İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1142 K.2024/2013

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf yoluna…

Esas2021/1142Karar2024/2013Tarih26 Aralık 2024Okuma10 dk · 1.916 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
26 Aralık 2024
Dosya no
2021/1142
Karar no
2024/2013
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
15.12.2020
Numarası
2016/926 Esas - 2020/862 Karar
Dava
Alacak (Bankacılık işleminden kaynaklı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.916 kelime·10 dk okuma

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı bankanın Perpa şubesinden 10.350,000-TL'lik Rotatif Kredi kullandıklarını, kullanmış oldukları bu kredilerini ödeyerek kapatmak istediklerini, bu maksatla bankadaki mevduat hesaplarına 09/06/2016 tarihinde 7.760-TL'lik para göndererek,

yine aynı gün itibariyle ve faks ile kredilerinin kapatılması talimatı verdiklerini ancak talimatlarının yerine getirilmediğini, bunun üzerine bir gün sonra 10/06/2016 itibariyle ikinci bir talimat daha gönderildiğini, davalı bankanın vadesiz hesapta bir gün beklettiği 7.760-TL ve müşteri çekleri ile POS cihazından tahsil ederek haksız yere blokede tuttuğu 1.196.697,38-TL ile kredi hesaplarını kapattığını, ancak verilen kapama talimatının gününde yerine getirilmemesi,

çeklerin tahsil edilen bedelleri ile POS cihazından tahsil edilen paraların borca anında mahsubu gerekir iken bloke tutulmalarından ve borca geç mahsup edilmesinden ve taraflarından alınan haksız kredi tahsis komisyonu ücretinden dolayı bankanın kendilerinden 67.697,32-TL'lik bir haksız kazanç elde ettiğini, davalı bankaya bu konuda ihtarname gönderildiğini ve 28/07/2016 tarihinde temerrüde düşürüldüğünü, ancak kendilerine bir ödemede bulunulmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle,

yargılama ve toplanacak delillerin değerlendirilmesi sonucunda haklı davalırın kabulü ile fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 67.697,32-TL'nin davalının temerrüde düştüğü tarih olan 28/07/2016 itibariyle ticari avans faiziyle birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.

Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı şirketin kredilerin kapatılması için hesabına göndermiş olduğu paranın 09/06/2016 tarihinde saat 15.50 civarında hesaplarına geldiğini, davacı firmaya kredi kapamasının 10/06/2016 tarihinde yapılacağının bildirilerek mutabık kalındığını ve işlemin ayın 10'nda gerçekleştirildiğini, davacı tarafın iddialarının aksi kendileri tarafından haksız kazanç elde edilmediğini, banka tarafından yapılan her işlemde tarafların mutabakatının bulunduğunu, aynı şekilde çeklerden ve POS cihazından elde edilen 1.196.697,38-TL'nin de davacının bilgisi dahilinde ve yazılı talimatları mutabakatında olduğunu,

bankanın usulsüz bir işleminin bulunmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, hukuka, kanuna ve hakkaniyete aykırı davacı talebinin ezcümle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmeler, ihtarnameler, cari hesap, yazışmalar, talimatlar, dekontlar, kredi belgeleri, defter ve belgeler ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş tüm dosya kapsamına göre alınan 11/02/2019 tarihli ilk,30/03/2020 tarihli kök ve 30/10/2020 tarihli ek üçüncü bilirkişi raporları hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, mahkememizde de, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden, davacıya rotatif krediler kullandırıldığı,

davacının tacir olup, kullandığı kredilerin ticari kredi olduğu hususunun ihtilafsız olduğu, davacı yanca, 09/06/2016 tarihinde, kullandırılan tüm kredilerin kapatılması için kapama tutarı kadar hesaba para gönderildiği ve aynı tarihli talimat ile,

kredilerin hesaba gönderilen tutar ile kapatılmasını talep ettiği, davalı bankanın, hesaba gönderilen tutar ile kredileri bir gün sonra 10/06/2016 tarihli ikinci defa gönderilen talimata istinaden kapadığı ve davacının kredinin bir gün geç kapatılması nedeniyle faiz talebinde haklı olduğu ve bilirkişilerce hesaplanan tutarın, talebi gibi 3.588,51-TL.’nı talep edebileceği, davacının 09/06/2016 ve 10/06/2016 tarihlerinde, davalıya gönderdiği talimatlar ile “toplam 7.760.000-TL. kredi bakiyelerinin kapatılmasının” talep edildiği, bu tutarlar üzerinden kredinin kapatılmasının istendiği,

kapama tutarlarına herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmediği, davacı yanca, davalı banka tarafından gönderilen hesap ekstrelerine itiraz edildiğine ve ihtirazi kayıt ileri sürüldüğüne ilişkin dosyaya belge sunulmadığı, sözleşmenin tamamlandığı,

bankaların güven kurumu olması ve TTK 20. maddesine göre her tacirin ticari faaliyetlerinde basiretli bir tacir gibi hareket etmek zorunda oluşu göz önünde alındığında davacının yukarıda da açıklandığı üzere, diğer taleplerinde haklı olmadığı kanaati oluştuğu..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.588,51 TL’nın 28/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacı vekilince ve katılma yoluyla davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

Davalı banka ile mevcut çalışma biçimi nedeniyle müşterinin çek ve senet tahsilatları ile pos gelirlerinin kredi borcundan mahsubu gerekmekte olup, ayrıca yazılı talimat aranmasına gerek bulunmadığını, POS üyelik sözleşmesinde tahsilatların kredi borçlarına mahsup edileceği hükmü bulunmakta olup, bilirkişi tarafından tespit edilen akdi hükme rağmen talimat aranması hukuka aykırı olduğunu, Bir güven kurumu olan davalı bankanın, akdi ilişkideki hakim durumunu kötüniyetli kullanmış ve keyfi uygulamalar yaparak haksız kazanç temin ettiğini, davalı bankaya gönderdikleri talimatların hükümde göz ardı edildiğini,

Çalışma biçimini tek taraflı değiştiren bankanın bu tarihten sonra talimat gerektiğini müvekkiline bildirmesi gerektiğini, Fazla faiz taleplerinin hatalı hesaplamaya değil, davalı banka tarafından kendi internet sitesinde ilan ettiği kapatma bedellerinden daha fazla tahsilat yapıldığına ilişkin olduğunu, Süresinde delil listesi sunmayan davalının delillerinin hükme esas alınamayacağını, kredi tahsis ücretinin haksız tahsil edildiği her üç raporda da tespit edilmiş olup, bu husustaki taleplerinin reddinin isabetli olmadığını, Davaya konu taleplerinin bilirkişi heyetince uygun bulunmuş olup,

aleyhe kanaat sunan bilirkişi raporlarının bu tespitleri görmezden geldiğini, Hükme esas alınan bilirkişi raporunda hele tespit edilen fazla faiz ve kredi tahsis ücretinin hükme konu edilmemesinin de yasaya aykırı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

Mahkemenin de karar verdiği üzere; müvekkili bankaca fazladan faiz/komisyon tahsilatı yapılmadığını, kabul edilen tutar yönünden kararın haksız olduğunu, kredi kapama işleminin davacının onayı ve mutabakatı ile 10.06.2016 tarihinde yapıldığını, Müvekkili bankanın mevduat hesaplarında biriken paraların anaparaya mahsup edilmemesi konusunda sorumluluğu yoluna gidilmemesinin isabetli olduğunu, Müvekkili bankanın keyfi uygulamalarda bulunduğu iddiasının mesnetsiz olduğunu, Müvekkili bankanın, davacı şirketin talimatı ile hareket etmiş olup, kredilerin geç kapatılması gibi bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığını,

Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tümüyle reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacıya davalı tarafından kullandırılan krediler kapsamında, kredinin kapatılmasında davlı yanca haksız ve fazladan tahsil edildiği ileri sürülen faiz ve komisyon tutarlarının tahsili istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilince istinaf, davalı vekilince yasal süresi içinde katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı davalı ile imzalanan kredi sözleşmesi uyarınca farklı tarihlerde rotatif krediler kullanıldığını, bir başka bankadan temin edilen kredi ile 09.06.2016 tarihinde kredi borcunun kapanması talimatı verilmesine rağmen, davalı yanca bir gün sonra 10.06.2016 tarihinde kapama işlemi yapılarak bir gün geç kapama sonucu fazladan 3.588,51 TL fazla faiz tahsilatı yapıldığını, yine sistemde gözüken faiz tutarından 20.332,26 TL fazla faiz tahsilatı yapıldığını,

davacının müşteri çek ve senet tahsilatları ile pos cihazı tahsilatlarının kredi borcuna mahsup edilmeksizin gelirsiz hesapta tutulması sonucu ödenmeyen krediler nedeniyle davalı bankanın 41.151,55 TL fazla tahsilat yapmış olduğunu, bunların dışında davalı bankanın haksız olarak 2.625,00 TL haksız kredi tahsis komisyonu tahsilatı yaptığını ileri sürerek, davalı bankanın haksız tahsil ettiği bu tutarların tahsili talep edilmiştir.

İlk derece mahkemesince yargılama sürecinde birden fazla bilirkişi raporu ve ek raporu alınarak, davanın kısmen kabulü ile kredi borcunun talimata rağmen bir gün sonra kapatılması sonucu fazla tahsil edildiği hesaplanan 3.588,51 TL yönünden davanın kabulüne, diğer alacak istemleri yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Karara karşı davacı vekilince reddedilen alacak kalemleri yönünden istinaf, davalı vekilince kabul edilen alacak tutarı yönünden katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekilince reddedilen kalemlerden müşteri çek ve senetleri ile pos cihazı tahsilatları ile davacı müşterilerinden tahsil edilen tutarların, davalı banka tarafından kredi borcu ödemesine sayılmaması nedeniyle uğranılan zarar kaleminin de talep edildiği, bu yönde alınan bilirkişi raporlarına davacı yanca itiraz edildiği, bu şekilde yapılan tahsilatların kredi borcuna mahsubu için davacının genel yazılı talimatı aranmasının gerekmediği, çünkü taraflar arasındaki önceki uygulamanın bu şekilde yürüdüğü, davalı müşteri temsilcisi değişimi sonucu bu durumla karşılaşıldığı,

davalı ile kredi ilişkisinde davalının önceki kayıtları incelenmesi halinde bu hususun teamül olarak uygulandığının ortaya çıkacağını, kaldı ki taraflar arasında imzalanan pos üye iş yeri sözleşmesi hükümleri uyarınca pos cihazı tahsilatlarının kredi borçlarına mahsup edileceğine dair açık hüküm bulunduğunu, buna göre pos tahsilatlarının kredi borcuna mahsubu için açıkça talimat verilmesi şartı aranamayacağını ileri sürerek itiraz etmiş, kurulan hükme de bu yönüyle istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.

Davacının bu yönde bilirkişi raporlarına itirazı raporlarda karşılanmadığı gibi, mahkemece kurulan hüküm gerekçesinde de tartışılmamış, davacının bu yöndeki iddiasına niçin değer verilmediği açıklanmamıştır. Bu yönüyle alınan bilirkişi rapor içerikleri hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi, ilk derece mahkemesi karar gerekçesi de yeterli gerekçeyi içermemektedir.

Buna göre mahkemece taraflar arasında imzalandığı ileri sürelen pos üye iş yeri sözleşmesi de dosyaya kazandırılarak, pos üye işyeri sözleşmesi hükümleri incelenerek, üye iş yeri sözleşmesi kapsamında davacı müşteri çek ve senetleri ile üye iş yeri pos cihazı tahsilatlarının davacının kullandığı kredilere davacı talimatı gerekmeksizin mahsubu gerekip gerekmediğinin, yine davacı iddiası kapsamında taraflar arasındaki kredi ilişkisi kapsamında daha önce müşteri çek ve senetleri ile pos cihazı tahsilatlarının ayrıca talimat alınmaksızın davalı yanca kredi borçlarına mahsup edilip edilmediğinin,

bu surette taraflar arasında uygulama ve teamül oluşup oluşmadığı hususunda, gerekirse banka kayıtları da inceletilerek uyuşmazlığı çözecek nitelikte denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak sonucu gidilmesi gerekecektir.

Yine davacı yanca haksız kredi tahsis ücreti tahsil edildiği ileri sürülerek bu kaleme yönelik alacak talep edilmiş, ilk derce mahkemesince alınan bilirkişi raporları kapsamında davalının tacir olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesi uyarınca kredi tahsis komisyonu alınabileceği gerekçesiyle bu kalem alacak yönünden de davanın reddedildiği anlaşılmaktadır.

Taraflar arasındaki sözleşmenin 6 maddesinde alınacak tahsis ve komisyon ücretinin düzenlendiği ancak açıkça bir tutarın yer almadığı anlaşılmaktadır.

Bu tür uyuşmazlıklarda, sözleşmede oran veya miktar belirlenmemiş ise davalı banka ile diğer bankaların uygulaması araştırılarak bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan komisyon, masraf, erken kapama ücreti vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup karşılaştırılarak, davacıdan talep edilebilecek ortalama miktar konusunda bilirkişi heyetinden rapor alınarak,

alınan masraflar konusunda 5411 Bankacılık Kanunu 144. maddesinin vermiş olduğu yetkiye istinaden, Bakanlar Kurulunun 16.10.2006 tarih ve ... sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının çıkarmış olduğu ilgili tebliğ hükümleri de dikkate alınmak suretiyle davalı banka tarafından yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı, kesintinin dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığı ile iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekmektedir (Yargıtay 11.HD'nin 26/06/2018 tarih, 2016/11653 E. 2018/4811 K. ve 2017/276 E. 2018/5662 K. sayılı ilamları).

Bu durumda mahkemece davacının kullandığı kredinin niteliği de gözetilerek, haksız tahsil edildiği ileri sürelen kredi tahsis komisyonu yönünden benzer banka uygulamaları ve oranları araştırılıp, davalının davacıdan tahsil ettiği kredi tahsis komisyon tutarının kadri maruf olup olmadığı da değerlendirilerek, gerekirse bu konuda da bilirkişi raporu alınmalıdır.

Oysa mahkemece emsal banka uygulamaları araştırılmadığı gibi alınan bilirkişi raporlarında da bu yönde açıklama ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın esasına etkili delil niteliğindeki üye iş yeri sözleşmesi ve ekleri dosyaya kazandırılarak, yine haksız tahsil edildiği ileri sürelen kredi tahsis komisyon tutarı yönünden emsal banka uygulamaları araştırılarak, hüküm kurmaya elverişli ve denetlenebilir bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi için, tarafların diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 26.12.2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/1142, K. 2024/2013, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1142
Karar No
2024/2013
Tarih
26 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1142 K.2024/1768
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1144 K.2024/1841
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1146 K.2024/1593
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1146 K.2024/1765
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1150 K.2024/1560
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1151 K.2024/1772

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.