KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Dosya no
- 2021/935
- Karar no
- 2024/1473
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 17.02.2021
- Numarası
- 2017/639 Esas - 2021/117 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Eşya taşımadan kaynaklı
Karar Metni
1.785 kelime·9 dk okuma
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mal alım satımından kaynaklanan ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından davalı şirket adına faturalar düzenlendiğini, davalı şirketin 58.000,00-EURO tutarındaki borcunu müvekkiline ödemediğini, bunun üzerine 58.000,00-EURO’nun tahsiline yönelik olarak davalı şirket aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının yasal süresi içerisinde borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalı/borçlu şirketin borca itirazında hiçbir belge göstermeden müvekkil şirkete sadece 45.580,00-EURO borcu bulunduğunu beyan ederek takibin 9.420,00-EURO'luk kısmına itiraz ettiğini, davalının bu iddiaların tamamen farazi olduğunu, ticari defter ve kayıtların araştırılmasında haklılıklarının ortaya çıkacağını belirterek ve dilekçesinde ileri sürdüğü diğer nedenlerle davalı şirketin İstanbul ...
İcra Müdürülüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı kısmi itirazın iptali ile takibin devamına, davalı şirket aleyhine %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirketin davacı şirketten 17/10/2016 tarihinde Türkmenistan'ın Aşkabat şehrine müşterisi dava dışı ... şirketine ait malların taşınması amacıyla 11 adet TIR kiraladığını, araç şoförlerininin taşıma bedeli ödenmeden taşınan yükü boşaltmayacağını beyan etmeleri üzerine davacı şirketle derhal iletişime geçildiğini, bu aşamada kiralanan aracın davacı şirkete ait olmadığının ve davacı şirketin araçları (TIR’ları) ... Dış Tic. Ltd.
Şti.'nden kiraladığının ortaya çıktığını, davacı şirketle yapılan görüşmelerden olumlu sonuç alınamaması üzerine müşterisinin malını gününde teslim etmek zorunda olan müvekkili şirketin taşımayı yapan araç sahibi firmadan cari hesap ekstresi ve kiralama sözleşmesini talep ettiğini, böylece davacı şirketin taşımayı fiilen yapan dava dışı ... şirketine 9.420,00-EURO borcu bulunduğunu öğrendiklerini, araçların gümrükten geçebilmesi için davacı şirketin ...’a borcu olan 9.420,00-EURO'nun 03/02/2017 tarihli makbuzla anılan firmaya ödenmek zorunda kalındığını, dava dışı ...
Dış Tic. Ltd. Şti.'nin de davaya dahil edilmesini, sonuç olarak müvekkilinin borcu ödemesi sebebiyle haksız açılan davanın reddine, davacı taraf aleyhine %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...İddia, savunma, tüm dosya kapsamı, dosyadaki bilgi ve belgeler ile dosyada alınan kök ve ek bilirkişi raporlarındaki tespitlere göre; davalı şirket ile davacı şirketin 17/10/2016 tarihinde dava dışı müşterisine ait malların Türkmenistan’ın Aşkabat şehrine taşınması konusunda anlaştıkları, davalı şirketin bunun için davacı şirketten 11 adet TIR kiraladığı, TIR’1arın ihbar olunan ...
Dış Tic. Ltd.
Şti.’ne ait olduğu, davalı şirketin malları taşıtıp alıcıya teslim ettiği, ancak taşımayı yapan TIR’lar Aşkabat gümrüğüne geldiğinde TIR sürücülerinin taşıma ücretleri kendilerine ödenmeden taşıdıkları malları boşaltmayacaklarını bildirmek suretiyle direnmeleri, böylece taşınan emtia üzerinde mevzuattan kaynaklanan hapis haklarını kullanmaları üzerine davalı şirket tarafından ...’a (...’un davacıdan olan alacağına mahsuben) 03/02/2017 tarihli makbuzla 9.420-Euro ödemek zorunda kaldığı,
davacı taraf yargılama sırasında her ne kadar müvekkili şirketin ... firmasına borcunun bulunup bulunmadığının davalı ... kesinlikle ilgilendirmediğini, müvekkili şirketin rızası, bilgisi ve onayı olmadan bu firmaya yapılan ödemenin hukuken bir geçerliliği olmadığını iddia etmiş ise de son taşıyıcı konumunda olan ... firmasının taşıma sözleşmesinden doğan alacakları için hapis hakkına sahip olduğu,
taşımayı fiilen yapan ...’a ait araçları kullanan TIR sürücülerinin taşıma ücretlerinin ödenmesi için taşınan emtialar üzerinde hapis hakkını kullanarak ödeme almadan malları araçtan indirmeyeceklerini bildirmeleri karşısında dava dışı müşterisine malları zamanında teslim etme sorumluluğu bulunan davacı şirket tarafından bu kapsamda ...'a ödeme yaptığı, böylelikle davalı şirket tarafından dava konusu yapılan taşımaya ilişkin bakiye bedelin hapis hakkını kullanan alt taşıyıcı ...’a ödendiği,
taşıma söktöründeki uygulamalar ve TTK.’nun yukarıda belirtilen açık hükümleri ile ihbar olunan ... firmasının davacıdan olan alacağı için davalıya karşı hapis hakkını kullanma imkanı gözetildiğinde, davalı şirketin davacıya olan borcunun davacıya ödenmiş gibi mahsup edilebileceği, bu şekilde davacı şirketin davalı şirketten olan 9.420 Euro tutarındaki alacağının yapılan ödeme ile ortadan kalktığı, sonuç olarak davacının itiraza uğramayan 03/02/2017 tarihli makbuzla yaptığı ödeme ile davacıya borçlu olmadığını kanıtlamış olduğu ve böylece dava konusu borcundan kurtulduğu,
alacağını ispat etmek durumundaki davacının ise davalı şirketten alacaklı olduğunu kanıtlayamadığı..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Mahkemenin gerekçeli kararında ... firmasının davalıya karşı hapis hakkını kullanma hakkı olduğu peşinen kabul etmiş ise de hapis hakkı kullanılmasının belirli başlı şartları olmakla birlikte gerekçeli kararda hapis hakkının şartları irdelenmeden doğrudan ... firmasının hapis hakkının bulunduğunun belirtilmesi nedeniyle mahkeme kararının hatalı olduğunu, Taşıyıcı şirketin malı boşaltmamasının sebebi navlun alacağından mı yoksa ödenmeyen kira alacaklarından mı kaynaklandığı olduğunu, eğer malın boşaltılmamasının sebebi navlun alacağı ise ödenmeyen navlun alacağının 1.550 Euro olduğunu,
kaldı ki sözleşme kapsamında taşıyıcının malı boşaltmadan navlun alacağını talep etmesi de mümkün olmadığını, eğer malın boşaltılmamasının sebebi ödenmeyen kira alacağı ise taşıyanın bu alacağı için CMR Sözleşmesi gereğince hapis hakkı bulunmadığını, ancak mahkemece CMR sözleşmesi hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, 6102 sayılı TTK’nın 870/1. maddesindeki, taşıma ücretinin eşyanın teslimi ile muaccel olacağı yönündeki düzenleme ise tamamlayıcı hukuk normu olduğunu, başka bir deyişle taşıma ücretinin,
taşınan eşya gönderilene teslim edildiği anda ödenecek bir borç hâline dönüşmekle birlikte gönderen taşıma başlamadan önce taşıma ücretini ödeyebileceği gibi taşıma sözleşmesinde taşıma ücretinin gönderilen tarafından ödeneceği de kararlaştırılabileceğini, Yargıtay 11.HD 27.2.2006-E2093/K1954 özeti.
“Taşıyıcı, edinimini gereği gibi ifa ettiğini kanıtladığı takdirde, taşıma ücretine hak kazanır” dediğini, taşıyıcının malı teslim ettikten sonra bir ay (30 gün ) içerisinde alacağı için rehin hakkı kullanabileceğini, kullanmamış olsa bile bir yıllık zaman aşımı süresi içerisinde alacağı ile ilgili icra ve itiraz halinde dava açabileceğini, “rehin hakkı kullanırım/kullanıyorum, malınızı vermiyorum” gibi sözlerin söylendiği iddiası bu sebeple de gerçek dışı olduğunu,
Taşıyıcının hapis hakkı bulunmadığından velevki hapis hakkı bulunsa dahi bu tutarın taşıma sözleşmesinde düzenlenen navlun bedelinin ödenmeyen kısmı için geçerli olduğundan davalının taşıyıcıya ödeme yapması hukuka aykırı olup yapılan ödemenin müvekkilini bağlamadığını, bir an için hapis hakkının varliği düşünülse dahi davalının ödemesi gereken bedel bakiye kalan 1.550 euro navlun ücret bedeli olduğunu, davalının, müvekkilinin taşıma ile hiçbir ilgisi bulunmayan kiralanan araçların kira borcunu ödemek gibi bir yükümlülüğü bulunmadığını,
Mahkemenin gerekçeli kararında sadece TTK hükümlerini değerlendirmiş ise de dava konusu olayda yabancılık unsuru bulunduğundan öncelikle eşyaların karayolundan uluslar arası nakliyatı için mukavele sözleşmesi (CMR) kapsamında değerlendirme yaparak karar vermesi gerekirken hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna itibar ederek peşinen taşıyıcının hapis hakkının bulunduğuna kanaat getirmesinin hapis hakkının şartlarını değerlendirmemesi sebebiyle hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,
kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, eşya taşımaya ilişkin ticari ilişkiden kaynaklı açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılmış olan ilamsız icra takibine yöneltilen itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş ; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı davlıdan cari hesapta alacaklı olduğunu ileri sürerek takip başlatmış, davalı yanca takipte istenen 58.000 Euronun 9.420 Euroluk kısmı yönünden itiraz edilmiş, davacı yanca bu kısıma yönelik itirazın iptali için eldeki dava açılmıştır.
Davalı ise, davacıdan taşıma için 11 adet tır kiralandığını, kiralanan araçların davacıya ait olmadığının anlaşıldığını, davacının da bu araçları üçüncü kişi dava dışı ... Ltd.
Şti den kiraladığının anlaşıldığını, yurt dışı müşterisine malların tır sürücülerinin taşıma ücretleri ödenmeden teslim edilmeyeceğinin bildirildiğini, bunun üzerine davacıyla irtibat kurulduğunu, ancak sonuç alınamadığını, bunun üzerine davacının dava dışı şirkete var olan 9.420 Euro borcunun kendilerince ... Ltd. Şti ye ödenmek zorunda kaldığını, ödeme kapsamında 03.02.2017 tarihli makbuzun düzenlendiğini, bu ödemenin açıklandığı üzere davacının dava dışı ... Ltd.
Şti ye borcu nedeniyle yapılmak zorunda kalındığını, aksi halde yurt dışı alıcıya malların teslim edilmeyeceğinin bildirildiğini, bu nedenle davacı adına ödenen 9.420 Euro nedeniyle davacının alacak talebinin yerinde olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep ettikleri anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi kök ve ek raporundaki tespitler ışığında davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda ve sunulan sözleşmeler dikkate alındığında, eldeki davanın davacısı ile dava dışı ... Ltd. Şti arasında imzalanan 18.10.2016 tarihli tedarikçi taşıma sözleşmeleri ile 11 adet tırın şoförleri ile birlikte taşıma hizmeti için anlaşıldığı, yine davacının davalı ile akdedilen 19.10.2016 tarihli tedarikçi taşıma sözleşmeleri ile davalının mallarının Polanya' dan Türkmenistan' a taşınması için anlaşıldığı ihtilafsızdır.
Yine davacının dava dışı ( sonradan ihbar olunan) ... Ltd. Şti ile akdettiği taşıma sözleşmesinde ödeme şeklinin %80 avans kalan % 20 nin boşaltmaya müteakip ödeneceği kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre davalı gönderen( taşıtan) davacı akdi taşıyan ve dava dışı ( sonradan ihbar olunan) ... Ltd. Şti fiili taşıyan olup, taşıma ilişkisi CMR hükümlerine tabi bir taşımadır.
Davalı fiili taşıyanın hapis hakkı kapsamında akdi taşıyandan alacağı nedeniyle hapis hakkını kullandığını ileri sürerek fiili taşıyıcının akdi taşıyıcı davacıdan olan alacağını ödemek zorunda kaldığını, bu surette davacıya olan borcunun bu ödemeyle sona erdiğini ileri sürmüş, mahkemece de alının bilirkişi raporlarında işaret edilen TTK'nın 870, 871 ve 891 maddeleri kapsamında taşıyanın hapis hakkı hükümleri ile ihbar olunan beyanları ışığında davanını reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Oysa yukarıda açıklandığı üzere, davacı akdî taşıyan, davalı gönderen (taşıtan) ihbar olunan ise fiiili taşıyıcı konumunda olup, taşıma CMR hükümlerine tabi bir taşımadır.
Oysa taşımanın niteliği ile taraflarının taşımadaki sıfatları değerlendirilmediği gibi, davacı ile dava ihbar olunan fiili taşıyıcı arasındaki taşıma sözleşmelerinde navlunun ödeme şekli hiç değerlendirilmeden ve bu surette dava ihbar olunan fiili taşıyanın sözleşme hükümleri kapsamında hapis hakkı kullanmasınını mümkün olup olmadığı,
bu surette eldeki davada taşıtan (gönderen) konumunda olan davalının fiili taşıyanın hapis hakkı kapsamında davacı navlun borcunu (fiili taşıyana) ödemesinin kendisini davacıya karşı borçtan kurtarıp kurtarmayacağı değerlendirilmemiştir.Yukarıdaki açıklamalar ışığında,
ilk derece mahkemesince davacı vekilinin alınan 2. Ek rapora karşı bu yönde ileri sürdüğü itirazları da değerlendirmek üzere ve taşıma ilişkisinde tarafların sıfatları ve davacı ile ihbar olunan fiiil taşıyıcı arasındaki sözleşme hükümleri dikate alınarak gerekirse taşımanın uluslar arası karayolu taşımasını düzenleyen CMR hükümleri ışığında değerlendirilmesi için bu alanda uzmanlarından oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporlarına dayalı olarak ve taşıma sözleşmesinin niteliğini,
tarafların sıfatını ve ihtilafsız taşıma sözleşmesindeki navlun ödeme borcunun muacceli yetine dair düzenlemeler dikkate alınmaksızın kurulan hüküm isabetli olmamıştır.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesini istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/935, K. 2024/1473, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama