İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/830 K.2024/661

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava…

Esas2021/830Karar2024/661Tarih25 Nisan 2024Okuma11 dk · 2.110 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
25 Nisan 2024
Dosya no
2021/830
Karar no
2024/661
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
16/07/2020
Numarası
2019/203 E. - 2020/269 K.
Davanın konusu
İtirazın İptali (Bankacılık İşleminden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.110 kelime·11 dk okuma

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... Limited Şirketi (Eski Ünvanı ... Tic. Ltd.

Şti.) arasında 05.10.2016 tarihinde imzalanan 8.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi ile 15.12.2016 tarihli 12.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesine istinaden borçlu şirkete kredi kullandırıldığını, davalılardan ...'in 05.10.2016 tarihli sözleşmeyi, her iki davalının ise 15.12.2016 tarihli sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, borçlunun kredi hesaplarının Beyoğlu ...

Noterliğinin 06.12.2018 tarihli ihtarı ile kat edildiğini, borcun süresi içerisinde ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığını, müvekkilinin alacağının belgelerle sabit olduğunu ileri sürerek, itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin ortağı olduğu dava dışı borçlu şirketin kullandığı kredinin ... kapsamında kullanılan işletme sermayesi kredisi olduğunu, ... kredilerinin kullanılmasını düzenleyen kararname uyarınca tazmin talebinden önce firmalara yapılandırma imkanı tanınması gerektiğini, alacaklı davacı bankaca borçlu şirkete yapılandırma imkanı sağlanmadığını, borçlu şirketin konkordato sürecinde olduğunu ve kesin mühlet kararı verildiğini, davacı bankanın alacağının konkordatoya tabi olması nedeniyle reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, savunmasında özetle; davalıya dava dilekçesi 01.05.2019 tarihinde tebliğ edilmiş olup, süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmayarak HMK'nın 128.maddesi gereğince dava dilekçesinde dayanılan vakıalar inkar edilmiştir.

Davalı vekilince, 05.12.2019 tarihinde ıslah dilekçesi adı altında sunulan dilekçede ise, müvekkilinin kefaletinin TBK'nın 589. maddesi gereğince sona erdiğini, 818 sayılı yasa döneminde düzenlenen kredi sözleşmelerindeki kefaletin yeni dönemde geçerli olmadığını, takip ve dava konusu kredi borcunun dayanağı kredilerin kullandırıldığı tarihte müvekkilinin imzasının bulunduğu bir GKS'nin bulunmadığını, müvekkilinin imzasının bulunduğu GKS'lerden kaynaklanan tüm kredi borçlarının ödenerek kapatıldığını, müvekkilinin kefâletinin TBK'ya uygun olmadığından geçersiz olduğunu,

diğer yandan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca tazmin talebinden önce firmalara yapılandırma imkanı tanımış olması gerektiğini, davacı banka tarafından müvekkilinin sahibi olduğu ve ... kredisinin asıl borçlusu olan ... Ltd.

Şti.'ye yapılandırma imkanı tanınmadığını, genel kredi sözleşmesinin TBK'nın 20 ile 25.maddeleri gereğince tip sözleşme şeklinde düzenlenmesi nedeniyle genel işlem koşulu içerdiğini ve sözleşmelerin geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...davacı banka ve dava dışı ... Limited Şirketi (Eski Ünvanı ...

Limited Şirketi) arasında 05/10/2016 tarihli 8.000.000,00-₺ bedelli genel kredi sözleşmesi ile 15/12/2016 tarihli 12.000.000,00-₺ limitli Genel kredi sözleşmesi imzalanmış olup, davalıların söz konusu genel kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı sözleşmelerde kefilin sorumlu olduğu azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil ibaresinin yazılı olduğu, kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 586. maddesindeki yasal koşulları kapsadığı, davalıların akit tarihinde şirket ortak-yetkilisi oldukları anlaşılmıştır.

Davacı banka tarafından hesap kat edilerek Beyoğlu ... Noterliği'nden 06/12/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiği, dava dışı asıl borçlu ve kefillere gönderilen ihtarnamenin GKS'de yazılı olan adrese gönderildiği ve 06/12/2018 tarihinde davalılara tebliğ edildiği, ihtar ile verilen 1 günlük sürenin sonunda 08/12/2018 tarihinde davalıların temerrüde düştüğü anlaşılmıştır.

Denetime elverişli, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının Taksitli Ticari Kredi alacak tutarı yönünden. 1.460.978,42-TL asıl alacak, 14.989,55-TL akdi faiz, 749,48-TL BSMV ve asıl alacağa yıllık %29,28 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi, DBS Ticari Kredi alacak tutarı yönünden.

13.766,35-TL asıl alacak, 1.851,28-TL akdi faiz, 92,56-TL BSMV ve asıl alacağa yıllık %54,00 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi, Spot Kredi alacak tutarı yönünden. 133.589,14-TL asıl alacak, 6.786,44-TL akdi faiz, 699,33-TL BSMV ve asıl alacağa yıllık %54,00 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi talebinde haklı olduğu kanaatine varılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Diğer yandan ... tarafından kefil olunan tutarın bankaya ödenmesi akabinde imzalanan protokol gereği banka takibi ... adına devam etmekte olduğundan davalı tarafın aksi yöndeki itirazları kabul edilmemiştir. Alacağın likit ve hesaplanabilir olması, davalı/borçluların itirazlarında haksız olduğunun anlaşılması karşısında hüküm altına alınan asıl alacak ve işlemiş faiz miktarı toplamının %20'si oranında İİK 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilmiştir.

İİK 67 maddesi uyarınca itirazın iptali davasında borçlu-davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibe geçmede haksız ve kötü niyetli olması zorunludur. Somut olayda yasal koşullar oluşmadığı..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazın iptaline, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takibin, taksitli ticari kredi alacak tutarı yönünden 1.460.978,42 TL asıl alacak, 14.989,55 TL akdi faiz, 749,48 TL BSMV ve asıl alacağa yıllık %29,28 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi.

DBS ticari kredi alacak tutarı yönünden 13.766,35 TL asıl alacak, 1.851,28 TL akdi faiz, 92,56 TL BSMV ve asıl alacağa yıllık %54,00 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi; spot kredi alacak tutarı yönünden.

133.589,14 TL asıl alacak, 6.786,44 TL akdi faiz, 699,33 TL BSMV ve asıl alacağa yıllık %54,00 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmak sureti ile takibin devamına, hüküm altına alınan alacağın miktarın 1.631.961,18 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 326.392,24 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Dava dışı ... Ltd.

Şti’nin kullandığı kredinin ... kapsamında kullanılan işletme kredisi olduğunu, bu kredinin bilirkişi raporunda da belirtilen 31.10.2016 tarihli ... no’lu Bakanlar Kurulu kararı ile düzenlendiğini, 10.10.2018 tarihinde yayınlanan 162 no’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yapılan değişikliğe göre Kararnamenin 2.maddesi ‘Kredi veren tarafından tazmin talebinde bulunulmadan önce,

yararlanıcıya Kararın 4 üncü maddesi ile hüküm altına alınanan yapılandırma kapsamında veya 15/8/2018 tarihli ve 30510 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Finansal Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması Hakkında Yönetmelik kapsamında yapılandırma imkanı tanınmış olması gerekir” hükmünün getirildiğini, tazmin talebinden önce firmalara yapılandırma imkanı tanıması gerekmesine rağmen, bankaca buna ilişkin bir imkan sağlanmadan takip başlatıldığını, müvekkilinin kefaletinin TBK hükümlerine göre sona erdiğini, 818 sayılı BK kapsamında alınan kefaletlerin şekil yönünden geçersiz hale getirildiğini,

müvekkilinin imzasının bulunan bir GKS bulunmadığını, GKS'nin tip sözleşme şeklinde düzenlendiğini ve genel işlem koşulları içermesi nedeniyle kefaletin geçersiz olduğunu, sözleşmenin hiçbir hükmünün müzakere edilmediğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, genel kredi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı ... vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı ile dava dışı borçlu ... şirketi arasında düzenlenen 12.000.000 TL limitli 15.10.2016 tarihli genel kredi sözleşmesinin her iki kefil tarafından imzalandığı,

kefalete ilişkin kısımda kefalet tutarının rakam ve yazı ile kefalet tarihini ve kefalet türü ile azami süresinin kefilin el yazısı ile yazıldığı ve kefaletin TBK'nın 583.maddesinde belirtilen yazılı şekil şartını taşıdığı anlaşılmıştır.

Dosyadaki belgelerden, istinaf başvurusunda bulunan davalı ...'in borçlu şirketin ortağı olduğu, 16.02.2017 tarihli sicil gazetesine göre davalının şirketteki 112.000 adet payını 07.02.2017 tarihli devir sözleşmesi ile ...'a devir ederek şirket ortaklığından ayrıldığı, bu nedenle şirket ortağı ve yöneticisi olan davalının eşinin rızasının aranmasının gerekmediği ve kefaletin TBK'nın 583 ve 584. maddeleri gereğince geçerli olduğu anlaşılmıştır.

Diğer yandan, kefalet sözleşmesinin geçerli olarak kurulmasından sonra şirket ortaklığının devri veya başka bir nedenle tek taraflı şekilde kefaletten istifa edilmesi mümkün değildir. Kullandırılan kredi davalının da imzası bulunan genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırıldığı anlaşılmıştır. Kredi borcunun ödenmemesi üzerine bankaca 06.12.2018 tarihli Beyoğlu .... Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarı ile hesabın kat edilerek, kredi borcunun ödenmesi talep edilmiştir.

Dosyada bulunan bilirkişi raporuna göre, kat ihtarının 06.12.2018 tarihinde borçlu ve vekillere tebliğ edildiği, verilen bir günlük ödeme süresinden sonra temerrüt oluştuğu anlaşılmıştır. İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı tarafından borçlular ... Limited Şirketi, ..., ..., ...

Limited Şirketi aleyhine ticari artı para kredisinden 197.760,90 TL ana para 758,53 TL işlemiş akdi faiz, 37,93 TL BSMV olmak üzere toplam 198.557,36 TL, ...

Kredisi yönünden 72.497,66 TL ana para 2.765,70 TL işlemiş faiz, 141,28 TL BSMV olmak üzere toplam 75.404,64 TL, taksitli ticari kredi alacak yönünden 1.460.978,42 TL ana para, 14.989,55 TL işlemiş faiz, 749,48-TL BSMV olmak üzere toplam 1.476.717,45 TL, DBS ticari kredi alacak için 13.766,35 TL ana para, 1.851,28 TL işlemiş faiz, 92,56 TL BSMV olmak üzere toplam 623.813,44 TL, spot kredi alacak için 133.589,14 TL ana para 6.786,44-TL işlemiş %39,50 akdi faiz, 699,33-TL BSMV toplamı 140.074,91-TL olmak üzere toplam 1.907.464,55 TL;

ile gayri nakdi kredi yönünden 86.400,00 TL çek bedeli ile birlikte toplam 1.907.464,55 TL alacağın, borçlu şirketin tamamından, istinaf eden kefil ... ve diğer davalı ... yönünden ise ticari artı para kredisi alacağı, bizcard kredisi alacağı hariç olmak üzere alacağın 1.633.502,55 TL tutarından sorumlu olmak üzere takip başlatıldığı,

süresinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.HMK 50/1 maddesi uyarınca HMK'nın yetki hükümlerinin takip bakımından da uygulanması gerektiği, davalının kefil olarak imzaladığı sözleşmede bulunan yetki şartının HMK'nun 17. maddesine göre geçerli olması nedeniyle takip ve dava bakımından yetkinin doğru tespit edildiği anlaşılmıştır.

Davanın kefillere yönelik açıldığı, takibin 13.12.2018 tarihinde başlatıldığı, takip sonrası 08.05.2019 tarihinde borçlu şirket hakkında verilen kesin mühletin kefil açısından bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Banka ve borçlunun tacir olması, genel kredi sözleşmesinin müzakere edilerek imzalanması ve bu hususun tutanakla belirlenmesi karşısında genel kredi sözleşmesi ve kefalete ilişkin hükümlerin genel işlem koşulları nedeniyle geçersiz olduğu kabul edilemez.

Şirket yetkilisi olan davalının kefalet sözleşmesini usulüne uygun şekilde düzenledikten sonra borcun ödenmesi sırasında bu hususu ileri sürmesi dürüstlük kuralına uygun değildir. İstinaf başvurusunda 31.10.2016 tarihli ve 2016/9538 sayılı BK karalı ile yürürlüğe konulan ...

Tarafından Sağlanan Hazine Desteğine ilişkin kararda değişiklik yapan 162 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararnamesi uyarınca borçlu şirkete yeni bir ödeme planı verilmeden takibe başlanmasının usulsüz olduğu belirtilmiştir. Ancak, belirtilen kararda kullandırılacak krediler yönünden bir takım öneriler sunulmakla birlikte zorunlu olarak kredi alacaklarının talep edilebilmesi için mutlaka, borcunu ödemeyen borçluya bir süre verilmesi gerektiğinden söz edilmemiştir.

Davacı tarafından, davalıya kullandırılan kredi ... teminatlı kredi olarak tesis edilmiştir. Genel kredi sözleşmeleri, ...

AŞ ile davacı banka arasında akdedilen Hazine Desteği Kapsamında Verilecek Kredi Kefalet işlemlerine İlişkin Protokol ve 20.10.2016 tarihli, 2016/9538 sayılı Bakanlar Kurulu kararı birlikte incelendiğinde, Protokolün D. maddesindeki kurum kefaletleri ile kullandırılan kredilerin tazmin, takip ve tahsilat süreçlerine ilişkin kredi verenler ile kurum arasında düzenlenen protokol kısmının 4.maddesinde "kurumun kefaleti ile kullandırılan kredinin temerrüte düşmesi halinde kredi verene karşı tazmin sorumluluğunda yararlanıcıya ait defiler saklıdır".

Hükmü bulunmaktadır. 4.1.1-11.maddesinde maddede ise bankanın ...'den talepte bulunma şartları düzenlenmiştir. 4.2.1.maddesinde ise "Kurumun kefaleti ile kullandırılan kredinin temerrüdü halinde kurumun alacağı dahil kanuni işlemleri kredi veren tarafından yürütülür. Kredi verenin talep etmesi halinde kurum kanuni takip işlemlerinin yürütülmesini teminen kredi verenin yetkilendireceği yada göstereceği avukatlar adına vekalet düzenler." hükmü bulunmaktadır.

20.10.2016 tarihli ve 2016/9538 ayılı Bakanlar Kurulunun 6. Maddesinde, temerrüt halinde takip süreçlerinin kredi verenlerce yürütüleceği, temerrüt durumunda teminatların nakde çevrilmesine ve kanuni takibe ilişkin işlemlerin kredi verenler tarafından yürütüleceği, kredi verenlerin nakde çevrilen teminatlar ve takip neticesinde elde edecekleri tahsilatın tazmin edilen kefalet oranında Kuruma aktarılacağı düzenlenmiştir.

Bu hükümlere göre ... ile davacı banka arasındaki ilişki TBK'nın 583. maddesindeki müteselsil kefalet ilişkisinden farklı olup söz konusu Protokol ve anılan özel düzenlemelere tabi olduğu, bu hükümler karşısında ... AŞ tarafından yapılan kefalet ödemesi bulunması halinde, kredi veren bankanın icra takibine devam ederek tahsil ettiği bedelden tazmin edilen kefalet miktarını ... AŞ'ye aktaracağı anlaşılmaktadır.

Bu nedenle, bankaca ... kefaleti ile verilen kredinin takip ve tahsili için işlemler yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, kefaletin geçirli şekilde kurulduğu ve hesabın kat edildiği, kefalet sözleşmesinde iptali gerektirir bir genel işlem koşulu bulunmadığı, davalının kefaletinin doğmuş ve doğacak kredi borçlarını kapsadığının kefalet beyanında belirtildiği, davalının kefaleti ile kullandırılan kredinin tamamen ödenerek sona erdirildiği ve yeni teminatlar alınarak borçlu şirkete yeniden kredi kullandırıldığı ve bu kapsamda kefaletin sona erdiğinin usulüne uygun delillerle kanıtlanmadığı,

davalının istinafa başvurusundan sonra sunduğu dilekçede bu yöne ilişkin olarak ileri sürülen soyut beyanların dikkate alınamayacağı, takip konusu borcun geçerli şekilde düzenlenmiş olan kefalet sözleşmesinin kapsamında kaldığı anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 83.688,16 TL istinaf karar harcının davalı ...'den tahsiline, 3-Davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 25.04.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/830, K. 2024/661, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/830
Karar No
2024/661
Tarih
25 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/831 K.2024/270
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/831 K.2024/625
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/832 K.2024/654
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/835 K.2024/287
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/836 K.2024/464
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/838 K.2024/433

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.