KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1879
- Karar no
- 2024/2016
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2024/331 D.İş Esas - 2024/332 D.İş Karar
- Tarih
- 23/09/2024
- Talep
- İhtiyati Tedbir
Karar Metni
2.457 kelime·12 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
İhtiyati tedbir talep edenler vekili talep dilekçesinde özetle; Ödenmiş olmasına rağmen, karşı taraf/davalı tarafından müvekkillerine atfedilen usulüne uygun imza bulunmayan, senet metninde usulüne uygun değişiklik yapılmayan, 32 sayılı tebliğe aykırı olarak tanzim edilen hakim ortak/yönetim kurulu üyesi lehine borçlandırıcı işlem yapılmasına ilişkin genel kurul kararı alınmayan, gerek miktar, gerek vade tarihi açısından, müvekkilleri açısından geçersiz olan, tüm borçların müvekkilleri tarafından ödendiği halde teminat senedine dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan Bakırköy ... İcra Dairesi'nin 2024/10046 esas sayılı usulsüz takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 23/09/2024 tarih ve 2024/331 D.İş Esas - 2024/332 D.İş Karar sayılı kararında;"Talep, Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında takibin tedbiren durdurulması istemine ilişkindir....Menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir müessesesine ilişkin özel düzenleme bulunmakta olup İİK'nın 72/2. Maddesi gereğince icra takibinden önce açılan menfi tespit davalarında icra takibinin durdurulması, İİK'nın 72/3 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
İİK'nın 72/3.maddesinin ikinci cümlesinde "...Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir..." şeklinde hüküm altına alınmış olması,
HMK'nın 397.maddesine göre "ihtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı, kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır.
Aksi halde tedbir kendilinden kalkar..." şeklinde düzenlenmiş olması, talep edenin İİK'nın 72/3. fıkrası gereğince talebinin mahiyeti itibariyle dava öncesi bir geçici hukuki koruma yani ihtiyati tedbir talebi vasfında olması, ihtiyati tedbir talep eden tarafın İİK'nın 72/3. fıkrası kapsamında istediği ihtiyati tedbirin kabulü için yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata yeterli koşulların bulunması,
zira burada yasaca arananın kesin bir ispat olmayıp yaklaşık ispatın yeterli görülmesi ve talep eden tarafların usulsuz imza ve borcun ödenmiş olduğu iddialarının bulunması nedeniyle, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin icra takibinin durdurulması şeklindeki talebinin İİK 72/2 gereğince REDDİNE karar vermek gerekmiş, ihtiyati tedbir talebinin çoğun içinde az olduğu da dikkate alınarak,
İİK'nın 72/3. fıkrası gereğince, ... sayılı dosyasından alınan kapak hesabı miktarının %20'si oranına tekabül eden miktarın (3.873.582,55-TL) teminat olarak alınmak suretiyle suretiyle (nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu karşılığı) ... sayılı dosyasında icra takibi nedeniyle icra veznesine hangi yolla olursa olsun girmiş veya girecek her türlü paranın tedbiren icra takibi yapan davalıya ve dosya alacaklılarına ödenmemesi/verilmemesi şeklinde İHTİYATİ TEDBİR konulmasına, karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ..."gerekçesi ile,
'' 1-Tedbir talebinin KISMEN KABULÜ İLE;2-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ İLE İİK'nun 72/3 maddesi gereğince ... sayılı dosyasından alınan kapak hesabı miktarının %20'si oranına tekabül eden miktarın (3.873.582,55-TL) teminat olarak alınmak suretiyle suretiyle (nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu karşılığı) ... sayılı dosyasında icra takibi nedeniyle icra veznesine hangi yolla olursa olsun girmiş veya girecek her türlü paranın tedbiren icra takibi yapan davalıya ve dosya alacaklılarına ödenmemesi/verilmemesi şeklinde İHTİYATİ TEDBİR konulmasına,3-Davacı vekilinin icra takibinin durdurulması talebinin İİK 72/2
gereğince REDDİNE, 4-Davacı - ihtiyati tedbir talep edene yukarıda belirtilen surette teminatı yatırması için HMK nun 393.maddesi uyarınca bir hafta kesin süre verilmesine, bu süre içinde teminatı yatırmadığı takdirde yukarıda verilen ihtiyati tedbir kararının uygulanmamasına, sürenin kararın tebliğinden itibaren işlemeye başlamasına,'' karar verilmiş ve karara karşı talep edenler vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Kısmen kabul kararı verilen tedbir kararına karşı karşı taraf vekili tarafından itiraz edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 21/10/2024 tarih ve 2024/331 D.İş Esas - 2024/332 D.İş Karar sayılı ek kararında;'' İİK'nun 265/1 maddesi uyarınca "borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı;
huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir." itiraza konu edilebilecek hususların gereğince ihtiyati tedbir talep eden yasal süresi içerisinde teminatı yatırmamış olduğu anlaşılmakla, teminat miktarına itirazın borçlu kendisi dinlenilmeden verilen tedbir kararında teminata itiraz edebileceğinden ve ihtiyati tedbir talep edenin itirazları arasında ve itiraz edebilecekler arasında sayılmadığından ve teminatın HMK 393.
Md. gereği kesin süre içinde de yatırılmadığından, tedbir talebinin kendiliğinden kalkmış sayılacağı ve hükümsüz kalacağının tespiti ile davalının itirazları bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, ''1-İhtiyati tedbir talep eden yasal süresi içerisinde teminatı yatırmamış olduğu anlaşılmakla; teminat miktarına itirazın borçlu kendisi dinlenilmeden verilen tedbir kararında teminata itiraz edebileceğinden ve ihtiyati tedbir talep edenin itirazları arasında ve itiraz edebilecekler arasında sayılmadığından,
tedbir talebinin kendiliğinden kalkmış sayılacağı ve hükümsüz kalacağının tespiti ile davalının itirazları bakımından karar verilmesine yer olmadığına,'' karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Talep edenler vekili istinaf dilekçesinde özetle;Mahkemenin yukarıda esas ve karar numarası yazılı dava dosyasında 19.09.2024 tarihli talep dilekçesi ile.
Davalı tarafın; teminat olarak verilmiş olduğu tartışmasız, bedeli ödenmiş, metninde usulsüz şekilde değişiklik yapılmış, 32 sayılı tebliğe aykırı olarak tanzim edilmiş, hakim ortak/yönetim kurulu üyesi lehine borçlandırıcı işlem yapılmasına ilişkin genel kurul kararı alınmamış, gerek miktar, gerek vade tarihi açısından, müvekkiller açısından geçersiz olan, teminat senedine dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan Bakırköy ...
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı usulsüz takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesinin talep edildiğini,Mahkemece icra takibinin durdurulması taleplernin reddine karar verildiğini, ... sayılı dosyasından alınan kapak hesabı miktarının %20'si oranına tekabül eden miktarın (3.873.582,55-TL) teminat olarak alınmak suretiyle (nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu karşılığı) ... sayılı dosyasında icra takibi nedeniyle icra veznesine hangi yolla olursa olsun girmiş veya girecek her türlü paranın tedbiren icra takibi yapan davalıya ve dosya alacaklılarına ödenmemesi/verilmemesi şeklinde ihtiyati tedbir konulmasına karar
verildiğini,Taraflarınca menfi tespit davası zorunlu dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmuş olup Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun ... numaralı dosyasında arabuluculuk sürecinin devam ettiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389.maddesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinin belirtildiğini,
Davalı tarafın bedeli ödenmiş olan bir teminat senedine dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe giriştiğini, huzurdaki dava dosyasında, bedeli ödenmiş olduğu hâlde alacaklı tarafça müvekkiller ve diğer davacının mal varlığı üzerinde haciz işlemlerine başlandığını,Müvekkilleri ve diğer davacının davalı tarafa herhangi bir borçlarının bulunmadığı dava dilekçesinin ekinde sunulan ödeme dekontları, çek ödeme bordroları ve Bakırköy 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/625 Esas sayılı dava dosyasına sunulan banka dökümlerinden açıkça anlaşıldığını, ... ve davalı arasında EURO cinsiden bir borç ilişkisi bulunmadığını,
bununla birlikte hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, takibe dayanak senette belirtilen borç miktarı 493.540,06 EURO olduğunu, ... tarafından davalıya yapılan ödemelere dair banka hesap hareketleri Bakırköy 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/625 Esas sayılı dava dosyasına celbedildiğini, bu banka hesaplarından da anlaşılacağı üzere protokolün( teminat senedinin ) düzenleme tarihinden sonra davalıya nakit olarak yapılan ödemeler ve ödemenin yapıldığı tarihteki EURO karşılıklarının kayıtlarda gözüktüğünü,... tarafından ödemelerin bir kısmının ise çekler vasıtasıyla yapıldığını,
dava dilekçesinin ekinde çek makbuzları ve bordroları sunulduğunu, Görüldüğü üzere teminat senedinin tanzim tarihinden sonra davalıya nakit ve çekler vasıtasıyla 5.418.036,17 TL ödeme yapıldığını, borcun EURO cinsinden olduğunu asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla, aksinin kabulünde dahi ... tarafından yapılan ödemeler, ödeme tarihindeki EURO kuru nazara alındığında dahi icra takibine konu borcun 493.540,06 EURO olmadığının sabit olduğunu, müvekkili ve diğer davacının takibe konu teminat senedinden dolayı davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığı,
borcun euro cinsinden kabulünde dahi borç miktarının icra dosyasında belirtilenden çok daha düşük miktarda olduğunun sabit olduğunu, dolayısıyla tedbir talebi açısından yaklaşık ispat kuralının yerine getirildiği açık olup bu husus mahkemenin de kabulünde olduğunu, Mahkemenin tedbir talebini İcra ve İflas Kanununun 72.maddesinin 3.fıkrası bağlamında değerlendirdiğini, mahkemenin bu tutumu dosya kapsamı ve talebinin konusu ile bağdaşmadığını,
zira taraflarınca icra takibinin durdurulması talep edilmiş olup bedeli ödenmiş olan bir teminat senedine dayanılarak icra takibinin devam ediyor olması ihtiyati tedbir kurumunun amacı ve hukuk ve adalet ilkeleri ile bağdaşmadığını, Müvekkillerinin ve ...'in davalıya bir borcunun bulunmadığı hususu menfi tespit davası yargılaması sonunda bilirkişi raporları, şirket defterleri üzerinde yapılacak inceleme, banka hesap hareketleri vs gibi delillerle tasrih edileceğini, ancak eldeki uyuşmazlıkta davalı taraf,
kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlattığı için menfi tespit davasının kesinleşmesine kadar devam eden süreçte hacizlere devam edilmesi, mal varlıklarının satışı ve en nihayetinde 20'den fazla çalışanı bulunan bir şirketin ekonomik açıdan mahvı tehlikesi bulunduğunu, nitekim davalı tarafından icra takip dosyasında müvekkilleri ve davacı ...'in mal varlığına haciz konulduğunu,Dava dilekçesinde de teferruatlı şekilde izah ettiği üzere hakim ortağı olduğu ... şirketi ile müvekkillerinin ekonomik mahvını hedefleyen davalının, mahkemece takibin durdurulmamış olmasını fırsat bilerek mahkeme kararı ile aynı gün,
icra dosyası borcu 23 milyon TL civarında olmasına rağmen müvekkili ... ve davacı ...'in değeri 60 milyon TL yi aşan mal varlıklarına haciz koydurtarak 20'den fazla çalışanı bulunan davacı ...'in faaliyetlerinin durma noktasına gelmesine sebebiyet verdiğini, Şirketin faaliyetlerinin, bedeli ödenmiş teminat senedinin icraya koyan alacaklı tarafından hacizler vasıtasıyla akamete uğratılmış olmasının başta şirket çalışanları olmak üzere birçok kişinin zararına sebebiyet vereceğini,
dolayısıyla mahkemenin bahsi geçen sakıncaların önüne geçebilmek adına ihdas edilmiş olan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389.maddesi hükümlerini tatbik etmemiş olmasının hukuka açıkça aykırı olduğunu,Mahkemece tedbirin durdurulması talebinin reddine karar verilerek teminat karşılığında icra veznesine hangi yolla olursa olsun girmiş veya girecek her türlü paranın tedbiren icra takibi yapan davalıya ve dosya alacaklılarına ödenmemesi/verilmemesi şeklinde ihtiyati tedbir konulması yukarıdaki paragrafta değindiğiz sakıncaları gidermediğini, Zira icra takibinin devam ediyor olması ile birlikte müvekkili ve davacı ...,
mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunamamakta, faaliyetlerine devam edemediğini, Ödeme dekontları ve çek makbuzları itibariyle borcun ödendiği, davalı tarafın icra takibi başlatmasında hiçbir hakkının bulunmadığının sabit olduğunu, Huzurdaki uyuşmazlıkta icra takibinin durdurulması ancak mahkemenin vereceği bir karar ile mümkün olup Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389.maddesi bu durumu olanaklı kıldığını,Tüm bunlarla birlikte mahkemece hükmedilen teminat miktarı çok yüksek olup bu teminat bedelinin müvekkilleri ve ... tarafından karşılanması mümkün olmadığını,
devam eden icra takibi nedeniyle müvekkillerinden ... ile ...'in değeri on milyonlarca TL yi bulan taşınmaz, taşınır mal varlığına haciz konulduğunu,İleri sürerek, haksız ve hukuka aykırı şekilde başlatılan icra takibi nedeniyle müvekkilleri ile ...nin haciz tehdidi altında olduğu nazara alınarak Bakırköy ... İcra Dairesinin ...
Esas sırasına kayıtlı takibin menfi tespit davasının sonuna kadar durdurulmasına, İcra takibinin durdurulması talebinin kabul görmemesi halinde teminatsız olarak ... sayılı dosyasında icra takibi nedeniyle icra veznesine hangi yolla olursa olsun girmiş veya girecek her türlü paranın tedbiren icra takibi yapan davalıya ve dosya alacaklılarına ödenmemesi/verilmemesi şeklinde ihtiyati tedbir konulmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, ... sayılı icra dosyası ile icra takibine devam edilmesinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, talebin kısmen kabulü ile.
Paranın tedbiren icra takibi yapan davalıya ve dosya alacaklılarına ödenmemesi/verilmemesi şeklinde ihtiyati tedbir konulmasına, takibin durdurulması yönündeki tedbir talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı talep edenler vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. ... sayılı icra dosyası uyap sisteminden incelendiğinde. Karşı taraf ...A.Ş. Tarafından talep edenler ...
A.Ş. ,..., ... hakkında 493.540,06 EURO Miktarlı, 28/12/2021 Tanzim Tarihli,31/12/2022 Vade Tarihli bonoya dayalı olarak toplam: 528.250, 12 EURO alacağın tahsili talebiyle kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Talep edenler vekilinin takibin durdurulması yönündeki tedbir talebine yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde;İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca; icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden az olmamak kaydıyla göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.
6100 Sayılı HMK'nın 389/1 fıkrası uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Yine 6100 Sayılı HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir.Somut olayda, talep edenler tarafından ileri sürülen borcun ödendiği, takibe konu bononun teminet bonosu olduğu yönündeki iddiaların talep tarihi itibariyle yaklaşık düzeyde ispat olunamadığı,
bu hususların açılacak menfi tespit davasında iddia ve savunma doğrultusunda toplanacak deliller ve yapılacak yargılama neticesinde değerlendirilebileceği, ayrıca ihtiyati tedbir talebinin, ... sayılı icra takibinden sonra açılan değişik iş dosyası ile talep edildiği sabit olduğundan, İİK 72/3 maddesinin 1. cümlesinin amir hükmü gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceği, bu hali ile icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli koşulların oluşmadığı anlaşılmakla.
İlk derece mahkemesince takibin durdurulması yönündeki tedbir talebinin reddine yönelik verilen karar usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine de aykırı olmadığından talep edenler vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Talep edenler vekilinin mahkemece hükmedilen teminatın yüksek olduğu , teminatsız olarak icra veznesine girecek paranın icra takibi yapan davalıya ve dosya alacaklılarına ödenmemesi/verilmemesi şeklinde ihtiyati tedbir konulmasına, yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde;Talep edenler tarafından talep dilekçesi ile, Bakırköy ...
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesi yönünde ihtiyati tedbir talep edilmiş olup mahkemece, çoğun içinde az olduğu gerekçesi ile 23/09/2024 tarihli karar ile; talebin kısmen kabulü ile.
Paranın tedbiren icra takibi yapan davalıya ve dosya alacaklılarına ödenmemesi/verilmemesi şeklinde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiş ve verilen karara karşı karşı taraf vekilinin itirazı üzerine İlk Derece Mahkemesi 21/10/2024 tarih ve 2024/331 D.İş Esas - 2024/332 D.İş Karar sayılı ek kararı ile;'' İhtiyati tedbir talep eden yasal süresi içerisinde teminatı yatırmamış olduğu anlaşılmakla; teminat miktarına itirazın borçlu kendisi dinlenilmeden verilen tedbir kararında teminata itiraz edebileceğinden ve ihtiyati tedbir talep edenin itirazları arasında ve itiraz edebilecekler arasında sayılmadığından,
tedbir talebinin kendiliğinden kalkmış sayılacağı ve hükümsüz kalacağının tespiti ile davalının itirazları bakımından karar verilmesine yer olmadığına,'' karar verildiği anlaşılmıştır.Talep edenler tarafından verilen 03/10/2024 tarihli istinaf dilekçe tarihinden sonra İlk Derece Mahkemesince verilen 21/10/2024 tarih ve 2024/331 D.İş Esas - 2024/332 D.İş Karar sayılı ek kararı ile.
İhtiyati tedbir talep eden yasal süresi içerisinde teminatı yatırmamış olduğu gerekçesi ile tedbir talebinin kendiliğinden kalkmış sayılacağı ve hükümsüz kalacağının tespitine karar verildiği, bu durumda talep edenlerin mahkemece hükmedilen teminatın yüksek olduğuna yönelik istinaf sebebi konusuz kaldığından bu istinaf sebebi dairemizce değerlendirilmemiştir.Sonuç olarak, talep edenlerin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/1879, K. 2024/2016, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama