KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- Dosya no
- 2025/78 Esas
- Karar no
- 2025/55 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2024/523 Esas (Derdest Dava Dosyası
- Tarih
- 02/12/2024 (Ara Karar Tarihi
- Dava
- Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin
Karar Metni
951 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin huzurdaki dava ile davalı şirketin hissedarı ...' dan usulüne uygun ve geçerli biçimde pay devralmasına rağmen davalı şirket tarafından hukuka aykırı olarak pay defterine kayıt talebinin reddedildiğini, lakin huzurdaki dava devam etmekteyken davalı şirketin sermaye arttırımına gideceği ve sermayenin 85.000.000,00 TL'den 155.000.000,00 TL'ye çıkarılmasına karar verildiğini öğrendiklerini, müvekkiline ait hisselerin pay defterine kaydı henüz yapılmamışken davalı şirketin sermaye arttırımına gitmesinin, müvekkilinin haklarını muhtel edeceğini,
sermaye arttırımı esnasında müvekkilinin pay defterine kayıtlı olmaması nedeniyle müvekkilinin hissesi oransal olarak azaltılmış olacağını, hal böyle iken telafisi mümkün olmayan zararlarının doğmaması adına huzurdaki dava kapsamında karar verilinceye ve verilen karar kesinleşinceye dek davalı şirketin sermaye arttırım işlerinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi'nin 2024/523 Esas ve 02/12/2024 tarihli ara kararında; "Dava, davacı tarafça dava dışı ortaktan alınan davalı şirket hisseleri pay defterini kaydı istemine ilişkindir. Davacı tarafın sermaye artışının tedbiren durdurulması talebinin, henüz pay defterine kayıtlı ortak olmaması ve payı devir eden ortağa iştirak taahhüdü için şirketten yazı gönderilmiş ve kendisinin katılma imkanı bulunması nedeni ile, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile ''Davacının dava konusu nazara alınarak tedbir talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Müvekkili ile davalı şirket arasında yargılaması sürmekte olan pay defterine kayıt istemli davada, müvekkilinin haklarının muhtel olmaması adına dava sonuna dek, davalı şirketin sermaye arttırım işlemlerinin durdurulmasına yönelik tedbir talebinde bulunulduğunu, ancak bu talebin Yerel mahkeme tarafından;
"..Davacı tarafın sermaye artışının tedbiren durdurulması talebinin, henüz pay defterine kayıtlı ortak olmaması ve payı devir eden ortağa iştirak taahhüdü için şirketten yazı gönderilmiş ve kendisinin katılma imkanı bulunması nedeni ile.." şeklindeki gerekçe ile reddedildiğini, Yerel mahkeme kararının, açıkça usul ve yasaya aykırı olduğundan istinaf yoluna başvurma zarureti hasıl olduğunu.
Müvekkilinin, usulüne uygun bir biçimde dava konusu payları devraldığından paydaş olarak sermaye arttırımına bizzat iştirak etmesi gerektiğini, Yerel mahkemenin gerekçesinin, henüz müvekkilinin pay defterine kayıtlı olmaması nedeniyle sermaye arttırımına devreden ortağın katılması gerektiği kabulüne dayandığını, oysaki müvekkilinin, usulüne uygun biçimde payları devraldığından huzurdaki dava neticesinde verilecek hükmün, esasen durumun tespiti niteliğinde olacağını, müvekkilinin pay sahipliğinin,
dava konusu payları devraldığı tarihten itibaren hüküm ifade edeceğini Kaldı ki pay defterine kaydın yapılmaması nedeniyle payları devreden ortağın müvekkili yerine sermaye arttırımına katılabileceğinden bahisle tedbir talebinin reddinin hukuka aykırı olduğunu, zira devreden ortağın böyle bir işleme girişme zorunluluğu bulunmadığını, devreden ortağın, müvekkilinin talebine rağmen müvekkili namına sermaye arttırımına katılmaması halinde, müvekkilinin devraldığı payların tüm paylar içerisindeki oranının azalacağını, dolayısıyla mal varlığında azalma meydana geleceğini, Yerel mahkemenin,
salt olasılık üzerinden tedbir taleplerini reddetmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu.
Sonuç itibariyle müvekkilinin sermaye arttırımına iştirak etmesi, mevcut koşullar altında mümkün olmadığından "dolaylı ihtimaller" gözetilerek sermaye arttırımına iştirakın mümkün olduğu gerekçesiyle tedbir talebinin reddine karar verilemeyeceğini beyanla İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02.12.2024 tarihli kararının kaldırılmasına, tedbir talebinin kabulüyle davalı şirketin sermaye arttırım işlemlerinin, huzurdaki dava kesinleşinceye dek tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, davalı şirketin nama yazılı paylarının devralındığının tespiti ve devrin pay defterine işlenmesi talebi ile açılan davada, davalı şirketin sermaye artırım kararının icrasının durdurulmasına ilişkindir.
Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrasında.
"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmü düzenlenmiştir. Buna göre şartların mevcut olması durumunda ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.
6100 sayılı HMK'nın 390/3. maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Somut olayda; anonim şirketlerde pay devrinin sınırlandırılmasına dair TTK'da yer alan yasal düzenlemeler ile davalı şirketin ana sözleşmesi gereği davacıya yapılan pay devrinin geçerli olup olmadığı, davacının paydaş sıfatını kazanıp kazanmadığının yapılacak yargılama neticesinde belirlenebileceği, bu aşamada davalı şirketin sermaye artırımına yönelik kararının mevcut paydaşlar yönünden hüküm doğuracağı, sermaye artırım kararının davanın konusu da olmadığı anlaşılmakla Mahkemece şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmuştur.
Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme ara kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/78, K. 2025/55, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama