İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1772 K.2025/648

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş…

Esas2021/1772Karar2025/648Tarih17 Nisan 2025Okuma11 dk · 2.139 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
17 Nisan 2025
Dosya no
2021/1772
Karar no
2025/648
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
03.06.2021
Numarası
2019/352 Esas - 2021/362 Karar
Dava
İtirazın İptali (Yolcu taşımadan kaynaklı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.139 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilin borçludan alacağının tahsili için davalı-borçlu hakkınad ... sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibi başlattığını, borçlunun borca ve faize itiraz ettiğini işbu itiraz üzerine takibin durduğunu, borçlunun müvekkile borçlu olduğu, itirazının haksız olduğu,

davalı/borçlu şirketin icra takibinden sonra işbu dosya borcuna mahsuben 05/04/2016 tarihinde 5.000,00TL ödeme yaptığını, borcu zımmi olarak kabul etmiş olduğunu ancak bakiye borcun bugune kadar ödenmediğini, icra takibinde talep edilen 490,00TL işlemiş faizi talep etmediğini, işleyecek faizin de icra takip başlangıç tarihi olan 11/02/2016 tarihinden itibaren ticari faiz üzerinden hükmedilmesini, bu nedenlerle borçlunun ... sayılı dosyasına vaki asıl alacağa yönelik itirazının iptalini, takibin devamını, işleyecek faiizn de icra takip başlangıç tarihi olan 11/02/2016 tarihinden itibaren ticari faiz üzerinden hükmedilmesini,

borca kötü niyetle itiraz eden davalı-borçlu şahsın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetini, dava masraf ve vekalet ücretinin davalıya tahmilini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen kanuni süresi içerisinde cevap dilekçesinin ibraz edilmediği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Huzurdaki dava İİK'nın 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkin olup uyuşmazlığın; davacının taşıma hizmeti ilişkisinden kaynaklı faturalara dayalı bakiye cari hesap alacağının mevcut olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında icra edilen yargılama ve tüm dosya kapsamında edinilen vicdani kanaat gereğince; her iki taraf şirket ticari defterleri üzerinde istinaf kanun yolu incelemesine müteakip inceleme yapıldığı,

taraflar arasındaki ticari ilişkinin her iki taraf şirket defterlerinde ayrı ayrı takip edildiği ve davacı yanın takip talebine konu cari hesap bakiyesi ile muavin defter kayıtlarındaki cari hesap bakiyesinin birbiri ile örtüşmediğinin tespit edildiği gibi davalı tarafça yapılan ödeme miktarında da taraf vekillerinin farklı beyanlarının mevcut olduğu anlaşılmakla,

davacı vekiline takip talebine konu cari hesap bakiyesi ile muavin defter kayıtlarındaki cari hesap bakiye uyumsuzluğuna yönelik beyanda bulunması amacı ile 2 haftalık süre verilmesine ve taraf vekillerine davalı tarafça davadan önce ve davadan sonra yapılan ödeme miktarlarında tespit edilen çelişki nedeni ile (davalı ticari defterlerine göre tespit edilen ödeme miktarı dava tarihinden önce 5.000TL dava tarihinden sonra 12.719,72-TL görünmekle ) ödemelere yönelik belge ve delilleri ile ödeme tarih ve miktarlarını somutlaştırmaları amacı ile 2 haftalık süre verilmesine karar verilmiştir.

Bu noktada 5.000,00-TL'lik takip sonrası davalı ödemesinin her iki tarafın kabulünde olup davacı tarafça 5.000-TL'nin asıl alacaktan mahsubu ile huzurdaki davanın ikame edildiği, işlemiş faiz isteminin ise bulunmadığı anlaşılmıştır.

Yine davalı tarafça ödeme savunmasına konu olup dekontları dosyaya ibraz edilen, davacı kabulünde olan ve defter kayıtlarında da tespit edilen 01/ 07/2016 tarihli 4000 TL ödeme, 29/ 07/2016 tarihli 4000 TL ödeme , 21/09/2016 tarihli 3.319 TL'lik ödemelerin dava tarihinden sonra yapıldığının sabit olduğu, 1.400,72-TL bedelindeki davalı ödeme savunmasının ise elden nakit olarak ifa edildiği belirtilmiş olup davacının kabulünde olmadığı gibi davacı defter kayıtlarında da tespit edilemediği, bu hali ile ispata/ delile muhtaç kaldığı anlaşılmakla; anılı bedelin huzurdaki davada dikkate alınamayacağı kanaatine varılmıştır.

Mahkememizce ara karar tesisine rağmen davacı şirket cari hesap ekstre ve defter kayıtları arasındaki uyumsuzluğun delilleri ile izah edilememesi, ek rapor sonrasında delil sunulmaması ve yeniden bilirkişi inceleme taleplerinin bulunmaması nedenleri ile usulüne uygun tutulmakla delil vasfını haiz olduğu..." gerekçesiyle,

davanın kısmen kabulü ile ... sayılı takip dosyası kapsamında takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 17.719,72-TL alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de 5.000,00-TL'lik takip sonrası davalı ödemesinin asıl alacaktan mahsubu ile dava ikame edildiğinden takibin 12.719,72-TL üzerinden asıl alacak 12.719,72-TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %10,50 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, bu miktara vaki davalı yanın itirazının iptaline, dava tarihinden sonra davalı tarafça yapılan 01/07/2016 tarihli 4.000,00-TL'lik ödeme, 29/07/2016 tarihli 4.000,00-TL'lik ödeme,

21/09/2016 tarihli 3.319,00-TL'lik ödemelerin hükmün icrası aşamasında icra müdürlüğünce gözetilmesine, fazlaya dair istemin reddine, alacağın % 20'si oranındaki icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davacının, davalı şirketin borcu nedeniyle... sayılı dosyası ile icra takibi başladığını, yapılan tebligat sonrası icra takibine haksız yere itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, bunun üzerine itirazın iptali davası açıldığını ve bu davanın kabul olduğunu, haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verildiğini,Davalı tarafından yapılan istinaf başvurusu neticesinde esasa girilmeksizin mahkeme kararında usuli eksiklikler bulunduğu gerekçesi ile kabul edilerek dosya mahkemesine iade olunduğunu, dosyanın mahkemede yeniden incelendiğini ve hakka,

hukuka ve hakkaniyete uygun olmayan bir kararla kısmen kabulüne karar verildiğini,Davalı davaya cevap dilekçesi sunmadığı gibi delil de bildirmediğini, bu sebeple davalı tarafın defterlerinin hukuken delil niteliği bulunmadığını, buna rağmen davalı ticari defterlerine itibar edilip davacı defterlerinin hiç dikkate alınmaması usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin cevap ve delil dilekçesi sunmayan bir tarafa adeta zorla delil sundurup bir de bunu hükme esas almasının hakla, hukukla,

adaletle bağdaşır hiçbir yönü bulunmadığını,Bilindiği üzere taraflarca vergi dairesine bildirim yaptıkları BA-BS formları itirazın iptali davalarında hayati öneme sahip ıspat vasıtaları olduğunu, müvekkilinin, davalı taraftan alacaklı bulunduğu hususunun, ilgili vergi dairesinden dosyaya gönderilen BA formlarıyla da ortaya çıktığını, davalı şirketin, davaya konu tüm alacağı kendi kayıtlarına işlediğini ve vergi dairesine de bildirdiğini, bilindiği üzere taraflarca vergi dairesine sunulan BA/BS formları kesin delil niteliğinde olduğunu,

huzurdaki davada olduğu gibi bir faturanın BA formu ile vergi dairesi kayıtlarına işlenmesi durumunda faturaya konu mal veya hizmetin alındığının ispatlandığını, zaten aksini düşünmenin hukuk mantığına ve hayatın olağan akışına ters olduğunu, Bilirkişi raporlarının tamamında müvekkilinin davalı borçludan alacaklı olduğu hususunun tespit olunduğunu, raporlarda davacı müvekkilinin muavin defterinde daha yüksek bir alacak çıkmasının sebebi davalı firma tarafından yakıt vb adlarla kesilen haksız faturaların bir kısmının müvekkil şirketce kabul edilmemesinden kaynaklandığını,

davacının ticari defterlerinde dava konusu alacak miktarından daha fazla bir alacak bulunmasının huzurdaki kısmi alacak iddiasını neden geçersiz kıldığını anlayamadıklarını, kaldı ki davalı tarafın icra dosyasına itiraz ederek inkar ettiği borcun bir kısmını takip tarihinden sonra,

bir kısmını da dava tarihinden sonra ödediğini, bu tutumunun dahi davalının kötüniyetini açıkça gösterdiğini, davalı tarafın, dava tarihinden sonra toplam 14.319,00 TL ödeme yaptığını, bu sebeple güncel alacak miktarının dava değeri olan 35.555,90 TL'den iş bu 14.319,00 TL'nin mahsubu ile oluşan 21.236,90 TL olduğunu, ancak davalının bu ödemelerin tamamını icra takibinden sonra yaptığı için HMK gereği kusurlu olduğundan, masraf, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatının tüm dava değer üzerinden hesaplanması gerekmekte iken müvekkilinin alacağı adeta (tabiri caizse) kuşa çevrildiğini, anlam veremedikleri şekilde yok sayıldığını, Ayrıca,

bir an için mahkemenin kararının doğru olduğu kabul edilse dahi uygulanan faiz miktarı da eksik ve hatalı olup düzeltilmesi gerektiğini, bununla birlikte vekalet ücreti ve yargılama gideri hesaplamaları da hatalı olup düzeltilmeye muhtaç durumda olduğunu, huzurdaki davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesinin açıkça hatalı olduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tümden kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, yolcu taşıma ilişkisinde açık hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve inkar tazminatı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı yanca davalıdan verilen taşıma ve servis ücretleri nedeniyle cari hesapta alacaklı olduğunu ileri sürülerek, davalı aleyhine başlatılan... sayılı takip dosyasında, 40.555,90TL asıl alacak, 490,00TL işlemiş faiz ile toplamda 41.045,90 TL nin tahsili için takip başlatıldığı, eldeki davada ise davalının takipten sonra 05.04.2016 tarihinde yaptığı 5.000,00 TL' lik ödemesinin takipte istenin asıl alacak tutarından mahsubu ile 35.555,90 TL asıl alacağa yöneltilen itirazın iptalinin talep edildiği,

ayrıca takipte istenen işlemiş faiz tutarı 490 TL yönünden dava açılmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince yukarıda özetlenen gerekçe ile mahkemenin ara kararına rağmen davacı yanın cari hesap ekstre ve defter kayıtları arasındaki uyumsuzluğun delilleri ile izah edilememesi, ek rapor sonrasında delil sunulmaması ve yeniden bilirkişi inceleme taleplerinin bulunmaması nedenleri ile usulüne uygun tutulmakla delil vasfını haiz olduğu tespit edilen davalı ticari defterlerinde takip tarihi itibari ile davacı alacağı olarak kayıtlı görünen 17.719,72-TL üzerinden alacak tespiti yoluna gidildiği,

davacının takip tarihi itibari ile davalıdan 17.719,72-TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, ancak 5.000,00-TL'lik takip sonrası davalı ödemesinin asıl alacaktan mahsubu ile dava ikame edildiği gözetilerek, takibe yöneltilen davalı itirazının bu tutarın mahsubu ile 12.719,72-TL üzerinden iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.

Her ne kadar yukarıdaki gerekçe ile hüküm kurulmuş ise de; taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alındığı anlaşılan 11.02.2021 tarihli bilirkişi rapor içeriğinde işaret edildiği üzere; taraflar arasında hesap mutabakatı bulunmadığı gibi davacının kendi ticari defter ve kayıtları ile takip talebine konu edilen cari hesap hareketlerinin uyumlu olmadığı, ancak davacı şirket tarafından tanzim edilen faturaların davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı faturalarının davalı yanca Ba formları ile bildirilmiş olduğu,

davacının takip tarihinde kendi ticari defter kayıtlarında 126.092,79 TL alacaklı görüldüğü, ancak ticari defterleri dışında tutmuş olduğu cari hesap hareketleri dökümünde yer alan 40.555,90 TL yönünden takip başlattığı, davalının ise kendi ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacıya 17.719,72 TL borçlu göründüğü, davalı şirket tarafından davacıya ödeme olarak kayıtlı bir kısım yapılan ödemelerin banka hesabından yapılmış olduğu, ancak kasa hesabından 2015 yılı içerisinde yapılan ödemelere ilişkin davalı şirketin ödeme makbuzu sunulmadığı anlaşılmıştır.

Davalının kendi kayıtlarına göre borçlu görüldüğü anlaşılan 17.719,72 TL için takip tarihinden sonra dava tarihinden önce 05.04.2016 tarihinde 5.000,00 TL, davadan sonra ise 01.07.2016 tarihinde 4.000,00 TL, 29.07.2016 tarihinde 4.000,00 TL ve 21.09.2016 tarihinde 3.319,00 TL ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Buna göre davacı faturalarının davalı yanca Ba formu ile bildirildiği dikkate alındığında, davacının taşıma ve servis hizmetini verdiğinin kanıtlandığı kabul edilmelidir.

Bilirkişi rapor içeriğinde işaret edildiği üzere, davalı yanca kendi kayıtlarında davacıya ödeme olarak kayıtlı bir kısım ödemelerin usule uygun delillerle kanıtlanmadığı dikkate alındığında ve davacı yanca davadan önce davalı yanca yapılan 5.000 TL ödeme takipte istenen asıl alacak tutarından mahsup edilerek 35.555,90 TL asıl alacak yönünden dava açıldığı dikkate alınarak,

davanın bu tutar yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu davalı kayıtlarında görülen borç tutarı dikkate alınarak ve bu tutardan davadan önce yapılan ödeme mahsubuyla hüküm kurulması doğru görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde bulunmuştur.Bu açıklamalar göre, davalının ...

Sayılı ilamsız icra takibinde, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 40.555,90TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup, 5.000,00 TL'lik takip sonrası davalı ödemesinin asıl alacaktan mahsubu ile dava ikame edildiğinden, taleple bağlı kalınarak davalının 35.555,90 TL asıl alacak tutarı yönünden itirazının iptali ile takibin devamına, 35.555,90 TL asıl alacak tutarının takip tarihinden itibaren yıllık %10,50 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili için takibin devamına, dava tarihinden sonra davalı tarafça yapılan 01/07/2016 tarihli 4.000,00-TL'lik ödeme,

29/07/2016 tarihli 4.000,00-TL'lik ödeme, 21/09/2016 tarihli 3.319,00-TL'lik ödemelerin infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına karar vermek gerekmiştir.Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve sonuçta davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda.

1-İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca davanın kabulüne, ... sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın talep gibi kısmen iptali ile 35.555,90 TL asıl alacağın, icra takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %10,50 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi üzerinden hesaplanacak temerrüt faiziyle birlikte tahsili için takibin devamına;

dava tarihinden sonra davalı tarafça yapılan 01/07/2016 tarihli 4.000,00'lik, 29/07/2016 tarihli 4.000,00 TL'lik ve 21/09/2016 tarihli 3.319,00 TL'lik ödemelerin icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, hüküm altına alınan alacağın takdiren % 20'si oranında hesaplanan 7.111,18 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Alınması gerekli 2.428,82 TL harçtan, peşin olarak yatırılan 607,21 TL (icraya yatırılan harç dâhil) harcın mahsubu ile bakiye 1.821,61 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan 435,48 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından ilk derece mahkemesi aşamasında harç dışında sarf edilen 908,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettiğinden, iş bu hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Taraflarca yatırılan gider avans bakiyelerinin, yatıran taraflara iadesine,8-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde,

ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,b-Davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf başvuru harcı gideri ile 57,20 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 219,30 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,10-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

17.04.2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/1772, K. 2025/648, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1772
Karar No
2025/648
Tarih
17 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1780 K.2025/602
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/1787 K.2025/354
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1796 K.2025/445
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/1797 K.2025/388
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1798 K.2025/537
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1798 K.2025/531

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.