KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/583 Esas
- Karar no
- 2024/1950 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- 2023/838 Esas - 2023/1032 Karar
- Tarih
- 15/12/2023
- Dava
- Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
Karar Metni
1.373 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı ... Ticaret Limited Şirketi'ni temsilen ve asaleten sunduğu dava dilekçesinde; yargılamanın yenilenmesi başlığında, davacıların hukuki güvenlik haklarının zedelendiğinin, bu kapsamda TBK madde 76 ve 77 uyarınca, şirket aktiflerinin azalmasından kaynaklı tazminat, haksız fillerden kaynaklı maddi ve manevi tazminat isteminde bulunduklarının belirtildiği,
yargılamanın yenilenmesine esas olarak İstanbul Anadolu 6.ATM'nin 2018/1293 Esas sayılı dosyası, sahte senede dayalı İstanbul Anadolu Adliyesinde asliye ceza mahkemelerinde açılmış sair ceza davaları, sahte fatura olayına ilişkin Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/138 E sayılı dosyası ve birtakım takipsizlik karalarına atıf yapıldığı, sonrasında ilgili davalar olarak İstanbul Anadolu 6.ATM 2016/1428 E, 2019/40, 5.ATM 2015/139 E, 3 ATM 2021/148 E, Yargıtay 11.HD 2021/6 E, İstanbul Anadolu Asliye Hukuk 2022/75 E sayılı dosya gösterildikten sonra, davanın kısa özetine geçildiği,
davacı ...'in tarafına ait olduğunu belirttiği davacı diğer şirketin, davalı ... tarafından dolandırıldığını, dava dosyalarında Anayasa madde 26 ve 36. kapsamında ihlaller yapılarak poliçe haklarının ihlal edildiğini, İstanbul Anadolu 39. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/75 Esas sayılı dosyasında da poliçe haklarının ihlallerinin yapıldığını, şirketin içinin boşaltıldığını, yargı erki işlemleri nedeniyle zarara uğradığını, sahte faturalarla işlemler yapıldığını, tüm bu davalar ile yaşam hakkının elinden alındığını, hakimlerin eylemlerinden kaynaklı kusurlu olduklarını, davalılar ... ve ... tarafından şirketinin batırıldığını,
manevi zarara uğradığını iddia ederek neticeten. TBK madde 76 ve 77 gereğince davalılar ..., ..., ..., ... tarafından 600.000,00 TL maddi tazminat ödenmesine, diğer davalının da 250.000,00 TL ödemesine, tüm icra borçlarından muaf tutulmasına, İstanbul And.
6.ATM 2018/1293 E sayılı dosyasındaki işlemler nedeniyle 1.761.000,00 TL ödenmesine, davalılar ... ve ... tarafından muaccel borçlar nedeniyle 2.630.596,43 TL ödenmesine, davalı ... tarafından dolandırma fiilinden kaynaklı 215.000 Euro ödenmesine, davalılar ..., ..., ..., ... tarafından 1.000.000 TL manevi tazminat ödenmesine, diğer davalı tarafından da 500.000,00 TL ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi'nin 15/12/2023 tarih 2023/838 Esas - 2023/1032 Karar sayılı kararında;"Davacının yargılamanın iadesine dair talebi tefrik edilerek mahkememizce ilgili mahkemeye gönderilmiştir.Davadaki istemler maddi ve manevi tazminat, alacak istemlerine ilişkin olup davacıların dava dilekçesi ekinde arabulucuya başvurduklarına dair son tutanak olmaması nedeni ile davacılara muhtıra çıkartılmıştır.
Dava 13.11.2023 tarihinde açılmış olup davacıların dava tarihinden sonra sunulan beyan dilekçesi ve ekinden 11.12.2013 tarihinde arabulucuya müracaat ettikleri, henüz son tutanak da imzalanmadığı görülmüştür.
19.12.2018 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak, yürürlüğüne giren 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 Sayılı TTK. 'nın ( 5. ) maddesine eklenen 5/A maddesi gereğince ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmasından önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlenmiş olması ve 7155 Sayılı Kanunun ( 23. ) maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A ( 2 ) maddesi ile "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hlinde herhangi bir işlem yapılmakszın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar
verilir'' hükmü getirilmiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/(2). maddesine göre, ''Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır'' hükmü yer almaktadır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115. maddesi gereğince. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Arabuluculuk tamamlanabilir dava şartı mahiyetinde değildir. Uygulamada görevsiz mahkemede dava açılması durumunda yargılama aşamasında dava şartının tamamlanması durumunda yargılamaya devam edilmesi gerektiğine dair bazı kararlar varsa da aksi yönde kararlar da vardır.
Esasen davanın konusunu ilgilendirmemekte olup dava görevsiz bir mahkemeden mahkememize tevdi edilmemiş doğrudan mahkememizde açılmıştır. ( Görevsiz mahkemede dava açılması durumunda yargılama aşamasında tamamlanması durumunda davaya bakılmaya devam edilmesi gerektiğine dair kararlar için bkz. Dr. ..., Ticari davalarda Zorunlu arabuluculuk 2021 baskı sayfa 358 vd, Görevsiz mahkemede de açılsa davanın ticari niteliğinin görevsiz mahkemede dava açılması ile ortadan kalkmayacağı ve zorunlu arabuluculuk dava şartını ortadan kaldırmayacağına dair kararlar için bkz. Aynı kitap sayfa 367 vd. ) İstanbul BAM 16. HD. 30.01.2020 Tarih 2020/220 E,
2020/218 K. Sayılı kararında "....Arabuluculuk, tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı olmayıp ilk derece mahkemesince tefrik edilen maddi, manevi tazminat istemleri yönünden dava tarihinden sonra arabuluculuğa başvurulmuş olması nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi yerindedir..." belirtmiştir. ( Arabuluculuğun tamamlanabilir dava şartı mahiyetinde olmadığına dair diğer kararlar için bkz. İzmir BAM 17 HD. 26.04.2019 T.
2019/657 K. Sayılı ilamı, Gaziantep BAM 17. HD. 23.02.2021 T, 2021/256 K. Sayılı ilamı, Antalya BAM 11 HD. 2021/100 K. Sayılı ilamı, İstanbul BAM 4. HD. 21.01.2021 T., 2020/1890 K. Sayılı ilamı, İstanbul BAM 12. HD.2020/714 sayılı kararları) Somut olayda davacının istemleri zorunlu arabulucuya tabi olup davacılarca dava tarihinden evvel arabulucuya başvurulmadığı anlaşılmıştır.Dava tarihinden sonra arabulucuya başvurulması durumu değiştirmeyecek olup arabuluculuk tamamlanabilir dava şartı mahiyetinde değildir.
Görevsiz mahkemede dava açılması durumu harici arabuluculuğun tamamlanabilir dava şartı mahiyetinde olmaması nazara alındığında davanın dava şartı noksanlığı nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile ''Davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı asil tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı ... Ticaret Limited Şirketi'ni temsilen ve asaleten sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; huzurda dokuz yıl sürede davacı şirketin batırılması nedeniyle zararın 10.000 Euro'ya ulaştığını, dokuz yıldır yoksulluk ve sefalet içerisinde yaşadığını, davada şirketten çalınan paralar ve hakların dava edildiğini, 11/12/2023 tarihli arabuluculuk başvurusu üzerine arabulucu tarafından kendisine ve davalılara davetiye tebliğ edildiğini, 05/01/2023 tarihinde husumetin arabulucu tarafından karara bağlanacağını, daha önce açılan davalarda da arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, davalılar tarafından arabuluculuk müessesinin istismar edildiğini, son tutanağının bihalere sunulacağını beyan ederek ve esasa ilişkin istinaf sebeplerini açıklayarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davacı şirketin %9 pay sahibi olan davalı ...'in diğer davalılar ile birlikte davacı şirketi dolandırmış olduğundan bahisle davacıların uğradığı maddi ve manevi zararların davalılardan tazmini talebine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı ... kendisi ve yetkilisi olduğu davacı ... Limited Şirketi adına istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesine göre TTK'nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre, davacıya arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibrazı için bir haftalık kesin süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması, aynı maddenin son cümlesine göre ise, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda dava ticari nitelikte bir tazminat davası olduğundan, TTK'nın 5/A maddesi kapsamında arabuluculuk dava şartına tabi davalardan olup 13/11/2023 tarihinde açıldığı, arabuluculuğa tabi olduğu ve davadan önce arabulucuya başvurulmadığı sabit olup 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğine dair emredici hükmü uyarınca,
davanın açılmasından sonra arabuluculuk dava şartının tamamlanmasını mümkün kılan bir yasal düzenleme de mevcut olmadığından, Mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.
Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/583, K. 2024/1950, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama