İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/965 K.2025/934

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2025/965Karar2025/934Tarih29 Mayıs 2025Okuma11 dk · 2.232 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
29 Mayıs 2025
Dosya no
2025/965 Esas
Karar no
2025/934 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2025/133 D.İş - 2025/133 Karar
Tarih
14/04/2025
Talep
İhtiyati Tedbir
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.232 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davalı ... tarafından işçilik hak ve alacaklarına ilişkin müvekkili aleyhine Bakırköy 8.İş Mahkemesinin 2023/183 Esas sayılı dosyası ile alacak davası ikame ettiğini, yargılamanın halen derdest olduğunu, davalının mahkeme tarafından herhangi bir karar verilmeksizin ve yasal olarak mevcut durumda hiç bir şekilde hak kazanmış olmamasına rağmen Bakırköy 8.İş Mahkemesi 2023/183 Esas sayılı dosyasını ve bu dosyadan alınan bilirkişi raporunu dayanak göstererek ... sayılı dosyasıyla kıdem tazminatı alacağı ve faiz adı altında ilamsız takip başlattığını,

... sayılı dosyasında kıdem tazminatı alacağı ve işlemiş faiz alacağı adı altında ilamsız takip başlatarak müvekkiline ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığını, gelen ödeme emrini müvekkili şirket çalışanının tebligatları karıştırması sebebiyle müvekkili şirket yetkilisine bildirmediğini ve 7 günlük itiraz süresinin kaçırıldığını, müvekkili şirkete ait banka hesaplarındaki paraların haciz edildiğini, haczedilen banka hesaplarındaki paranın dosya borcuna yetecek bir para olduğnunu, söz konusu paranın davalı işçi tarafından icra dosyasından çekildiği takdirde bu paranın geri tahsil edilme imkanının bulunmadığını,

beyanla davalının açmış olduğu ... sayılı ilamsız icra takibinin mahkemen tarafından uygun görülecek teminat mukabilinde icra dosyasına yatırılan paranın davalıya ödenmemesi ile icra dosyasında bulunan hacizlerin kaldırılması ve takibin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, mahkeme giderleri ile avukatlık ücretinin borçlular üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 14/04/2025 tarih ve 2025/133 D.İş - 2025/133 Karar sayılı kararında. "Talep ihtiyati tedbire ilişkindir. HMK'nın 389.

Maddesinde,"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi mevcuttur.HMK'nın 390.maddesinde, "(1) İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.

(2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hallerde, hakim karşı tarafı dinlemeden de tedbsire karar verebilir.

(3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." denilmiştir.İhtiyati tedbir talep eden vekili ibraz ettiği dilekçesinde davaya konu e arşiv faturası bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş olup, talebe konu tedbirler 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesinde düzenlenmiştir.Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.

İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir(İİK 72/2.f).İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez.

Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. (İİK 72/3) İhtiyati tedbir, asıl dava ile karşılaştırıldığında, içerik itibariyle prensip itibariyle daha azını (munis) teşkil etmelidir.

Teminat tedbirleri, talebin güvence altına alınmasına hizmet ettiğinden, doğası gereği asıl davada elde edilecek hukuki korumayı aşmaya muktedir değildir.(erişir, Evrim. İhtiyati Tedbir Türleri, Doktora Tezi, İzmir, 2010, sy. 458) Özel olarak İİK.72/3 maddesinde " icra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez.

Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir." düzenlemesi mevcut olup, tedbir talebinin İİK 72. maddesi kapsamında açılacak bir menfi tespit davası kapsamında ileri sürülüp değerlendirilebileceği,

çünkü İİK'nun 72. maddesinde düzenlenen tedbirlerin açılan dava ile birlikte değerlendirilebilen özel yasa hükmünden kaynaklanan tedbirler olduğu henüz böyle bir dava açılmadan bu yönde bir ihtiyati tedbir kararı verilmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmakla ihtiyati tedbir talep eden vekilinin talebe konu icra dosyasına yatırılan paranın davalıya ödenmemesi ile icra dosyasında bulunan hacizlerin kaldırılması ve takibin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. "gerekçesi ile,''Talebin reddine,

'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. İlk derece Mahkemesi olan Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 14.04.2025 tarihli ara karar ile dava dilekçeleriyle talep etmiş oldukları kötü niyetli açılan takibinin durdurulması amacıyla taraflarınca ilk derece mahkemesinden ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu ancak ilk derece mahkemesi "tedbir talebinin İİK 72. maddesi kapsamında açılacak bir menfi tespit davası kapsamında ileri sürülüp değerlendirilebileceği,

çünkü İİK'nun 72. maddesinde düzenlenen tedbirlerin açılan dava ile birlikte değerlendirilebilen özel yasa hükmünden kaynaklanan tedbirler olduğu henüz böyle bir dava açılmadan bu yönde bir ihtiyati tedbir kararı verilmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmakla" gerekçe göstererek taleplerini reddettiğini; usul ve yasaya aykırı İhtiyati Tedbir Talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılarak İhtiyati Tedbir kararı verilmesi gerektiğini,İlk derece mahkemesi ara kararının gerekçesinde "HMK'nın 390.maddesinde, "(1) İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden;

dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. (2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hallerde, hakim karşı tarafı dinlemeden de tedbsire karar verebilir.

(3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." denilmiştir.İhtiyati tedbir talep eden vekili ibraz ettiği dilekçesinde davaya konu e arşiv faturası bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş olup, talebe konu tedbirler 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesinde düzenlenmiştir.Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.

İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir(İİK 72/2.f).İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez.Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.

(İİK 72/3) İhtiyati tedbir, asıl dava ile karşılaştırıldığında, içerik itibariyle prensip itibariyle daha azını (munis) teşkil etmelidir. Teminat tedbirleri, talebin güvence altına alınmasına hizmet ettiğinden, doğası gereği asıl davada elde edilecek hukuki korumayı aşmaya muktedir değildir.(erişir, Evrim. İhtiyati Tedbir Türleri, Doktora Tezi, İzmir, 2010, sy.

458) " şeklinde gerekçelendirilerek hem ihtiyati tedbir taleplerini reddettiğini; her ne kadar ilk derece mahkemesi kararında ihtiyati tedbirin işbu dava ile istenemeyeceğini ifade etmişse de söz konusu bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ancak ilk derece mahkemesinin bu hususu eksik değerlendirdiğini ve taleplerini reddettiğini,Dava dilekçelerinde de ifade ettiklerini, davalı ... tarafından işçilik hak ve alacaklarına ilişkin müvekkili ...ŞTİ. aleyhine Bakırköy 8.İş Mahkemesinin 2023/183 Esas sayılı dosyası ile alacak davası ikame ettiğini;

yARGILAMAnın HALEN DERDEST olduğunu ancak davalı işçi ... mahkeme tarafından herhangi bir karar verilmeksizin ve yasal olarak mevcut durumda hiç bir şekilde hak kazanmış olmamasına rağmen Bakırköy 8.İş Mahkemesi 2023/183 Esas sayılı dosyasını ve bu dosyadan alınan bilirkişi raporunu dayanak göstererek ... sayılı dosyasıyla Kıdem Tazminatı Alacağı ve faiz adı altında ilamsız takip başlattığını;

bununla da yetinmeyip her bir alacak kalemi için ayrı ayrı ilamsız takip başlatarak kötü niyetli olarak kendisi lehine hak sağlamaya çalıştığını,Gelinen noktada ... sayılı dosyasında henüz hak kazanmamış olmasına ve mahkeme henüz karar vermemiş olmasına rağmen Kıdem Tazminatı Alacağı ve işlemiş faiz alacağı adı altında ilamsız takip başlatarak müvekkile ödeme emri tebliğe çıkarıldığını; dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda belirtilen her bir alacak kalemi için ayrı ayrı ilamsız takip başlattığını;

gelen ödeme emrini müvekkil şirket çalışanının tebligatları karıştırması sebebiyle müvekkili şirket yetkilisine bildirmediğini ve 7 günlük itiraz süresinin kaçırıldığını; bu nedenle davalı tarafından haksız ve kötü niyetli açılan ilamsız takibi kesinleştiğini ve müvekkili şirketin tüm banka hesaplarına haciz tatbik edildiğini; müvekkili şirketin bir okul olup banka hesaplarına haciz konulması sebebiyle çok ciddi sıkıntılar yaşadığını, halende yaşamakta olduğunu; müvekkili şirkete ait banka hesaplarındaki paraların haciz edildiğini; haczedilen banka hesaplarındaki paranın dosya borcuna yetecek bir para olduğunu;

söz konusu para davalı işçi tarafından icra dosyasından çekildiği takdirde bu paranın geri tahsil edilme imkanı bulunmadığını; hal böyleyken ilk derece mahkemesinden paraların ödenmemesi hususunda tedbir talep etmişsek de ilk derece mahkemesi usul ve yasaya aykırı olarak bahse konu taleplerini reddettiğini,Gerek Bakırköy 8.İş Mahkemesi tarafından henüz bir karar verilmemiş olması gerek işçilik alacağına hak kazanmış olmasına ilişkin herhangi bir yasal dayanağının olmaması gerekse de hükmün kesinleşmemiş olması dikkate alındığında mevut durumda müvekkili şirketin davalı tarafa herhangi bir borcu yahut ödemekle yükümlü olduğu herhangi bir

borcu bulunmadığını ancak davalı işçi kötü niyetli davranarak mahkemede alınan bilirkişi raporuyla hesap edilen her bir alacak kalemi için ayrı ayrı icra takibi açarak müvekkili şirketi maddi açıdan yıpratmaya ve kendi lehlerine çıkar sağlamaya çalışmakta olduğunu; davalı işçinin bu hareketiyle TMK.

2. Dürüstlük kuralına aykırı davranmakta olduğunu,Bu nedenle taraflarınca davalı işçiye karşı müvekkili şirketin borcu olmadığına ilişkin menfi tespit davası açılacağını; bu hususta açılacak menfi tespit davası zorunlu dava şartı arabuluculuğa tabi olması sebebiyle öncelikle arabuluculuk müracaatı yapılacağını ve akabinde dava açılacağını ancak arabuluculuk sürecinin neticelendirilerek menfi tespit davasının açılması zaman alacağından ve bu süre içerisinde davalı tarafından icra dosyasında bulunan haczedilen paralar tahsil edileceğinden ilk derece mahkemesine müracaat edilerek tedbir talep edildiğini ancak ilk derece mahkemesi hukuki

dayanaktan yoksun gerekçelerle işbu taleplerini reddettiğini; mahkeme tarafından taleplerinin değerlendirilerek HMK 389 ve devamı maddeleri gereğince davacı müvekkilin mağduriyetinin önlenebilmesi amacıyla teminat karşılığında icra dosyasına yatırılan paranın davalıya ödenmemesi ile icra dosyasında muhafaza edilmesi ve takibin durdurulması için İhtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini,6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunumuzun 389.

Maddesine Göre: "(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır." denilmekte olduğunu; somut olayda davalı tarafın son derece kötü niyetli hareket etmekte olduğunu;

bu durumun dosya içeriğiyle de sabit olduğunu ancak ilk derece mahkemesi usul ve yasaya aykırı olarak tedbir taleplerini reddettiğini; icra dosyasında haciz yapılan paranın davalı tarafa ödenmesi halinde tekrar tahsil edilebilmesinin imkansız olduğunu;

kanunun ruhuna uygun olan işbu ihtiyati tedbir talebimizin davalı tarafın icra takibini kesinleştirmek ve icra dosyasındaki parayı çekmek üzere olduğu göz önüne alınarak mahkeme tarafından istinaf dilekçelerinin kabulü ile mahkeme tarafından İVEDİLİKLE teminat mukabilinde tedbir taleplerinin kabul edilmesini talep etme zaruretinin doğduğunu,İhtiyati tedbirin şartlarına ilişkin yukarıda açıkça yapılan değerlendirme neticesinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirecek ve ihtiyati tedbir kararının tüm şartlarının yerine getirildiğini;

bu sebeple ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince tedbir taleplerinin reddedilmesine ilişkin verilen 14.04.2025 tarihli ara kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmesinin hasıl olduğunu,Yukarıda arz ve izah olunan edilen nedenlere ve re’sen dikkate alınacak hususlara binaen, İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ilişkin 14.04.2025 tarihli ara kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep; tedbir isteyen aleyhine işçilik alacaklarına dayalı olarak başlatılmış takibin tedbiren durdurulması veya icra veznesine yatan paranın tedbiren alacaklıya ödenmemesi ve tedbiren hacizlerin kaldırılması istemine ilişkin olup, mahkemece istemin reddine karar verilmiş karar karşı tedbir isteyen vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. ... sayılı takip dosyası ile,

tedbir isteyen aleyhine, Bakırköy 8 İş Mahkemesi'nin 2023/183 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda ve ıslah dilekçesinde yer alan kıdem tazminatı alacağı ve kıdem tazminatı alacağının faizi açıklaması ile toplam 106.587,04-TL'nin tahsili istemi ile ilamsız takip başlatıldığı anlaşılmıştır.6100 Sayılı HMK'nun 390/1 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir, dava açılmadan önce esas hakkında yetkili ve görevli olan mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise ancak; asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir.

Göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınırlar.

Somut olayda, tedbir talebini değerlendirme görevi esas hakkındaki davanın açılmış bulunduğu Bakırköy 8 İş Mahkemesi'ne ait olup, mahkemece tedbir isteminin görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamış, kamu düzenine ilişkin bu husus dairemizce re'sen nazara alınmıştır.Sonuç itibariyle; tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 355, 353/1-b2 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurularak,

tedbir talebinin HMK'nun 390/1 maddesi uyarınca görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati tedbir talep edenin istinaf başvurusunun USULEN KABULÜ İLE,Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/04/2025 tarih ve 2025/133 Esas 2025/133 Karar sayılı kararının HMK'nın 355, 353/1-b2 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle,2- İhtiyati tedbir talebinin HMK'nun 390/1 maddesi uyarınca görevsizlik nedeniyle USULDEN REDDİNE,

İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN

3- Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.013,90-TL ihtiyati tedbir harcı, ihtiyati tedbir isteyen tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İhtiyati tedbir isteyen tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,5- Aleyhine İhtiyati tedbir talep edilen tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

6-Aleyhine İhtiyati tedbir talep edilen kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT 2. kısım 1.bölüm 1/a maddesine göre takdir edilen 7.500,00 TL maktu vekalet ücretinin ihtiyati tedbir isteyenden tahsili ile aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen verilmesine,

İSTİNAF YÖNÜNDEN

7-Harçlar Kanunu gereğince istinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 8-İhtiyati tedbir talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ihtiyati tedbir talep edene iadesine,9-İhtiyati tedbir talep eden tarafından istinaf aşamasında sarf edilen yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 10-Bakiye gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 11-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/05/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/965, K. 2025/934, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. İlk Derece Mahkemesi Yönünden
  8. İstinaf Yönünden
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/965
Karar No
2025/934
Tarih
29 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/965 K.2025/1041
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2025/965 K.2025/1005
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2025/966 K.2025/953
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2025/967 K.2025/1039
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/968 K.2025/1288
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2025/968 K.2025/840

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.