı tarafın faiz talep edebilmesi için davalı tarafı temerrüte düşürmesi gerektiği,

dosya kapsamına göre 28.12.2016 tarihli ihtarname gönderildiği, ancak ihtarname tarihinden sonra taraflar arasında mahsuplaşma işleminin devam ettiği, nitekim dava tarihinden sonra 10.10.2017 tarihinde yeniden ihtarname gönderilerek ödeme ihtarında bulunulduğu ve farklı bir miktar alacak talep edilerek ödeme için yeni bir mehil verildiği anlaşılmakla dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasının hukuka daha uygun olduğu sonucuna varılmış, dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiştir.Tüm bu açıklanan nedenler ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davanın kısmen kabulüne, 28.358,97 TL'nin davalıdan tahsiline,

dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.."gerekçesi ile, ''1-Davanın kısmen kabul - kısmen reddi ile, 28.358,97 -TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, fahiş hatalar içeren raporun hükme gerekçe alındığını, raporun 13. sayfasında yer alan uzun süreli hayat sigortası iptal komisyonu = 4.109,29 TL'nin doğru olduğunu, ancak geri ödemeli sigorta iptal komisyonunun 2.95 TL USD kuru üzerinden sabitlendiğini, halbuki tablo 5'te USD kuru olarak 2,8558 TL olarak tutarı belirttiğini, ayrıca tablo 5'te yer alan ROP toplam primi = 60,95 + 43,64 + 60,29 + 112,35 + 55,87 = 333.1 USD olması gerekirken 271,75 USD olarak hesaplandığını,

kısacası ROP iptalleri için hesaplamanın 333,1 * 2,8558 TL = 951,26698 TL olduğunu, böylece toplam borç tutarının 54.486 + 951,27 + 4.109,29 TL = 59.546,56 TL olarak çıktığını, Davalı şirketin komisyon alacağı kısmında ise 30.703,62 TL tutarının yer aldığını, toplam 17.009,52 TL kesinti yapılmış iken.

30.703,62 TL olarak işleme alındığını, 30.703,62 TL tutarının nasıl hesaplandığına dair denetime elverişli bir hesaplamanın mevcut olmadığını, bu hesaplama sebebiyle acentenin güncel borç bakiyesi 42.541,48 TL iken raporda 28.693,33 TL olarak yer aldığını, Davalının güncel borcunun 42.541,48 TL olduğunu, itirazlarının giderilmesi ve raporun elverişli hale getirilmesi için ikinci kez ek rapor alınmasını talep ettiklerini ancak bu talebin reddedildiğini, 30/03/2018 tarihli bilirkişi raporu ile davalarının kanıtlandığını,

davalıdan alacaklı olduklarının kesin olarak tespit edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; davacı yanın müvekkil ile imzaladıkları sözleşmeleri açıkça ihlal ettiğini, basiretli bir tacir gibi davranmadığını, müvekkilin ihlal edildiğini iddia ettiği sözleşmelerin mahkemece değerlendirilmediğini, BAM kararından sonra dosyanın eski bilirkişilere gönderilmesinin istinaf bozma gerekçelerine aykırılık oluşturduğunu, dosyaya yeni bir şey sunulmadığını,

istinaf bozma gerekçesinde davalı yanın itirazlarının nazara alınmadığı ve önemli delillerin / yazışmaların değerlendirilmediği belirtilmiş olmasına rağmen yerel mahkemenin dosyayı aynı bilirkişilere gönderdiğini ve eskisinin aynısı rapor verildiğini, Haksız bir fesih olduğu açıkken, bu hususa raporda ve kararda hiç yer verilmediğini, taraflar arasında yapılan acentelik ve bireysel emeklilik sözleşmelerinin yasal unsurlarının tartışılmadığını, davacı yan ile yapılan bu sözleşmelerin fesih gerekçeleri ve sözleşmenin genel işlem koşulu taşıyıp taşımadığının mahkemece tartışılmadığını,

TBK 20 -25 maddelerinde genel işlem koşulu denetimine ilişkin ilkelerin belirtilmiş olduğunu, bu sözleşmelerin kural olarak müzakere edilmeden belirli bölümleri boş olan ve sonradan doldurulan sözleşmeler olduğu ve müzakere edilmememiş olduklarının kabul edilmesi,

yok hükmünde sayılması ve aksini davacının ispat etmesi gerektiğini, gerektiğinde ticari ve e-posta yazışmaları, fakslar ve bunun gibi ispat vasıtalarından yararlanılması gerekitğini, istinaf bozma gerekçelerinin de bu hususları içerdiğini, Sözleşmelerin haksız olarak feshedildiğini, içerik denetimi aşamasında sözleşme hükmünün dürüstük kuralına aykırı olduğunu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde genel işlem koşulu niteliğindeki bu hükmün yürürlük denetiminden farklı olarak kanunun emredici hükümlerine açık aykırılık sebebiyle kesin hükümsüz sayılması gerektiğini,

tüm kazanılmış prim ve hakların geri alınmasının yasal olmadığının bu çerçevede kabul edilmesi gerektiğini, Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe bakımından da hukuki eksikliklerin mevcut olduğunu, denetime açık olmayan aynı bilirkişilerin yeni raporuna itibar edilmesinin yerinde olmadığını, yerel mahkemenin daha önceki raporlara verdikleri itiraz dilekçeleri ile gerekçelerini değerlendirmeksizin, istinaftan sonra da dosyayı biliyorlar gerekçesi ile aynı heyete tevdi etmesinin bu sonucu vereceğini, BAM kararındaki bozma gerekçelerine ilişkin yeni bir araştırma da yapılmadığını, denetime elverişli olmayan, sözleşmeleri sorgulamayan,

muhasebe hesabı dışında başkaca hiçbir konuyu irdelemeyen bilirkişilerin raporuna dayanarak yerel mahkemece hüküm kurulmasının yasalara aykırı kabul ettiklerini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, davacı ile davalı arasında akdedilmiş olan acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği, sözleşmenin feshinden kaynaklanan haksız yere ödenen komisyon ve teşvik bedellerinin iadesinin gerektiği iddiasıyla açılan alacak davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabul - kısmen reddi ile, 28.358,97 -TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Dairemizin 07/10/2021 tarih ve 2019/2063 Esas - 2021/1336 Karar sayılı kaldırma kararımız doğrultusunda mahkemece dosyanın bilirkişi heyetine vererek ek rapor alınmış ve ek rapor doğrultusunda istinafa konu karar verilmiştir.HMK'nın 146. maddesine göre hakim delillerden davanın yeterince aydınlandığı kanaatine varırsa tahkikatı bitirebilir.

Dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda alınan ek bilirkişi rapor içeriği ve mahkemece gerekçesinde belirtilen tesbitler gözetildiğinde davacı ve davalı vekilinin eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporu ile karar verildiğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Davacı vekili ve davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında da ileri sürüldüğü, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi ek raporu ile mahkemece verilen hüküm gerekçesinde de bu iddiaların tartışılıp değerlendirildiği, dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarındaki tespitlere göre.

Davalı tarafın poliçe iptal oranı seviyesinin çok yüksek olması, doğru satış ilkelerine aykırı ve riskli nitelikte işlemlerde bulunması dikkate alındığında davacı tarafça acente sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığının kabulü gerektiği, bilirkişi raporunda da bahsedildiği üzere, davalı tarafın riskli işlemlerde bulunarak da doğru satış ilkelerine aykırı hareket ettiği ve bu nedenle davacı taraftan haksız komisyon ve teşvik aldığı,

taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen acente hükümlerine göre almış olduğu haksız komisyon bedellerinin iadesinin gerektiği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi ek raporundaki tespitlere göre davalı tarafın iade etmesi gereken miktarın 28.845,46 TL olarak hesaplandığı, bu tespitlere göre ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü yönünde verilen kararda yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden,

davacı vekili ve davalı vekilinin mahkemenin kabulüne ilişkin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı ve davalının istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.937,20 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 564,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.372,50 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden taraflar üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/09/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2023/159, K. 2025/1459, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Tarihi: 20/09/2022
  5. Dava
  6. Karar Tarihi: 25/09/2025
  7. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  8. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  9. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  10. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/159
Karar No
2025/1459
Tarih
25 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/160 K.2025/942
  • İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/160 K.2025/123
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/161 K.2025/843
  • İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/161 K.2025/223
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/161 K.2025/1399
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/162 K.2025/943

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.