KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Dosya no
- 2021/1144
- Karar no
- 2024/1841
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/04/2021
- Numarası
- 2018/73 Esas - 2021/234 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 19/12/2024
Karar Metni
1.621 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı şirket ile davalı şirket arasında 21/03/2013 tarihinde ...
Müşteri Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme akabinde müvekkili şirket davalı şirket için cari hesap kaydı oluşturduğunu, müvekkili şirket, davalı tarafa muavin defter kaydında görülen tarihlerde akaryakıt satışı gerçekleştirildiğini, satmış olduğu akaryakıta ilişkin olarak ödenmeyen borç nedeniyle alacaklı olduğunu, davalının müvekkili şirkete toplam 17.858,26-TL bakiye borcu bulunduğunu, müvekkili davalıdan borcunu ödemesini talep ettiğini, ancak davalı taraf ödeme yapmadığını, bu nedenle müvekkili davalı aleyhine icra takibi başlatması mecburiyeti hasıl olduğunu,
davalı tarafından ödenmeyen miktar için ... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça işbu icra takibine borca, faize ve ferilerine itiraz edildiğini, davalı taraf icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde müvekkiline karşı böyle bir borçları olmadığını iddia ettiğini, ... sayılı dosyasında davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ve duran takibin devamına, alacağın likit olması sebebiyle haksız ve kötü niyetli itiraz eden davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket davacı... A.Ş'nin akaryakıt satış pazarlama yetkilisi olan ...
Şti.'nin yetkilileri ... ve ... ile Ağustos 2013 tarihinde çalışmaya başladığını, çalışmaya başlamadan önce veya sonra her iki şirket yetkilileriyle kesinlikle herhangi bir sözleşme yapmadıklarını ve imzalamadıklarını, dava dilekçesinde bahsedilen ve ekinde ibraz edilen 21/03/2013 tarihli yakıtmatik sözleşmesi müvekkili şirket tarafından yapılmadığını ve sözleşme altındaki kaşe ve imza müvekkili şirket yetkilisi tarafından basılıp imzalanmadığını, bahsi geçen sözleşmeden müvekkili şirketin bir haberi olmadığını,
müvekkili şirketle davacı şirket arasında 31/08/2013 tarihinde 30/12/2015 tarihine kadar davacı şirketin yetkilileri ...ve ... aracılığı ile 480.750,65-TL'lik cari hesap gerçekleştiğini buna karşılık muavin defterler de görülüp anlaşılacağı gibi 479.272,55-TL ödeme yapıldığını, geriye 1.478,10-TL kaldığını, davacı şirketin tahsilatla yetkili ...'un 30/12/2015 tarihinde davacı şirketin acil ihtiyacı nedeniyle ısrarla müvekkili şirketten 24.000,00-TL'lik bir çekin gerekliliği talebinde bulunduğunu, müvekkili şirket İstanbul ...Bankası ...
Şubesi'ndeki hesabından davacı şirket lehine 01/06/2016 günlü 24.000,00-TL'lik çekini keşide ederek davacı şirkete verilmek üzere bu çekle birlikte bakiye 1.478,10-TL'yi nakit ödeyerek teslim ettiğini, özetle anlatılan nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılan davanın reddine, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yazılı olarak yakıtmatik sözleşmesi kurulduğu, sözleşmede davalı şirketin kaşesinin ve yetkilisinin imzasının bulunduğu, yine sözleşmede ... ve ...'un kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, sözleşme doğrultusunda davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin kurulduğu ve bu ticari ilişki doğrultusunda davacı tarafından, davalı tarafa yakıt satışının ve tesliminin yapıldığı hususunun sabit olduğu,
davacı tarafından cari hesaptan kaynaklı olarak alacak talebiyle davalı şirket aleyhine ilamsız 17.858,26 TL'nin ödenmesi talebiyle icra takibi başlatıldığı ancak mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde her iki tarafın dava konusu döneme ilişkin ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve bu doğrultuda kendileri lehine delil teşkil ettiği, bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 17.858,26 TL alacağının bulunduğu, davalının ise ticari defterlerine göre davalıya 1.478,10 TL borçlu bulunduğunun tespit edildiği,
tarafların cari hesaplarındaki farklılığın yapılan ve alınan ödemelerin eksik kaydedilmesinden kaynaklandığı, taraflar arasındaki bütün mal alış verişlerine ilişkin olarak davacı tarafından toplam 481.692,57 TL tutarında fatura tanzim edildiği, davalı tarafından ise toplam 522.834,31 TL davacı tarafa ödeme yapıldığı, her ne kadar davacı tarafça ...bank'a ait 10.000,00 TL bedelli çekin, Teb'e ait 24.000,00 TL bedelli çekin davalı iade edildiğinden bahsedilmişse de, ilgili çeklerin davacı şirketin ticari defterlerinde yer almadığı, teslimlerinin muvazaalı olduğu,
yine 11/06/2015 tarihli 25.000,00 TL bedelli çekinde davalı şirkete iade edildiğinin ispat edilemediği, bu durumda takip tarihi itibariyle davacının davalı şirketten alacağının bulunmadığı, bilakis davalı şirketin fazladan ödeme yapmış olduğu, davacı vekili tarafından 14/04/2021 tarihli celse de yemin deliline de başvurulmayacağının beyan edilmiş olduğu anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine, koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin de reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı olup, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmeden hukuka aykırı şekilde karar karar verildiğini, davalı taraf cevap dilekçesinde mahkemeyi yanıltmak adına ... Bankasına ait ...maralı 10.000TL tutarında çek ile ...
Bankasına ait ... seri numaralı 24.000TL tutarındaki çeki davacı şirkete ödeme olarak verdiğini iddia ettiğini, bu konuda ilgili bankalara müzekkereler yazılmış ve gelen banka cevaplarında ödendiği iddia edilen çek görüntülerinde davacı şirketin cirosunun olmadığı ve çeklerin müvekkil şirkete hiç verilmediği tespit edildiğini, bankadan gelen yazı cevapları incelendiğinde çeklerin davacı şirkete hiç verilmediği gibi yine davacı tarafından da tahsil edilmemiş olduğu 24.000TL bedelli çek arkasındaki imzanın ve kaşenin müvekkil şirkete ait olmadığı,
10.000TL bedelli çek arkasında müvekkil şirketin cirosunun bulunmadığının anlaşıldığını kaldı ki söz konusu çeklerin davacı şirketin ticari defterlerinde de kayıtlı olmadığını, yerel mahkeme kararında hataya düşerek 24.000TL ve 10.000TL bedelli çeklerin şirkete iade edildiğinin ispat edilemediğini beyan ettiğini, oysa banka cevapları ve bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere söz konusu çeklerin davacı şirkete hiç teslim edilmemiş,
çeklerin davacı şirkete tarafından ciro edilmemiş ve yine bankadan tahsilatı yapılmamış olup bu nedenle hiçbir şekilde teslim edilmeyen çekler hakkında iade konusundan bahsedilmesinin hatalı bir değerlendirme olduğunu, söz konusu iki çekin davacı şirkete ödeme amacıyla hiç verilmemiş, defterlere işlenmemiş olup bu tespitin hatalı olduğunu, 06.06.2015 tarihinde davalı şirketten teslim alınan 25.000TL bedelli çek 11.06.2015 tarihinde davalı şirkete tekrar iade edildiğini,
bilirkişi raporunda iade dekontunun üzerinde dava dışı ... isimli firmanın kaşesinin bulunduğu beyan edilmiş ise de ....Şti isimli firmanın yetkilileri olan ... ve ... isimli şahıslar davalı firma ile davacı şirket arasında imzalanan yakıtmatik sözleşmesini kefil sıfatı ile imzaladığını, davalı taraf ile imzalanan 21.03.2013 tarihli yakıtmatik sözleşme örneğinin dosyada bulunduğunu, mahkemece bu sözleşmenin dikkate alınmadığını, çoğu zaman resmi kayıtlar maddi gerçeği yansıtmamakta ve ticari defterler gerçeğe aykırı tutulmakta olup somut olayda,
davalının ticari defterlerine ödeme olarak kaydettiği tutarların davacıya hiçbir şekilde ödenmemiş olduğu resmi banka cevapları ile ispat edildiğini, 25.000TL bedelli çek davalı ile imzalanan sözleşmede kefil olarak yer alan ... isimli şirkete 11.06.2015 tarihinde imza karşılığında iade edildiğini, bu nedenle söz konusu çek bedeli hiçbir şekilde tahsil edilmediğinden,
davalı borcundan düşülmemesi hatalı bir değerlendirme olduğunu, ...banktan yazılan 14.12.2020 tarihli yazı cevabında da açık bir şekilde çek hakkında hiçbir işlem yapılmayarak iade edildiğini, banka cevabı ile de çekin tahsil edilmediği ispat edildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının alacağının bulunup bulunmadığı ve borcun ödenip ödenmediği noktasındadır.Taraflar arasında, 21/03/2013 tarihinde yakıtmatik sözleşmesi imzalanmıştır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ... sayılı takip dosyasında, "cari hesap borcu" sebebine dayalı olarak 17.858,26 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 19/07/2017 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça,
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2,3. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı ticari defterlerine göre, davalıya 481.692,57 TL fatura düzenlemiş, davalı defterlerine ise 480.750,65 TL davacı faturasını kaydetmiştir.Davacının ticari defterlerinde 488.834,31 TL ödeme, davalının defterlerinde ise 479.272,55 TL ödeme kayıtlıdır.
Buna göre, davacı takip tarihi itibariyle davalıdan 17.858,26 TL alacaklı durumdadır. Davalı ticari defterlerine göre ise, takip tarihi itibariyle davacıya 1.478,00 TL borçlu görünmektedir.Taraf ticari defterlerindeki mutabakatsızlık, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan toplam 43.562,00 TL ödemenin davalının ticari defterinde kayıtlı olmaması,
davalının 24.000,00 TL ve 10.000,00 TL bedelli çek ödemelerinin davacının defterinde kayıtlı olmaması ve davacının toplam 941,92 TL tutarlı üç adet faturasının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmaktadır.Davacının, davalı defterinde kaydı bulunmayan 941,92 TL tutarlı üç adet faturasının dayanağı ispat edilememiş olup, bu miktar yönünden davacının ticari kayıtlarına itibar etme olanağı yoktur.Bu kayıt davacının ticari defterlerinden çıkarıldığında toplam fatura tutarı 480.750,65 TL olmaktadır.
Ödemeler bakımından ise, davacı defterinde kayıtlı olmayan 24.000,00 TL ve 10.000,00 TL bedelli çek ödemeleri, davalının ticari defterlerinden çıkarılıp, davalı defterinde kayıtlı olmayıp davacı defterinde kayıtlı olan 43.562,00 TL ödeme eklendiğinde davalının toplam ödeme tutarı 488.834,55 TL olmakta ve bu haliyle davacı defteriyle mutabık olmaktadır.Taraf ticari defterlerinde, bilirkişi raporunda yapılan tespitler doğrultusunda gerekli düzeltmeler yapıldığında taraf defterleri mutabık hale gelmektedir.
Buna göre davacının davalıya düzenlediği fatura tutarı 480.750,65 TL ve davalının ödemesi de 488.834,31 TL olduğuna göre, takip tarihi itibariyle davalının davacıya borcu bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/1144, K. 2024/1841, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama