KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi İncelenen Kararı Veren
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2024
- Dosya no
- 2024/157
- Karar no
- 2024/238
- Mahkeme
- İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/10/2023
- Dosya numarası
- 2023/189 Esas - 2023/719 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
Karar Metni
3.422 kelime·17 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin, çoğunluk hissesi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na ait bir kamu kurumu iştiraki olduğunu, müvekkili şirketin davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduğu ...
Anonim Şirketi'ne ait tüm hak ve alacakları, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’ndan devir ve temlik aldığını, davalının 13.07.1995 tarihli ve 275.000,00-USD bedelli ve ayrıca 23.02.1996 tarihli ve 165.000,00-DEM meblağlı genel kredi sözleşmelerinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunmakta olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine Ankara ...
Noterliği'nin 07.02.2001 tarihli ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin keşide edildiğini, takip eden dönemde borçlu firma ile alacaklı bankalar konsorsiyumu arasında 08.03.2004 tarihli finansal yeniden yapılandırma sözleşmesinin imzalandığını, davalının da FYYS'de borçlu olarak imzasının mevcut olduğunu, geçen süreçte borcun yine ödenmemesi üzerine, alacaklı bankalar konsorsiyumu lider bankası tarafından keşide edilen Ankara ...
Noterliği'nin 23.10.2012 tarihli ve ... yevmiye numaralı fesih ihtarnamesi ile finansal yeniden yapılandırma sözleşmesinin feshedildiğini, asıl borçlu firma ... Anonim Şirketi müflis olduğundan, ödenmeyen alacaklarının tahsili için davalı borçlu hakkında İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden 27.04.2022 tarihinde takip başlatıldığını, borçlu takibe itiraz ettiğinden, önce arabuluculuğa başvurulduğunu, tarafların uzlaşamaması nedeniyle huzurdaki davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile, İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 280.689,22-USD anapara, 2.046.551,23-USD faiz ve 102.327,56-USD BSMV olmak üzere toplam 2.429.568,01-USD üzerinden devamını ve davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; mahkememize konu edilen itirazın iptali davası açılmadan önce müvekkilinin borçlu olarak gösterildiği İstanbul ...
İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra dosyasında yetkiye, borcun tamamına ve borcun tüm fer’ilerine itiraz edildiğini, bu itirazın aynen geçerli olduğunu, müvekkilinin Ankara ili Çankaya ilçesinde ikamet etmekte olduğunu, müvekkilinin de borçlu olduğu düşünülüyor ise, bu durumda icra takibinin usule uygun olabilmesi için yetkili Ankara icra dairelirinin bulunduğu ilde;
yani Ankara’da açılması gerektiğini, oysa takibin İstanbul icra müdürlüğünde açıldığını, bu sebeple takip ve bu takibe bağlı olarak açılan davanın usule aykırı olduğunu, dosyanın Ankara asliye ticaret mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, icra dosyasına konu alacak ile ilgili müvekkilinin asıl borçlu olmadığını, asıl borçlulara icra takibi yapılmadan müvekkili aleyhine icra takibi yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, asıl borçlunun müflis bir tüzel kişi olduğunu, asıl borçlunun iflasına dair icra dosyasının Ankara ...
İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı iflas dosyası üzerinden devam etmekte olduğunu, davacı tarafından cevap dilekçesinde delil olarak ileri sürülen finans yeniden yapılandırma sözleşmesinin lider bankası ...
Bankası ile müvekkilinin yaptıkları bir protokol ile müvekkilinin kefaletini sonlandırdıklarını, bu sonlandırmaya dair sözleşmenin davacı tarafın dava konusu ettiği hususları da içermekte olduğunu; yani bu durumda davaya konu edilen alacak var olmadığından davanın konusuz kalmış sayılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için var olduğu kabul edilse dahi, asıl alacak ve fer’ilerinin zaman aşımına uğradığını, ...
Anonim Şirketi tarafından 07.02.2001 tarihinde yasal takibe aktarılan bu alacak hakkında muacceliyet ihtarı ile müvekkilinden ihtar tarihi itibariyle istendiğini, davacının dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere, davaya konu alacak ile ilgili olarak bugüne kadar müvekkili aleyhine herhangi bir icra takibi yapılmadığını, davacı tarafından takibin yapıldığı yönde bir iddia var ise bu durumda bu iddianın ispat yükünün davacıya düşmekte olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddini ve yetkisizlikle Ankara asliye ticaret mahkemelerine gönderilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 12/10/2023 tarih ve 2023/189 Esas - 2023/719 Karar sayılı kararı ile; " Dava, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devrolan ... Anonim Şirketi ile ... Anonim Şirketi arasında akdedilen ve davalı tarafça kefil sıfatıyla imzalanan genel kredi sözleşmesine dayalı ve davacı tarafça temlik alınan alacağın ödenmediğinden bahisle, davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce 31/07/1995 tarihli ve 275.000,00-USD bedelli genel kredi sözleşmesi ile ekleri, 23/02/1996 tarihli ve 165.000,00-DEM bedelli genel kredi sözleşmesi ile ekleri, 08.03.2004 tarihli finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi, Ankara ... Noterliği'nin 07.02.2001 tarihli ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi, Ankara ... Noterliği'nin 23/10/2012 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve İstanbul ...
İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınarak hep birlikte incelenmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden, alacaklı davacı varlık yönetim şirketi tarafından, borçlu davalı aleyhine 31/07/1995 tarihli ve 275.000,00-USD bedelli genel kredi sözleşmesi, 23/02/1996 tarihli ve 165.000,00-DEM bedelli genel kredi sözleşmesi, 08.03.2004 tarihli finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi, Ankara ...
Noterliği'nin 07.02.2001 tarihli ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi ve Ankara ...
Noterliği'nin 23/10/2012 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine dayalı alacak talebiyle 27/04/2022 tarihinde 280.689,00-USD asıl alacak, 2.391.495,00-USD işlemiş faiz ve 119.574,76-USD BSMV olmak üzere toplam 2.791.759,20-USD alacağın, fiili ödeme tarihi itibariyle, tahsilde tekerrür olmamak; alacağın tahsili tarihine kadar %36 faiz, %5 BSMV, masraf ve vekalet ücreti ile kısmi ödemelerde Borçlar Kanunu'nun 100. maddesinin uygulanması kaydıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 23/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği,
borçlu vekili tarafından 24/05/2022 tarihinde yetkiye, borcun tamamı ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
2004 sayılı İİK'nın 4949 Sayılı Kanunun 12. maddesi ile değiştirilen 58/3. maddesinde, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin takip talebinde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Aynı durum, İİK.nun 60/1. maddesi gereğince ödeme emri için de söz konusudur.
Yabancı para alacağın karşılığı TL’nın gerek takip talepnamesinde gerekse ödeme emrinde gösterilmesi yasaca zorunlu kılınmıştır.İtirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunması dava şartıdır. Somut olayda, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden "usulüne uygun bir icra takibinin bulunması" şeklindeki dava şartı gerçekleşmemiştir.
Takip talebi ve ödeme emrinde bulunması zorunlu olan yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının bulunup bulunmadığının itirazın iptali davasında resen incelenmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. İİK da düzenlenen bir dava türü olduğundan İİK hükümleri de dikkate alınır.İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır.HMK'daki dava şartları yanında İİK'daki özel dava şartları da incelenecektir. Buna göre yapılan değerlendirmede, davacı tarafça İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı dosyası kapsamındaki icra takibinde 280.689,00-USD asıl alacak, 2.391.495,00-USD işlemiş faiz ve 119.574,76-USD BSMV olmak üzere toplam 2.791.759,20-USD alacak talebinde bulunulduğu, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmediği, bu anlamda 2004 Sayılı İİK'da özel dava şartı olarak öngörülen dava şartının somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla, davacı tarafından açılan davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. " gerekçeleri ile;
" 1-Davacı tarafından açılan davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
DAVACI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE.
Yerel Mahkemenin davanın usulden reddi kararının usul ve yasaya aykırı olup ortadan kaldırılmayı gerektirdiğini, Yüksek Mahkemece takip talebinin incelenmesinden de açıkça görüleceği üzere alacak kalemlerinin tamamının yanında fiili ödeme tarihindeki asıl alacak, fiili ödeme tarihindeki işlemiş faiz, fiili ödeme tarihindeki BMSV şeklinde açıklama mevcut olduğunu, talep edilen faiz oranının yıllık % 36 olarak yazılı olduğunu, bu durumun fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme talep edildiğini tartışmaya mahal vermeksizin ortaya koymakta olduğunu, ortada dolar üzerinden ödeme talep edilmesi gibi bir durum söz konusu olmadığını,
bu kapsamda İcra Müdürünün bir ödeme durumunda ödeme tarihindeki kuru dikkate alacağı hususunun tartışmasız olduğunu, durum bu kadar açıkken yerel mahkemenin takipte hangi tarihteki kur üzerinden talepte bulunulduğunun ve istenen faizin ne olduğunun belli olmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar vermiş olmasının ortadan kaldırmayı gerektirdiğini, Huzurdaki davaya konu takibin UYAP sistemi üzerinden, UYAP sisteminin göstermiş olduğu işlem adımları takip edilmek suretiyle başlatıldığını, yabancı para alacak kalemlerinin sisteme işlendiğini ve sistemin hazırladığı takip talebi ve ödeme emri üzerinden takip başlatılmış olduğunu,
müvekkil şirketin 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 143. maddesi uyarınca harçtan muaf olup, müvekkilin harç muafiyetinin UYAP sisteminde kayıtlı olduğunu, UYAP sisteminin müvekkil şirketten harç tahsil etmeden dava ve takip açılmasına izin vermekte olduğunu, söz konusu harç muafiyeti nedeniyle UYAP sistemi yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığını göstermediğinden yerel Mahkemenin alacağın TL karşılığının gösterilmediği şeklindeki gerekçesiyle verdiği usulden red kararının bu yönden de ortadan kaldırmayı gerektirdiğini, Son olarak içeriğinde eksiklik barındıran bir icra takibinin ancak İcra Hukuk Mahkemesince iptal edilebileceğini,
davalı tarafın takibe itiraz dilekçesinin bu yönde bir beyan ve itiraz içermediği gibi, yine davalının takibin iptali için İcra Hukuk Mahkemesinde açtığı herhangi bir dava bulunmadığını, takip talebinde herhangi bir usuli eksiklik mevcut ise bu durumun İcra Hukuk Mahkemesi tarafından değerlendirilmesi gerektiğini, yerel mahkemece yapılması gerekenin böyle bir durum mevcut ise bir ara karar oluşturulup, söz konusu hukuki eksikliğin giderilmesi için taraflara süre vermek olması gerekirken, davanın usulden reddine karar verilmiş olmasının yasal dayanaktan yoksun olup ortadan kaldırmayı gerektirdiğini beyanla.
Açıklanan nedenlerle. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.10.2023 tarih ve 2023/189 E- 2023/719 K. sayılı kararının istinafen incelenerek ortadan kaldırılmasına ve davanın kabulüne, istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar icranın tehirine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE.
Yerel mahkeme kararının kendilerine tebliğ edildiğini ve yasal süresi içerisinde istinaf ettiklerini, Davanını, gerekçeli kararda da belirtildiği üzere itirazın iptali davası olduğunu, itirazın iptali davalarında dava değerinin (icra takip dosyasında takip toplamı) sabit olduğunu, buna göre davanın kabul ya da ret durumunda hükmolunması gereken vekalet ücretinin maktu olamayacağını, oysa yerel mahkeme buna rağmen huzurdaki işbu davada davanın reddine kara verirken maktu vekalet ücretine hükmetmiş olduğunu, Yerel mahkemece, davanın reddi kararı ile birlikte dava değeri üzerinden nisbi vekaleti ücretine hükmedilmesi gerektiğini,
bu hususta yanlış karar verilmesi nedeni ile yerel mahkeme kararının istinaf edilmesi gerektiğini beyanla. Açıklanan nedenlerle. Yerel mahkeme hükmünün, maktu vekalet ücretine dair bölümünün kaldırılarak yerine hesaplanacak nispi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davalı müşterek borçlu ve müteselsil kefil aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.
Mahkemece davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.2004 sayılı İİK'nın 58/3 maddesine göre; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Yine aynı Kanunun 60/1-1 maddesine göre; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir.Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir.
Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nın 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K. sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11.10.2023 tarih, 2022/1883 esas ve 2023/5748 karar sayılı ilamı).
Somut uyuşmazlıkta, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediği ve itirazın iptali davasının özel şartı olan usulüne uygun bir icra takibi bulunmadığı anlaşılmakla Mahkemece bu husus gözetilmek suretiyle davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmesi ve AAÜT'sinin 7/2 maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verildiği gözetilerek davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olup, davacı vekilinin ve davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının ve davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/157, K. 2024/238, 12 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama