İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/777 K.2025/1376

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin elinde bulunan ... şase numaralı traktörün, şirket yetkililerinin izni ve onayı olmaksızın davalı adına düzenlenen 25.02.2013 tarihli, davacı şirketin kaşesi bulunan, ancak imzası davacı şirket…

Esas2022/777Karar2025/1376Tarih11 Eylül 2025Okuma11 dk · 2.261 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti

Karar tarihi
11 Eylül 2025
Dosya no
2022/777
Karar no
2025/1376
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
07/01/2022
Numarası
2014/309 Esas - 2022/14 Karar
Davanın konusu
Satımın geçersizliği nedeniyle istihkak ve ecrimisil Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.261 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin elinde bulunan ... şase numaralı traktörün, şirket yetkililerinin izni ve onayı olmaksızın davalı adına düzenlenen 25.02.2013 tarihli, davacı şirketin kaşesi bulunan, ancak imzası davacı şirket yetkilisine ait olmayan bir fatura ile devredildiğini, şirket adına işlem yapma yetkisinin ...'a ait olduğunu, faturada şirket kaşesi üzerinde yer alan imzanın ise şirket yetkilisine ait olmadığını, yapılan araştırmada söz konusu aracın ... plakayı aldığının belirlendiğini, devrin hukuka aykırı olduğunu, aracın teslimi hususunda davalı şirket yetkililerine yapılan ikazlara rağmen,

aracın iade edilmediğini ve oluşan zararın giderilmediğini, müvekkiline ait aracın davalı tarafından kulanım aşamasında bir kazaya karışması halinde müvekkilinin maddi sorumluluğunun oluşacağını, aracın kullanılarak yıpratıldığını, aracın haksız şekilde ele geçirilmesinden itibaren günlük 400,00 TL emsal kiralama bedeli bulunduğunu ileri sürerek,

istihkak ve haksız el atmanın önlenmesi talebinin kabulü ile traktörün davacıya teslimine, bunun mümkün olmaması halinde, 72.500,00 TL tutarındaki traktör bedelinin 25.02.2013 tarihinden itibaren bankaların mevduata uygulayacağı ve Merkez Bankasına bildirdiği en yüksek faizi ile birlikte tahsiline, aracın kullanım bedeli olarak dava tarihinden itibaren hesaplanacak günlük ecrimisil bedelinden şimdilik 1.000,00 TL'sinin yasal faizi ile birlikte tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle;

davacının iyi niyetli olmadığını, müvekkilinin davacı şirketin iş işleyişini bilmek zorunda olmadığını, düzenlenen faturanın müvekkilinin defterlerine işlenerek aracın tescil edildiğini, vergi dairesine beyanların verildiğini, aradan 19 ay geçtikten sonra davanın açıldığını, dava konusu traktörün müvekkiline 26.02.2013 irsaliye tarih ve ... irsaliye numaralı fatura ile verildiğini faturada davacı şirketin kaşesinin bulunduğu,

faturadaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının belirtilmesine karşın, bu fatura sonrasında bir çok işlemler yapıldığını, davacının aradan geçen 19 ay boyunca bir bildirimde bulunmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, basiretli bir tacir davranışı da olmadığını, davacı şirketin iç işleyişi ile ilgili organizasyon bozukluğunun faturasının müvekkiline yüklenemeyeceğini, müvekkilinin imza sahteliğini anlayacak bilgisi bulunmadığını, traktörün teslimi sırasında imza incelemesi de yapılamayacağını, fatura ve sevk irsaliyesiyle teslim edilen traktör ile ilgili ecrimisil talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu,

aracın iadesini gerektirecek bir durumun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...dava konusu uyuşmazlık, ... plakalı traktörün sahte belgelerle ve davacı rızası dışında davalıya devredilip devredilmediği ve buna bağlı olarak aracın davacıya teslimi ile davalının ecrimisil ödemesinin gerekip gerekmeyeceğine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkili firma elinde bulunan ... şase numaralı traktörün davacı firma yetkililerinin izni ve onayı olmaksızın davalı firmaya düzenlenen 25.02.2013 tarihli fatura ile devredildiğini, aracın devrinin yapıldığı satış faturasındaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı ve devrin hukuka aykırı olduğundan bahisle aracın davacıya teslimi ve ecrimisil ödenmesini talep etmiştir.

Dosya kapsamında bulunan dava konusu aracın satışına ilişkin 23.02.2013 tarihli sözleşmenin taraflarının ... ... ile ... olduğu, sözleşmede davacı şirket kaşesinin de yer aldığı, sonrasında davacı şirket adına düzenlenen fatura ile noter satış işlemlerinin gerçekleştirildiği, bu satış işleminden kaynaklanan bedelinin dava dışı ...'a ödendiği anlaşılmaktadır.

Davalı tarafla satış işlemine dair imzalanan sözleşmenin tarafı olan ...'in, davacı şirket yetkilisinin Tekirdağ'da bulunmadığı süre zarfında şirket işlerine baktığı yönünde davacı şirket yetkilisi ...'ın Tekirdağ Cumhuriyet Savcılığında verilen ifadesinde beyan ettiği, yine aynı ifadesinde Savcılık evrakı ekinde bulunan ... Nakliye şirketi adına düzenlenen faturanın şirkete ait olduğunu ancak fatura üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.

Yine bir dönem davacı şirkette çalışan ...'ın Tekirdağ CBS'nda alınan ifadesinde kendisinin çalıştığı dönemde şirketin başında ...'ın durduğu, kendisinin bazen Kızıltepe'de olduğu, şirketin başında olmadığı zamanlar herhangi bir araç satışı söz konusu olduğunda kendisine telefonla bilgi verildiği ve satılan ürünün faturasının şirket çalışanları tarafından kesildiği, fakat bu iş için özel olarak görevlendirilmiş veya yetkilendirilmiş herhangi bir kimsenin olmadığı yönünde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır.

SGK dan gelen müzekkere cevabında sözleşme tarihi itibariyle ...'in davacı şirkette sigortalı olarak çalıştığının bildirildiği anlaşılmaktadır Dava konusu aracın davacı şirkete ait işyerinde yapılan satış işleminde, davacı şirkette çalışan ... isimli kişinin şirketi temsile yetkili olduğuna dair resmi olarak verilmiş bir temsil yetki belgesi bulunmasa da, bu kişinin davacı şirkette sigortalı olarak çalıştığı, şirket yetkilisinin şehir dışında olduğu süre zarfında şirketin işlerini yürüttüğü,

davacı şirketin de dava dışı ... isimli kişinin şirketi temsil niteliğinde işlemler yapmasına muvafakat etmek suretiyle temsil ilişkisine zımnen icazet verdiği anlaşılmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2010/13-414 – 2010/412 E.K. sayılı kararında da belirtildiği üzere.

Temsilin söz konusu olabilmesi için temsilcinin hukuki muameleyi temsil olunan adına yapması bunu diğer tarafa bildirmesi, temsilcinin temsil yetkisinin bulunması veya temsil olunanın sonradan yapılan hukuki işleme icazet vermesi gereklidir. Temsilcinin hukuki muameleyi temsil olunan adına yaptığını akdin diğer tarafına bildirmesi herhangi bir şekilde olabilir.

Buna aykırı davranılması halinde yani temsilcinin temsilci olduğunu bildirmediği hallerde hukuki işlem temsilci adına yapılmış kabul edilmelidir. Ancak Türk Borçlar Kanunu m.40/2. fıkra 2. cümledeki hallerde temsilci olunduğu belirtilmemiş olsa dahi temsilin sonuçlarının kabul edilmesi gereklidir.

Bu noktada, mümessil tarafından yapılan hukuki işlemden doğan hak ve borçların temsil edilene ait olabilmesi için gerekli en önemli unsur; mümessilin, temsil edilen adına hukuki işlem yapmaya yetkili olmasıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesinde 'Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.' kuralı getirilmiştir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 40. Maddesinde, 'Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar.Temsilci, hukuki işlemi yaparken bu sıfatını bildirmezse, hukuki işlemin sonuçları kendisine ait olur.

Ancak, karşı taraf bir temsil ilişkisinin varlığını durumdan çıkarıyor veya çıkarması gerekiyor ya da hukuki işlemi temsilci veya temsil olunandan biri ile yapması farksız ise, hukuki işlemin sonuçları doğrudan doğruya temsil olunana ait olur.' hükmünün bulunduğu,

somut olayda SGK kayıtlarına göre ...'in davacı şirkette işçi olarak çalıştığı ve iş yerinde davalıyı karşılayarak ona satış işlemlerinde yardımcı olan ...'in işlemleri yapmaya yetkili temsilci olduğunun davalı tarafından kabul edilmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu ve aksini düşünmenin iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağı, ayrıca davalı tarafın traktör bedelini de kendisine bildirilen kişiye ödediği..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

Müvekkilinin elinde bulunan ... şase numaralı traktörün, müvekkili şirket yetkililerinin izni ve onayı olmaksızın davalı şirket adına düzenlenen 25.02.2013 tarihli fatura ile devredildiğini, satışa ilişkin 26.02.2013 tarihli irsaliyeli faturada davacının kaşesinin bulunduğunu, ancak şirketi temsile yetkili kişinin imzasının bulunmadığını, davacı adına işlem yapma yetkisinin ...'a ait olup, faturadaki imzanın anılan kişinin eli ürünü olmadığını, alınan grafoloji raporunda da faturadaki imzanın ...'ın imzasından tamamen farklı olduğunun belirlendiğini,

yapılan incelemede sahte imza ile devir edilen traktörün davalı tarafça ... plaka ile tescil edilerek kullanıldığının belirlendiğini, aracın kazaya karışması halinde müvekkilinin hukuki sorumluluğunun doğacağını, yapılan uyarılara rağmen traktörün iade edilmemesi üzerine davalı aleyhine Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/700 soruşturma numaralı dosyası ile suç duyurunda bulunulduğunu, TMK'nın 683.maddesine göre malik olan kişinin o şey üzerinde kanun dairesinde dilediği gibi tasarruf etme hakkının bulunduğunu, haksız olarak ele geçirilen traktörün iadesi gerektiği gibi, ayrıca ecrimisil de ödenmesi gerektiğini,

06.04.2018 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında traktörün 19 aylık net kullanım bedelinin toplam 13.300,00 TL olduğunun belirlendiğini, bu nedenle 21.11.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile 19 aylık kullanım bedeli talebin artırılarak 13.300 TL ecrimisil bedelinin tahsilinin istendiğini, alınan raporda davacının defterlerinde satışa ilişkin bir kayda rastlanmadığı, davalı tarafın ticari defterlerinde sadece araç satışına ait fatura kaydının tespit edildiğini, ödemeye ilişkin bir tespitin bulunmadığını, Mahkemece hatalı gerekçe ile davacı şirkette çalışan ...'in davacı şirketi temsile yetkili olduğu,

resmi bir temsil yetki belgesi bulunmasa da, bu kişinin davacı şirkette sigortalı olarak çalıştığı, şirket yetkilisinin şehir dışında olduğu süre zarfında şirketin işlerini yürüttüğü, davacı şirketin de dava dışı ...'in şirketi temsil niteliğinde işlemler yapmasına muvafakat ederek icazet verdiğinin kabul edildiğini, kararda belirtildiği üzere ...'in resmi bir temsil yetkisinin bulunmadığını ve bu hususun dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin bu işleme icazet verdiğine ilişkin bir delil, resmi evrak veya bir tanık beyanı bulunmadığını, geçersiz bir imzanın zımni icazet ile geçerli hale gelmesinin temel hukuk ilkelerine aykırı olduğunu,

sahte imzanın hükümsüz olduğunu ve sonradan icazet ile yok olan bir işleme geçerlilik kazandırılamayacağını,27.12.2018 tarihli 15.celsede hakim değişikliği gerçekleştiğini, bu oturumdan önce ıslah için süre verildiğini, maddi hakikatin anlaşılmasına karşın, mahkemece davanın uzatılarak davalı tarafa maddi hakikatin değiştirilmesi için süre kazandırıldığını,Müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı şekilde belirlendiğini, yasanın açık hükmüne aykırı şekilde detaylandırılmadan hüküm verildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,

kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, davacıya ait olduğu iddia edilen traktörün davalıya satışı ve tescili işlemlerinin usulsüz olması nedeniyle satılan iadesi ve 13.300,00 TL ecrimisil bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava konusu ... şase numaralı traktörün davacı şirkete ait olduğu sabittir.

25.02.20213 tarihli davacı şirkete ait fatura ile davalıya satılan traktör davalının tescil başvurusu üzerine ... plakalıyı almıştır. Davacı vekili, fatura üstündeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürmüştür. Mahkemece alınan grafoloji raporunda da faturadaki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır. Devre ilişkin faturadaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmaması nedeniyle aracın iadesi ile ecrimisil talep edilmiştir.

Dosyada bulunan dava konusu aracın satışına ilişkin 23.02.2013 tarihli sözleşmenin taraflarının ... ... ile ... olduğu, sözleşmede davacı şirket kaşesinin de yer aldığı, sonrasında davacı şirket adına düzenlenen fatura ile noter satış işlemlerinin gerçekleştirildiği, bu satış işleminden kaynaklanan bedelinin dava dışı ...'a ödendiği anlaşılmaktadır. Davalı şirketle imzalanan satış sözleşmesinin tarafı olan ...'in çalışanıdır.

Dosyadaki beyanlara göre, davacı şirket yetkilisinin Tekirdağ'da bulunmadığı zaman, anılan kişi şirket yetkilisinin talimatı ile şirket işlerine bakmaktadır. Şirket yetkilisi ...'ın Tekirdağ Cumhuriyet Savcılığında alınan beyanında da bu şekilde beyanda bulunduğu mahkemece belirlenmiştir. Şirket yetkilisi anılan ifadede ... Nakliye şirketi adına düzenlenen faturanın şirkete ait olduğu, ancak fatura üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı beyan ettiği anlaşılmaktadır.

Mahkeme tespitine göre bir dönem davacı şirkette çalışan ...'ın ise soruşturma aşamasında, çalıştığı dönemde şirketi ...'ın temsil ettiğini, şirket yetkilisinin şehir dışında olduğu zamanlarda araç satışı söz konusu olduğunda kendisine telefonla bilgi verildiğini ve satılan ürünün faturasının şirket çalışanları tarafından kesildiğini, fakat bu iş için özel olarak yetkilendirilmiş bir kimsenin bulunmadığını beyan etmiştir.Dosyadaki tüm belgelerden tescilsiz traktörün satım faturasını düzenleyen ... şirketin çalışanı olduğu anlaşılmıştır.

Satımın davacı şirketin temsilen yapıldığı bu nedenle TBK'nın 40 ve devamı maddelerindeki temsil yükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Ayrıca TBK'nın 547 ve devamı maddelerindeki ticari temsilci hükümlerinin de değerlendirilmesi gerekmektedir. TBK'nın 552. maddesi gereğince diğer tacir yardımcıları ticari işletmenin alışılmış bütün satış işlemlerini yapabileceği gibi yetkili oldukları işlemler hakkında fatura da düzenleyebilirler.

Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/700 soruşturma sayılı dosyasında alınan tanık beyanlarında davacı şirket yetkilisi ...'ın şirketi temsilen yetkili olduğu ancak bu kişinin şehir dışında olduğu dönemlerde bu tür traktör satışları ile ilgili olarak bilgilendirildiği ve şirket çalışanlarının satım işlemlerini gerçekleştirdiği anlaşılmıştır.

Müşteki ...'ın soruşturma aşamasındaki beyanında, Tekirdağ'da bulunmadığı sırada şirket işlerinin ... tarafından yapıldığını söylemiştir. Bu beyana göre ... tacir yardımcısı olup, dışarı karşı oluşturulan bu temsil durumuna göre yapılan işlemlerin üzerinden uzunca bir süre geçtikten sonra inkâr edilmesi dürüstlük kuralına aykırıdır. Davacı şirkete ait gerçek faturanın ve kaşenin bu işte kullanılmış olması esasen işlemin şirketin bilgisi dâhilinde yapıldığını göstermektedir.

Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığında işlemi yapan ... ve ... hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmış olmasının davanın sonucuna bir etkisi bulunmamaktadır. Zira davalı şirket veya yetkililerinin herhangi bir suçu nedeniyle haklarında kamu davası açıldığına ilişkin bir bilgi bulunmamaktadır.

Tacir yardımcısı yapmış olduğu işlem nedeniyle, şirkete ait gerçek fatura ve sevk irsaliyesinin kullanılması, satım işleminden sonra uzunca bir süre işlere itiraz edilmeden sessiz kalınması satış işleminin icazet verildiği anlamına gelmektedir.

Mahkemece değerlendirildiği üzere, bir kişinin yetkisi olmadığı halde bir işlemi yapması halde bu işlemin temsil olunanı bağlayacağı, bu temsil hükmüne göre yapılan işlemde yasaya aykırı bir yön bulunmadığı ve davalının kazanımının korunması gerektiği görülmüştür. Yasada mülkiyet hakkının korunacağı düzenlenmiştir. Ancak mülkiyetin bizzat veya temsilci aracılığıyla devrinden sonra, artık o şey üzerindeki mülkiyet hakkı yeni alıcıya geçer.

Davalının, davacının yetkili temsilcisinin yaptığı işlemle, dava konusu traktörü temsil ve tacir yardımcılarının hukuki işlem yapma kurallarına göre iktisap etmesi nedeniyle, iktisap edilen şeyin geri verilmesi gerekmediği gibi, bunun için ecrimisil de ödenmesine gerek bulunmamaktadır.

Mahkemece daha önce ıslah için süre verilmiş olması hâlinde, dosyada eksiklik bulunduğu takdirde, gerek daha önce davaya bakan hâkim ve gerekse sonradan dava dosyasına bakan hâkim tarafından eksik delillerin toplanarak uyuşmazlığın aydınlatılmasından sonra karar verilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davacı vekili somut bir istinaf nedeni belirtmeden vekalet ücretine hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.

Ancak belirlenen vekalet ücretini dava tarihindeki davanın harçlandırımı 73.500,00 TL değeri ile ıslahla arttırılan 12.333,00 TL üzerinden doğru şekilde hesaplandığı, her bir talep yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde davacının bir yararı bulunmadığı, bu şekilde hesaplama yapılması hâlinde istinaf eden davacı aleyhine sonuç oluşacağı anlaşıldığından,

davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara tebliğine,5-Dosyanın karar kesinleştiğinde, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 11.09.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

KANUN YOLU

HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/777, K. 2025/1376, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  4. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  5. İnceleme Ve Gerekçe
  6. Kanun Yolu
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/777
Karar No
2025/1376
Tarih
11 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/778 K.2025/692
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/788 K.2025/794
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/790 K.2025/1395
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/793 K.2025/576
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/794 K.2025/1532
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/795 K.2025/720

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.