İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/240 K.2025/1144

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2023/240Karar2025/1144Tarih3 Temmuz 2025Okuma10 dk · 2.015 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
3 Temmuz 2025
Dosya no
2023/240 Esas
Karar no
2025/1144 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2022/247 Esas - 2022/894 Karar
Tarihi
09/11/2022
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.015 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalıya bir kısım mal satarak eksiksiz şekilde teslim ettiğini, tanzim olunan faturalara itirazın söz konusu olmadığını, ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin süregelen cari hesap ilişkisi nedeniyle 675.360,00 TL alacaklı olduğunu, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

müvekkilinin faturaya ya da cari hesaba dayalı olarak davacıya borcunun bulunmadığını, tüm borcunu davacıya nakit, çek, mal karşılığı ya da başka yollarla ödediğini, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği tüm faturaların 2018 yılına ait olduğunu, müvekkilinin 10/05/2018 tarihinde alacaklı görünene banka yoluyla gönderdiği 47.500,00 TL ile davacıya herhangi bir borcunun kalmadığını, aksine 36,903,71 TL alacaklı konuma geçtiğini,

davacının icra takibiyle ve huzurdaki davaya konu ettiği fatura tarihlerinden sonraki bir tarih olan 30/04/2018 tarihinde de müvekkili şirketin davacıya kestiği 50.000 TL değerindeki tediye makbuzuyla 11.949,59 TL alacaklı konuma geçtiğini, davacının 2019 Nisan tarihinde müvekkili şirkete borçlu durumda olmasına rağmen 2018 yılına ilişkin cari hesap alacağı olduğunu iddia ettiğini belirterek davanın reddine ve % 20’den aşağı olmamak üzere haksız takip tazminatına hükmedilmesine karar verilmesine talep etmiştir.

Davacı vekili tarafından sunulan cevaba cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki itirazın iptali davasını alacak davası olarak ıslah ettiklerini, cari hesaptan kaynaklı olarak davacının alacaklı durumda olduğunu belirtmiş ve ıslah dilekçesi ibraz etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan ikinci cevap dilekçesinde özetle;

davacının takibe konu ettiği alacağını dayanağı olarak 2018 yılına ilişkin faturaları gösterdiğini, bu faturalara ilişkin bedelin ödendiğinin cevap dilekçesi ile ortaya konulmasının ardından davacının bu kez de davayı ıslah ile alacak davasına çevirdiğini, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, ibraz edilen protokole göre şirket ortaklarının ortaklıklarını sona erdirirken bir protokol aktederek şirketin borç ve alacaklarını düzenlediklerini, geriye kalan yükümlülüklerini kayıt altına aldıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 09/11/2022 tarih ve 2022/247 Esas - 2022/894 Karar sayılı kararında;".....Dava, ilamsız icra takibine itirazın iptali istemi ve ıslah yoluyla alacak davası olup, uyuşmazlığın davacının cari hesap ilişkisi nedeniyle davacıdan alacaklı olup olmadığı,

alacaklı ise miktarına ilişkin olduğu anlaşılmakla taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış olup, her iki taraf ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 725.274,18 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.Davalı taraf, cevap dilekçesinde ve aşamalarda ibraz ettiği dilekçelerinde borçların davacıya nakit, çek ve başkaca yollarla ödendiği iddia etmiş ise de iddiasını ispata yarar nitelikte delil ibraz etmemiştir.Davalı taraf cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmamış olmakla bu hususta mahkememizce hatırlatma yapılmamış olup,

sübut bulan davanın ıslah edilmiş şekliyle kabulü ile 675.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. "gerekçesi ile, ''AÇILAN DAVANIN ISLAH EDİLMİŞ ŞEKLİYLE KABULÜNE,1-675.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin % 15 teminatla kabulü ile İİK'nun 257.

Maddesi gereğince alacak miktarı kadar borçlunun gerek elindeki gerek 3. Kişilerdeki menkul ve gayrimenkul malları ile hak ve alacaklarının borca yetecek miktarının ihtiyati haczine, bu hususta ayrıca karar tanziminine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın birtakım faturalara dayalı itirazın iptali olarak başlatılan, sonrasında ıslah yoluyla cari alacak davasına dönüştürülen bir ticari alacak davası olduğunu, dava sürecinde davacının; öncelikle ödenmiş olan fatura alacaklarına dayalı olarak yetkili olmayan mahkemeden ihtiyati haciz kararı aldığını, bu fatura alacaklarına dayalı olarak başlattığı itirazın iptali davasınının, fatura alacaklarının ödendiği ispat olunduktan sonra cari alacak davasına çevirdiğini,Taraf ticari defterlerinde her ne kadar böyle bir borç mevcut olsa da aslında bu borcun gerçekte var olmadığı,

müvekkil şirketin davacıdan faturalara karşılık hiçbir hizmet almadığı, defterler üzerinde görülen bu borcun 'borcun üstlenilmesi' niteliğindeki protokol ile ...'a devredildiğinin izah edildiğini,ilk derece mahkemesinin hiçbir iddialarını dikkate almadığını, delillerini incelemediğini, gerekçeli kararda hukuki ve maddi gerçeğe uygun hiçbir gerekçe sunmadığını ve davanın kabulüne karar verdiğini, Müvekkil şirket ...Sanayi'nin 11.08.2020 tarihine kadar iki ortaklı bir yapıda faaliyet gösterdiğini, mezkur tarihe kadar şirketin bir ortağının şimdiki tek ortak ve yetkili olan ..., diğer bir ortağı ise ... (...) olduğunu,

huzurdaki davanın davacısı olan ...'nın yetkilisinin ise ortaklıktan ayrılan ...'ın babası olan ... olduğunu, davacı şirket yetkilisinin kızı olan ve müvekkil şirketin de eski ortağı olan ...'ın ise yine davacı şirkete ortak olma ihtimalinin mevcut olduğunu, bu sebeple yerel mahkemeden her üç şirketin yıllara göre ortaklıklarını gösterir evrakın Ticaret Sicili Gazetesinden sorulmasının talep olunduğunu, bu taleplerinin yerel mahkeme tarafından göz ardı edildiğini, Müvekkil şirketin davacı şirkete hiçbir borcu bulunmadığını, şirket ortaklarının ortaklığı sona erdirirken protokol akdettiklerini,

protokolü imzalayanlara bakıldığında ise ...'ın babası ve davacı şirketin yetkilisi ...'ın kefil olarak imzaladığının görüldüğünü, protokol maddelerinden açıkça anlaşılacağı üzere ...'ın müvekkil şirketin davacı...Şirketine olan toplamda 759.534 TL tutarındaki borcun tamamını ödemeyi taahhüt ettiğini ve borcu üstlendiğini, bu Şirket Hisse Devri Protokolünün taraflarınca mahkemeye delil olarak sunulduğunu, mahkemece bu delilin değerlendirmeye alınmadığını,

mahkemenin talep edilen bu delili toplamadan ve sundukları delilleri de incelemeden davayı kabul etmesinin ve gerekçeli kararında bu delilin toplanmamasına ya da sunulan deliller bakımından değerlendirmeye alınmamasına ilişkin de hiç gerekçe gösterilmemiş olmasının HMK 353/1-a 6. maddesi gereği delillerin değerlendirilmemesi anlamına geldiğini,İlk derece mahkemesinin dinlenmesini talep edilen tanıkları dinlemediğini, tanık ...'in beyanlarının alınmadığını, sunulan tanık delilinin de göz ardı edildiğini, bahsi geçen şahsın, şirketin muhasebecesi olduğunu, protokolün akdedilme ve şirketin hisse devir sürecini yakından bildiğini,

taraf defterlerinde gözüken faturaların ne amaçla kesildiğini de yakından bildiğini, tanığın dinlenmesi durumunda iddialarının doğruluğunun anlaşılacağını, davacı ve ...'ın ne saikle hareket ettiği konusunda mahkemede en azından kanaat oluşacağını, hukuki dinlenilme haklarının da ihlal edildiğini,Yerel mahkemenin gerekçeli kararının tamamıyla gerekçesiz ve yanlış gerekçelere dayalı olduğunu, özellikle "Şirket Hisse Devir Protokolü"nün hükme esas alınmamasının ve buna ilişkin bir gerekçe yazılmamasının kararın gerekçeli olmadığının ve müvekkilin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğinin açık ispatı olduğunu,

ayrıca yazılan gerekçelerin de hatalı olduğunu, nakit, çek ve başkaca yollarla ödendiği iddia olunan borçların davanın ıslah edildikten sonra davacının dayandığı cari alacaklar değil, itirazın iptali davasına konu olan fatura alacakları olduğunu, nitekim davacının da bu borçların taraflarınca iddia olunduğu şekilde ödendiğini gördükten sonra davanın niteliğini ve borcun kaynağını değiştirdiğini, mahkemenin hangi delillerle neyi ispat etme niyetinde olduklarını dahi anlamadan hüküm kurduğunu, taraflarınca ticari defterlerde var olan alacağın ödendiğine ilişkin bir iddianın da zaten bulunulmadığını,

aksine böyle bir borcun gerçekte var olmadığı ve defterlerde gözüken borcun ... tarafından üstlenildiğinin iddia edildiğini, fakat mahkemenin iddia etmedikleri bir iddiayı çürüterek verdiği karara hayali bir dayanak oluşturduğunu,Yerel mahkemenin usulen birçok yönden eksik ve hatalı karar tesis ettiği gibi, usule uygun yargılama yapmadığından dosyanın esası yönünden de yanlış hüküm kurduğunu;Üzerinde durulması gereken noktanın davacının müvekkil şirkete kestiği faturaların karşılığında gerçekten bir hizmet sağlayıp sağlamadığı veya bir mal teslim edip etmediği olduğunu,

yalnızca itiraz edilmemiş faturaların bir alacağın varlığına delil olmayacağına ilişkin Yargıtay kararlarını ibraz ettiklerini, ticari defterlerde gözüken bu faturalara ilişkin müvekkilin herhangi mal veya hizmet almadığını beyan ettiklerini, fakat mahkemenin bu yöndeki iddia ve itirazlarını da dikkate almadığını, faturalarda belirtilen hizmet veya mal tedarikinin sağlanıp sağlanmadığının araştırmadığını, ortada gerçek bir ticari ilişki olup olmadığı tespit edilmeden kurulan hükmün yine usule ve dosyanın esasına aykırılık teşkil ettiğini,Esasa ilişkin bir diğer konunun;

müvekkil ile üçüncü kişi ... arasında yapılan borcun üstlenilmesi sözleşmesi ve bundan haberdar olduğu sözleşmeye attığı imza ile açıkça belli olan davacının, üçüncü kişinin üstlenmesine muvafakat ettiği borcu müvekkil şirketten isteyip istemeyeceği noktasında olduğunu, davacı şirket yetkilisi ve aynı zamanda müvekkil şirketin kağıt üzerinde davacı şirkete olan borcunu protokol ile üstlenen kişi ...'ın babası olan ..., müvekkil şirket ile ... arasındaki borcun üstlenilmesi sözleşmesini bildiğini,

alacaklının örtülü veya açık kabulü halinde borcun dış üstlenilmesi sözleşmesinin kurulacağını ve bu aşamadan sonra alacaklının ancak ve ancak borcu üstlenen kişiden isteyebileceğinin izahtan vareste olduğunu, o halde davacı şirket yetkilisinin protokolde imzası varken davacı şirketin bu sözleşmeden haberdar olmadığı yönündeki savunmalarına da itibar edilemeyeceğini, bu itibarla, davaya konu alacağın muhatabının müvekkil şirket olmadığını, borcun ancak borcu üstlenen ...'dan talep edilebileceğini,

mahkemenin tüm bu anlatılanlara hiçbir şekilde değinmeyerek ve gerekçeli kararda bu hususların hiçbirine yer vermeyerek talihsiz bir karar ortaya koyduğunu,Davada harca esas değerin 675.000 TL olduğunu ve bu tutara karşılık yatırılması gereken 6.366,17 TL harcın davacı tarafından yatırıldığını, mahkeme tarafından yatırılması gereken harcın 46.109,25 TL ve yatırılmış harcın 6.204,77 TL kabul ederek maddi olarak da hataya düşüldüğünü, kararın 3. maddesinin başka bir dosya kararına ilişkin olabileceğini, sehven işbu dosyaya da yazılmış olabileceğini, kararın bu yönüyle de isabetsiz olduğunu,

belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, faturaya dayalı başlatılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası olduğu, davacı vekili uyap sisteminden 09/04/2022 tarihinde gönderdiği ıslah dilekçesi ile davayı alacak davası olarak ıslah etmiştir.Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Mahkemece, tarafların ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı ve alınan rapor doğrultusunda istinafa konu karar verildiği anlaşılmıştır.Davalı vekili 2. Cevap dilekçesi ile.

Müvekkil...Şirketinin 11.08.2020 tarihine kadar iki ortaklı bir yapıda faaliyet gösterdiğini, şirket ortakları ... ve ... (...) olduğunu, şirket ortaklarının 11.08.2020 "Şirket Hisse Devir Protokolü" ile şirket ortağı ...'in şirket ortaklığına son verildiği, bu tarihten sonra şirketin tek ortak ve yetkilisinin ... olduğunu, davacı ...

Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketinin ortak ve yetkilisinin ortaklıktan ayrılan ...'ın babası olan ... olduğunu, ekte ibraz edilen protokolde görüldüğü üzere, şirket ortakları ortaklığı sona erdirirlerken bir protokol akdetmiş, şirketin borç ve alacaklarını düzenlemiş, geriye kalan hak ve yükümlülüklerini kayıt altına aldıklarını, protokolün şartlarını düzenleyen "Protokol Şartları" bölümünün 1. Maddesinde şirketteki hisselerini devir ile şirketten ayrılan ...'ın yükümlülüklerinin düzenlendiğini, maddede açıkça görüleceği görüleceği üzere ...'ın, müvekkili şirketin davacı ...

Şirketine olan toplamda 759.534 TL tutarındaki borcun tamamını ödemeyi taahhüt etmiş ve borcu üstlendiğini, bir başka anlatımla ...'ın, ...Sanayinin davacıya olan borçlarını ödeyeceğini, bu borçtan şahsen kendisi sorumlu olduğunu açıkça beyan ve taahhüt ettiğini, TBK.

195 ve devam maddelerinde "Borcun Üstlenilmesi" hükümlerinin düzenlendiğini,... ve ... arasında akdedilen "Şirket Hisse Devir Protokolü"nün yukarıda izah edilen yönüyle borcun üstlenilmesi sözleşmesi olduğu konusunda ihtilaf olmadığını, Protokolü imzalayanlara bakıldığında ise ...'ın babası ve davacı şirketin yetkilisi ...'ın kefil sıfatıyla protokolü imzaladığı görülecektir. ...'ın şirket yetkilisi olarak attığı bu imza, TBK 196 tahtında değerlendirildiğinde iç üstlenme sözleşmesinin alacaklıya bildirilmesi ve alacaklının bu öneriyi açıkça kabul etmesi anlamına geldiğini,

davalı şirketin davacıya herhangi bir borcu olmaması sebebiyle davanın reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda, ihtilafa konu borcun, borcun üstlenilmesi hükümlerince ... tarafından üstlenilmesi ve bu sebeple müvekkili davalı şirketin borçtan sorumlu tutulamayacağını ileri sürüp dilekçe ekinde "Şirket Hisse Devir Protokolü"nü ibraz ettiği halde mahkemece davalı tarafın 2. Cevap dilekçesindeki bu savunmaların ve dilekçe ekinde ibraz edilen delillerin hükme esas gerekçeli kararda tartışılıp değerlendirilmediği ve davalı vekilinin bu iddiaları istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü görülmüştür.HMK'nın 297/2 maddesine göre mahkemenin

tarafların taleplerinin her biri hakkında karar vereceği düzenlenmiş olup, yine 297/1-c. fıkrasına göre gerekçe yazılması zorunlu bulunmaktadır.

HMK' nın 297. maddesine uygun olarak verilmeyen kararın istinaf aşamasında denetlenmesine imkan bulunmamaktadır.Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklandığı şekilde davalı tarafın ikinci cevap dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların ve dilekçe ekinde ibraz ettiği delillerin incelenerek tartışılıp değerlendirilmek suretiyle davalı tarafın dava konusu borçtan sorumlu olup olmadığı konusunda istinaf denetimine elverişli gerekçesi yazılmak suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına,

yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2022 Tarih ve 2022/247 Esas - 2022/894 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03/07/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2023/240, K. 2025/1144, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/240
Karar No
2025/1144
Tarih
3 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/240 K.2025/827
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/242 K.2025/571
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/243 K.2025/906
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/244 K.2025/831
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/245 K.2025/558
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/246 K.2025/574

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.