KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Mart 2018
- Dosya no
- 2018/7
- Karar no
- 2018/178
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/10/2017
- Numarası
- 2016/1092 -2017/845 E.K
- Davanın konusu
- Şirketin İhyası
Karar Metni
1.038 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemli davanın yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLAR İDDİA VE SAVUNMA ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili tarafından Bakırköy 1. İş Mahkemesinin 2016/250 E. sayılı dosyası üzerinden iş kazası sonucunda vefat eden işçinin hak sahiplerine yapılan ödemenin rücuan tahsili için .. Ltd. Şti aleyhine tazminat davası açıldığını, adı geçen şirketin tasfiye sonu ticaret sicil kaydından terkin olunduğunun öğrenilmesi üzerine şirketin ihyasına ilişkin kararın sunulması için taraflarına mehil verildiğini, bu nedenle terkin kaydının iptali ve şirket tüzel kişiliğinin yeniden ihyası için dava açma gereği doğduğunu ileri sürerek şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Memurluğu vekili, müvekkilinin yasa ve yönetmeliğe uygun davrandığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, ayrıca dava açılmasına neden olunmadığından yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı tasfiye memuru, davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER
1-Bakırköy 1.İş Mahkemesi’nin 2016/250 Esas sayılı dosyasında davacı SGK tarafından davalı tasfiye halinde ...Ltd Şti aleyhine 22/06/2016 tarihinde rucuen tazminat davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sırasında 21/11/2016 tarihli celsede davalı şirketin tüzel kişiliğinin Ticaret Sicilden terkin edilmiş olması nedeni ile yeniden ihyası için dava açmak üzere davacıya süre verildiği, davanın halen derdest olup, ihya dosyasının neticesinin beklendiği görülmüştür.
2-İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun 21.12.2016 tarihli yazısında; sicil müdürlüğünün 417259-0 sırasında kayıtlı tasfiye halinde ... Ticaret Limited Şirketinin 01.04.2005 tarihinde tasfiyesine karar verildiği, 11.04.2005 tarihinde tescil, tasfiye sonu 14.09.2010 tarihinde tescil edilerek sicilden kaydının terkin edildiği bildirilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafından sicilden terkin edilen şirket aleyhine rücuen alacak davası açıldığı, davada şirketin sicilden terkin edildiğinin öğrenildiği, davacının ihya talep etmesinde hukuki yararının bulunduğu, davalı ... müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile ticaret sicilinden terkin edilen 417259 sicil nolu Tasfiye Halinde... Limited Şirketinin Bakırköy 1.İş Mahkemesi’nin 2016/250 Esas sayılı dosyasına münhasıran olmak üzere TTK.nun 547. maddesi uyarınca yeniden ihyası ile ticaret siciline tesciline, önceki tasfiye memuru ...’ın görevinin aynen devamına, keyfiyetin ilan ve tesciline karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin ihyasına karar verilen şirketten tahsiline karar verildiğini, oysaki tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılmamasından tasfiye memuru sorumlu olup, davada taraf sıfatı bulunan tasfiye memurunun bu giderlerden sorumlu olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, ticaret sicil kaydı silinen şirketin ihyası istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince şirketin sicil kayıtları celbedildiğinde, sicilden terkin edildiği görülmüştür.
Davacı, ihyası istenen şirket aleyhine Bakırköy 1. İş Mahkemesi’nin 2016/250 Esas sayılı dava dosyası ile alacak davası açmış olduğunu bildirerek, iş bu dava ile davalı şirketin ihyasını talep etmiştir. Davacının, derdest olan davanın devamı için gerekli olan taraf teşkilinin sağlanması bakımından davalı şirketin ihyasının istemekte hukuki yararı bulunmaktadır.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, harç ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinden ihyasına karar verilen şirketi sorumlu tutmuştur. Oysa ki, davada hasım gösterilen .. Şirketi'nin, dava tarihi itibariyle, ticaret sicilinden terkin edilmiş ve tüzel kişiliği sona ermiş durumdadır. Bu nedenle, davalı şirketin taraf ehliyeti yoktur. HMK 114/1.d maddesi uyarınca, taraf ehliyetinin bulunması dava şartıdır. Bu nedenle HMK 115/2.maddesi uyarınca, davalı şirket hakkındaki davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekir. Bu durumda, dava şartları kamu düzenine ilişkin olup resen gözetildiğinden hükmün buna ilişkin kısmının, HMK 355.maddesi uyarınca düzeltilmesi gerekir.
Tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılmamasından tasfiye memuru sorumlu olup, davada taraf sıfatı bulunan tasfiye memurunun mahkemece hükmedilen harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Tasfiye memuru, bu giderleri, ek tasfiye için ihya edilen şirketin tasfiye giderlerine ekleyebilecektir. Davacı vekilinin bu konudaki istinaf başvurusu haklı bulunduğundan hükmün yargılama giderleri yönünden düzeltilmesi gerekmiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunduğundan ve hükmün dava şartları bakımından HMK'nın 355.maddesi gereğince resen düzeltilmesi gerektiği kanaatine varıldığından, HMK'nın 353/1.b.2.maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilerek esas hakkında yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KANUN YOLU
HMK 361.maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açıktır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2018/7, K. 2018/178, 1 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama