İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/493 K.2025/843

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan…

Esas2022/493Karar2025/843Tarih16 Mayıs 2025Okuma10 dk · 2.063 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
16 Mayıs 2025
Dosya no
2022/493
Karar no
2025/843
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
20/10/2021
Numarası
2019/88 E. - 2021/707 K.
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.063 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı ve davalı arasında ticari ilişki olduğunu, davacının davalıdan takip tarihi itibarı ile 125.562,18-TL alacağının bulunduğunu, alacağın tahsil edilememesi neticesinde davalı aleyhine ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe konu olan toplam borcun 78.239.77 TL'lik kısmını 04.12.2019 tarihinde icra dosyasına ödediğini, toplam borcun 69.128,78-TL'lik kısmını kabul ettiğini ve fazlaya ilişkin borca, faize ve ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etiğini, takibin kısmi olarak durdurulduğunu,

davacı ile borçlu arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan ve aralarında yapılan anlaşma gereği ve dosyaya sunulu cari hesap ekstrelerinden de anlaşılacağı üzere davacının davalıdan takip tarihi itibarı ile 123.562,18-TL asıl alacağı bulunduğunu, davalının bakiye kısım için itiraz etmesi sebebiyle davalı tarafından itiraz edilen 54.433,40-TL üzerinden itirazın iptaline ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle; davalı ile davacı arasında cari hesap ilişkisi olmayıp sadece ticari ilişki olduğunu, TTK'nın 89 ve 101.maddeleri anlamında bir sözleşme bulunmadığını, davalının davacıya hiçbir borcu bulunmadığının tüm defter ve kayıtlarından bunun anlaşılacağını, davaya dayanak takip içeriğinde itiraz edilen ve taraflar arasındaki ihtilafı oluşturan bedelin 24.09.2018 tarih ve ... sayılı, 14.036,10 TL bedelli ve 24.09.2018 tarihli, ... sayılı 40.397,30 TL bedelli (toplam 54.433,40 -TL) iki faturadan kaynaklandığını,

davalının bu faturalara ihtarname ile TTK'nın 18/2 maddesi uyarınca süresi içerisinde itiraz etiğini ve iade ettiğini, davalı tarafından süresi içerisinde faturalara itiraz edildiğinden ilgili faturaların taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak tanzim edildiğinin, hizmet verildiğinin ve bedelin anlaşılan bedel olduğunun, en nihayetinde alacağın varlığı hususunun ispat külfetinin davacı tarafa ait olduğunu, alacağın varlığı ve faturanın taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak tanzim edildiğinin ispat yükü davacı tarafa aitse de bu hususu ispata ilişkin hiçbir delil sunmadığını,

davacı tarafça talep edilen alacak ve alacağa dayanak olarak keşide edilen faturanın taraflar arasındaki sözleşmeye de aykırı olduğunu, sözleşmeye aykırı olarak tanzim edilen faturanın hiçbir ispat külfetinin ve bu şekilde yapılan alacak talebin kabulünün mümkün olmadığını, icra inkar tazminatı talebinin de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, savunarak, davanın reddi ile alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Taraflar arasındaki ihtilaf. İcra takibinden dolayı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının itirazında haklı olup olmadığı, alacağın likit olup olmadığı hususlarında toplanmıştır.Tüm dosya kapsamından. Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, alacağını alamayan davacının ...

Sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, davalının icra takibine itiraz ile icra takibini durdurmuş olduğu, itiraz ile duran icra takibine devam için iş bu itirazın iptali davasının ikame edildiği, davalının ticari defterlerinin talimat Mahkemesi Bilirkişisince incelendiği, davacı ticari defterlerinin Bilirkişi vasıtasıyla incelendiği ve talimat Mahkemesi'nden alınan Bilirkişi Raporunun da değerlendirilmesi suretiyle Bilirkişi Kök ve Ek Raporları hazırlandığı, davacının 2017 ve 2018 yılı ticari defterlerinin incelendiği, davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve kendi lehine delil olma niteliğine sahip olduğu,

davacı tarafın incelenen 2018 yılına ait ticari defterlerinde davalı taraftan son işlem tarihi olan 27.09.2018 tarihi itibarı ile ve icra takip tarihi itibarı ile 123.562,18-TL alacaklı olduğu, davalı tarafın 04.12.2018 tarihinde ...bank vasıtasıyla davacı tarafa 69.128,78-TL ödeme yaptığı, davacı tarafın davalı taraftan 04.12.2018 tarihi itibarıyla 123.562,18-TL - 69.128,78-TL : 54.433,40-TL alacaklı olduğu, talimat Mahkemesi Bilirkişisince düzenlenen raporda davalı tarafın 2018 yılına ait ticari defterlerinin whatsapp programından Bilirkişiye ulaştırılmış olduğu,

davalı firmanın keşide etmiş olduğu fiyat farkı faturalarının kopyalarının Bilirkişiye ulaşmamış olduğu, Talimat Bilirkişisinin Raporunu hazırlarken dosya içerisindeki fatura bilgilerinden yararlandığı, 2017 yılına ait defterlerinin firmanın vergi incelemesi sürecinde olmasından dolayı Talimat Bilirkişisine teslim edilmediği, bu şekilde davalı tarafın incelenen ticari defterlerinin 04.12.2019 tarihi itibarıyla hesap bakiyesinin sıfır olarak tespit edilebildiği, taraflar arasındaki bu hesap bakiye farklılığının 54.433,52-TL fiyat farkı faturalarının davacı tarafından ticari defterlerine kaydedildiği,

davalı tarafın ticari defterlerinde ise bu iade fiyat farkı açıklamalı faturaların kayıtlı olmadığı, davacı tarafın düzenlediği 40.397,30-TL ve 14.036,10-TL tutarlı fiyat farkı açıklamalı ihtilafa konu faturaların davacı tarafın düzenlediği hangi faturalara karşı düzenlendiğinin anlaşılamadığı, davalı tarafça bu faturalara karşı itiraz edildiğine dair dosya içeriğinde herhangi bir belgeye rastlanmadığı, dolayısıyla davalının İstanbul ...

İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazının iptali ile davacının davasının kabulüne, İstanbul ...

İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takibinin 54.433,30-TL üzerinden devamına, 54.433,30-TL'ye 26.11.2018 tarihinden fiili ödeme tarihine kadar yıllık kısa vadeli avans faizi işletilmesine, 54.433,30-TL'nin %20'si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir. " gerekçesiyle, davalının... sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazının iptali ile davacının davasının kabulüne, icra takibinin 54.433,30-TL üzerinden devamına, 54.433,30-TL'ye 26.11.2018 tarihinden fiili ödeme tarihine kadar yıllık kısa vadeli avans faizi işletilmesine,

54.433,30-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı ile davacı arasında cari hesap ilişkisi olmayıp sadece ticari ilişki olduğunu,TTK'nın 89 ve 101.maddeleri anlamında bir sözleşme bulunmadığını, davalının davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, talimat ile alınan bilirkişi raporunda borcun olmadığının tespit edildiğini, davacının fiyat farkı faturalarına süresinde itiraz etmediğini, tüm defter ve kayıtlarından bunun anlaşıldığını, davaya dayanak takip içeriğinde itiraz edilen ve taraflar arasındaki ihtilafı oluşturan bedelin 24.09.2018 tarih ve ...sayılı, 14.036,10 TL bedelli ve 24.09.2018 tarihli,

... sayılı 40.397,30 TL bedelli (toplam 54.433,40 -TL) iki faturadan kaynaklandığını, davalının bu faturalara ihtarname ile TTK'nın 18/2 maddesi uyarınca süresi içerisinde itiraz etiğini ve iade ettiğini, davalı tarafından süresi içerisinde faturalara itiraz edildiğinden ilgili faturaların taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak tanzim edildiğinin, hizmet verildiğinin ve bedelin anlaşılan bedel olduğunun, en nihayetinde alacağın varlığı hususunun ispat külfetinin davacı tarafa ait olduğunu,

alacağın varlığı ve faturanın taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak tanzim edildiğinin ispat yükü davacı tarafa aitse de bu hususu ispata ilişkin hiçbir delil sunmadığını, davacı tarafça talep edilen alacak ve alacağa dayanak olarak keşide edilen faturanın taraflar arasındaki sözleşmeye de aykırı olduğunu, sözleşmeye aykırı olarak tanzim edilen faturanın hiçbir ispat külfetinin ve bu şekilde yapılan alacak talebin kabulünün mümkün olmadığını,

mal teslimleri kabul edilmemekle birlikte davacı tarafından dosyaya sunulmuş ve alacaklı olduğunu iddia ettiği miktara tekabül eden ve mal teslimini ispata yarar irsaliye vb. bir teslim evrakı sunulmadığını, malların teslim edildiğini ispat yükü davacı üzerinde olup mal teslimleri ispat edilemediğini, ancak bilirkişi tarafından müvekkilin mal teslimlerine bir itirazının olmadığı gibi bir husus ifade edilmekte ve bu ifade tarafımızın cevap dilekçesindeki iddialarıyla birebir ters düşmekte olduğunu,davalı tarafından süresi içerisinde faturalara itiraz edildiğinden tüm ispat külfetinin TMK m. 6 uyarınca davacı tarafa ait olduğunu,

fiyat farkı oluşturan iş ve işlemlere ilişkin davacı tarafça bir açıklama yapılmadığını, eksik ifa edilen işler sebebiyle düzenlenen fiyat farkı faturalarına ilişkin ticari ilişkideki faturaların taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak tanzim edildiğini, hizmetin verildiğini ve bedelin anlaşılan bedel olduğunu, en nihayetinde alacağın varlığı hususlarında bir açıklama getiremediğini, bilirkişi raporunda da davacı tarafından söz konusu faturalara dair somut ispat verilerinin tespit edilmediğinin belirtildiğini,

bu sebeple ilgili alacağın varlığı ve faturanın taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak tanzim edildiğinin ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu, hiçbir delil sunulmadığı nazara alındığında işbu davanın reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, ispat yükünün davacı tarafta olmakla birlikte fiyat farkı faturaları ayrı bir alacak kalemi olup talep edilebilmesi için ortada bir teamüle, sözleşmeye dolayısıyla dayanağa gerek bulunmadığını, kaldı ki fiyat farkı faturalarına ilişkin olarak sundukları teklif-mutabakat belgelerinin incelenmediğini,

gerekçeli kararda ihtilafa konu faturaların davacı yanın düzenlediği hangi faturalara karşın düzenlendiğinin anlaşılamadığı ve dayanaklarının olmadığı belirtilse de ispat yükünün davacı tarafta olduğu dikkate alınarak ve aksinin kabulü anlamına gelmemekle birlikte fiyat farkı faturaları ayrı bir alacak kalemi olup talep edilebilmesi için halihazırda ortada bir teamüle, sözleşmeye dolayısıyla dayanağa gerek bulunmadığını, bilirkişi raporlarının yetersiz ve eksik olduğunu, icra inkar tazminatı talebinin de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,

kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, ticari satıma davalı açık hesap ve fatura alacağının tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı tarafça, davalı ile aralarında alım satım ilişkisi bulunduğu,

cari hesaptan davalının borcu bulunduğu ileri sürülerek 26.10.2018 tarihinde ... sayılı dosyası ile toplam 125.562,18 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı yanca borcun 69.128,78 TL'lik kısmı kabul edilerek ödeme yapılmış, kalan kısım yönünden borca itiraz edilmiştir. Davacı tarafça, bakiye 54.433,40 TL alacak yönünden eldeki itirazın iptali davası açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları, faturalar ve diğer belgeler incelendiğinde; taraflar arasında 2017 yılı Ekim ayından başlayan ticari ilişki bulunduğu, davacının davalıya bir kısım mal satışı yaptığı ve faturalar düzenlediği,

ilişkinin karşılıklı alacak ve borçların kaydedilerek mahsubu suretiyle gerçekleştiği, teknik anlamda bir cari hesap ilişkisinin bulunmadığı anlaşılmakta olup davacı yanca bu ilişkinin cari hesap ilişkisi olarak nitelendirilmesinin taraflar arasındaki cari hesap sözleşmesi bulunduğunu göstermeyeceği gibi sonuca da bir etkisi bulunmadığı kanaatine varıldığından aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. görülmüştür.HMK'nın 190.maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu,

TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.

Davacı taraf arada ticari ilişki bulunduğunu, faturada yazılı malların teslim edildiğini davacı taraf ispatla yükümlüdür.Taraflar arasındaki ihtilafın ve ticari defter kayıtlarındaki uyumsuzluğun, davalı yanca davacıya hitaben düzenlenen 24.02.2018 tarihli, 40.397,42 TL bedelli fatura ile 24.02.2018 tarihli ve 14.036,10 TL bedelli '''fiyat farkı'' açıklamalı faturadan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.Davalı tarafından davacı adına düzenlenen 24.02.2018 tarihli, ... sayılı ve 14.036,10 TL bedelli '''fiyat farkı'' açıklamalı faturanın açıklama kısmından, davacının, davalı adına düzenlediği 10.02.2018 tarihli, ... no'lu ,

26.613,72 TL miktarlı faturasına istinaden kesildiği anlaşılmaktadır. Davacının bu faturasına konu malların davalı yana teslimine ilişkin ... sayılı sevk irsaliyesinden fatura konu malların davalı yana teslim edildiği, davalı yanca bir itiraz ileri sürülmeksizin sevk irsaliyesinin imzalanarak malların teslim alındığı görülmektedir.

Bu durumda davalı taraf, davacının 10.02.2018 tarihli mal faturasına karşı TTK'da faturaya itiraza ilişkin yer alan yasal 8 günlük süre içinde bir iade faturası düzenlemediği gibi sevk irsaliyesi ile fatura konusu malları itirazsız teslim almış olup bu haliyle davacının 10.02.2018 tarihli faturasına konu malların teslim edildiği,

fatura içeriğinin de kesinleştiği, bu faturaya istinaden davalı yanca süresinden sonra düzenlenen 24.02.2018 tarihli fiyat farkı faturasının dayanağının davalı yanca ispatlanamadığı ve bu miktar kadar davacıya borçlu olduğu kanaatine varılmıştır.Taraflar arasındaki ihtilafın diğer sebebi olan ve davalı yanca davacı adına düzenlenen 24.02.2018 tarihli, ... sayılı, 40.397,42 TL bedelli ''fiyat farkı'' açıklamalı faturanın ise davacının hangi faturasına ilişkin olduğuna dair bir bilginin yer almadığı, bu faturanın davacı ticari defterlerine 24.02.2018 tarihinde kaydedildiği,

davacının yasal 8 günlük süre içinde, 28.02.2028 tarihli, ... sayılı ve 40.397,42 TL bedelli ve davalının fiyat farkı faturasına istinaden iade amaçlı faturayı düzenlendiği, davalının ise davacı yanca düzenlenen bu faturayı kendi ticari defterlerine 01.03.2018 tarihinde kaydettiği, ancak buna karşı yasal 8 günlük sürede herhangi bir iade faturası düzenlemediği ve davacının 28.02.2018 tarihli faturasının içeriğinin kesinleştiği, dolayısı ile davalı yanca ilk olarak düzenlenen 24.02.2018 tarihli ve 40.397,42 TL'lik faturasının davacı yanca kabul edilmemesi yönünde davacı iradesinin ortaya konulduğu,

daha sonraki tarihlerde karşılıklı düzenlenen faturaların davalının bu iki fatura kapsamında davacıdan alacağı olduğunu ispatlamayacağı, bilakis davacının davalıdan bu fatura bedeli kadar alacaklı olduğunu ortaya koyduğu kanaatine varılmıştır.Sonuç olarak davalının, davalı yanca davacıya hitaben düzenlenen 24.02.2018 tarihli, 40.397,42 TL bedelli fatura ile 24.02.2018 tarihli ve 14.036,10 TL bedelli '''fiyat farkı'' açıklamalı faturalardan dolayı davacıdan alacaklı olduğunu ispatlayamadığı, bilakis taraf ticari defterleri, bilirkişi raporları ve faturalar uyarınca, davacının davalıdan 54.433,52 TL bakiye alacağı bulunduğu anlaşıldığından,

mahkemece bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmüştür.

Ayrıca, dava konusu alacak açık hesap alacağından kaynaklandığından likit olup mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi de yerinde olmuştur.Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 2.788,76 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 16.05.2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/493, K. 2025/843, 16 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/493
Karar No
2025/843
Tarih
16 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/495 K.2025/895
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/496 K.2025/412
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/498 K.2025/605
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/498 K.2025/432
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/498 K.2025/366
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/501 K.2025/802

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.