KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2024
- Dosya no
- 2021/324
- Karar no
- 2024/46
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/10/2019
- Numarası
- 2017/1156 Esas - 2019/963 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.315 kelime·7 dk okuma
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın husumet nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDavacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Ofisinin, çok sayıda aracı/taşeronu ve dolayısıyla yüksek miktarda akaryakıt tüketimi olan dava dışı ...
Lojistik Hizmetleri A.Ş. ile 13.11.2009 tarihinde Lojistik kart üye işyeri sözleşmesi imzaladığını, sözleşmeye göre ..., sisteme dahil olan bayileri aracılığı ile ...'a veya onun taşeronlarına akaryakıt ikmali sırasında bir ödeme yapılmadan, karta tanımlı limitler dahilinde akaryakıt temin ettiğini, sözleşmeye göre bu akaryakıtın bedeli, kesilecek faturalar karşılığı ... tarafından ödeneceğini, Akaryakıt alımında kullanılacak kartlar ... tarafından basıldığını ve ...'a verildiğini,
... da bu kartlara belirli limitler tanımladığını ve her bir taşerona TC kimlik numarası ve taşeronun kullandığı aracın plakası üzerinden aktive ederek imza karşılığı teslim ettiğini, borçlunun adına çıkarılan kartlarla muhtelif tarihlerde ... plakalı aracına, kartların limitini tabloda yazan miktarlarda aşarak toplamda 29.467-TL'lik fazladan akaryakıt aldığını, borçlunun almış olduğu bu akaryakıt tamamen sözleşme ve limit dışı olduğunu, haksız alım olduğunu ve bedeli ödenmediğini, davalı, adına çıkarılmış her bir kartın limitini bildiği halde bu limitleri kasten aşarak akaryakıt almaya,
bu haksız durumdan faydalanmaya devam ettiğini beyan etmiş, sonuç olarak. Davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas nolu takibine yaptığı haksız itirazın iptaline, takibin devamına, likit alacağa yaptığı haksız itiraz sebebiyle davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, savunmasında özetle; dava dilekçesinde belirtilen birbirinden farklı 7 ayrı kart davalıya teslim edildiğine dair hiç bir belge ve delil sunulamadığını, davacı yanca ... firması tarafından belirlenen, karta tanımlı limitler dahilinde akaryakıt temin edildiğini belirtilmesine rağmen, dava içeriğinde kart limitlerinin aşılan bedelleri tarafınca talep edildiğini, davalı ... firmasının taşeronluğunu yaptığını, ve ... firması ile anlaşması kapsamında faturalandırılmadığını ve ödenmemiş yakıt bedeli bulunmadığını,
dava konusu ileri sürülen vakıaların dışında tanık dinletilememesini ve senetle ispat kuralı gereği tanık dinletilmesi mümkün olmadığını bu sebeple tanık dinletilmesine muvafakati olmadığını, davalının hak arama özgürlüğü kötüniyetti olarak ileri sürüldüğünü, davalı haksız ve bedeli ödenmemiş akaryakıt kullanımı yapılmadığını, Neticelen; öncelikle davalının görev itirazının kabul edilerek dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
mahkeme aksi kanaatte ise davanın husumetten reddine karar verilmesini aksi durumda ileri sürülen sebeplerle haksız davanın reddi ile %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZET İİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Taraflar arasındaki ihtilaf davacı yanın, 20.02.2017 tarihinde davalı borçlu aleyhine İstanbul ... icra Müdürlüğü'nün ... E, sayılı dosyası ile 29.467,00-TL tutarlı akaryakıt bedeli alacağı için icra takibi başlatması karşısında, davalı yanın takibe itiraz etmesi üzerine çıkmış bulunmaktadır.Davacı yan ile dava dışı Lojistik firması ...
Lojistik Hizmetleri A.Ş. arasında 13.11.2009 tarihinde ... Kart Üye işyeri Sözleşmesi imzalanmış olduğu görülmüştür. Sözleşmeye göre ..., sisteme dahil olan bayileri aracılığı ile ...'a veya onun taşeronlarına akaryakıt ikmali sırasında bir ödeme yapılmadan, karta tanımlı limitler dahilinde akaryakıt temin ettiğini, sözleşmeye göre bu akaryakıtın bedeli, kesilecek faturalar karşılığı ... tarafından ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Davacı şirketten davalının kullandığı 7 adet lojistik karta, Müvekkili tarafından yapılan limit yüklemeleri ve davalının yaptığı akaryakıt alımlarının kayıtları sunulmuştur. Davalının kullandığı karta 29.467,00 TL benzin verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı şirketten davalının kullandığı 7 adet lojistik karta davacı tarafından yapılan limit yüklemeleri ve davalının yaptığı akaryakıt alımlarının kayıtları sunulmuş olup, Bu harcama raporlarına göre davalı adına çıkarılan kartlarla muhtelif tarihlerde ... Plakalı aracına, yazan miktarlarda aşarak toplamda 29.467,00 TL'lik fazladan akaryakıt almış olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı şirketten davalının kullandığı 7 adet lojistik karta davacı tarafından yapılan limit yüklemeleri ve davalının yaptığı akaryakıt alımlarının kayıtları sunulmuş olup, Bu harcama raporlarına göre davalı adına çıkartılan kartlarla muhtelif tarihlerde ... Plakalı aracına, aşağıda kartların limitini tabloda yazan miktarlarda aşarak toplamda 29.467,00 TL'lik fazladan akaryakıt almış olduğu, anlaşılmıştır. Bu durumda alınan akaryakıtın borçlusu davalı olmayıp dava dışı ...
Lojistik Hizmetleri A.Ş olup davacı tarafından davalıya husumet yöneltilemez. Tüm bu açıklamalar ışığında İş bu davanın husumetten reddine karar vermek gerektiği.." gerekçesiyle, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Mahkemenin dosyaya sundukları belgelerden yola çıkarak, davaya konu akaryakıt alım kartlarının davalı tarafından, limitler dava değeri kadar aşılarak kullanılmak suretiyle akaryakıt alımı yapıldığını tespit etmiş olmasına rağmen davalının değil, dava dışı ...'un ancak hasım olabileceğini belirterek davayı husumet yokluğundan reddettiğini, Evvela mahkemenin işin zor tarafını çözdüğünü, gerçekten de kartları kullanan, limiti aşıp haksız akaryakıt alan bizzat davalı olduğunu, dava sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacak davası olduğuna göre, her kim hukuki bir temel olmadan zenginleşmişse, bunu, fakirleştirdiği kişiye ödemekle yükümlü olduğunu,
Olayda kartı dava dışı ...'dan teslim alan, karttaki limiti bildiği halde, kartın teknik bir arıza ile akaryakıt vermeye devam etmesinden faydalanarak müvekkiline ait akaryakıt istasyonundan akaryakıt alanın bizzat davalı olduğunu, durum bu iken ve bu durum mahkemece de tespit edilmişken davalıya husumet yöneltilemeyeceğinin söylenmesi hukuken geçersiz olduğunu, husumetin tam da sebepsiz zenginleşen davalıya yöneltildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, akaryakıt satış bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Eldeki davada davacı, çok sayıda aracı/taşeronu ve dolayısıyla yüksek miktarda akaryakıt tüketimi olan dava dışı lojistik firması ...
Lojistik Hizmetleri A.Ş. ile 13.11.2009 tarihinde Lojistik kart üye işyeri sözleşmesi imzaladığını, sözleşmeye göre davacının sisteme dahil olan bayileri aracılığı ile ...'a veya onun taşeronlarına akaryakıt ikmali sırasında bir ödeme yapılmadan, karta tanımlı limitler dahilinde akaryakıt temin ettiğini, yine sözleşmeye göre alınan akaryakıtın bedelinin kesilecek faturalar karşılığı ... tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, akaryakıt alımında kullanılacak kartların davacı ... tarafından basıldığını ve ...'a verildiğini,
... da bu kartlara belirli limitler tanımladığını ve her bir taşerona TC kimlik numarası ve taşeronun kullandığı aracın plakası üzerinden aktive ederek imza karşılığı teslim ettiğini, davalı borçlunun ise adına çıkarılan kartlarla muhtelif tarihlerde ... plakalı aracına, kartların limitini aşarak toplamda 29.467-TL'lik fazladan akaryakıt aldığını, davalın fazladan almış olduğu bu miktardaki akaryakıtın sözleşme ve limit dışı olduğunu, haksız alım olup bedelinden davalının sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.
İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu içeriği ve mahkeme kararında da işaret edildiği üzere, davacı defterlerinde davalı ile ticari ilişkiye ilişkin kayıt bulunmadığı, davacının da zaten bu yönde iddiası bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı dava dışı lojistik firması ...
Lojistik Hizmetleri A.Ş. ile 13.11.2009 tarihinde Lojistik kart üye işyeri sözleşmesi imzalamış olup, bu sözleşme kapsamında davacı tarafından dava dışı ...'a verilen ve ... tarafından limit belirlenen ve ... un taşeronu olan davalı aracına akaryakıt ikmali sırasında bir ödeme yapılmadan, karta tanımlı limitler dahilinde akaryakıt verilmiştir. Yine davacı ve dava dışı ... arasındaki sözleşme uyarınca akaryakıt bedelinin ... tarafından ödeneceği ihtilafsızdır.
Buna göre davalı aracına fazladan ve limit dışı akaryakıt verildiği iddiasıyla alacak istemi yönünden davalının pasif husumeti bulunmadığı sonucuyla kurulan hüküm isabetli olup, aksi yöndeki davacı vekili istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusununu HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/324, K. 2024/46, 24 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama