KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2023
- Dosya no
- 2020/1972
- Karar no
- 2023/2091
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 22.09.2020
- Numarası
- 2016/512 Esas - 2020/427 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.293 kelime·6 dk okuma
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...Sigorta A.Ş. ile dava dışı takip borçlusu ... Hizm. A.Ş. arasında Beşiktaş ....
Noterliği'nin 19/10/2006 tarihli ve ... yevmiye nolu Acentelik Sözleşmesi'nin akdedildiğini, muteriz borçlu davalı ...'nın sözleşmeden kaynaklanan borçların ödenmesini müşterek ve müteselsil borçlu sıfatı ile üstlendiğini, söz konusu dava dışı şirket ile müvekkili şirket arasında akdedilen sözleşmenin 09/03/2009 tarihinde feshedildiğini, fesih üzerine muteriz davalının müvekkili şirkete olan borçlarını ödemesi için, Beşiktaş ...
Noterliği'nin 09/03/2009 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, borçların ödenmemesi sebebiyle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile yine muteriz davalının da aralarında yer aldığı borçlular hakkında bir ilamsız takip başlatılmış ise de davalı takip borçlusunun takibe haksız şekilde itiraz etmesine üzerine takibin durduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 37. maddesinde herhangi bir ihtilaf halinde müvekkilinin defter ve kayıtlarının esas alınacağının hükme bağlandığını, müvekkilinin kayıtları incelendiğinde dava dışı acentenin borçlu olduğunu, borç miktarının talep ettikleri miktarda olduğunu ve davalının itirazının haksız olduğunun görüleceğini, bu nedenlerle davalının itirazının iptaline, takibin devamına,
davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekili, savunmasında özetle; davaya zamanaşımı yönünden itirazları olduğunu, davacı ile dava dışı Batılı Sigorta arasında 19/10/2006 tarihinde Acentelik Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşmeye eklenen 56. maddeye göre kefil olduğunu, 56. maddede müşterek ve müteselsil borçlu olarak adlandırılsa da teminat amaçlı olması dolayısıyla kefalet olduğunu, müvekkilinin dava dışı şirkete %1'lik göstermelik hisse ile ortak olduğunu, müvekkilinin acentelik sözleşmesinin imzalanabilmesi için tüm ortakların kefil olması şartının aranması nedeniyle zorunlu olarak imzaladığını,
müvekkilinin sözlemeye imzaladığı tarihte ne kadarlık bir borca kefil olduğunu bilmediğini, bu nedenle müvekkili açısından işbu sözleşmenin geçersiz olduğunu, müvekkilinin öğrenci olması nedeniyle 2 yıl İngiltere'de okumaya gittiğini, bu süre zarfında müvekkilinin bilgisi dışında sözleşmenin süresinin yenilenerek devam ettiğini, şirketin prim borçları nedeniyle temerrüte düştüğünü ve 09/03/2009 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini, feshe dair bildirimin müvekkiline tebliğ edilmediğini, temerrüt ihtarının da müvekkiline tebliğ edilemediğini,
müvekkilinin sözleşmeyi imzalarken sözleşmenin süresinin 45. maddede belirtildiği üzere 31/12/2006 tarihi olarak belirlendiğini, ancak müvekkilinin bilgisi dışında sözleşmenin yenilendiğini, müvekkili sorumlu olsa dahi ancak sözleşmenin bitim tarihi olan 31/12/2006 tarihine kadar sorumlu olduğunu, sözleşmenin 56. maddesinde belirlenen müşterek ve müteselsil borçluluğun süresinin 31/12/2006 tarihi olduğunu, 56. maddesinde müşterek ve müteselsil borçluluğun sözleşme devam ettiği sürece devam edeceğine yönelik bir hüküm olmadığını, bu nedenle 31/12/2006 tarihine kadar da herhangi bir borç olmadığını,
davacının borcun oluşmasında kendi kusurunun olduğunu, alacaklının kusurlu olması nedeniyle müvekkilinin bu borçtan sorumluluğunun olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayda acentelik sözleşmesi 19/10/2006 tarihinde imzalanmış olup, fesih tarihi 09/03/2009’dur. Davalı aleyhine başlatılan icra takip tarihi 12/05/2015 olup, mülga 818 Borçlar Kanunu 126/4.
Madde kapsamında, 5 yıllık dava açma zamanaşımı süresinin dolduğu, zaman aşımını kesen bir sebebin olmadığı, aynı alacaktan kaynaklanan kısmi bir dava açılması halinde dava dışı kalan bölüm için zaman aşımının işlemeye devam edeceği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında, prim tahsiline yetkili acentelik sözleşmesi akdedildiği, davacı iddiasına konu alacağın muacceliyet tarihinin 09/03/2009 olduğu, davacının talebine konu alacağın acentelik sözleşmesinden kaynaklandığı, 818 sayılı BK 126/4 maddesi (6098 sayılı TBK 147/5 maddesi) kapsamında alacağın 5 yıllık zamanaşımının icra takip tarihi itibariyle dolduğu ve alacağın zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla, davalının süresi içerisinde yaptığı zamanaşımı def’inin kabulü ile... " davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Yargılama aşamasındaki beyanlarını aynen tekrar ettiklerini; söz konusu davanın İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasına davalının itirazı üzerine açılmış itirazın iptali davası olduğunu, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası, takip talebinde de belirtilmiş olduğu üzere, Büyükçekmece ....İcra Müdürlüğü'nün ...
E.sayılı dosyası ile tahsilde tekerrüre mahal vermemek üzere açıldığını, Öncelikle, davalı tarafından sunulan davaya cevaplarda, zamanaşımı yönünden davaya itiraz edildiği belirtilmiş ise de söz konusu itirazın hangi sebeplerle yapıldığına ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığını, bu nedenle, zamanaşımı söz konusu olmayan somut olayda, soyut mahiyetteki zamanaşımı itirazının kabulünün mümkün olmadığını, kaldı ki huzurdaki dava esasen ipotek ile teminat altına alınmış bir alacağa ilişkin olduğunu, takip talebinde söz konusu edilen,
Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğünün ...E.sayılı dosyasının incelenmesi ile de görüleceği üzere söz konusu dosya ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip dosyasıdır ve aynı alacağa ilişkin olduğunu, bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere müvekkili şirket alacağının daha fazla olmasına rağmen, işbu dosyada talep konusunun ipotek tutarı ile aynı olduğu da açıkça görüldüğünü ve müvekkili şirketin davalı taraftan alacaklı olduğu sübuta erdiğini, dolayısı ile, TMK'nın 864. madde hükmü gereği, söz konusu alacak bakımından zaman aşımının işlenmeyeceğini, TBB Dergisi 2012.
"120 Köprülü, Kaneti, s. 348. Helvacı, İpotek Hakkı, s. 307. Altay, Eskiocak, s. 118.
“Borç İpotekle teminat altına alındığına göre, devam etmekte olan bir hesabı cari mukavelesinden doğan borç hakkında zamanaşımı cereyan ettiği Medeni Yasanın 864. maddesi gereğince ileri sürülemez..." şeklindeki ifadelerin de görüşlerini destekler mahiyette olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, acentelik sözleşmesi kapsamında alacağın davalıdan tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İlk derece mahkemesince alacağın acentelik sözleşmesinden kaynaklandığı, 818 sayılı BK'nın 126/4 maddesi (6098 sayılı TBK 147/5 maddesi) kapsamında alacağın beş yıllık zamanaşımının icra takip tarihi itibariyle dolduğu ve alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de.
TMK'nın 864. maddesinde rehnin tapu kütüğüne tescil edilmesinden sonra alacak için zaman aşımının işlemeyeceği düzenlenmiştir. Eldeki davaya dayanak İstanbul .. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasında 75.000 TL asıl alacak ile 68.781,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 143.781,25 TL'nin tahsili için ve Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyası ile tahsilde tekerrüre mahal verilmemek üzer takip başlatıldığı anlaşılmaktadır.
Yine dosyaya kazandırılan Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasında 24.03.2009 tarihinde asıl borçlu ile ipotek veren ... hakkında 75.000 TL'nin tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre eldeki davaya dayanak icra takibine konu alacak tutarının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ...
E sayılı takip dosyasına konu ipotek asıl alacak tutarı ile örtüştüğü de gözetildiğinde, aynı alacağa ilişkin olduğunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre zamanaşımı definin karara bağlanması gerekir.
Buna göre mahkemece ipoteğin devam edip etmediği de araştırılmak suretiyle yukarıdaki açıklamalar ışığında ve TMK'nın 864. maddesinin somut olayda uygulama olanağı da değerlendirilmek suretiyle davalının zamanaşımı definin değerlendirilmesi gerekirken, bu yönde deliler celbedilip değerlendirilmeksizin davanın zamanaşımı nedeniyle reddi doğru görülmemiştir.
Yukarıdaki açıklanan gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2020/1972, K. 2023/2091, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama