KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2024
- Dosya no
- 2021/308
- Karar no
- 2024/280
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
- Tarihi
- 08.12.2020
- Numarası
- 2019/79 Esas - 2020/348 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Deniz yoluyla eşya taşımadan kaynaklı
Karar Metni
1.563 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının halı imalatı işi ile iştigal olduğunu, Fildişi Sahili Cumhuriyeti nin Abidjan şehrindeki müşterisine mal nakli için 08/06/2017 tarihinde davalı ile anlaşmaya varıldığını, anlaşmaya göre fabrikadan alınacak malların üç ayrı konteynerla Gemlik Limanından Abidjan Limanına nakledildiğini, 17/06/2017 tarihinde geminin Gemlik Limanından kalktıktan sonra 29/08/2017 tarihinde Abidjan'a vardığını, ihraca konu malın Abidjan yüklemelerinde hat konşimentosu düzenlenmesi zorunlu iken davalının hatası ile kendi konşimentosunu düzenlediğinin görüldüğünü,
bu durumun davalı taraf çalışanlarının gönderdiği mail ile sabit olduğunu, davalı tarafından düzenlenen hatalı konşimentonun müşteriden iadesinin talep edildiğini, bu süreçte davacı tarafından davalıdan telex realease göndererek müşterinin malı almasının sağlanmasının sözlü olarak talep edildiğini, davalı tarafça hatalı konşimentonun kendisine iade edilmesini beklendiğini, davalının 26/08/2017 04/09/2017 tarihleri arasındaki bayram tatili nedeniyle işe ara verdiğinden müşterinin mağduriyetinin arttığını,
davacının ısrarı sonucu telex release düzenleyip ilgili yere gönderince mal 06/09/2017 tarihînde limandan davacının müşterisi ... firması tarafından teslim alınabildiğini, Abidjan liman idaresi malın gümrükten geç teslim alınması nedeni ile davacının müşterisi ... firmasından 1996229 CFK ( 3.630 USD) tahsil ettiğini, bu faturanın nakliye sorumluluğunun davacıda olduğunu, ... firması tarafından davacıya fatura edildiğini, meydana çıkan zararın davalıdan Bursa ...
Noterliğinin 25/06/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarla talep edildiğini, ihtara cevap verilmediğini, davacı tarafından davalı aleyhinde istanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek, davanın kabulüne, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas Sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin asıl alacak ve ferileri yönünden devamını, likit olan alacağı haksız yere itiraz edildiğinden % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının dava dilekçesinde davalının hatalı konşimento düzenlendiğini iddia ettiğini, bu durumun gerçeği yansıtmadığını, yapılan taşıma işi kapsamında davalı tarafından davacının isteği ve bilgisi dışında herhangi bir işlem yapılmadığını, davacı taralından ilgili yüklere ilişkin taraflar arasında yapılan anlaşmada hat konşimentosu düzenlenmesi yönünde davacının herhangi bir talebinin olmadığını, ilgili yüklerin taşınması için davalıdan talepte bulunulduğunu, davalının ticari teamüller içinde kendisinden ayrıca hat konşimentosu talebi olmadığı için kendi konşimentosunu düzenlediğini,
düzenlenen konşimentonun hatalı olduğu yönündeki iddianın tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, davacı tarafın iddia etmiş olduğu Abidjan yüklemelerinin hat konşimentosu şeklinde düzenlenmesi gibi bir zorunluluğun bulunmadığını, ilgili konşimentoda demoraj ücretinin alıcıya ait olduğunun açık bir şekilde ifade edildiğini, davacı ile alıcının aralarındaki anlaşma ile demuraj ücretinin davacı tarafından ödencecği hususunun davacının dilekçesinde ikrar edilmiş olduğunu, davacının huzurdaki davayı açmakla hukuki menfaatinin olmadığım, ilgili konşimentoda davacı talebi iizerine düzenlendiğini, davacı tarafından teyit edildiğini,
konşimentonun alıcıya gönderilmesinin ardından yaklaşık iki ay gibi bir süre herhangi bir itiraz ve yahut uyarı yapılmadığını, davalıdan talepte bulunulmadığını, davacının dava dilekçesinde hatalı evrak düzenlendiğinin kabul edildiğini ispatlamak adına sunmuş olduğu mail yazışmalarının iddia olunduğu gibi taraflarınca bir hata kabulü içermediğini, müşteri konumunda olan davacı tarafından taraflarınca düzenlenmiş olan konşimentoya ilişkin değişiklik talebinde bulunulduğunu, taraflarınca bu talebin kabul edildiğini,
konu yükleme için düzenlenmiş olan konşimento aslının taraflarına iadesi koşulu ile yeni bir konşimentonun düzenleneceğinin teyit edildiğini, tek bir yükleme için yalnızca bir konşimento düzenlenmesinin mümkün olduğunu, aynı anda aynı yük için iki farklı konşimento düzenlenmesinin mümkün olmadığını, uyuşmazlık konusu malların ekilmesi için taraflarına düzenlenmiş olan ilk konşimentonun taraflarına iadesinin beklenildiğini, bu durumda taraflarının herhangi bir kusurunun olmadığını, herhangi bir sorumluluğun da doğmadığını,
davacının açık bir şekilde nakliye sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu bu cihetle alıcı ile aralındaki ticari ilişki gereği ilgili demoraj ücretinin tarafınca ödendiğini söyleyerek huzurdaki dosyada hukuki menfaatlerinin olmadığını ikrar etmiş olduğunu belirterek, davanın usulden reddini, taleplerinin kabul görmemesi durumunda esastan reddini, davacının % 20' den aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... huzurdaki davada, yukarıda heyetimizin muhasip bilirkişisi tarafından yapılan defter incelemesi neticesi, davacı tarafından dava dışı alıcı ... firmasının muavin kayıtlarının tetkikinde.
120.02.3079- ... numaralı Müşteriler hesabında takip edildiği, davacı tarafından uyuşmazlığa konu taşıması yapılan ürünlere ait 14/06/2017 tarih ... seri numaralı 194.760,55 USD'lik fatura bedelinin 28/09/2017 tarihi itibarıyla tahsil edildiği tespit edilmiştir.
Dava dışı Müşteri/alıcı tarafından davacı adına tanzim edilen ve davaya konu olan 01/06/2018 tarihinde "konşimento yanlış ve geç teslim edilmesinden dolayı oluşan gümrük maliyetleri- Fatura No: 14/06/2017 tarih /..." açıklamalı 3.630 USD bedelli borç makbuzunun davacının 2018 yılı defter kayıtlarında dava dışı şirketin hesabına alacak kaydedilmediği, kayıtlara yansıtılmadığı bilirkişilerce tespit edilmiştir.
Davacı vekili ise rapora yönelik beyan ve itiraz dilekçesi ile bu hususu teyit etmiş ve müvekkili şirketin kusuru bulunmadığından ticari kayıtlarına işlenmediği beyan edilmiştir. Bu durumda dosya kapsamı itibarı ile davacının dava dışı şirkete davaya konu bedeli ödediği ispat olunamadığından her ne kadar davalının oluşan zarar nedeniyle sorumluluğu bulunduğu kabul edilmişse de, zarar ispat olunamadığından davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca her ne kadar kısa karar ile hükme eklenmesi sehven unutulmuş olsa da, şartları oluşmadığından davalı vekilinin kötüniyet tazminatı talebi yerinde görülmediği..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Dosyada mübrez bilirkişi raporunda; davalı tarafın kusuru ile hatalı konşimento düzenlemiş olduğu ve bu sebeple sorumluluğunun bulunduğu tespit edildiğini, kaldı ki davalı şirket çalışanı ...'in hatanın kendilerinden kaynaklandığını bizzat ifade ettiğini, 15.07.2017 tarihli mailde ... "telefon konuşmamıza istinaden konu yükünüz ile ilgili abidjan da acentamız olmadığı için dosyanızda hat konşimentosu düzenlenmiş.
Dosyanızı hazırlarken dikkatimden kaçtığı için ben kendi konşimentomu size göndermişim" şeklinde beyanı ile kendi kusurunu ikrar ettiğini, Yine mahkemece de "dosyaya sunulan taraflar arasındaki mail yazışmaları incelendiğinde; davalı şirketin resmi dökümantasyon yetkilisi Halime Demir tarafından davacı yetkilisine gönderilen mail ile hatanın davalıdan kaynaklandığını açıkça ikrar etmektedir.
Bu nedenle davalının açıkça kabulünde olduğu üzere, emtiaların geç teslim alınmasına konşimentonun hatalı düzenlenmesinin sebep olduğu ve bu nedenle davalının sorumluluğunun bulunduğu mahkemece kabul olunmuştur." şeklinde belirtildiğini, Sonuç itibari ile;
bilirkişi heyetince davalı şirketin hatalı konşimento düzenlemesi sebebi ile sorumlu olduğu ve sayın mahkemece de davalının sorumlu olduğu kanaatine varıldığını, Davalının hatalı hizmet verdiği bilirkişi raporumu ile sabit olduğu halde mahkemece davanın reddine karar verdiğini, kararına gerekçe olarak da "dava dışı müşteri/alıcı tarafından davacı adına tanzim edilen ve davaya konu olan 1.06.2018 tarihinde konşimento yanlış ve geç teslim edilmesinden dolayı oluşan gümrük maliyetleri açıklamalı 3.630 USD bedelli borç makbuzunun davacının 2018 yılı defter kayıtlarında dava dışı şirketin hesabına alacak kaydedilmediği,
bu durumda davacının dava dışı şirkete davaya konu bedeli ödediği ispat olunamadığı"nı belirttiğini ancak iş bu gerekçenin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, Dosyada hem zarar nedeniyle müvekkili şirkete kesilen fatura hem de fatura bedelinin ödenmesine ilişkin makbuz sunulmuş olup ödeme makbuzunun deftere işlenmemiş olmasının alacağı ortadan kaldırmadığını, nitekim bilirkişi raporunda da bu durumun "davacı,
dava dışı şirket tarafından 1.06.2018 tarihinde tanzim edilen konşimento yanlış ve geç teslim edilmesinden dolayı oluşan gümrük maliyetleri -Fatura no:14.06.2017 tarih /... açıklamalı 3.630 USD bedelli borç makbuzunu dosyaya ibraz etmiştir" şeklinde ifade edilerek müvekkili şirketin müşteriye ödeme yaptığı hususunun ispatlandığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalı taşıyıcı tarafından hatalı konşimento düzenlenmesi nedeniyle davacının alıcıya ödediği tazminatın rucuen davalı taşıyıcıdan tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı, yurt dışı müşterisine gönderilen emtiaların taşınması için davalı ile anlaşıldığını, davalı tarafın hat konşimentosu düzenlemesi gerekirken kendi konşimentosunu düzenlemesi nedeniyle dava dışı alıcının malları geç teslim aldığını, dava dışı gönderilenin gümrükten malı geç alması nedeniyle uygulanan cezanın müvekkiline yansıtıldığını, davalının sorumlu olduğunu iddia ederek eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davada, davacı tarafından dava dışı müşterisine ödenmek zorunda kalının zararın, zararın oluşumunda kusurlu olan davalıdan tahsili talep edilmektedir.
Alının bilirkişi raporunda her ne kadar zararın davalı akdi taşıyan sorumluluğunda olduğu belirtilmiş ise de, dava dışı müşterinin ödemek zorunda kaldığı gümrük cezası kapsamında davacıya fatura ettiği anlaşılan takip ve dava konusu 3.630 USD tutarlı faturanın davacı defterlerinde dava dışı müşteri alacağına kaydedilmediği gibi, dava dışı müşteriye ödenerek ifa edildiği de kanıtlanmamıştır.
Kaldı ki bu hususlar davacı vekilinin 12.10.2020 tarihli bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçesi içeriği ile de doğrulanmıştır. Eldeki davanın rucu davası niteliğinde olduğu da dikkate alındığında, davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan rucuen talep edebileceği zararı bulunmadığından davanın reddi kararı isabetli olup, aksi yöndeki davacı vekili istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
KANUN YOLU
HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre karar kesindir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/308, K. 2024/280, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama